Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
yenkudûne
Diyanet İşleri = Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.
yenkudûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar, kendileriyle ahitleştiğin kimselerdir, sonra her defasında da ahitlerini bozarlar ve onlar, hiç çekinmezler.
yenkudûne
Abdullah Parlıyan = O inanmayanlar kendileriyle antlaşma yaptığında, hiç çekinmeden her defasında yaptıkları antlaşmayı bozan kimselerdir.
yenkudûne
Adem Uğur = Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra her defasında hiç çekinmeden ahidlerini bozan kimselerdir.
yenkudûne
Ahmed Hulusi = Onlar (Medine-i Münevvere civarındaki Yahudi kabileler), kendileri ile antlaşma yaptığın kimselerdir. . . Sonra da her defasında sözlerini bozarlar. . . Onlar korunmazlar (Allâh'tan sakınmazlar).
yenkudûne
Ahmet Tekin = Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın halde, her defasında antlaşmalarını bozanlar ve buna itibar etmeyenlerdir.
yenkudûne
Ahmet Varol = Bunlar kendileriyle antlaşma yaptığın (şu) kimselerdir ki her keresinde antlaşmalarını bozarlar, hiç sakınmazlar. [8]
yenkudûne
Ali Bulaç = Bunlar, içlerinden antlaşma yaptığın kimselerdir ki, sonra her defasında ahidlerini bozarlar. Onlar sakınmazlar.
yenkudûne
Ali Fikri Yavuz = Onlar kendileriyle muahede (andlaşma) yaptığın kimselerdir ki, sonra her defasında sözleşmelerini bozuyorlar. (Hazreti Peygamber aleyhisselâm aleyhine hareket etmemek üzere söz veren Beni Kurayza kabilesi, bu andlaşmayı bozup Bedir’de müşriklere yardım etmiş ve bundan sonra yapılan bir andlaşmayı da bozarak Hendek savaşında yine aleyhte bulunmuştu.)
yenkudûne
Ali Ünal = Onlar, ne zaman kendileriyle bir anlaşma yapsan, Allah’tan korkmadan ve hiç çekinmeden her defasında anlaşmalarını bozarlar.
yenkudûne
Bayraktar Bayraklı = Sen kendileriyle anlaşma yaptığın halde onlar, hiç çekinmeden her defasında anlaşmalarını bozarlar.
yenkudûne
Bekir Sadak = (56-57) Anlasma yaptigin kimseler, sonucundan sakinmayarak anlasmalarini her defasinda bozarlar. Savasta onlari yakalarsan, arkalarindakilere ibret olacak sekilde, darmadagin et.
yenkudûne
Celal Yıldırım = Öyle ki, onlar kendileriyle yaptığın anlaşmayı her defasında hiç çekinmeden (ve sonucunu hesaba katmadan) bozarlar.
yenkudûne
Cemal Külünkoğlu = Onlar kendileriyle antlaşma yaptığın her defasında hiç çekinmeden antlaşmalarını bozan kimselerdir.
yenkudûne
Diyanet İşleri (eski) = (56-57) Anlaşma yaptığın kimseler, sonucundan sakınmayarak anlaşmalarını her defasında bozarlar. Savaşta onları yakalarsan, arkalarındakilere ibret olacak şekilde, darmadağın et.
yenkudûne
Diyanet Vakfi = Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra her defasında hiç çekinmeden ahidlerini bozan kimselerdir.
yenkudûne
Edip Yüksel = Onlar, sen kendileriyle anlaşma yaptığın halde her defasında anlaşmalarını bozanlardır. Onlar erdemli davranmazlar.
yenkudûne
Elmalılı Hamdi Yazır = Onlar ki kendilerinden muahede almışındır da sonra her def'asında ahidlerini nakzederler ve hiç çekinmezler,
yenkudûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlar, kendileriyle anlaşma yaptığın halde her defasında antlaşmalarını bozar ve hiç çekinmezler.
yenkudûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın halde her defasında antlaşmalarını bozarlar ve bundan hiç çekinmezler.
yenkudûne
Gültekin Onan = Bunlar, içlerinden antlaşma yaptığın kimselerdir ki, sonra her defasında ahidlerini bozarlar. Onlar sakınmazlar.
yenkudûne
Harun Yıldırım = Bunlar, içlerinden anlaşma yaptığın kimselerdir ki, sonra her defasında ahidlerini bozarlar. Onlar sakınmazlar.
yenkudûne
Hasan Basri Çantay = Onlar, içlerinden kendileriyle muaahede etdiğin kimselerdir ki (muaahededen) sonra her defasında ahidlerini bozarlar. Onlar sakınmazlar da.
yenkudûne
Hayrat Neşriyat = Onlar, kendileriyle andlaşma yaptığın, sonra da her def'asında andlaşmalarını bozan ve (Allahdan) sakınmayan kimselerdir.
yenkudûne
İbni Kesir = Onlar, kendileriyle anlaşma yaptığın kimselerdir. Sonra her defasında ahidlerini bozdular. Onlar sakınmazlar da.
yenkudûne
Kadri Çelik = Onlardan anlaşma yaptığın kimseler, sonra her defasında anlaşmalarını bozarlar ve onlar hiç çekinmezler.
yenkudûne
Muhammed Esed = Kendileriyle bir andlaşma yapmış olduğu halde, Allaha karşı sorumluluk bilinci taşımaksızın, fütursuzca her fırsatta sözlerinden dönen kimselere gelince,
yenkudûne
Mustafa İslamoğlu = Kendileriyle anlaşma yaptıktan sonra, her seferinde, sorumsuzca anlaşmalarını bozanlara gelince:
yenkudûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Onlar ki, kendileriyle muâhede yapmış idin, sonra her defasında ahitlerini bozarlar ve onlar hiç çekinmezler.
yenkudûne
Ömer Öngüt = Sen kendileriyle andlaşma yaptığın halde, onlar her defasında hiç çekinmeden andlaşmalarını bozarlar.
yenkudûne
Şaban Piriş = Antlaşma yaptığın kimseler, sonra her defasında hiç çekinmeden bunu bozarlar.
yenkudûne
Sadık Türkmen = Onlar kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını, hiç çekinmeden bozan kimselerdir.
yenkudûne
Seyyid Kutub = Onlar kendileri ile antlaşma yaptığın her defasında hiç çekinmeden antlaşmalarını bozan kimselerdir.
yenkudûne
Suat Yıldırım = Onlar kendileriyle anlaşma yaptığında hiç çekinmeden her defasında anlaşmayı bozan kimselerdir.
yenkudûne
Süleyman Ateş = Sen kendileriyle andlaşma yaptığın halde onlar, hiç çekinmeden, her defa andlaşmalarını bozarlar.
yenkudûne
Tefhim-ul Kuran = Bunlar, içlerinden antlaşma yaptığın kimselerdir ki, sonra her defasında ahidlerini bozarlar. Onlar korkup sakınmazlar.
yenkudûne
Ümit Şimşek = Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, ancak her seferinde de pervasızca ahidlerini bozan kimselerdir.
yenkudûne
Yaşar Nuri Öztürk = Bunlar, kendileriyle antlaşma yaptığın kişilerdir. Ama her defasında antlaşmalarını bozarlar. Hiç çekinmez ki bunlar...
yenkudûne
İskender Ali Mihr = Onlardan ahd aldığın kimseler, sonra ahdlerini her defasında bozarlar. Ve onlar, takva sahibi değildirler (olmazlar).
yenkudûne
İlyas Yorulmaz = Onlardan seninle antlaşma yapıp da, her seferinde antlaşmalarını bozanlar var ya, işte onlar sakınmayan kimselerdir.
ve lâ yenkudûne
Diyanet İşleri = Onlar, Allah’a verdikleri sözü yerine getiren ve sözleşmeyi bozmayanlardır.
ve lâ yenkudûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlardır Allah'la ahdettikleri şeye vefâ edenler ve verdikleri sözden caymayanlar.
ve lâ yenkudûne
Abdullah Parlıyan = Onlar ki, Allah'a olan sözleşmelerine sadakat gösterir, antlaşmalarını asla bozmazlar.
ve lâ yenkudûne
Adem Uğur = Onlar, Allah'ın ahdini yerine getirenler ve verdikleri sözü bozmayanlardır.
ve lâ yenkudûne
Ahmed Hulusi = Onlar (hakikate erenler), Allâh ahidlerine uyarlar (Allâh'ın varlıklarında açığa çıkardığı hakikat bilgisinin gereğini yaşarlar), mîsaklarını (yaratılış fıtriyetlerini) bozmazlar.
ve lâ yenkudûne
Ahmet Tekin = Onlar, Allah’a olan taahhütlerini yerine getirenler, verdikleri sözü bozmayanlar, koyduğu ilâhî düzene, şeriate aykırı yaşamayanlardır.
ve lâ yenkudûne
Ahmet Varol = Onlar Allah'ın ahdini yerine getirirler ve anlaşmayı bozmazlar.
ve lâ yenkudûne
Ali Bulaç = Onlar Allah'ın ahdini yerine getirirler ve verdikleri kesin sözü (misakı) bozmazlar.
ve lâ yenkudûne
Ali Fikri Yavuz = Onlar ki, Allah’ın tevhîd ahdini yerine getirirler, verdikleri sözü bozmazlar.
ve lâ yenkudûne
Ali Ünal = Onlar, Allah’ın ahdini yerine getirirler ve verip bağlandıkları sözden asla dönmezler.