Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Diyanet İşleri = (Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kâfir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler!

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İhtilâf ettikleri şeylerin kendilerince apaçık anlaşılması için ve kâfir olanların, yalancı olduklarını bilmeleri için diriltecek onları.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Abdullah Parlıyan = Allah ölüleri mutlaka diriltecektir ki, üzerinde ayrılığa düştükleri gerçeği, onlara bütün açıklığıyla göstersin ve o Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler de, kendilerinin yalancı olduklarını görüp anlayabilsinler.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Adem Uğur = Hakkında ihtilaf ettikleri şeyi onlara açıklaması ve kâfir olanların da kendilerinin yalancılar olduklarını bilmeleri için (Allah onları diriltecek).

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Ahmed Hulusi = Hakkında ihtilaf ettikleri şeyi kendilerine açıklasın ve hakikat bilgisini inkâr edenler kendilerinin yalancılar olduklarını bilsin diye (her ölümü tadanı bâ'sedecektir).

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Ahmet Tekin = Kâfirlerin ihtilâf konusu yaptıkları diriltilme, sevap, ceza, cennet, cehennem gibi dinin getirdiği bilgileri, kendilerine, açıkça göstermesi ve kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kendilerinin yalancı olduklarını bilmeleri için Allah ölüleri diriltecek.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Ahmet Varol = Hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklamak ve inkâr edenlerin de yalancı olduklarını bilmeleri için (diriltecektir).

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Ali Bulaç = Hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve inkâr edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bilmesi için (diriltecektir).

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah, öldükten sonra diriltecek ki, o kâfirlere ihtilâf ettikleri, (kabul etmedikleri) din işlerini beyan etsin ve bunu inkâr edenler, kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Ali Ünal = Diriltecek ki, üzerinde ihtilâf ettikleri iman esaslarını onlara bütün açıklığıyla göstersin ve küfürde kökleşmiş olanlar, (Allah’ın dinini reddetmek ve başka inançlara dalmakla) gerçekte birer yalancı olduklarını bilsinler.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Bayraktar Bayraklı = Çünkü, hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara Allah anlatacak ve inkârcılar da yalancı olduklarını bileceklerdir.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Bekir Sadak = (38-39) len kimseyi Allah'in diriltmeyecegi uzerine butun gucleriyle Allah'a yemin ederler. Hayir; oyle degil, ayriliga dustukleri seyi onlara aciklamayi , inkar edenlerin kendilerinin yalanci olduklarini bileceklerini, Allah gercekten vadetmistir, fakat insanlarin cogu bilmezler.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Celal Yıldırım = (Diriltip kaldıracak) ki, onlara, hakkında ayrılığa düştükleri şeyi açıklasın; inkâr edenlerin de kendilerinin yalancılar olduklarını bilsinler.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Cemal Külünkoğlu = İhtilaf ettikleri konular (Allah tarafından) açıklığa kavuşturulsun ve inkârcılar, yalan söylediklerini öğrensinler diye (Allah onları diriltilecektir).

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Diyanet İşleri (eski) = (38-39) Ölen kimseyi Allah'ın diriltmeyeceği üzerine bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. Hayır; öyle değil, ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklamayı, inkar edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bileceklerini, Allah gerçekten vadetmiştir, fakat insanların çoğu bilmezler.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Diyanet Vakfi = Hakkında ihtilaf ettikleri şeyi onlara açıklaması ve kâfir olanların da kendilerinin yalancılar olduklarını bilmeleri için (Allah onları diriltecek).

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Edip Yüksel = Anlaşmazlığa düştükleri konuları onlara açıklasın ve kafirler de kendilerinin yalancı olduğunu öğrensin.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ba'sedecek ki onlara ıhtilâf ettikleri hakkı anlatsın ve onu inkâr edenler kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah, hakkında görüş ayrılığına düştükleri gerçeği kendilerine anlatması ve inkar edenlerin de kendilerinin yalancı olduklarını bilmeleri için, onları dirilecektir.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah ölüleri diriltecek ki, o kâfirlerin, hakkında ihtilaf ettikleri şeyi onlara açıkça göstersin ve bunu inkâr edenler kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Gültekin Onan = Hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve küfredenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bilmesi için (diriltecektir).

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Harun Yıldırım = Hakkında ihtilaf ettikleri şeyi onlara açıklaması ve kâfir olanların da kendilerinin yalancılar olduklarını bilmeleri için (Allah onları diriltecek).

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Hasan Basri Çantay = (Allah diriltecek) onlara hakkında ihtilâf edegeldiklerini açıklasın, küfr (ve inkâr) edenler de kendilerinin ne yalancı kimseler idiklerini bilsin (ler) diye.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Hayrat Neşriyat = (Diriltilecekler) ki, onlara hakkında ihtilâf eder oldukları şeyi açıklasın ve inkâr edenler kendilerinin gerçekten yalancı kimseler olduklarını bilsin(ler)!

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 İbni Kesir = Üzerinde ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklasın ve küfredenler gerçekten yalancı olduklarını bilsinler diye, diriltecektir.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Kadri Çelik = Hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve küfre sapanların kendilerinin yalancı olduklarını bilmesi için (onları mutlaka diriltecektir).

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Muhammed Esed = (Oysa, Allah ölüleri diriltecektir) ki, üzerinde ayrılığa düştükleri gerçeği onlara bütün açıklığıyla göstersin ve o hakkı inkara kalkışanlar da kendilerinin yalancı olduklarını görüp de anlayabilsinler.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Mustafa İslamoğlu = (Oysa ki), hakkında görüş ayrılığına düştükleri hakikati onlara ayan açık göstersin; (onu) inkarda ısrar edenler ise, kendilerinin yalancı olduklarını anlasınlar diye (Allah ölüleri diriltecektir).

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Evet. Cenâb-ı Hak ölüleri diriltecektir ki onlara kendisinde ihtilâf ettikleri şeyi açıklasın ve kâfir olanlar da kendilerinin hakikaten ne yalancı kimseler olmuş olduklarını bilsinler.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Ömer Öngüt = Hakkında ihtilâfa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve kâfir olanların da gerçekten yalancı olduklarını bilmeleri için (onları diriltecektir).

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Şaban Piriş = (Bu diriliş,) Hakkında ayrılığa düştükleri şeyi açıklamak ve kafirlerin yalancı olduklarını ortaya çıkarmak içindir.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Sadık Türkmen = Hakkında ihtilâf ettikleri şeyleri onlara açıklaması ve o inkârcıların da yalancı kişiler olduklarını bilmeleri için!

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Seyyid Kutub = İnsanlar arasındaki tartışmalı konular Allah tarafından açıklığa kavuşturulsun ve kâfirler, yalan söylediklerini öğrensinler diye ölüler tekrar diriltilecektir.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Suat Yıldırım = Diriltecek ki hakkında ihtilaf ettikleri o ba’s, o diriliş gerçeğini meydana çıkarsın ve bunu inkâr edenler de kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Süleyman Ateş = (Diriltecektir ki) Hakkında ihtilâf ettikleri gerçeği onlara açıklasın ve inkâr edenler de yalancı olduklarını bilsinler.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Tefhim-ul Kuran = Hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve küfre sapanların kendilerinin yalancı olduklarını bilmesi için (diriltecektir)

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Ümit Şimşek = Allah ölüleri diriltir-tâ ki hakkında anlaşmazlığa düştükleri şeyi böylece onlara açıklasın; inkâr edenler de yalancılıklarını bilsinler.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Diriltecek ki, onlara, ihtilafa düştükleri şeyi açık seçik göstersin ve küfre sapanlar kendilerinin yalancılar olduğunu bilsinler.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 İskender Ali Mihr = (Bu diriltme) hakkında ihtilâfa düştükleri şeyin, onlara beyan edilmesi (açıklanması) için ve inkâr edenlerin (kâfirlerin), kendilerinin şüphesiz (kesinlikle) yalancı olduklarını bilmeleri içindir.

ellezî yahtelifûne

  Nahl / 39 -

 İlyas Yorulmaz = (Bu diriliş) Onların aralarında ihtilaf edip çekiştiği konuların, açıkça ortay çıkması ve gerçekleri inkar edenlerin kesinlikle yalancı olduklarını bilmeleri içindir.

yahtelifûne

  Nahl / 124 -

 Diyanet İşleri = Cumartesi gününe saygı, ancak onda görüş ayrılığına düşenlere farz kılındı. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

yahtelifûne

  Nahl / 124 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Cumartesi gününün hürmeti, ancak o gün hakkında ihtilâfa düşenlere farzedilmiştir ve şüphe yok ki Rabbin, kıyâmet günü, ihtilâfa düştükleri şeyler hususunda aralarında hükmeder onların.

yahtelifûne

  Nahl / 124 -

 Abdullah Parlıyan = Cumartesi gününe saygı ve o günü yalnız ibadet günü yapmak, o tatil günündeki ağır hükümler, onda ayrılığa düşen Yahudilere farz kılınmıştı. Şüphe yok ki, bu çekişip durdukları konuda, kıyamet günü senin Rabbin, aralarında elbette hükmedecektir.

yahtelifûne

  Nahl / 124 -

 Adem Uğur = Cumartesi tatili, ancak onda ihtilaf edenlere (farz) kılınmıştı. Kıyamet günü Rabbin, muhakkak onların ihtilafa düştükleri şey hakkında aralarında hüküm verecektir.

yahtelifûne

  Nahl / 124 -

 Ahmed Hulusi = Es Sebt (Cumartesi Günü kutsallığı), sadece onda ayrılığa düşmüş kimseler (İsrailoğulları) üzerine (farz) kılındı. . . Muhakkak ki Rabbin, kıyamet günü, ihtilaf ettikleri şey hakkında onlar arasında elbette hüküm verecektir.

yahtelifûne

  Nahl / 124 -

 Ahmet Tekin = Cumartesi tatili, 'İbrâhim, yahudi veya hristiyandır; bu tatil İbrahim şeriatının bir hükmüdür’ diye iddiada bulunarak ihtilâf çıkaranlara konuldu. Kıyamet günü Rabbin onları ihtilâf etmeye devam ettikleri konularda hesaba çekerek hükmünü verecektir.

yahtelifûne

  Nahl / 124 -

 Ahmet Varol = Cumartesi(ni kutsal tutmak) ancak onun hakkında ayrılığa düşenlerin üzerine farz kılındı. Muhakkak Rabbin ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verir.

yahtelifûne

  Nahl / 124 -

 Ali Bulaç = Cumartesi, ancak onda ihtilafa düşenlere (farz) kılındı. Şüphesiz Rabbin, onların ihtilaf ettikleri şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hükmedecektir.

yahtelifûne

  Nahl / 124 -

 Ali Fikri Yavuz = (İbadet etmek için tatil günümüz, Cuma olmasında Cumartesi olsun diye) hakkında ayrılığa düştükleri Cumartesi günü, (Mûsa’ya itiraz eden) o yahûdi’lere (ibadet için) farz kılındı. Elbette Rabbin, onların ihtilâf edip durdukları şeyler hakkında kıyamet günü, aralarında hükmünü verecektir.

yahtelifûne

  Nahl / 124 -

 Ali Ünal = Sebt (Cumartesi) günü çalışmanın haramlığı, (İbrahim’in inancını ve yolunu izleyen bütün topluluklara değil,) ancak o gün çalışılıp çalışılmayacağı konusunda yersiz ve sebepsiz olarak ihtilâfa düşenler hakkında hükmedildi. Rabbin, ihtilâf ettikleri hususlarda aralarındaki hükmü Kıyamet Günü elbette verecektir.