Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Diyanet İşleri = “Bana ailemden birini yardımcı yap,”

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Âilemden birini vezîr et bana.

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Abdullah Parlıyan = Bana, ailemden de bir yardımcı ve destek ver,

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Adem Uğur = Bana ailemden bir de vezir (yardımcı) ver,

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Ahmed Hulusi = "Benim için ehlimden bir yardımcı oluştur. "

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Ahmet Tekin = 'Ailemden de, bana bir vezir tayin et.'

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Ahmet Varol = Bana ailemden bir yardımcı ver.

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Ali Bulaç = "Ailemden bana bir yardımcı kıl,"

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Ali Fikri Yavuz = Bir de bana ehlimden bir vezir ver.

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Ali Ünal = “Ailemden birini bana yardımcı kıl.

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Bayraktar Bayraklı = “Bana ailemden bir de yardımcı ver.”

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Bekir Sadak = (25-35) Musa: «Rabbim! Gogsumu genislet, isimi kolaylastir, dilimin dugumunu coz ki sozumu iyi anlasinlar. Ailemden kardesim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu gorevimde ortak kil ki Seni daha cok tesbih edelim ve cokca analim. suphesiz Sen bizi grmektesin» dedi.

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Celal Yıldırım = (29-30) Bana ailemden kardeşim Harun'u vezir eyle.

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Cemal Külünkoğlu = (29-35) Bana ailemden kardeşim Harun'u yardımcı yap. Onunla arkamı kuvvetlendir. Onu görevimde bana ortak et. Böylece seni çok tesbih edelim. Ve seni (tebliğ için) çokça analım. Şüphe yok ki, sen bizi hakkıyla görmektesin.”

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Diyanet İşleri (eski) = (25-35) Musa: 'Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin' dedi.

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Diyanet Vakfi = Bana ailemden bir de vezir (yardımcı) ver,

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Edip Yüksel = 'Ailemden bana bir yardımcı ata.'

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve bana ehlimden bir vezir ver

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bana ailemden bir yardımcı ver.

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bir de bana ailemden bir vezir ver.

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Gültekin Onan = "Ehlimden (ailemden) bana bir yardımcı kıl,"

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Harun Yıldırım = Bana ailemden bir de vezir (yardımcı) ver,

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Hasan Basri Çantay = «Bana kendi ailemden bir de vezîr ver».

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Hayrat Neşriyat = (29-30) 'Ve âilemden kardeşim Hârûn’u bana yardımcı kıl!'

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 İbni Kesir = Kendi ailemden bir vezir ver bana;

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Kadri Çelik = “Ailemden bana bir yardımcı kıl.”

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Muhammed Esed = ve bana yakınlarımın arasından yükümü paylaşacak bir yardımcı tayin et:

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Mustafa İslamoğlu = "Bana yakınlarımdan yükümü paylaşacak birini görevlendir;

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (28-29) «Sözümü iyice anlayabilsinler.» «Ve bana ailemden bir vezir kıl!»

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Ömer Öngüt = “Âilemden bana bir vezir ver. ”

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Şaban Piriş = Kendi ailemden bir yardımcı ver.

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Sadık Türkmen = Ailemden bana bir yardımcı ver:

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Seyyid Kutub = Ailemden bana bir yardımcı armağan et.

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Suat Yıldırım = (29-30) Bana da ailemden birini, yardımcı kıl, Harun kardeşimi!

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Süleyman Ateş = "Bana âilemden bir vezir ver:"

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Tefhim-ul Kuran = «Ailemden bana bir yardımcı kıl,»

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Ümit Şimşek = 'Ailemden birini bana yardımcı yap-

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Bana ailemden bir yardımcı ver,

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 İskender Ali Mihr = Ve ailemden bana bir yardımcı kıl.

vezîren

  Tâ-Hâ / 29 -

 İlyas Yorulmaz = “Ailemden bana bir yardımcı görevlendir. ”

vezîren

  Furkân / 35 -

 Diyanet İşleri = Andolsun, Biz, Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve kardeşi Hârûn’u da ona yardımcı kıldık.

vezîren

  Furkân / 35 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun ki biz Mûsâ'ya kitap verdik ve kardeşi Hârûn'u, ona vezîr ettik.

vezîren

  Furkân / 35 -

 Abdullah Parlıyan = Gerçek şu ki, Muhammed'den çok önce, biz Musa'ya kitap verdik ve kardeşi Harûn'u, görevinde O'na yardımcı kıldık.

vezîren

  Furkân / 35 -

 Adem Uğur = Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.

vezîren

  Furkân / 35 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun ki, Musa'ya Hakikat bilgisi ve uygulama kurallarını verdik ve Onunla beraber kardeşi Harun'u da yardımcısı kıldık.

vezîren

  Furkân / 35 -

 Ahmet Tekin = Andolsun, biz, Mûsâ’ya kutsal kitabı verdik. Kardeşi Hârûn’u da ona vezir olarak tayin ettik.

vezîren

  Furkân / 35 -

 Ahmet Varol = Andolsun biz Musa'ya kitabı verdik ve kardeşi Harun'u onun yanında yardımcı kıldık.

vezîren

  Furkân / 35 -

 Ali Bulaç = Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun'u yardımcı kıldık.

vezîren

  Furkân / 35 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten Mûsa’ya o kitabı (Tevrat’ı) verdik ve ona kardeşi Harûn’u beraberinde vezir (yardımcı) yaptık.

vezîren

  Furkân / 35 -

 Ali Ünal = (İşte tarihteki benzerleri:) Musa’ya (hidayet rehberi) o Kitabı verdik ve kardeşi Harun’u yanında yardımcı yaptık.