Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Diyanet İşleri = Hayır, sen (onların hâline) şaştın, onlar ise alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Belki de şaştın sen ve alay eder onlar da.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Abdullah Parlıyan = Belki de sen, bu muhteşem kudreti inkâr etmelerine şaşıp kaldın. Halbuki onlar seninle ve Kur'ân'la alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Adem Uğur = Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Ahmed Hulusi = Hayır, onların alaylı hâllerine şaşıp kaldın.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Ahmet Tekin = Doğrusu sen, Allah’ın kudretine hayranlıkla; yeniden diriltilmeyi inkârlarına şaşkınlığı bir arada yaşıyorsun, onlar da alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Ahmet Varol = Hayır, sen (bu yaratışa) hayret ettin; onlarsa alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Ali Bulaç = Hayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Ali Fikri Yavuz = Doğrusu (Ey Rasûlüm, Allah’ın kudretini ve öldükten sonra dirileceklerini inkâr etmelerine) sen şaştın. Onlar ise, seninle (ve taaccüb edişinle) alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Ali Ünal = Sen (Allah’ın her icraatını) harika bulup hayran kalır, (onların inkârına) şaşarsın; onlar ise, (seninle ve Allah’ın âyetleriyle) alay ederler.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Bayraktar Bayraklı = Sen hayran kaldın; onlarsa alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Bekir Sadak = Evet; sen onlara sasiyorsun, onlar da seni alaya aliyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Celal Yıldırım = Ne var ki sen onlara (onların

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Cemal Külünkoğlu = (12-13) Hayır, sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken onlar (yalnızca) alay ederler. Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almazlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Diyanet İşleri (eski) = Evet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seni alaya alıyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Diyanet Vakfi = Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Edip Yüksel = Sen hayranlık duyarken onlar alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Fakat sen taaccüb ettin onlar eğleniyorlar

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Fakat sen hayrettesin, onlar ise alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Fakat sen onlara şaşıyorsun, ama onlar (seninle) eğleniyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Gültekin Onan = Hayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Harun Yıldırım = Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Hasan Basri Çantay = Belki sen (Habîbim) teaccüb etdin. Onlar da (bu teaccübünden dolayı) eğlenirler,

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Hayrat Neşriyat = (Ey Habîbim!) Bil'akis (sen, onların bu kadar delillere rağmen inkâr etmelerine)hayret ettin, hâlbuki (onlar senin anlattıklarınla) alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 İbni Kesir = Hayır, sen; şaşırıp kaldın, onlarsa alay edip duruyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Kadri Çelik = Hayır, sen şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Muhammed Esed = Hayır, sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken onlar (yalnızca) alay ederler;

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Mustafa İslamoğlu = Ama hayır, sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken, onlar işin şakasındalar;

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (12-14) Evet. Sen taaccüp ettin. Onlar ise istihzâda bulunurlar. Ve onlara nasihat verildiği zaman, düşünüp nasihat kabul etmezler. Ve bir mûcize gördükleri vakit de onunla istihzâ eder dururlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Ömer Öngüt = Hayır! Sen onlara şaşıyorsun. Onlar ise alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Şaban Piriş = Belki sen buna hayret ediyorsun, onlar da alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Sadık Türkmen = Hayır sen hayranlıkla bakıyorsun, onlar ise alay ediyorlar!

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Seyyid Kutub = Ey Muhammed! Evet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seninle alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Suat Yıldırım = Ne var ki sen onların haşri inkâr etmelerine şaşırıyorsun, onlar ise seninle alay ederler.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Süleyman Ateş = Hayır sen (bu muhteşem kudrete) hayran kaldın; onlarsa (seninle) alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Tefhim-ul Kuran = Hayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Ümit Şimşek = Sen hayrete düştün; onlar ise eğleniyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ama sen şaşırdın, onlarsa alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 İskender Ali Mihr = Evet, sen hayret ettin ve onlar (ise) alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Sâffât / 12 -

 İlyas Yorulmaz = (Soruya verdikleri cevaba) Sen şaşırdın, onlar ise (verdiğin yaratılışla ilgili haberlerle) alay ediyorlar.

ve yesharûne

  Bakara / 212 -

 Diyanet İşleri = İnkâr edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

ve yesharûne

  Bakara / 212 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kâfir olanlara dünya yaşayışı, süslü gösterildi de inananların bir kısmıyla alay ediyorlar. Fakat Allah'tan sakınan iman sahipleri, kıyamet gününde onlardan üstündür. Allah, dilediğine sayısız nîmet verir.

ve yesharûne

  Bakara / 212 -

 Abdullah Parlıyan = Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden kâfirlere, dünya hayatı süslü gösterildi. Bu nedenle onlar inananlarla alay ederler. Ama yolunu Allah'ın kitabıyla bulanlar kıyamet gününde onlardan daha üstün bir konumda olacaklardır. Ve Allah dilediğine nimetler kapısını açıp, ölçüsüz rızık verendir.

ve yesharûne

  Bakara / 212 -

 Adem Uğur = Kâfir olanlar için dünya hayatı câzip kılındı. (Bu yüzden) onlar, iman edenler ile alay ederler. Oysa ki, (iman edip) inkârdan sakınanlar kıyamet gününde onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

ve yesharûne

  Bakara / 212 -

 Ahmed Hulusi = Dünya hayatı süslenip bezendi kâfirler için (hakikatlerini inkâr edenler süslü dış dünyaya yönelirler)! Onlar, (bu yüzden) iman edenlerle alay ederler. Oysa o korunan iman edenler, kıyamet günü onların fevkindedir. Allâh dilediğine hesapsız rızık verir.

ve yesharûne

  Bakara / 212 -

 Ahmet Tekin = Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler için, dünya hayatı süslenip güzel gösterildi. Bu sebeple onlar imân edenlerden bazılarıyla alay ediyorlar. Halbuki, Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunan, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler, kıyamet günü onların üstündedir. Allah, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere, lütuf ve ihsanından kayda geçirilmeyen, dara düşürmeyen, ölçüye tartıya vurulmayan, hesabı sorulmayan, itiraza mahal olmayan hesapsız rızık ve servet verir.

ve yesharûne

  Bakara / 212 -

 Ahmet Varol = İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Bu yüzden mü'minlerle alay ediyorlar. Oysa takva sahipleri kıyamet gününde onların üstündedirler. Allah dilediğini hesapsız bir şekilde rızıklandırır.

ve yesharûne

  Bakara / 212 -

 Ali Bulaç = İnkar edenlere dünya hayatı çekici kılındı (süslendi). Onlar, iman edenlerden kimileriyle alay ederler. Oysa korkup sakınanlar, kıyamet günü onların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

ve yesharûne

  Bakara / 212 -

 Ali Fikri Yavuz = Dünya hayatı kâfirlere süslü göründü de iman edenlerle eğleniyorlar, (onların zenginleri, müminlerin fakirleri ile alay ediyorlar.) Halbuki takva sahibi (fakîr) müminler, kıyamet gününde onların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

ve yesharûne

  Bakara / 212 -

 Ali Ünal = Küfredenlere dünya hayatı süslü ve cazip gösterildi; onlar, iman edip (bu hayata rağbet göstermeyenlerle) alay ederler. Oysa imanlarını takva ile süsleyen mü’minler, Kıyamet Günü onların üstünde (cennetlerde, onlar ise altta Cehennem’dedirler). Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.