Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve vekâ-hum
Diyanet İşleri = Orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah, onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = İlk ölümden başka ölüm tatmazlar orada ve onları korur koca cehennemin azâbından.
ve vekâ-hum
Abdullah Parlıyan = Ve orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmayacaklar ve böylece Allah onları yakıcı ateşin azabından korumuş olacaktır.
ve vekâ-hum
Adem Uğur = İlk tattıkları ölüm dışında, orada artık ölüm tatmazlar. Ve Allah onları cehennem azabından korumuştur (sürekli hayata kavuşmuşlardır).
ve vekâ-hum
Ahmed Hulusi = Onda, ilk ölümden başka ölüm tatmazlar (ölümsüzdürler)! Onları yanma azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Ahmet Tekin = İlk tattıkları ölüm azâbının dışında artık orada ölüm azâbı tatmazlar, Allah onları kaynayan, köpüren Cehennem’in azâbından da korur.
ve vekâ-hum
Ahmet Varol = Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. Ve (Allah) onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Ali Bulaç = Orada, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Ali Fikri Yavuz = Orada, ilk ölümden (dünyadaki ölümden) başka ölüm tadmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Ali Ünal = (Dünyadan ayrılırken tattıkları) o ilk ölümün dışında bir daha ölüm tatmazlar ve Allah onları Kızgın, Alevli Ateş azabından korur,
ve vekâ-hum
Bayraktar Bayraklı = Orada, ilk ölümün dışında, başka bir ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Bekir Sadak = (56-57) Orada, ilk olumden baska bir olum tatmazlar. Rabbin lutfuyla onlari cehennem azabindan korumustur. Iste buyuk kurtulus budur.
ve vekâ-hum
Celal Yıldırım = İlk ölümden sonra artık orada ölümü tadmazlar. (Allah) onları Cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Cemal Külünkoğlu = Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar, sürekli yaşarlar ve Allah onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Diyanet İşleri (eski) = (56-57) Orada, ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Rabbin lütfuyla onları cehennem azabından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur.
ve vekâ-hum
Diyanet Vakfi = İlk tattıkları ölüm dışında, orada artık ölüm tatmazlar. Ve Allah onları cehennem azabından korumuştur (sürekli hayata kavuşmuşlardır).
ve vekâ-hum
Edip Yüksel = Orada, ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. Onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = İlk ölümden başka ölüm datmazlar. Korumuştur da onları o Cahîm azâbından
ve vekâ-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = ilk ölümden başka ölüm tatmazlar, (Allah) onları o cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Gültekin Onan = Orada, ilk ölümün dışında başka ölüm tatmazlar. Ve (Tanrı da) onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Harun Yıldırım = Orda, ilk ölümün dışında başka ölüm tatmazlar. Ve onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Hasan Basri Çantay = Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. (Allah) onları cehennem azabından korumuşdur.
ve vekâ-hum
Hayrat Neşriyat = (56-57) İlk ölümden (dünyadaki vefatlarından) başka orada ölüm tatmazlar ve Rabbinden bir lütuf olarak (Allah) onları Cehennem azâbından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur!
ve vekâ-hum
İbni Kesir = Orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Ve onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Kadri Çelik = Orada, ilk ölümün dışında başka ölüm tatmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Muhammed Esed = ve orada önceki ölümlerinden sonra (başka) bir ölüm tatmayacaklar. Böylece Allah, onları yakıcı ateşin azabından korumuş olacaktır.
ve vekâ-hum
Mustafa İslamoğlu = Orada ilk ölümlerinden başka bir ölüm tatmayacaklar. Böylece Allah onları dehşet verici bir azaptan korumuş olacak.
ve vekâ-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = Orada ölümü tadmazlar, ilk ölüm müstesna ve onları cehennemin azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Ömer Öngüt = Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. Ve Allah onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Şaban Piriş = İlk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Onlar cehennem azabından korunmuştur.
ve vekâ-hum
Sadık Türkmen = Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. Ve onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Seyyid Kutub = Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar, sürekli yaşarlar ve Allah onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Suat Yıldırım = (51-57) Müttakiler güvenli bir makamdadırlar: Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giymiş olarak karşılıklı otururlar. Hem Biz onları güzel gözlü hurilerle evlendiririz. Onlar canlarının çektiği her meyveden rahatlıkla isterler. İlk ölüm dışında artık orada ölüm tatmazlar. Allah kendilerini, tarafından bir lütuf eseri olarak cehennem azabından korur. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı budur!
ve vekâ-hum
Süleyman Ateş = Orada ilk ölümden başka ölüm tadmazlar (sürekli yaşarlar). Ve (Allâh) onları cehennem azâbından korumuştur.
ve vekâ-hum
Tefhim-ul Kuran = Orada, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur;
ve vekâ-hum
Ümit Şimşek = İlk ölümlerinden sonra, artık orada ölüm tatmazlar. Allah onları Cehennem azabından da korumuştur.
ve vekâ-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Orada, ilk ölüm dışında ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
İskender Ali Mihr = Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. Ve (Allah, böylece) onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
İlyas Yorulmaz = Onlar cennette, dünyadaki ölümlerinden başka ölüm tatmazlar ve Allah onları cehennem azabından da korumuştur.
ve vekâ-hum
Diyanet İşleri = (17-18) Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Nîmetlenirler orada Rablerinin verdiği nîmetlerle ve Rableri korur onları koca cehennemin azâbından.
ve vekâ-hum
Abdullah Parlıyan = Rablerinin kendilerine bağışlayacağı şeyler ile mutluluk bulacaklar. Çünkü Rableri onları, o çok yakıcı cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Adem Uğur = Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefâ sürerler, (Zira) Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Ahmed Hulusi = Rablerinin kendilerinde açığa çıkardığı ile keyiflidirler! Rableri (Varlıklarını meydana getiren Esmâ özellikleri), onları Cahîm (cehennem)'in azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Ahmet Tekin = Rablerinin, kendilerine ihsan ettiği nimetler ve imkanlarla zevk ü safa sürerek dünyadaki amellerinin mükâfatını topluyorlar. Rableri, onları kaynayan köpüren Cehennemin azâbından koruyacak.
ve vekâ-hum
Ahmet Varol = Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk sürerler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Ali Bulaç = Rablerinin verdikleriyle 'sevinçli ve mutludurlar'. Rableri, kendilerini 'çılgınca yanan cehennemin' azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Ali Fikri Yavuz = Rablerinin kendilerine verdiği şeylerle zevk duyarak...Rableri, onları Cehennem azabından korumuştur.
ve vekâ-hum
Ali Ünal = Rabbilerinin kendilerine verdikleriyle safa sürerler; ve Rabbileri onları o Kızgın Alevli Ateş’in azabından korumuştur.