Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Diyanet İşleri = Orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah, onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İlk ölümden başka ölüm tatmazlar orada ve onları korur koca cehennemin azâbından.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Abdullah Parlıyan = Ve orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmayacaklar ve böylece Allah onları yakıcı ateşin azabından korumuş olacaktır.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Adem Uğur = İlk tattıkları ölüm dışında, orada artık ölüm tatmazlar. Ve Allah onları cehennem azabından korumuştur (sürekli hayata kavuşmuşlardır).

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Ahmed Hulusi = Onda, ilk ölümden başka ölüm tatmazlar (ölümsüzdürler)! Onları yanma azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Ahmet Tekin = İlk tattıkları ölüm azâbının dışında artık orada ölüm azâbı tatmazlar, Allah onları kaynayan, köpüren Cehennem’in azâbından da korur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Ahmet Varol = Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. Ve (Allah) onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Ali Bulaç = Orada, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Ali Fikri Yavuz = Orada, ilk ölümden (dünyadaki ölümden) başka ölüm tadmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Ali Ünal = (Dünyadan ayrılırken tattıkları) o ilk ölümün dışında bir daha ölüm tatmazlar ve Allah onları Kızgın, Alevli Ateş azabından korur,

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Bayraktar Bayraklı = Orada, ilk ölümün dışında, başka bir ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Bekir Sadak = (56-57) Orada, ilk olumden baska bir olum tatmazlar. Rabbin lutfuyla onlari cehennem azabindan korumustur. Iste buyuk kurtulus budur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Celal Yıldırım = İlk ölümden sonra artık orada ölümü tadmazlar. (Allah) onları Cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Cemal Külünkoğlu = Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar, sürekli yaşarlar ve Allah onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Diyanet İşleri (eski) = (56-57) Orada, ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Rabbin lütfuyla onları cehennem azabından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Diyanet Vakfi = İlk tattıkları ölüm dışında, orada artık ölüm tatmazlar. Ve Allah onları cehennem azabından korumuştur (sürekli hayata kavuşmuşlardır).

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Edip Yüksel = Orada, ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. Onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = İlk ölümden başka ölüm datmazlar. Korumuştur da onları o Cahîm azâbından

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = ilk ölümden başka ölüm tatmazlar, (Allah) onları o cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Gültekin Onan = Orada, ilk ölümün dışında başka ölüm tatmazlar. Ve (Tanrı da) onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Harun Yıldırım = Orda, ilk ölümün dışında başka ölüm tatmazlar. Ve onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Hasan Basri Çantay = Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. (Allah) onları cehennem azabından korumuşdur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Hayrat Neşriyat = (56-57) İlk ölümden (dünyadaki vefatlarından) başka orada ölüm tatmazlar ve Rabbinden bir lütuf olarak (Allah) onları Cehennem azâbından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur!

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 İbni Kesir = Orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Ve onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Kadri Çelik = Orada, ilk ölümün dışında başka ölüm tatmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Muhammed Esed = ve orada önceki ölümlerinden sonra (başka) bir ölüm tatmayacaklar. Böylece Allah, onları yakıcı ateşin azabından korumuş olacaktır.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Mustafa İslamoğlu = Orada ilk ölümlerinden başka bir ölüm tatmayacaklar. Böylece Allah onları dehşet verici bir azaptan korumuş olacak.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Orada ölümü tadmazlar, ilk ölüm müstesna ve onları cehennemin azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Ömer Öngüt = Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. Ve Allah onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Şaban Piriş = İlk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Onlar cehennem azabından korunmuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Sadık Türkmen = Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. Ve onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Seyyid Kutub = Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar, sürekli yaşarlar ve Allah onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Suat Yıldırım = (51-57) Müttakiler güvenli bir makamdadırlar: Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giymiş olarak karşılıklı otururlar. Hem Biz onları güzel gözlü hurilerle evlendiririz. Onlar canlarının çektiği her meyveden rahatlıkla isterler. İlk ölüm dışında artık orada ölüm tatmazlar. Allah kendilerini, tarafından bir lütuf eseri olarak cehennem azabından korur. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı budur!

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Süleyman Ateş = Orada ilk ölümden başka ölüm tadmazlar (sürekli yaşarlar). Ve (Allâh) onları cehennem azâbından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Tefhim-ul Kuran = Orada, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur;

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Ümit Şimşek = İlk ölümlerinden sonra, artık orada ölüm tatmazlar. Allah onları Cehennem azabından da korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Orada, ilk ölüm dışında ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 İskender Ali Mihr = Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. Ve (Allah, böylece) onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Duhân / 56 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar cennette, dünyadaki ölümlerinden başka ölüm tatmazlar ve Allah onları cehennem azabından da korumuştur.

ve vekâ-hum

  Tûr / 18 -

 Diyanet İşleri = (17-18) Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Tûr / 18 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Nîmetlenirler orada Rablerinin verdiği nîmetlerle ve Rableri korur onları koca cehennemin azâbından.

ve vekâ-hum

  Tûr / 18 -

 Abdullah Parlıyan = Rablerinin kendilerine bağışlayacağı şeyler ile mutluluk bulacaklar. Çünkü Rableri onları, o çok yakıcı cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Tûr / 18 -

 Adem Uğur = Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefâ sürerler, (Zira) Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Tûr / 18 -

 Ahmed Hulusi = Rablerinin kendilerinde açığa çıkardığı ile keyiflidirler! Rableri (Varlıklarını meydana getiren Esmâ özellikleri), onları Cahîm (cehennem)'in azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Tûr / 18 -

 Ahmet Tekin = Rablerinin, kendilerine ihsan ettiği nimetler ve imkanlarla zevk ü safa sürerek dünyadaki amellerinin mükâfatını topluyorlar. Rableri, onları kaynayan köpüren Cehennemin azâbından koruyacak.

ve vekâ-hum

  Tûr / 18 -

 Ahmet Varol = Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk sürerler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Tûr / 18 -

 Ali Bulaç = Rablerinin verdikleriyle 'sevinçli ve mutludurlar'. Rableri, kendilerini 'çılgınca yanan cehennemin' azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Tûr / 18 -

 Ali Fikri Yavuz = Rablerinin kendilerine verdiği şeylerle zevk duyarak...Rableri, onları Cehennem azabından korumuştur.

ve vekâ-hum

  Tûr / 18 -

 Ali Ünal = Rabbilerinin kendilerine verdikleriyle safa sürerler; ve Rabbileri onları o Kızgın Alevli Ateş’in azabından korumuştur.