Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Diyanet İşleri = Helâk ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve biz hiçbir şehri helâk etmedik ki helâk edeceğimiz zaman, malûm ve mukadder olmasın.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Abdullah Parlıyan = Çünkü biz, hiçbir memleketi yok etmedik ki, onun mutlaka Allah tarafından bilinen bir yazgısı olmuş olmasın.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Adem Uğur = Helâk ettiğimiz hiçbir ülke yoktur ki hakkında (bizce) bilinen bir yazgı olmasın.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Ahmed Hulusi = Biz hiçbir bölgeyi belli bir yazgısı olmaksızın helâk etmedik.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Ahmet Tekin = Biz, yalnız hakkında yazılı sicilleri, kaderleri, yazgıları belli olan memleketleri helâk ettik.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Ahmet Varol = Hiçbir kasabayı helak etmedik ki, kendisi için bilinen bir yazı (ecel) olmasın.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Ali Bulaç = Biz, kendisi için bilinen (takdir edilmiş) bir kitap olmaksızın hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmadık.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz, hiç bir memleketi, (Allah katında) bilinen bir zamanı olmaksızın helâk etmedik.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Ali Ünal = Herhangi bir memleketi helâk etmiş olmayalım ki, onun için (toplumların hayatı adına koyup, kendilerine de bildirdiğimiz kanunlar çerçevesinde) belli bir hüküm, belli bir süre ve kayıt bulunmamış olsun.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Bayraktar Bayraklı = Biz, hiçbir toplumu ilâhî kitaptan haberdar kılmadan helâk etmedik.[249]

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Bekir Sadak = Yok ettigimiz her hangi bir kasabanin elbette belli bir yazisi vardir.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Celal Yıldırım = Hiç bir kasabayı yok etmedik ki, onun bilinen belli bir yazısı olmasın.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Cemal Külünkoğlu = Biz, hiçbir memleketi (toplumu), (Allah katında, azabı hak edecek) bilinen bir yazısı olmaksızın helak etmedik.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Diyanet İşleri (eski) = Yok ettiğimiz herhangi bir kasabanın elbette belli bir yazısı vardır.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Diyanet Vakfi = Helâk ettiğimiz hiçbir ülke yoktur ki hakkında (bizce) bilinen bir yazgı olmasın.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Edip Yüksel = Biz hiç bir topluluğu belirlenmiş bir yazgı olmaksızın yok etmeyiz.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Biz hiç bir memleketi her halde ma'lûm bir yazısı olmaksızın helâk etmedik

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Biz, hiçbir memleketi herhalde bilinen bir yazısı olmaksızın helak etmedik.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Biz hiçbir memleketi (Allah katında) bilinen bir zamanı olmaksızın helak etmedik.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Gültekin Onan = Biz, kendisi için bilinen (takdir edilmiş) bir kitap olmaksızın hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmadık.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Harun Yıldırım = Helâk ettiğimiz hiçbir ülke yoktur ki hakkında (bizce) bilinen bir yazgı olmasın.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Hasan Basri Çantay = Biz hiçbir memleketi, onun (levh-i mahfuzda) ma'lûm (ve mukadder) bir yazısı olmaksızın, helak etmedik.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Hayrat Neşriyat = Hâlbuki (biz) hiçbir şehri, kendisi için belli bir kitab (kader) olmadan helâk etmedik.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 İbni Kesir = Biz, hiç bir kasabayı bilinen bir yazısı olmaksızın helak etmedik.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Kadri Çelik = Biz, (Allah katında) bilinen bir zamanı olmaksızın hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmadık.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Muhammed Esed = Biz, çünkü, hiçbir toplumu, (önceden) ilahi bir kelamdan bütünüyle haberli kılmadan helak etmedik;

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Mustafa İslamoğlu = Zira Biz hiçbir memleketi, (önceden) bilinip anlaşılan ilahi bir vahye muhatap kılmadıkça helake sürüklememişizdir.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve hiçbir ülkeyi helâk etmedik ki, illâ onun için malum bir kitap vardır.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Ömer Öngüt = Biz hiçbir memleketi yok etmedik ki, onun mutlaka bilinen bir yazısı olmasın.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Şaban Piriş = Bilinen bir yazgısı olmayan hiçbir ülkeyi yok etmedik.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Sadık Türkmen = Hiçbir kenti helâk etmedik ki, yaptıkları işler bir kitapta/dosyada kaydedilmiş olmasın!

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Seyyid Kutub = Yok ettiğimiz her beldenin mutlaka uğradığı akıbete ilişkin belirli bir yazısı vardır.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Suat Yıldırım = Bizim imha ettiğimiz her memleket hakkında mutlaka daha önce kararlaştırılmış, malum bir vade vardır.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Süleyman Ateş = Biz hiçbir kenti yok etmedik ki, onun mutlaka bilinen bir yazısı olmasın (helâk ettiğimiz her ülkenin yazılmış, tesbit edilmiş bir süresi vardır. O süre dolunca onları yok etmişizdir).

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Tefhim-ul Kuran = Biz, kendisi için bilinen (takdir edilmiş) bir kitap olmaksızın hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmadık.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Ümit Şimşek = Biz hiçbir beldeyi, katımızda bilinen ecelleri dolmadan helâk etmedik.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Biz hiçbir yurt ve medeniyeti, belirlenmiş bir yazgısı olmaksızın ortadan kaldırmadık.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 İskender Ali Mihr = Ve Biz hiçbir ülkeyi, onun malûm (bilinen) bir kitabı olmaksızın helâk etmedik.

ve mâ ehleknâ

  Hicr / 4 -

 İlyas Yorulmaz = Yaşantıları kitaplara (tarihi kayıtlara) geçmiş şehirlerden, helak ettiklerimiz var.

ve mâ ehleknâ

  Şu’arâ / 208 -

 Diyanet İşleri = Biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helâk etmedik.

ve mâ ehleknâ

  Şu’arâ / 208 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve hiçbir şehri helâk etmedik ki oraya, korkutucu peygamberler göndermeyelim de.

ve mâ ehleknâ

  Şu’arâ / 208 -

 Abdullah Parlıyan = Kaldı ki, hiçbir toplumu önceden uyarmadan yok etmemişizdir.

ve mâ ehleknâ

  Şu’arâ / 208 -

 Adem Uğur = Bununla birlikte hangi memleketi, helak ettikse muhakkak onu uyarıcı (peygamberleri) olmuştur.

ve mâ ehleknâ

  Şu’arâ / 208 -

 Ahmed Hulusi = Biz, uyarıcıları gelmemiş hiçbir bölge halkını helâk etmedik.

ve mâ ehleknâ

  Şu’arâ / 208 -

 Ahmet Tekin = Biz hiçbir memleketi sorumluluk hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcılar göndermeden helâk etmedik.

ve mâ ehleknâ

  Şu’arâ / 208 -

 Ahmet Varol = Biz hiçbir kasabayı kendisi için uyarıcılar olmadan helak etmedik.

ve mâ ehleknâ

  Şu’arâ / 208 -

 Ali Bulaç = Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın, biz hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmış değiliz.

ve mâ ehleknâ

  Şu’arâ / 208 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz hangi memleket halkını helâk ettikse, muhakkak o memleket halkını korkutucu peygamberler olmuştur.

ve mâ ehleknâ

  Şu’arâ / 208 -

 Ali Ünal = Biz, kendilerine uyarıcılar gönderip (de halkını senelerce uyarmadan) hiçbir ülkeyi helâk etmedik.