Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Diyanet İşleri = Seherlerde bağışlama dilerlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve seher çağları, yarlıganma dilerlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Abdullah Parlıyan = seherlerde bağışlanma dilerlerdi
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Adem Uğur = Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Ahmed Hulusi = Seherlerde istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Ahmet Tekin = Seher vakitlerinde, derûnî kalp ile namaz kılıp dua ederler, Allah’tan bağışlanma, koruma kalkanına alınma dilerlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Ahmet Varol = Onlar seher vakitlerinde de bağışlanma dilerlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Ali Bulaç = Onlar, seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Ali Fikri Yavuz = Sabahın erken vakitlerinde de hep istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Ali Ünal = Seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Bayraktar Bayraklı = Seher vakitlerinde de Allah'tan af dilerlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Bekir Sadak = Seher vakitlerinde bagislanma dilerlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Celal Yıldırım = Seher vakitleri hep Allah'tan bağışlanma dilerlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Cemal Külünkoğlu = (17-18) Onlar gecenin pek az bir kısmında uyurlardı, Seherlerde (Allah'tan) bağışlanma dilerlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Diyanet İşleri (eski) = Seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Diyanet Vakfi = Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Edip Yüksel = Seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve seher vakıtları hep istiğfar ederlerdi
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Seher vakitlerinde hep bağışlanma dilerlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar seher vakitlerinde Allah'tan bağışlanma dilerlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Gültekin Onan = Onlar, seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Harun Yıldırım = Onlar, seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Hasan Basri Çantay = Sehar vakıflarında da onlar istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Hayrat Neşriyat = (17-18) Gecenin az bir kısmında uyurlardı. Seherlerde de onlar istiğfâr ederler (mağfiret dilerler)di.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
İbni Kesir = Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Kadri Çelik = Onlar, seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Muhammed Esed = Sabahın erken vakitlerinde de hep istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Mustafa İslamoğlu = Seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Ömer Nasuhi Bilmen = (17-18) Geceden pek az uyur olmuşlardı. Ve seher vakitlerinde de onlar istiğfarda bulunurlardı.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Ömer Öngüt = Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Şaban Piriş = Seherleri de onlar mağfiret diliyorlardı.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Sadık Türkmen = Seherlerde bağışlanma diliyorlardı.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Seyyid Kutub = Seher vaktinde de istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Suat Yıldırım = Seher vakitleri istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Süleyman Ateş = Seherlerde onlar istiğfar ederlerdi,
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Tefhim-ul Kuran = Onlar, seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Ümit Şimşek = Seher vakitlerinde Allah'tan af dilerlerdi.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
Yaşar Nuri Öztürk = Seher vakitlerinde af dilemekteydi onlar.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
İskender Ali Mihr = Ve onlar, seher vakitlerinde mağfiret dilerler.
ve bi el eshâri-hum
Zâriyât / 18 -
İlyas Yorulmaz = Seher vakitlerinde bağışlanma dilerler.