Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
en tulkiye
Diyanet İşleri = (Sihirbazlar), “Ey Mûsâ! Ya önce sen at, ya da önce atanlar biz olalım” dediler.
en tulkiye
Abdulbaki Gölpınarlı = Dediler ki yâ Mûsâ, sen mi sopanı atacaksın, biz mi atalım önce?
en tulkiye
Abdullah Parlıyan = Sihirbazlar: -Ey Musa, ya sen at ya da biz atalım, dediler.
en tulkiye
Adem Uğur = Dediler ki: “Ey Musa! Önce sen mi atacaksın yoksa, ilk atanlar biz mi olalım?”
en tulkiye
Ahmed Hulusi = (Sihirbazlar): "Ey Musa. . . Önce sen at ya da önce biz atalım" dediler.
en tulkiye
Ahmet Tekin = Sihirbazlar:'Ey Mûsâ, sen mi elindekini önce atacaksın, yoksa biz mi ellerimizdekini ilk atanlar olalım?' dediler.
en tulkiye
Ahmet Varol = (Büyücüler): 'Ey Musa! Sen mi atacaksın yoksa önce atan biz mi olalım?' dediler.
en tulkiye
Ali Bulaç = Dediler ki: "Ey Musa (ilkin) sen mi atmak istersin, yoksa biz mi atalım?"
en tulkiye
Ali Fikri Yavuz = Sihirbazlar, Mûsa’ya şöyle dediler: “- Ey Mûsa! sen mi mârifetlerini ortaya atacaksın, yoksa biz mi atanlar olalım?”
en tulkiye
Ali Ünal = Büyücüler, “Ey Musa, ister elindekini önce sen at, istersen biz elimizdekini bırakalım!” diye meydan okudular.
en tulkiye
Bayraktar Bayraklı = Sihirbazlar: “Ey Mûsâ! Sen mi önce atacaksın, yoksa ilk atan biz mi olalım?” dediler.
en tulkiye
Bekir Sadak = Sihirbazlar: «Ey Musa! Marifetini ya sen ortaya koy veya biz koyalim» dediler.
en tulkiye
Celal Yıldırım = Ey Musa! dediler; ya sen (önce marifetini) ortaya atıver, ya da biz (hünerimizi) atıverenlerden olalım?
en tulkiye
Cemal Külünkoğlu = Sihirbazlar: “Ya Musa, önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın, yoksa biz mi önce hünerimizi ortaya atalım” dediler.
en tulkiye
Diyanet İşleri (eski) = Sihirbazlar: 'Ey Musa! Marifetini ya sen ortaya koy veya biz koyalım' dediler.
en tulkiye
Diyanet Vakfi = (Sihirbazlar), Ey Musa sen mi (önce) atacaksın, yoksa atanlar biz mi olalım? dediler.
en tulkiye
Elmalılı Hamdi Yazır = Yâ Musâ! dediler: Sen mi hünerini ortaya atacaksın, yoksa atanlar biz mi olacağız?
en tulkiye
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey Musa, önce sen mi hünerini ortaya atacaksın, yoksa biz mi?» dediler.
en tulkiye
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Sihirbazlar, Musa'ya: «Ey Musa! Önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın, yoksa biz mi?» dediler.
en tulkiye
Gültekin Onan = Dediler ki: "Ey Musa, (ilkin) sen mi atmak istersin, yoksa biz mi atalım?"
en tulkiye
Harun Yıldırım = Dediler ki: “Ey Musa! Önce sen mi atacaksın, yoksa biz mi atalım?”
en tulkiye
Hasan Basri Çantay = (Sihirbazlar) dediler: «Musa, sen mi (ilkin hünerini ortaya) atacaksın, yoksa atanlar biz mi olalım»?
en tulkiye
Hayrat Neşriyat = (Sihirbazlar:) 'Ey Mûsâ! (Hünerini ortaya) atacak mısın, yoksa (önce) atanlar biz mi olalım?' dediler.
en tulkiye
İbni Kesir = Dediler ki: Ey Musa, sen mi atacaksın, yoksa atanlar biz mi olalım?
en tulkiye
Kadri Çelik = Dediler: “Ey Musa! Sen mi (asanı) atacaksın, yoksa atanlar biz mi olalım?
en tulkiye
Muhammed Esed = Sihirbazlar (Musaya): "Ey Musa!" dediler, "Önce sen mi atacaksın (asanı) yoksa biz mi atalım?"
en tulkiye
Mustafa İslamoğlu = (Sihirbazlar dönüp) "Ey Musa!" dediler, "Önce sen mi atacaksın (asanı), ya yoksa biz atalım mı?"
en tulkiye
Ömer Nasuhi Bilmen = Dediler ki: «Ya Mûsa!Ya sen (âsânı) atıver, veya (ilk evvel) atıverenler bizler olalım.»
en tulkiye
Ömer Öngüt = Dediler ki: “Ey Musa! Sen mi önce atacaksın, yoksa biz mi atalım?”
en tulkiye
Sadık Türkmen = Dediler ki: “Ey Musa! Önce sen mi atacaksın yoksa, ilk atanlar biz mi olalım?”
en tulkiye
Seyyid Kutub = Büyücüler: Ya Musa, önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın, yoksa biz mi önce hünerimizi ortaya atalım» dediler.
en tulkiye
Suat Yıldırım = (115-116) Büyücüler: "Mûsâ! Önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın yoksa biz mi koyalım?" deyince Mûsâ: "Siz ortaya koyun!" dedi. Vakta ki atacaklarını ortaya koydular, halkın gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler, hasılı müthiş bir sihir sergilediler.
en tulkiye
Süleyman Ateş = Dediler ki "Ey Mûsâ, sen mi (önce hünerini ortaya) atacaksın, yoksa (önce) atanlar biz mi olalım?"
en tulkiye
Tefhim-ul Kuran = Dediler ki: «Ey Musa, (ilkin) sen mi atmak istersin, yoksa atanlar biz mi olalım?»
en tulkiye
Ümit Şimşek = Büyücüler 'Ey Musa,' dediler. 'Önce sen mi atacaksın, yoksa biz mi atalım?'
en tulkiye
Yaşar Nuri Öztürk = Sihirbazlar şöyle dediler: "Ey Musa! Sen mi hünerini ortaya atacaksın yoksa biz mi hünerlerimizi sergileyelim?"
en tulkiye
İskender Ali Mihr = “Ya Musa, sen mi (önce) atacaksın (ve de) yoksa biz mi atacağız (atanlar olacağız)?” dediler.
en tulkiye
İlyas Yorulmaz = Sihirbazlar “Ey Musa! Sihirbazlığa önce sen mi başlayacaksın, yoksa biz mi başlayalım?” dediler.
ulkiye
Diyanet İşleri = “Bizim aramızdan vahiy ona mı verildi? Hayır o, yalancının, şımarığın biridir.”
ulkiye
Abdulbaki Gölpınarlı = Vahiy, içimizden gele gele ona mı geliyor? Hayır, o, yalancı kendini beğenmiş birisi.
ulkiye
Abdullah Parlıyan = Vahiy aramızda gele gele O'na mı geliyor? Hayır O, yalancı ve şımarığın birisidir” dediler.
ulkiye
Adem Uğur = Vahiy, aramızda ona mı verildi? Hayır o, yalancı ve şımarığın biridir (dediler.)
ulkiye
Ahmed Hulusi = "Zikir (hakikat ilmini hatırlatıcı) aramızdan Ona mı ilka olundu? Bilakis O küstah bir yalancıdır!"
ulkiye
Ahmet Tekin = 'Vahiy, aramızdan ona, Sâlih’e mi indirildi? O küstah bir yalancıdır.' dediler.
ulkiye
Ahmet Varol = Zikir (kitap, vahiy) aramızdan ona mı bırakıldı? Hayır, o kendini beğenmiş yalancının biridir.'
ulkiye
Ali Bulaç = "Zikr (vahy) içimizden ona mı bırakıldı? Hayır, o çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarıktır."
ulkiye
Ali Fikri Yavuz = O kitab (vahy) aramızdan ona mı bırakılıyor? Doğrusu o, şımarık bir yalancıdır.”
ulkiye
Ali Ünal = “Aramızdan bula bula O mu bulunmuş da, Kitap O’na indirilmiş. Oysa O, tam bir yalancı, üzerimizde hakimiyet kurmak isteyen bir küstah!”