Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve el culûdu
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve bu sûretle karınlarında ne varsa o da eritilecek, derileri de.
ve el culûdu
Abdullah Parlıyan = Bu dökülen kaynar su ile, karınları içindeki organlar ve derileri eritilecektir.
ve el culûdu
Adem Uğur = Bununla, karınlarının içindeki (organlar) ve derileri eritilecektir!
ve el culûdu
Ali Fikri Yavuz = Bununla karınlarının içindekiler ve derileri eritilecektir.
ve el culûdu
Bayraktar Bayraklı = Bununla karınlarının içindeki organları ve derileri eritilecektir.
ve el culûdu
Bekir Sadak = (19-21) iste Rableri hakkinda tartismaya giren iki taraf: O'nu inkar edenlere, atesten elbiseler kesilmistir, baslarina da kaynar su dokulur de bununla karinlarindakiler ve deriler eritilir. Demir topuzlar da onlar icindir.
ve el culûdu
Cemal Külünkoğlu = (19-22) Bunlar Rableri konusunda çekişen iki gruptur. İşte o küfre sapanlar, onlar için ateşten elbiseler biçilmiştir; başları üstünden de kaynar su dökülür. Onunla, karınlarının içindekiler ve derileri eritilir. Ayrıca onlar için demirden kamçılar (topuzlar) hazırlanmıştır. Her ne zaman ıstıraptan dolayı cehennemden çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara: “Tadın yangın azabını” denilir.
ve el culûdu
Diyanet İşleri (eski) = (19-21) İşte Rableri hakkında tartışmaya giren iki taraf: O'nu inkar edenlere, ateşten elbiseler kesilmiştir, başlarına da kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve deriler eritilir. Demir topuzlar da onlar içindir.
ve el culûdu
Diyanet Vakfi = Bununla, karınlarının içindeki (organlar) ve derileri eritilecektir!
ve el culûdu
Gültekin Onan = Bununla karınları içinde olanlar ve derileri eritilmiş olur.
ve el culûdu
Harun Yıldırım = Bununla, karınlarının içindeki (organlar) ve derileri eritilecektir!
ve el culûdu
Hasan Basri Çantay = Bununla karınlarının içinde ne varsa hepsi de derileri eritilecekdir.
ve el culûdu
Hayrat Neşriyat = Bununla karınlarında bulunan (organ)lar ve derileri eritilir.
ve el culûdu
Muhammed Esed = ve bununla onların içlerinde olan her şey ve deriler(i) eriyip gidecek;
ve el culûdu
Mustafa İslamoğlu = bununla onların içlerinde olan her şey ve deriler eriyip akacak;
ve el culûdu
Sadık Türkmen = Bu dökülen kaynar su ile, karınları içindeki organlar ve derileri eritilecektir.
ve el culûdu
Seyyid Kutub = Bununla, karınlarının içindeki (organlar) ve derileri eritilecektir!
ve el culûdu
Suat Yıldırım = (19-21) Şu iki hasım takım, Rab’leri hakkında çekişip durmaktalar. Dini inkâr edenlere ateşten elbiseler biçilmiştir. Başlarının üstünden kaynar sular dökülür. Öyle ki onunla içlerinde olan her şey, bütün organları, hatta derileri bile eritilir. Bir de bunlara demirden topuzlar vardır.
ve el culûdu
Yaşar Nuri Öztürk = Bu suyla, karınlarının içindekiler ve derileri eritilir.
ve el culûdu
İskender Ali Mihr = Onunla, onların karınlarındakiler (iç organları) ve ciltleri (derileri) eritilecek.
ve el culûdu
İlyas Yorulmaz = Ateşte kaynamış sularla, karınlarındaki organları ve derileri eritilir.
kulû
Diyanet İşleri = Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.
kulû
Abdulbaki Gölpınarlı = Gelsinler de kendilerine âit olan menfaatleri elde etsinler ve kendilerine rızık olarak verilen dört ayaklı hayvanları, muayyen günlerde Allah'ın adını anarak kessinler. Yiyin artık onlardan ve yok yoksul fakiri de doyurun.
kulû
Abdullah Parlıyan = de haccın kendilerine sağlayacağı yararları görsünler ve kurban için belirlenen günlerde kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanları Allah adını anarak kessinler. Bunların etinden yiyin, yoksul ve fakirlere de yedirin.
kulû
Adem Uğur = Ta ki kendilerine ait bir takım yararları yakînen görmeleri, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günler de Allah'ın ismini ansınlar. Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de yoksula, fakire yedirin.
kulû
Ahmed Hulusi = "Tâ ki kendileri yararına şahit olsunlar. . . Kendilerini rızıklandırdığımız kurbanlıkları kurban ederek, bilinen günlerde Allâh'ın ismini zikretsinler. . . Artık onlardan yeyin ve fakir, muhtaç olanlara da yedirin. "
kulû
Ahmet Tekin = Kendilerinin dinî, kültürel, ekonomik, siyasî menfaatleriyle yakînen ilgilenmeleri, tesbitler ve planlamalar yapmaları, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanları belli günlerde, bayram günlerinde keserlerken Allah’ın ismini anarak şükretmeleri, kurban kesmeleri için sana, Kâbe’ye gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de fakr-u zarurete, sıkıntıya düşen iflas eden, sıkıntısını hissettirmeyen kimselere yedirin.
kulû
Ahmet Varol = Ki kendileri için birtakım yararlara şahit olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine belli günlerde Allah'ın adını ansınlar. Onlardan yiyin ve zor durumdaki yoksula da yedirin.
kulû
Ali Bulaç = Kendileri için bir takım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah'ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.
kulû
Ali Fikri Yavuz = Tâ ki kendilerine ait menfaatlere şahid olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği dört ayaklı hayvanlar (kurbanlıklar) üzerine belirli günlerde (kurban kesme günlerinde) Allah’ın adını ansınlar. İşte bu kurbanlıklardan yeyin ve muztar fakiri doyurun.
kulû
Ali Ünal = Gelsinler de, Hac’da kendilerini bekleyen (bütün manevî, içtimaî, iktisadî) faydaları müşahede etsinler. Ayrıca, Allah’ın onlara rızık olarak bahşettiği kurbanlık hayvanları belli günlerde mutlaka Allah’ın adını anarak kurban etsinler. O hayvanların etlerinden kendiniz yediğiniz gibi, darda kalmışlara ve fakirlere de yedirin.