Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Diyanet İşleri = Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Öyle kişilerdir onlar ki namazlarını gönül alçaklığıyla kılarlar.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Abdullah Parlıyan = Onlar ki, namazlarını gönül alçaklığıyla ve duyarlılıkla kılarlar.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Adem Uğur = Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler;

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Ahmed Hulusi = onlar ki, salatlarında alçak gönüllü bir duyarlık içindedirler;

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Ahmet Tekin = Mü’minler namazlarında tam bir samimiyetle Allah’a imanın, kulluk ve ibadetin şuuruna ererek saygılı davrananlardır.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Ahmet Varol = Onlar namazlarında hüşu üzeredirler.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Ali Bulaç = Onlar namazlarında hûşû içinde olanlardır;

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Ali Fikri Yavuz = O müminler ki, namazlarında tevazu ve korku sahibidirler.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Ali Ünal = Onlar, namazlarında (Allah’ın huzurunda bulunuyor olmanın şuuruyla) tam bir saygı, tevazu, içtenlik ve teslimiyet içindedirler.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Bayraktar Bayraklı = Ki onlar namazlarını huşû içinde kılarlar.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Bekir Sadak = Onlar namazda husu icindedirler.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Celal Yıldırım = Onlar ki, namazlarında saygı dolu bir korkuyla eğilirler.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlar, namazlarında derin bir saygı ve alçakgönüllülük içindedirler.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onlar namazda huşu içindedirler.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Diyanet Vakfi = Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler;

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Edip Yüksel = Nitekim onlar namazlarında saygılıdırlar.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ki onlar namazlarında huşu'ludurlar

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler,

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Gültekin Onan = Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Harun Yıldırım = Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler;

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Hasan Basri Çantay = (Öyle mü'minler) ki onlar namazlarında huşuua riaayetkârdırlar.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Hayrat Neşriyat = O kimseler (o mü’minlerdir) ki, onlar namazlarında huşû' (korku ve eziklik) içinde olanlardır.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 İbni Kesir = Ki onlar; namazlarında huşu' içindedirler.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Kadri Çelik = Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Muhammed Esed = onlar ki, salatlarında alçak gönüllü bir duyarlık içindedirler;

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Mustafa İslamoğlu = Onlar ki, namazlarında derin bir ürperti ve tevazu içinde olurlar;

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = O mü'minler ki, namazlarında havf (tevazu) sahipleridir.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Ömer Öngüt = Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Şaban Piriş = Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Sadık Türkmen = Onlar ki; namazlarında (huşû içerisindedirler ve ayetleri anlamıyla düşünerek) yalnız O’na yönelirler.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Seyyid Kutub = Onlar ki, huşu içinde namaz kılarlar.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Suat Yıldırım = Onlar namazlarında tam bir saygı ve tevazu içindedirler.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Süleyman Ateş = Ki onlar, namazlarında saygılıdırlar.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlar namazlarında huşû içinde olanlardır,

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Ümit Şimşek = Onlar namazlarında derin bir saygı ve alçakgönüllülük içindedirler.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Namazlarında huşû sahipleridir onlar.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 İskender Ali Mihr = Onlar, namazlarında huşû duyanlardır.

fî salâti-him

  Mü’minûn / 2 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar öyle kimseler ki, namazlarında Rablerine saygı içerisinde ibadet ederler.

alâ salâti-him

  En’âm / 92 -

 Diyanet İşleri = İşte bu (Kur’an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilâhî kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke’yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar.

alâ salâti-him

  En’âm / 92 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sana, şehirlerin anası olan Mekke halkını ve çevresindeki bütün insanları korkutmak, Tanrı azâbını onlara haber vermek için bu kutlu ve onlarda bulunan kitapları gerçekleyici kitabı indirdik ve âhirete inananlar, namazlarını dâimâ kılarak bu kitaba da inanırlar.

alâ salâti-him

  En’âm / 92 -

 Abdullah Parlıyan = Ve bu da bütün kentlerin anası olan, Mekke ve çevresinde oturan, herkesi uyarman için yücelerden indirdiğimiz bir kitaptır ki, feyz kaynağı, geçmiş vahiylerden bu güne kalmış, doğru adına ne varsa, hepsini doğrulayandır. Öteki dünyanın varlığına inananlar bu uyarıya da inanırlar; namazlarında dikkatli ve devamlı olanlar da işte onlardır.

alâ salâti-him

  En’âm / 92 -

 Adem Uğur = Bu (Kur'an), Ümmü'l-kurâ (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir kitaptır. Âhirete inananlar buna da inanırlar ve onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler.

alâ salâti-him

  En’âm / 92 -

 Ahmed Hulusi = Bu ise, Ümmül Kura'yı (Mekke) ve onun çevresinde yaşayanları uyarman için inzâl ettiğimiz, mübarek ve kendinden öncekini tasdik edici bir Bilgidir (Kitaptır). . . Geleceklerindeki sonsuz yaşam süreçlerine iman edenler, O bilgiye de iman ederler. . . Onlar salâtlarına (namazlarına) devam ederler.

alâ salâti-him

  En’âm / 92 -

 Ahmet Tekin = Bu Kur’ân, bizim indirdiğimiz, hayrı öğreten, insanlara faydalı mübarek bir kitaptır; vahyine muhatap olan önündeki zatın, Peygamber Muhammedin tebliğinin, sözlerinin samimiliğini, doğruluğunu tasdik eden bir kitaptır; manevî merkez Mekke ve çevresindeki bütün dünyayı, bütün insanları uyarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Âhirete, ebedî yurda iman edenler, buna da iman ederler. Ve onlar dünyevî gâile ve düşüncelerden sıyrılarak namazlarını, rükûnlarına, şartlarına, vakitlerine riayet ederek kılarlar.

alâ salâti-him

  En’âm / 92 -

 Ahmet Varol = Bu da şehirlerin anası Mekke'de ve etrafında oturanları uyarman için sana indirdiğimiz mübarek, kendinden önce indirilmiş olanları doğrulayıcı bir Kitap'tır. Ahirete inananlar buna inanırlar ve onlar namazlarına devam ederler.

alâ salâti-him

  En’âm / 92 -

 Ali Bulaç = İşte bu (Kur'an), önündekileri doğrulayıcı ve şehirler anası (Mekke) ile çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz kutlu Kitaptır. Ahirete iman edenler buna inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır.

alâ salâti-him

  En’âm / 92 -

 Ali Fikri Yavuz = Şu indirilmiş Kur’an, mübarek ve feyizli bir kitabdır ki, elleri önündekini (Tevrat’ı ve İncil’i) tasdik edicidir. Tâ ki onunla Mekke halkını ve bütün çevresinde bulunan insanları korkutasın. Ahirete iman edenler, namazlarına gereği üzre devam ettikleri halde Kur’an’a da inanırlar.

alâ salâti-him

  En’âm / 92 -

 Ali Ünal = Bu Kur’ân da, feyiz ve bereket kaynağı, kendinden önceki (İlâhî) kitapları (aslî halleri, halâ ihtiva ettikleri gerçekler ve İlâhî kaynakları itibariyle) tasdik eden, beldelerin anası (olan Mekke halkını) ve bütün çevre beldeler halkını uyarman için indirdiğimiz bir kitaptır. Sürekli yenilenen ve güçlenen bir imanla Âhiret’e inananlar, aynı şekilde ona da inanırlar ve onlar, namazlarını vaktinde ve hiç aksatmadan kılarlar.