Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Diyanet İşleri = Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki söyledikleri elbette seni incitiyor. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler Allah’ın âyetlerini inadına inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İyice biliriz ki onların söylediği sözler, seni mahzun edecek. Fakat şüphe yok ki onlar seni yalanlamış olmazlar, o zâlimler, bile-bile Allah'ın âyetlerini inkâr ederler.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Abdullah Parlıyan = Bu insanların söylediklerinin, seni gerçekten üzdüğünü pekala biliyoruz. Ama unutma ki, onların yalanladığı sen değilsin. Bu varoluş sebebi dışında yaşayanların inkâr ettiği, aslında Allah'ın mesajlarıdır.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Adem Uğur = Onların söylediklerinin hakikaten seni üzmekte olduğunu biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zalimler açıkça Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Ahmed Hulusi = Gerçek ki, onların söylediklerinin seni mahzun ettiğini biliyoruz. . . Gerçek şu ki, onlar seni yalanlamıyorlar; o zâlimler, bile bile Allâh'ın işaretlerindeki varlığını (Esmâ'sının açığa çıkışı olan işaretleri) inkâr ediyorlar!

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Ahmet Tekin = Onların söylediklerinin seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Onlar aslında seni yalanlamıyorlar. Fakat, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimler, bile bile Allah’ın âyetlerini, Kur’ân’ı inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Ahmet Varol = Onların söylediklerinin seni üzdüğünü biliyoruz. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar ancak zalimler bile bile Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Ali Bulaç = Kesin olarak biliyoruz ki, onların söyledikleri seni gerçekten üzüyor. Doğrusu onlar, seni yalanlamıyorlar, ancak zalimler, Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten biliyoruz ki, söyledikleri lâf, seni (ey Habibim) cidden incitiyor. Fakat onlar seni yalanlamıyorlar (doğru söylediğini biliyorlar), ancak o zâlimler Allah’ın âyetlerini inadla inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Ali Ünal = (Ey Rasûlüm!) Onların sürekli söyleyip durdukları sözlerin, (yalanların, attıkları iftiraların, alayların) seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Fakat onlar (şahsın itibariyle) seni yalanlamıyorlar; o zalimler, bile bile ve manâsız bir inatla ancak Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Bayraktar Bayraklı = Onların söylediği şeylerin seni üzdüğünü biliyoruz. Gerçekte onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zâlimler, bile bile Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Bekir Sadak = Onlarin soylediklerinin seni uzecegini elbette biliyoruz; dogrusu onlar seni yalanci saymiyorlar, fakat zalimler Allah'in ayetlerini bile bile inkar ediyorlar .

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Celal Yıldırım = Onların söylediklerinin seni üzdüğünü çok iyi biliyoruz. Gerçekte onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zâlimler bile bile Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Cemal Külünkoğlu = Onların sözlerinin seni üzdüğünü biliyoruz. Aslında onların yalanladığı sen değilsin. Bu zalimlerin inkâr ettiği, aslında Allah'ın mesajlarıdır.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onların söylediklerinin seni üzeceğini elbette biliyoruz; doğrusu onlar seni yalancı saymıyorlar, fakat zalimler Allah'ın ayetlerini bile bile inkar ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Diyanet Vakfi = Onların söylediklerinin hakikaten seni üzmekte olduğunu biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zalimler açıkça Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Edip Yüksel = Söyledikleri şeylerin seni üzdüğünü biliyoruz. O zalimler seni değil ALLAH'ın ayetlerini reddediyor.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Celâlim hakkı için biliyoruz ki söyledikleri lâf seni cidden incitiyor, maamafih onların yalancı dedikleri sen değilsin, lâkin zalimler Allahın âyetlerine cehudluk ediyorlar

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Andolsun ki, söyledikleri lafın seni gerçekten incittiğini biliyoruz. Ancak onların yalancı dedikleri sen değilsin. Fakat zalimler Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onların söylediklerinin seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Onlar aslında seni yalanlamıyorlar, fakat, o zalimler Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Gültekin Onan = Kesin olarak biliyoruz ki, onların söyledikleri seni gerçekten üzüyor. Doğrusu onlar seni yalanlamıyorlar, ancak zalimler Tanrı'nın ayetlerini inkar ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Harun Yıldırım = Onların söylediklerinin seni mahzun ettiğini muhakkak biliyoruz. Onlar elbette seni yalanlamıyorlar, fakat o zalimler gerçekten de Allah’ın ayetlerini yalanlıyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Hasan Basri Çantay = (Habîbim) şu hakıykatı çok iyi biliyoruz ki onların söyleyegeldikleri (sözler) seni her halde tasaya düşürüyor. Onlar hakıykatde seni yalanlamıyorlar, fakat o zaalimler bile bile Allahın âyetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Hayrat Neşriyat = (Habîbim, yâ Muhammed!) Şübhesiz şunu elbette biliyoruz ki, onların söyledikleri seni gerçekten üzüyor; hâlbuki aslında onlar seni yalanlamıyorlar (senin yalan söylemediğini bilirler); fakat o zâlimler Allah’ın âyetlerini bilerek inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 İbni Kesir = Gerçekyen biliyoruz ki; söyledikleri söz, seni üzüyor. Onlar, hakikatte seni yalanlamıyorlar. Lakin o zalimler, Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Kadri Çelik = Onların söylediklerinin seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Doğrusu onlar seni yalanlamıyorlar, aksine zalimler aslında Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Muhammed Esed = Bu insanların söylediklerinin seni gerçekten üzdüğünü pekala biliyoruz: Ama, unutma ki, onların yalanladığı sen değilsin; bu zalimlerin inkar ettiği, aslında Allahın mesajlarıdır.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Mustafa İslamoğlu = Onların söylediklerinin seni üzdüğünü biliyoruz elbet. Şu bir gerçek ki, onların yalanladığı sen değilsin; bu zalimlerin asıl inkar ettiği Allah'ın mesajlarıdır.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Muhakkak biliyoruz ki, onların dedikleri şey, seni elbette mahzun ediyor. hakikat halde onlar seni tekzîp etmiş olmuyorlar, fakat o zalimler Allah Teâlâ'nın âyetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Ömer Öngüt = Muhakkak biliyoruz ki söyledikleri cidden seni incitiyor. Fakat hakikatte onlar seni yalanlamıyorlar, lâkin o zâlimler Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Şaban Piriş = Onların söylediklerinin seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Fakat onlar seni yalanlamıyorlar, o zalimler, bile bile Allah’ın ayetlerini tanımazdan geliyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Sadık Türkmen = Pekala biliyoruz ki, elbette onların dedikleri seni üzüyor. Onlar, gerçekte seni yalanlamıyorlar, aksine o zalimler bilerek Allah’ın ayetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Seyyid Kutub = Onların sözlerinin seni üzdüğünü biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zalimler Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Suat Yıldırım = Ey Resulüm! Onların söylediklerinin seni üzeceğini elbette pek iyi biliyoruz. Doğrusu onlar seni yalancı saymıyorlar; fakat o zalimler, bile bile Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Süleyman Ateş = Biliyoruz, onların dedikleri seni üzüyor, gerçekte onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zâlimler bile bile Allâh'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Tefhim-ul Kuran = Kesin olarak biliyoruz ki, onların söyledikleri seni gerçekten üzüyor. Doğrusu onlar, seni yalanlamıyorlar, ancak zalimler, Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Ümit Şimşek = Onların söylediklerine senin üzüldüğünü Biz biliyoruz. Gerçekte onlar seni yalanlamış olmuyorlar; o zalimler, Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Söylediklerinin seni kederlendirdiğini çok iyi biliyoruz. Gerçek şu ki, onlar seni yalanlamıyorlar; o zalimler Allah'ın ayetlerine karşı direnmekteler.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 İskender Ali Mihr = Onların söylediklerinin mutlaka seni mahzun ettiğini biliyorduk. Fakat muhakkak ki; onlar seni yalanlamıyorlar. Lâkin zalimler, Allah’ın âyetleri ile cihad ediyorlar.

kad na’lemu

  En’âm / 33 -

 İlyas Yorulmaz = İnkarcıların söylediklerinin seni üzdüğünü elbette ki biz biliyoruz. Şunu bil ki onlar seni yalanlamıyorlar, o zalimler yalnızca Allah’ın ayetlerini inkar ediyorlar.

na’lemu

  Nahl / 103 -

 Diyanet İşleri = Andolsun ki biz onların, “Kur’an’ı ona bir insan öğretiyor” dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapça’dır.

na’lemu

  Nahl / 103 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun ki biz biliyoruz, onlar, bunu ona ancak birisi öğretmede diyorlar. Bellettiğini sandıkları adam, yabancıdır, Arapçayı doğru düzen konuşamaz, bu Kur'ân'sa, apaçık Arap diliyle.

na’lemu

  Nahl / 103 -

 Abdullah Parlıyan = Andolsun ki, biz kâfirlerin “Bu Kur'ân'ı, ona ancak bir insan öğretmektedir” dediklerini biliyoruz. Öğrettiğini sandıkları adam yabancıdır, Arapçayı doğru düzgün konuşamaz. Fakat bu Kur'ân, apaçık Arap diliyle indirilmiştir.

na’lemu

  Nahl / 103 -

 Adem Uğur = Şüphesiz biz onların: "Kur'an'ı ona ancak bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. Kendisine nisbet ettikleri şahsın dili yabancıdır. Halbuki bu (Kur'an) apaçık bir Arapçadır.

na’lemu

  Nahl / 103 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun ki: "Onu ancak bir beşer öğretiyor" demelerini biliyoruz. . . Hak'tan saparak kendisine nispet ettikleri kimsenin dili, Arapçayı iyi konuşamayan bir dildir. . . Bu ise apaçık Arapça bir lisandır.

na’lemu

  Nahl / 103 -

 Ahmet Tekin = Onların:'Kesinlikle, Kur’ân’ı ona bir insan öğretiyor' dediklerini biliyoruz. Muhammed’in hak peygamberliğine dil uzatmak kastıyla Kur’ân’ı kendisine öğrettiğini söyledikleri şahsın dili yabancıdır. Halbuki, bu Kur’ân fasih, ifade gücü üstün, edebî bir Arapça’dır.

na’lemu

  Nahl / 103 -

 Ahmet Varol = Onların: 'Ona bir insan öğretiyor' dediklerini biliyoruz. Kasdettikleri kişinin dili yabancıdır; bu ise apaçık Arapça bir dildir.

na’lemu

  Nahl / 103 -

 Ali Bulaç = Andolsun ki biz, onların: "Bunu kendisine ancak bir beşer öğretmektedir" dediklerini biliyoruz. Saparak kendisine yöneldikleri (kimse)nin dili a'cemidir, bu ise açıkça Arapça olan bir dildir.

na’lemu

  Nahl / 103 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten biliyoruz ki, kâfirler: “- Kur’an’ı muhakkak surette (Peygambere, ara sıra görüşüp konuştuğu Rûm’lardan hristiyan) bir insan öğretiyor.” diyorlar. Peygambere öğretiyor zannında bulundukları kimsenin dili yabancıdır; bu Kur’an ise, açık Arapçadır.

na’lemu

  Nahl / 103 -

 Ali Ünal = Sen’in hakkında onların, “Mutlaka O’na öğreten bir insan var!” dediklerini biliyoruz. Hakikatten saparak imada bulundukları kişinin dili yabancı bir dildir; oysa bu Kur’ân apaçık Arapça’dır.