Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Diyanet İşleri = (17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İhtiyarlamıyan delikanlı hizmetçiler dolaşır etraflarında.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Abdullah Parlıyan = Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler, hizmet için dolaşırlar.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Adem Uğur = Çevrelerinde, (hizmet için) ölümsüz gençler dolaşır;

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Ahmed Hulusi = Çevrelerinde ebedî gençlikleriyle hizmetliler. . .

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Ahmet Tekin = Huzurlarında, ebedî yurdun ebedî genç hizmetkârları dolaşır.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Ahmet Varol = Etraflarında ölümsüz hayata kavuşturulmuş gençler dolaşırlar.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Ali Bulaç = Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır;

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Ali Fikri Yavuz = Dolaşır etraflarında, (tazelikleri) daimî genç hizmetçiler,

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Ali Ünal = Etraflarında ebedîliğe ermiş çocuklar dolaşır,

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Bayraktar Bayraklı = (17-19) Hizmetçileri kadehler, ibrikler ve kaynaktan doldurulmuş bardaklar ile etraflarında devamlı dolaşırlar. Ondan başları ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Bekir Sadak = Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Celal Yıldırım = Çevrelerinde sonsuzluğa erişmiş çocuklar,

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Cemal Külünkoğlu = (17-21) Yaşlanmayan delikanlı hizmetçiler, (içmekle) başları ağrıtmayan ve sarhoş etmeyen (içeceklerin) kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle, hem de hoşlarına giden meyveler ve iştahla yiyecekleri kuş etleri ile onların etrafında (servis için) dolanırlar.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Diyanet İşleri (eski) = (17-21) Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Diyanet Vakfi = Çevrelerinde, (hizmet için) ölümsüz gençler dolaşır;

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Edip Yüksel = Onlara ölümsüz gençler servis yaparlar.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Pırlanır etraflarında muhalled evlâdlar

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Etraflarında taze kalan küpeli genç hizmetçiler dolaşırlar.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Çevrelerinde, ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dolaşırlar.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Gültekin Onan = Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Harun Yıldırım = Çevrelerinde ebedi kılınmış gençler dönüpdolaşır.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Hasan Basri Çantay = Ebedî (taze) lige mazhar edilmiş evlâdlar (hizmet için) etraflarında dolanırlar,

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Hayrat Neşriyat = (17-18) (Aynı yaşları üzere) ölümsüz kılınmış çocuklar (ve genç hizmetçiler),pınardan (akan Cennet şerbetleriyle doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehlerle onların (o sâbikunun) etrâfında dolaşır!

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 İbni Kesir = Ölümsüz civanlar etraflarında dolaşırlar.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Kadri Çelik = Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Muhammed Esed = Onları ölümsüz gençlikler bekleyecek,

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Mustafa İslamoğlu = ölümsüz gençlikler onları bekleyecek;

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (17-18) Onların üzerlerine daima aynı halde kalan genç hizmetçiler dolaşır. Çeşmelerden akan şuruplar ile (dolu) destiler ile ve ibrikler ile ve bardaklar ile.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Ömer Öngüt = Etraflarında ölümsüz gençler dolaşır.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Şaban Piriş = Onların etrafında ölümsüz genç hizmetçiler dolaşır.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Sadık Türkmen = Çevrelerinde sürekli hizmete adanmış hizmetçiler dolaşırlar;

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Seyyid Kutub = Hiç ölmeyecek genç hizmetçiler aralarında dolaşır,

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Suat Yıldırım = (17-18) Etraflarında, cennet şarabından dolu testiler, sürahiler, kadehlerle, ebedîliğe ermiş çocuklar dolaşıp hizmet ederler.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Süleyman Ateş = Çevrelerinde, ebedi yaşamağa erdirilmiş gençler dolaşır;

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Tefhim-ul Kuran = Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır;

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Ümit Şimşek = Etraflarında hiç yaşlanmayan çocuklar dolaşır:

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Gencecik uşaklar dolanır çevrelerinde. Sürekli hizmete adanmışlardır.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 İskender Ali Mihr = Onların etrafında halidun olan (ölümsüz) gençler dolaşır.

muhalledûne

  Vâkı’a / 17 -

 İlyas Yorulmaz = Ölümsüz çocuk hizmetçiler onların çevrelerinde.

muhalledûne

  İnsan / 19 -

 Diyanet İşleri = Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır.

muhalledûne

  İnsan / 19 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Etraflarında, ölümsüz delikanlılar dolaşır, onları görünce sanırsın ki saçılmış incilerdir.

muhalledûne

  İnsan / 19 -

 Abdullah Parlıyan = Çevrelerinde öyle ölümsüz gençler dolaşır. Onları görünce sanırsın ki saçılmış incilerdir.

muhalledûne

  İnsan / 19 -

 Adem Uğur = O insanların etrafında öyle ölümsüz genç nedîmler dolaşır ki, onları gördüğünde, etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın.

muhalledûne

  İnsan / 19 -

 Ahmed Hulusi = Çevrelerinde ölümsüz genç hizmetliler dolaşır. . . Onları gördüğünde, saçılmış inci sanırsın!

muhalledûne

  İnsan / 19 -

 Ahmet Tekin = Huzurlarında, ebedî yurdun, ebedî genç hizmetkârları dolaşırlar. Onları gördüğün zaman saçılmış inciler sanırsın.

muhalledûne

  İnsan / 19 -

 Ahmet Varol = Etraflarında ölümsüzlüğe kavuşturulmuş [2] gençler dolaşır ki, sen onları gördüğünde saçılmış inciler sanırsın.

muhalledûne

  İnsan / 19 -

 Ali Bulaç = Çevrelerinde (gençlikleri ve dinçlikleri) ebedi kılınmış civanlar dolaşır durur; sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın.

muhalledûne

  İnsan / 19 -

 Ali Fikri Yavuz = (Cennet ehlinin) etraflarında (hizmet için) devamlı olarak taze çocuklar dolaşır ki, sen onları gördüğün zaman saçılmış inciler sanırsın.

muhalledûne

  İnsan / 19 -

 Ali Ünal = Etraflarında ebedî taze Cennet çocukları dolaşır durur; onları görsen, etrafa saçılmış inciler sanırsın.