KuranMeali / Ayet Ara
Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Diyanet İşleri = “Biz azaba uğratılacak da değiliz.”
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve biz, azâba uğratılmayacağız.
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Abdullah Parlıyan = Ve biz azaba da uğratılacak değiliz.”
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Adem Uğur = Biz azaba uğratılacak da değiliz.
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Ahmed Hulusi = "Biz azaba da çarpılmayacağız!"
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Ahmet Tekin = 'Biz cezalandırılacak değiliz' dediler.
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Ali Bulaç = "Ve biz azab görecek de değiliz."
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Ali Fikri Yavuz = Biz azaba uğratılmayız.”
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Ali Ünal = “Bundan dolayı biz, öyle dediğin gibi cezalandırılacak falan da değiliz.”
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Bayraktar Bayraklı = (138-139) “Biz yaptıklarımızdan dolayı ceza görmeyeceğiz” deyip onu yalanladılar. Biz de onları helâk ettik. Bunda kesinlikle bir ders vardır. Onların çoğu inanmamış olsa da.
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Bekir Sadak = (137-13) 8 Bu durumumuz oncekilerin gelenegidir. Biz azaba ugratilacak da degiliz» dediler.
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Celal Yıldırım = Ve biz azâb edilecek de değiliz.
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Cemal Külünkoğlu = (137-138) “Bizim bu (durumumuz), öncekilerin geleneklerinden başka bir şey değildir. Biz azaba uğratılacak da değiliz.”
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Diyanet İşleri (eski) = Hem, (bu yüzden) azaba uğrayacak da değiliz!"
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Diyanet Vakfi = Biz azaba uğratılacak da değiliz.
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Edip Yüksel = 'Biz, cezalandırılacak da değiliz.'
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Elmalılı Hamdi Yazır = Biz ta'zib olunmayız
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Biz azaba uğratılacak değiliz.»
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Biz azaba uğratılacak da değiliz.»
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Gültekin Onan = "Ve biz azab görecek de değiliz."
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Harun Yıldırım = Biz azaba uğratılacak da değiliz.
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Hasan Basri Çantay = «Biz azaba uğratılacaklar da değiliz».
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Hayrat Neşriyat = 'Biz, azâba uğratılacak olanlar da değiliz.'
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
İbni Kesir = Hem biz, azaba uğratılacak da değiliz.
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Kadri Çelik = “Ve biz azap görecek de değiliz.”
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Muhammed Esed = 'Bu yüzden azaba uğratılacak değiliz.'
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Mustafa İslamoğlu = Dolayısıyla, bu yüzden bizim azaba uğratılmamız da mümkün değildir!"
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Ömer Nasuhi Bilmen = (137-138) «Bu, evvelkilerin adetinden başka bir şey değildir.» «Ve bizler ise muazzep olacaklar değiliz.»
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Ömer Öngüt = “Biz azaba uğratılacak da değiliz. ”
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Şaban Piriş = Biz, azaba uğrayacak değiliz.
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Sadık Türkmen = Biz azaba uğratılacaklardan değiliz!..”
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Seyyid Kutub = Bizim azaba çarpılmamız sözkonusu değildir.
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Suat Yıldırım = (136-138) "Sen" dediler, "Ha böyle nasihat etmiş, ha etmemişsin, bize göre hepsi bir. Bizim tuttuğumuz yol, önceki atalarımızın sürüp gelen âdetlerinden başka bir şey değildir. Biz bundan ötürü de cezalandırılacak değiliz!"
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Süleyman Ateş = "Biz azâba uğratılacak değiliz."
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Tefhim-ul Kuran = «Ve biz azab görecek de değiliz.»
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Ümit Şimşek = 'Bu yüzden azaba uğratılacak değiliz.'
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
Yaşar Nuri Öztürk = "Biz azaba uğratılacak değiliz."
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
İskender Ali Mihr = Ve biz azaplandırılacak değiliz.
muazzebîne
Şu’arâ / 138 -
azaplandırılanlar
İlyas Yorulmaz = “Bize asla azap edilmeyecek” dediler.
min el muazzebîne
Şu’arâ / 213 -
azap edilenlerden
Diyanet İşleri = Öyle ise sakın Allah ile beraber başka bir ilâha yalvarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun!
min el muazzebîne
Şu’arâ / 213 -
azap edilenlerden
Abdulbaki Gölpınarlı = Sakın Allah'la berâber bir başka mâbûdu çağırma, yoksa azâba uğratılanlardan olursun.
min el muazzebîne
Şu’arâ / 213 -
azap edilenlerden
Abdullah Parlıyan = Bunun içindir ki, ey insanoğlu! Allah'la beraber başka ilaha baş vurma ki, kendini azaba uğrayanlar arasında bulmayasın.
min el muazzebîne
Şu’arâ / 213 -
azap edilenlerden
Adem Uğur = O halde sakın Allah ile beraber başka tanrıya kulluk edip yalvarma, sonra azap edilenlerden olursun!
min el muazzebîne
Şu’arâ / 213 -
azap edilenlerden
Ahmed Hulusi = O hâlde Allâh (hakikati ortada iken) yanı sıra tanrı kavramına yönelme! Yoksa azabı yaşayacaklardan olursun!
min el muazzebîne
Şu’arâ / 213 -
azap edilenlerden
Ahmet Tekin = O halde, Allah ile beraber bir başka tanrıya kulluk edip yalvarma. Sonra cezalandırılacaklardan olursun.
min el muazzebîne
Şu’arâ / 213 -
azap edilenlerden
Ahmet Varol = Sakın Allah'la beraber başka bir ilâh çağırma. [7] Yoksa azaba uğratılanlardan olursun.
min el muazzebîne
Şu’arâ / 213 -
azap edilenlerden
Ali Bulaç = Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarıp yakarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun.
min el muazzebîne
Şu’arâ / 213 -
azap edilenlerden
Ali Fikri Yavuz = O halde, sakın Allah ile beraber, diğer bir ilâha ibadet etme; azaba uğratılanlardan olursun.
min el muazzebîne
Şu’arâ / 213 -
azap edilenlerden
Ali Ünal = Sakın Allah’tan başka bir ilâh daha edinip de ona ibadet ve dua etme; yoksa azaba maruz kalanlardan olursun.