Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Diyanet İşleri = Elbette zakkum olan ağaçtan yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Zakkum ağacının meyvesinden yiyeceksiniz elbet.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Abdullah Parlıyan = zakkum ağacından yiyecek,

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Adem Uğur = Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Ahmed Hulusi = Elbette (siz) zakkum ağaçlarından (kendinizi yalnızca beden kabullenmenin sonucu meyvelerinden) yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Ahmet Tekin = Elbette bir bitkiden, kaktüsten yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Ahmet Varol = Kesinlikle, zakkumdan olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Ali Bulaç = Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Ali Fikri Yavuz = Elbette (cehennemde) zakkum ağacından yiyeceksiniz;

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Ali Ünal = “Zakkum ağacının meyvesinden mutlaka yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Bayraktar Bayraklı = (52-53) Kesinlikle zakkum ağacından yiyeceksiniz. Onunla karınlarınızı dolduracaksınız.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Bekir Sadak = Dogrusu zakkum agacindan yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Celal Yıldırım = Şüpheniz olmasın ki, Zakkum ağacından yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Cemal Külünkoğlu = Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Diyanet İşleri (eski) = Doğrusu bir zakkum ağacından yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Diyanet Vakfi = Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Edip Yüksel = 'Zakkum ağacından yiyeceksiniz.'

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Lâbüd yersiniz de bir ağaçtan, zakkumdan

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = mutlaka bir ağaçtan, zakkumdan yersiniz,

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Gültekin Onan = Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Harun Yıldırım = Siz elbette Zakkum ağacından yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Hasan Basri Çantay = Muhakkak ki zakkum ağacından yiyecek (kimse) (ersiniz,

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Hayrat Neşriyat = (51-52) Sonra muhakkak ki siz, ey dalâlet içinde olanlar, yalanlayıcılar! (Siz) şübhesiz bir ağaçtan, zakkumdan yiyecek olan kimselersiniz!

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 İbni Kesir = Muhakkak ki yiyeceksiniz zakkum ağacından.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Kadri Çelik = Hiç şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Muhammed Esed = siz kesinlikle ağulu meyve ağacından tadacaksınız,

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Mustafa İslamoğlu = Elbet siz de o ağaçtan, zehirli cehennem ağacından yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Elbette ki, zakkumdan olan bir ağaçtan yiyecek kimselersiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Ömer Öngüt = Doğrusu siz zakkum ağacından yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Şaban Piriş = Elbette yiyeceksiniz zakkum ağacından!

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Sadık Türkmen = Elbette zakkum olan ağaçtan yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Seyyid Kutub = Size kesinlikle Zakkum ağacının meyvası yedirilecektir.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Suat Yıldırım = Zakkum ağacının meyvesinden yiyecek,

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Süleyman Ateş = (Suçlular) Mutlaka bir Zakkum ağacından yiyecekler,

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Tefhim-ul Kuran = Hiç şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Ümit Şimşek = O zakkum ağacından yiyeceksiniz.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Zakkumdan bir ağaçtan mutlaka yiyeceksiniz/yiyecekler.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 İskender Ali Mihr = Siz mutlaka zakkum ağacından yiyecek olanlarsınız.

min zakkûmin

  Vâkı’a / 52 -

 İlyas Yorulmaz = Elbetteki onlar, cehennemin içindeki ağaçtan, zakkum ağacından yiyecekler.