Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Diyanet İşleri = İsmail’i, İdris’i ve Zülkifl’i de hatırla. Bunların hepsi sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve İsmâîl de, İdris de, Zül-Kifl de, hepsi de sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Abdullah Parlıyan = İsmail, İdris ve Zü'lkifl'i de an. Hepsi de her türlü sıkıntıya göğüs geren, sabırlı peygamberlerdendiler.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Adem Uğur = İsmâil’i, İdrîs’i, Zü’l-Kifl’i de hatırla. Bunların her biri de sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Ahmed Hulusi = İsmail, İdris ve Zülkifl. . . Hepsi sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Ahmet Tekin = İsmâil, İdris ve Zülkifl’i de hatırlayarak insanlara anlat. Hepsi de sabırla mücadeleye devam eden, metanetli kimseler-dendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Ahmet Varol = İsmail, İdris ve Zulkifl('i) de (an). Hepsi sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Ali Bulaç = İsmail, İdris ve Zü'l-Kifl, hepsi sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Ali Fikri Yavuz = İsmâil’i, İdrîs’i, Zü’l-Kifl’i de hatırla. Bunların her biri de sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Ali Ünal = Önderler içinde İsmail, İdris ve Zülkifl’i de hatırla. Onların her biri, sabırla bütünleşmiş kullarımızdandı.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Bayraktar Bayraklı = İsmâil'i, İdrîs'i ve Zülkifl'i de an. Hepsi de sabreden kimselerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Bekir Sadak = ismail, idris ve Zulkifl hakkinda anlattigimizi da an; onlarin herbiri sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Celal Yıldırım = İsmail, İdris ve Zelkifl'i de an, hepsi de sabredenlerdi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Cemal Külünkoğlu = İsmail'i, İdris'i ve Zülkifl'i de (hatırla! Bunların) hepsi sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Diyanet İşleri (eski) = İsmail, İdris ve Zülkifl hakkında anlattığımızı da an; onların her biri sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Diyanet Vakfi = İsmail'i, İdris'i ve Zülkifl'i de (yâdet). Hepsi de sabreden kimselerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Edip Yüksel = Ayrıca İsmail, İdris ve ZülKifl de... Hepsi güçlüklere karşı dirençli kişilerdi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = İsmaili de, İdrisi de, Zül'kıfli de; hepsi sabirînden

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İsmail, İdris ve Zülkifl'i de. Hepsi sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İsmail, İdris ve Zülkifl'i de (hatırla). Onların hepsi de sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Gültekin Onan = İsmail, İdris ve Zülkifl, hepsi sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Harun Yıldırım = İsmail'i, İdris'i ve Zülkifi de (yâdet). Hepsi de sabreden kimselerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Hasan Basri Çantay = İsmâîli, Idrîsi, Zülfikü de (yâdet. Bunların) her biri de sabr (ve sebat) edenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Hayrat Neşriyat = (Habîbim, yâ Muhammed!) İsmâîl’i, İdrîs’i ve Zülkifl’i de (hatırla)! Hepsi de sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 İbni Kesir = İsmail'e, İdris'e ve Zülkifl'e de. Onların her biri sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Kadri Çelik = İsmail, İdris ve Zülkifl'i de (hatırla). Onların hepsi de sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Muhammed Esed = Ve İsmail ile İdris(i) ve (o'nlar gibi) kendisini andla (Allah'a) bağlayan herkesi (an ki): o'nların hepsi darlığa göğüs geren kimselerdi,

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Mustafa İslamoğlu = İsmail'i, İdris'i ve yükümlülük alan kişiyi de (gündeme taşı); hepsi de sıkıntıya karşı direnen kimselerdendi:

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve İsmail ve İdris ve Zülkifl'i (de yâd et). Hepsi de sabredenlerden idiler.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Ömer Öngüt = İsmail'i, İdris'i ve Zülkifl'i de an! Hepsi de sabreden kimselerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Şaban Piriş = İsmail, İdris ve Zülkifl de. Hepsi sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Sadık Türkmen = İsmail'e, İdris'e ve Zülkifl'e de. Onların her biri sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Seyyid Kutub = İsmail, İdris ve Zülkifl, hepsi sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Suat Yıldırım = İsmâil’i, İdris’i, Zülkifl’i de an! Onların hepsi sabır fazileti ile bezenmişlerdi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Süleyman Ateş = İsmâ'il'i, İdris'i, Zu'l-Kifl'i de an; hepsi de sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Tefhim-ul Kuran = İsmail, İdris ve Zü'l-Kifl, hepsi sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Ümit Şimşek = İsmail, İdris ve Zülkifl hakkında anlattığımızı da an; onların her biri sabredenlerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İsmail'i, İdris'i ve Zülkifl'i de (yâdet). Hepsi de sabreden kimselerdendi.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 İskender Ali Mihr = Ve Hz. İsmail ve Hz. İdris ve Hz. Zelkifli; hepsi sabredenlerdendir.

min es sâbirîne

  Enbiyâ / 85 -

 İlyas Yorulmaz = İsmail, İdris ve Zülkifli. Bunların hepsi Allah’ın sabırlı kullarından idiler.

min es sâbirîne

  Sâffât / 102 -

 Diyanet İşleri = Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, “Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?” dedi. O da, “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” dedi.

min es sâbirîne

  Sâffât / 102 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İbrâhim'le berâber koşup gezecek çağa gelince İbrâhim, oğulcağızım demişti, ben, rüyamda, seni kesiyorum gördüm, bir bak, düşün, sen ne dersin buna? O da babacığım demişti, ne emredildiyse sana, onu yap, Allah dilerse beni sabredenlerden bulursun.

min es sâbirîne

  Sâffât / 102 -

 Abdullah Parlıyan = Bu oğul, İsmail, babasının tutum ve davranışlarını anlayıp, O'nunla çalışabilecek bir olgunluk ve yaşa gelince, babası şöyle dedi: “Yavrucuğum, rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm, bir düşün ne dersin? Oğul: “Babacığım” dedi. “Sana emredilen neyse onu yap, inşaallah beni her türlü sıkıntıya göğüs gerebilenlerden bulacaksın.”

min es sâbirîne

  Sâffât / 102 -

 Adem Uğur = Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince: Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin? dedi. O da cevaben: Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun, dedi.

min es sâbirîne

  Sâffât / 102 -

 Ahmed Hulusi = (Oğlu İsmail) Onunla birlikte yürüme olgunluğuna ulaşınca, (İbrahim) dedi ki: "Ey oğulcuğum! Muhakkak ki ben seni uykuda görüyorum ve ben seni kurban ediyorum. . . Bak bakalım sen ne dersin bu işe?". . . (Oğlu) dedi ki: "Ey babacığım. . . Emrolunduğun şeyi yap! İnşâAllâh beni sabredenlerden bulacaksın. "

min es sâbirîne

  Sâffât / 102 -

 Ahmet Tekin = Babasıyla beraber koşup gezecek, babasını anlayacak çağa gelince, babası:'Oğulcuğum, rüyâlarımda, kendimi, hep seni kurban edecek vaziyetteyken görüyorum. Sen de, bu konuda ne düşündüğünü, görüşünü söyle?' dedi. İsmail de:'Babacığım, emrolunduğun seyi yap. Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygunsa, beni sabredenlerden, metanetini kaybetmeyenlerden bulacaksın' dedi.

min es sâbirîne

  Sâffât / 102 -

 Ahmet Varol = (Çocuk) onun yanında koşacak çağa erince dedi ki: 'Ey oğulcağızım! Ben rüyamda seni boğazladığımı görüyorum. Bak ne düşünürsün?' Dedi ki: 'Ey babacığım! Sen emrolunduğunu yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.'

min es sâbirîne

  Sâffât / 102 -

 Ali Bulaç = Böylece (çocuk) onun yanında koşabilecek çağa erişince (İbrahim ona): "Oğlum" dedi. "Gerçekten ben seni rüyamda boğazlıyorken gördüm. Bir bak, sen ne düşünüyorsun." (Oğlu İsmail) Dedi ki: "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah, beni sabredenlerden bulacaksın."

min es sâbirîne

  Sâffât / 102 -

 Ali Fikri Yavuz = Vakta ki, yanında koşmak çağına erdi, (ona şöyle) dedi: “- Yavrum! Ben rüyamda görüyorum ki, seni boğazlıyorum. Artık bak, ne düşünürsün?” (Çocuk ona şöyle) dedi: “- Babacağım! Sana, ne emrediliyorsa yap; İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.”

min es sâbirîne

  Sâffât / 102 -

 Ali Ünal = Çocuk büyüyüp de, beraberinde çalışıp çabalayacak yaşa gelince, “Oğulcuğum,” dedi, “(son birkaç gecedir) rüyamda seni kurban etmem gerektiğini görüyorum. Ne dersin, bir düşün bakayım!” Oğul, tereddütsüz cevap verdi: “Babacığım, sana ne emrediliyorsa onu yerine getir. İnşaallah beni (Allah’ın emrine itaat hususunda) sabredenlerden bulacaksın.”