Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Diyanet İşleri = Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlara acırsan ve uğradıkları zararı giderirsen gene azgınlıklarında şaşkıncasına ısrâr edip giderler.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Abdullah Parlıyan = Eğer biz onlara merhamet edip de, üzerlerine çöken sıkıntıyı kaldırıversek, yine de azgınlıklarında inat edip, bocalayıp dururlar.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Adem Uğur = Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Ahmed Hulusi = Eğer onlara merhamet edip de kendilerinden sıkıntılı hâllerini kaldırsak, mutlaka kör ve şaşkın hâlde, tuğyanları (hakikatlerine başkaldırı) içinde kalmaya devam ederler.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Ahmet Tekin = Eğer onlara acıyıp da, içinde bulundukları sıkıntıyı gidersek, onları ekonomik darboğazdan kurtarsaydık kesinlikle azgınlıklarında bocalayarak direnirlerdi.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Ahmet Varol = Eğer biz onlara acır ve üzerlerindeki sıkıntıyı giderirsek muhakkak yine azgınlıkları içinde bocalamaya devam ederler.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Ali Bulaç = Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Ali Fikri Yavuz = Eğer biz, onlara (Mekke halkına) merhamet edip sıkıntılarını (uğradıkları kıtlığı) açıversek, mutlaka körükörüne giderek, yine azgınlıklarında inad edip dururlardı.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Ali Ünal = Haydi Biz onlara acısak ve şu maruz bulundukları (kıtlık, kuraklık) musibetini üzerlerinden kaldırsak, hiç şüphe edilmesin ki, yine başıboş bırakılmışçasına azgınlıkları içinde dolaşıp duracaklardır.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Bayraktar Bayraklı = Biz onlara acısak ve içinde bulundukları sıkıntıyı gidersek, yine de iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Bekir Sadak = Biz onlara acisak ve baslarindaki sikintiyi gidersek bile, azginliklari icinde bocalayip kalirlar.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Celal Yıldırım = Eğer biz onlara merhamet edip de üzerlerine çöken sıkıntıyı kaldırıversek, yine de azgınlıklarında inad edip bocalar dururlar.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Cemal Külünkoğlu = Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında büsbütün direneceklerdi.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Diyanet İşleri (eski) = Biz onlara acısak ve başlarındaki sıkıntıyı gidersek bile, azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlar.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Diyanet Vakfi = Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Edip Yüksel = Kendilerine acıyıp başlarına gelen perişanlıklarını giderseydik bile, azgınlıklarına dalıp bocalayacaklardı.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Eğer biz onlara acıyıb da baskılarını açıversek mutlaka tuğyanlarında ınad eder hiç bir şey görmezler

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Eğer Biz onlara acıyıp da baskılarını açıversek, mutlaka azgınlıklarında inat eder, hiçbir şey görmezler.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Eğer onlara acıyıp da için de bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında büsbütün direnirlerdi.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Gültekin Onan = Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Harun Yıldırım = Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Hasan Basri Çantay = Eğer biz onlara acıyıb da kendilerindeki zararı giderecek olursak yine serseriyâne azgınlıklarında muhakkak devam ve inâd edeceklerdir.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Hayrat Neşriyat = Hem (biz) onlara merhamet edip kendilerindeki sıkıntıyı giderseydik, yine de gerçekten azgınlıkları içinde bocalayıp duracaklardı.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 İbni Kesir = Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında büsbütün direneceklerdi.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Kadri Çelik = Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, yine de tuğyanları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürürler.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Muhammed Esed = Onlara merhamet edip (bu dünyada) başlarına gelebilecek darlık ve sıkıntıyı giderecek olsak, onlar yine de, o kurumlu azgınlıkları içinde körcesine bocalayıp dururlar.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve eğer onlara acıyarak başlarına gelen herhangi bir beladan kendilerini kurtarsak, şaşkın şaşkın saplandıkları inkar bataklığında debelenmekte ısrar ederler.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve eğer onlara merhamet etsen ve kendilerindeki zararı açıversen, elbetteki yine azgınlıklarında devam edip tereddütte bulunacaklardır.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Ömer Öngüt = Eğer Biz onlara acıyıp da baskılarını açıversek, mutlaka azgınlıklarında inat eder, hiçbir şey görmezler.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Şaban Piriş = Eğer onlara acıyıp da için de bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında büsbütün direnirlerdi.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Sadık Türkmen = Eğer biz onlara merhamet edip de (bu dünyada) stres ve sıkıntılarını onlardan kaldırsaydık, azgınlıklarında bocalayıp durmaya devam ederlerdi!

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Seyyid Kutub = Eğer biz onlara acısak da başlarındaki sıkıntıyı gidersek yine azgınlıkları içinde debelenmeye ısrar ederler.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Suat Yıldırım = Şayet Biz, onlara acısak ve başlarındaki sıkıntıyı gidersek yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlar.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Süleyman Ateş = Biz onlara acıyıp da başlarındaki sıkıntıyı açsaydık, yine azgınlıklarında bocalamağa devam ederlerdi.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlara merhamet edip (bu dünyada) başlarına gelebilecek darlık ve sıkıntıyı giderecek olsak, onlar yine de, o kurumlu azgınlıkları içinde körcesine bocalayıp dururlar.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Ümit Şimşek = Ve eğer onlara acıyarak başlarına gelen herhangi bir beladan kendilerini kurtarsak, şaşkın şaşkın saplandıkları inkar bataklığında debelenmekte ısrar ederler.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Eğer biz onlara acıyıp da üstlerindeki sıkıntıyı kaldırsaydık, azgınlıkları içinde sersem sersem bocalamaya devam edeceklerdi.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 İskender Ali Mihr = Ve eğer onlara rahmet (merhamet) edip, onlara zarar (sıkıntı, kıtlık) veren şeyi giderseydik, mutlaka şaşkın bir halde azgınlıklarında devam ederlerdi.

min durrin

  Mü’minûn / 75 -

 İlyas Yorulmaz = Biz onlara merhamet etseydik ve onlara isabet eden zararları kaldırsaydık, isyanları içerisinde ısrar edip bocalayıp dururlardı.

min durrin

  Enbiyâ / 84 -

 Diyanet İşleri = Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha vermiştik.

min durrin

  Enbiyâ / 84 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derken duâsını kabûl ettik de ne zarara uğradıysa giderdik ve katımızdan rahmet ve ibâdet edenlere ibret olmak üzere ona âilesini ve onlarla berâber daha da bir mislini verdik.

min durrin

  Enbiyâ / 84 -

 Abdullah Parlıyan = Derken duasını kabul ettik de, O'nu çektiği dertten kurtardık ve katımızdan bir rahmet ve ibadet edenlere bir ibret ve hatıra olmak üzere, O'na ailesini ve onlarla beraber, hastalık dolayısıyla kaybettiklerinin bir mislini de verdik.

min durrin

  Enbiyâ / 84 -

 Adem Uğur = Bunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir hatıra olmak üzere onun duasını kabul ettik; kendisinde dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik ve ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha verdik.

min durrin

  Enbiyâ / 84 -

 Ahmed Hulusi = Biz de Ona icabet ettik ve hastalığından kurtardık. . . Ayrıca ona, indîmizden bir rahmet ve abidler (yakîn gelene kadar gerekli çalışmaları yapanlar) için hatırlatma olarak, ehlini ve onlarla beraber onların mislini de verdik.

min durrin

  Enbiyâ / 84 -

 Ahmet Tekin = Onun duasını kabul ettik. Başına gelen dertten, hastalıktan onu kurtardık. Katımızdan bir rahmet, bizi tanımada, candan müslüman olarak bize bağlanmada, saygıyla bize kulluk ve ibadette daim olanlara bir hâtıra, inkâr edenlere de bir uyarı olmak üzere, kaybettiği nüfusunu bir kat artırarak ona yeni bir nesil verdik.

min durrin

  Enbiyâ / 84 -

 Ahmet Varol = Biz de onun duasını kabul ettik, üzerindeki derdi kaldırdık ve tarafımızdan bir rahmet, ibadet edenler için de bir ibret olarak ona ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını daha verdik.

min durrin

  Enbiyâ / 84 -

 Ali Bulaç = Böylece onun duasına icabet ettik. Kendisinden o derdi giderdik; ona katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.

min durrin

  Enbiyâ / 84 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz de duasını kabul edip hemen kendisindeki hastalığı giderdik. Tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için de bir hatıra olmak üzere, ona (diriltmek suretiyle) hem ailesini (çoluk çocuğunu), hem onlarla beraber daha bir katını verdik.

min durrin

  Enbiyâ / 84 -

 Ali Ünal = Biz de, O’nun bu yalvarışını kabul buyurup, katımızdan bir rahmet ve kendilerini Allah’a ibadete adamışlar için bir ibret olarak dert ve sıkıntılarını giderdiğimiz gibi, kendisine önceki ailesinin yanısıra bir o kadarını daha bağışladık.