Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Diyanet İşleri = (28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve çağlaya çağlaya akan sular.

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Abdullah Parlıyan = fışkırıp çağlayarak akan sular

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Adem Uğur = Çağlayarak akan sular,

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Ahmed Hulusi = Çağlayarak dökülüp akan bir suda,

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Ahmet Tekin = Çağlayan suların kenarındadırlar.

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Ahmet Varol = Sürekli akan su,

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Ali Bulaç = Durmaksızın akan su(lar);

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Ali Fikri Yavuz = Çağlayan bir su kenarında,

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Ali Ünal = Çağlayarak akan suların başlarında;

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Bayraktar Bayraklı = (28-33) Dikensiz meyve ağaçları; salkımları sarkmış muz ağaçları, yayılmış gölgelerde, çağlayarak akan sularda, koparılmamış ve yasak edilmemiş birçok meyve ile nimetlendirilirler.

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Bekir Sadak = (28-34) Onlar dikensiz sedir agaclari, salkimlari sarkmis muz agaclari, uzamis golge altinda, caglayarak akan sular kenarlarinda; bitip tukenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasinda; yuksek dosekler uzerindedirler.

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Celal Yıldırım = Devamlı akan sular,

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Cemal Külünkoğlu = (28-34) (Onlar cennette) dikensiz ağaçlar, meyveleri sarkmış muz ağaçları, (kesintisiz) uzayan gölgeler, çağlayarak akan sular, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler (sedirler) üzerindedirler.

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Diyanet İşleri (eski) = (27-34) Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Diyanet Vakfi = Çağlayarak akan sular,

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Edip Yüksel = Fışkıran sular,

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Durmaksızın akan su(lar);

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = çağlayan bir su,

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Fışkıran sular.

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Gültekin Onan = Durmaksızın akan su(lar);

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Harun Yıldırım = Ve sürekli akan su yanında,

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Hasan Basri Çantay = dâima akan su (lar),

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Hayrat Neşriyat = (28-34) (Onlar,) dikensiz sedir ağaçları ve (salkımları) dizili muz ağaçları içinde, yayılmış bir gölgede, çağlayan su (kenarların)da, tükenmeyen ve yasaklanmayan pek çok meyveler arasında ve yükseltilmiş döşeklerdedirler!

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 İbni Kesir = Çağlayan su,

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Kadri Çelik = Durmaksızın akan suda.

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Muhammed Esed = fışkıran sular,

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Mustafa İslamoğlu = ve çağlayanlar...

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (31-32) Ve çağlayıp akar bir su (başında)dırlar. Ve pek çok meyveli bir yerdedirler.

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Ömer Öngüt = Çağlayarak akan sular kenarlarındadırlar.

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Şaban Piriş = Çağlayan sularda..

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Sadık Türkmen = Çağlayarak akan su kenarında

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Seyyid Kutub = Çağlayan akarsu boylarında,

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Suat Yıldırım = Şarıl şarıl akan sular...

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Süleyman Ateş = Fışkıran sular,

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Tefhim-ul Kuran = Durmaksızın akan su(lar);

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Ümit Şimşek = Çağlayan su başlarında,

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Akıp dökülen sular,

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 İskender Ali Mihr = Ve çağlayan sular (arasında).

meskûbin

  Vâkı’a / 31 -

 İlyas Yorulmaz = Fışkırtılmış sular.