Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Diyanet İşleri = Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve biz, gökleri kurduk kudretle, onlardan daha üstününü, daha büyüğünü kurmaya da gücümüz yeter.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Abdullah Parlıyan = Gökyüzünü ve içerisindekileri, yaratıcı gücümüzle inşa eden biziz ve onlardan daha üstününü ve daha büyüğünü kurmaya da gücümüz yeter veya o gökyüzünü devamlı genişletmekteyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Adem Uğur = Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Ahmed Hulusi = Semâya (Evren'e ve de beyin kapasitesine) gelince, onu elimizle bina ettik ve muhakkak ki biz genişleticileriz (boyutsal oluşumlarla - varlıklarla - idrakını genişletmek suretiyle, beyindeki kullanılır alanın genişlemesiyle)!

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Ahmet Tekin = Göğü, sonsuz kudretimizle, sayısız teknikle, tutarlı kanunlarla, enerji yükleyerek, nimetlerle dolu olarak biz yükseltip düzenledik, tavan olarak inşa ettik. Ve onu elbette biz genişletmeye, enerji yüklemeye devam ediyoruz, rızkı bollaştırıyoruz. Bunların hepsini yapmaya bizim gücümüz kudretimiz yeter.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Ahmet Varol = Göğü de biz güçle bina ettik ve biz onu genişletmekteyiz. [4]

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Ali Bulaç = Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Ali Fikri Yavuz = (Bir de semaya bakın), biz onu kuvvetle bina ettik. Muhakkak ki biz, büyük kudrete sahibiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Ali Ünal = Göğe gelince: onu çok sağlam bir şekilde bina ettik; Biz çok geniş bir kudret ve hakimiyet sahibiyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Bayraktar Bayraklı = Göğü kendi kudretimizle biz bina ettik ve biz elbette genişleticiyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Bekir Sadak = Gogu, gucumuzle Biz kurduk; suphesiz biz onu genisleticiyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Celal Yıldırım = Göğü de kudretimizle yapıp kurduk. Şüphesiz ki biz, hep genişleticileriz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Cemal Külünkoğlu = Göğü biz kudretimizle bina ettik. Şüphesiz onu genişleten de biziz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Diyanet İşleri (eski) = Göğü, gücümüzle Biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Diyanet Vakfi = Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Edip Yüksel = Göğü gücümüzle biz kurduk ve onu biz genişletmekteyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bir de Semaya bakın biz onu kuvvetle bina ettik ve şübhe yok ki biz çok vüs'a malikiz

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir de göğe bakın! Biz onu kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki Biz onu genişletmeye de malikiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Biz göğü kudretimizle bina ettik. Hiç şüphesiz biz, çok genişlik ve kudret sahibiyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Gültekin Onan = Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz biz, (onu) genişleticiyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Harun Yıldırım = Biz göğü büyük bir kudretle bina ettik ve şüphesiz biz genişleticileriz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Hasan Basri Çantay = Biz göğü kuvvetle bina etdik. Çünkü biz muhakkak ve mutlak bir (vüs'at ve) kudrete mâlikizdir.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Hayrat Neşriyat = Göğü de kuvvet(imiz)le binâ ettik; ve şübhe yok ki biz, elbette (devamlı sûrette onu)genişleticileriz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 İbni Kesir = Göğü gücümüzle Biz kurduk. Ve muhakkak ki Biz, genişleticiyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Kadri Çelik = Biz göğü büyük bir kudretle bina ettik ve şüphesiz biz, kudret sahibiyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Muhammed Esed = Evreni (yaratıcı) güc(ümüz) ile inşa eden Biziz; ve şüphesiz Biziz onu istikrarlı bir şekilde genişleten.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Mustafa İslamoğlu = Bütün bir göğü kendi güç ve kudretimizle Biz inşa ettik ve onu sürekli genişleten de Biziz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (45-47) Artık bir kalkınmaya da güç yetiremediler ve yardım görücüler de olmadılar. Nûh kavmini de evvelce (helâk ettik). Şüphe yok ki, onlar fâsıklar olan bir kavim olmuşlardı. Ve göğü bir kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki, biz elbette kâdirleriz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Ömer Öngüt = Göğü kendi ellerimizle biz bina ettik ve biz onu elbette genişleticiyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Şaban Piriş = Göğü ellerimizle bina ettik. Çünkü biz, çok güçlüyüz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Sadık Türkmen = Evreni/göğü/uzayı kuvvetle, sapasağlam bina ettik/kurduk. Ve şüphesiz Biz onu genişletiyoruz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Seyyid Kutub = Göğü gücümüzle biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Suat Yıldırım = Göğü Biz çok sağlam bir şekilde bina ettik, onu genişleten Biziz. Çünkü Biz geniş kudret ve hakimiyet sahibiyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Süleyman Ateş = Göğü sağlam yaptık, biz genişleticiyiz (kudretimiz geniştir, göğü öyle genişleten biziz).

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Tefhim-ul Kuran = Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz biz, (onu) genişletici olanlarız.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Ümit Şimşek = Göğü elimizle Biz bina ettik ve Biz genişleticiyiz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Göğe gelince, onu biz ellerimizle kurduk. Hiç kuşkusuz, biz, genişleticileriz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 İskender Ali Mihr = Ve sema; Biz onu büyük bir kudret ile bina ettik. Ve muhakkak ki (onu) genişletici olan elbette Biziz.

mûsiûne

  Zâriyât / 47 -

 İlyas Yorulmaz = Biz her şeyi kuşatıcı olarak, gökyüzünü bir güçle bina ettik.