Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
mâ agnâ an-hum
Diyanet İşleri = (Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamazdı.
mâ agnâ an-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = O yaşayıp geçinmeleri, onları herhangi bir sûretle kurtarabilir mi ki?
mâ agnâ an-hum
Abdullah Parlıyan = o yaşayıp, geçinip gitmeleri, onları herhangi bir surette kurtarabilir mi ki?
mâ agnâ an-hum
Adem Uğur = Faydalandırıldıkları nimetler onlara hiç yarar sağlamayacaktır.
mâ agnâ an-hum
Ahmed Hulusi = Sahip olduklarıyla yaşadıkları zevkler, onlara hiçbir yarar sağlamaz!
mâ agnâ an-hum
Ahmet Tekin = Sahip oldukları servetler ve refahları, vaktiyle kendilerine verilmiş olan fırsatlar, devamlı tehdit edildikleri azaptan kendilerini kurtaramadı.
mâ agnâ an-hum
Ali Bulaç = Onların 'meta ile yararlandıkları' şey, kendilerini (görecekleri azabtan) bağımsız kılamaz.
mâ agnâ an-hum
Ali Fikri Yavuz = O yaşadıkları zevkin kendilerine hiç faydası olmıyacaktır.
mâ agnâ an-hum
Ali Ünal = Bu durumda, daha yıllarca hayatta bırakılmış olmaları onlara hiçbir fayda vermeyecektir ki.
mâ agnâ an-hum
Bayraktar Bayraklı = Bekletilmiş olmaları kendilerine ne fayda verecek?
mâ agnâ an-hum
Bekir Sadak = (205-20) 7 Bana soylesene, Biz onlara yillar yili nimetler vermis olsak, sonra da tehdit edildikleri sey baslarina gelse, kendilerine verilmis olan nimetler onlara bir fayda saglar mi?
mâ agnâ an-hum
Celal Yıldırım = O yararlandırılıp geçindirildikleri bolluk ve refahın kendilerine bir faydası olur mu ?
mâ agnâ an-hum
Cemal Külünkoğlu = Kendilerine vaktiyle verilmiş olan fırsatlar onlara hiçbir fayda sağlamaz.
mâ agnâ an-hum
Diyanet İşleri (eski) = (205-207) Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?
mâ agnâ an-hum
Diyanet Vakfi = Faydalandırıldıkları nimetler onlara hiç yarar sağlamayacaktır.
mâ agnâ an-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = O yaşatıldıkları zevkın kendilerine hiç faidesi olmıyacaktır
mâ agnâ an-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = o yaşatıldıkları zevkin kendilerine hiç faydası olmayacaktır.
mâ agnâ an-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O yaşadıkları zevkin kendilerine hiçbir faydası olmayacaktır.
mâ agnâ an-hum
Gültekin Onan = Onların 'meta ile yararlandıkları' şey, kendilerini (görecekleri azabtan) bağımsız kılamaz.
mâ agnâ an-hum
Harun Yıldırım = Faydalandırıldıkları nimetler onlara hiç yarar sağlamayacaktır.
mâ agnâ an-hum
Hasan Basri Çantay = (205-206-207) Şimdi sen bana haber ver: Biz onları senelerce yaşatıb fâidelendirsek de sonra kendilerine tehdîd olunageldikleri (azâb gelib) çatıverse o yaşayıb fâidelenmiş oldukları (yıllar) kendilerini kurtarabilir mi?
mâ agnâ an-hum
Hayrat Neşriyat = Faydalandırılmakta oldukları şeyler (ni'metler o gün) kendilerine bir fayda vermez.
mâ agnâ an-hum
Kadri Çelik = Onların yararlandıkları şey, kendilerini (görecekleri azaptan) müstağni kılamaz.
mâ agnâ an-hum
Muhammed Esed = kendilerine vaktiyle verilmiş olan fırsatın onlara ne yararı olabilir?
mâ agnâ an-hum
Mustafa İslamoğlu = safa sürerek kaçırdıkları bu fırsatın kendilerine bir yararı dokunabilir mi?
mâ agnâ an-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = O faidelenmiş oldukları şey, onları neden kurtarabilir?
mâ agnâ an-hum
Ömer Öngüt = Faydalandırıldıkları nimetler onlara hiçbir fayda sağlamaz.
mâ agnâ an-hum
Sadık Türkmen = Yine de nimetlerle yaşatılmaları onlara hiç fayda vermez!
mâ agnâ an-hum
Seyyid Kutub = Vaktiyle refah içinde geçirdikleri hayat kendilerine hiçbir fayda sağlamaz.
mâ agnâ an-hum
Suat Yıldırım = (205-207) Ne dersin? Onları yıllarca yaşatsak da, sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse, onca seneler yaşayıp zevklenmeleri kendilerini kurtarabilir mi?
mâ agnâ an-hum
Süleyman Ateş = O yaşatıldıkları (zevk-u sefâ sürdükleri) şeyler, kendilerine ne yarar sağlardı?
mâ agnâ an-hum
Tefhim-ul Kuran = Onların 'meta ile yararlandıkları' şey, kendilerini (görecekleri azabtan) bağımsız kılamaz.
mâ agnâ an-hum
Yaşar Nuri Öztürk = O yararlandıkları nimetler onların hiçbir işine yaramaz.
mâ agnâ an-hum
İskender Ali Mihr = Onların metalandırıldıkları şeyler, onlara fayda vermez (onları müstağni kılmaz).
mâ agnâ an-hum
İlyas Yorulmaz = Ancak onlara verilen geçimliklerin hiçbirisi fayda sağlamayacak.