Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Diyanet İşleri = “Bana inanmadınızsa benden uzak durun.”

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bana inanmıyorsanız bırakın tek başıma beni.

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Abdullah Parlıyan = Ve eğer bana inanmıyorsanız, hiç olmazsa yolumdan çekilin.”

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Adem Uğur = Eğer bana inanmazsanız, hiç değilse yanımdan uzaklaşın.

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Ahmed Hulusi = "Bana iman etmediyseniz, hiç olmazsa benden uzaklaşın!"

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Ahmet Tekin = 'Bana itimat edip güvenmiyorsanız eğer, bari yolumdan çekilin, zulüm ve işkence yapmayın, faaliyetlerimi engellemeyin.'

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Ahmet Varol = Eğer bana iman etmediyseniz, benden uzaklaşın.

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Ali Bulaç = "Eğer bana inanmıyorsanız, bu durumda benden kopup ayrılın."

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Ali Fikri Yavuz = Eğer bana iman etmezseniz (peygamberliğimi tasdik etmezseniz), benden ayrılın, çekilin.”

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Ali Ünal = “Eğer bana inanmıyorsanız, o zaman bana ilişmeyin ve beni serbest bırakın.”

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Bayraktar Bayraklı = “Eğer bana inanmıyorsanız, hiç olmazsa yanımdan uzaklaşınız.”

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Bekir Sadak = «ana inanmazsaniz, basimdan cekilin.»

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Celal Yıldırım = Eğer bana inanmıyorsanız, beni yalnız başıma bırakıp çekilin.

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Cemal Külünkoğlu = “Bana inanmıyorsanız, benden uzak durun!”

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Bana inanmazsanız, başımdan çekilin.'

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Diyanet Vakfi = Eğer bana inanmazsanız, hiç değilse yanımdan uzaklaşın.

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Edip Yüksel = 'Bana inanmıyorsanız, bari beni yalnız bırakın.'

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Onun için eğer bana iyman etmezseniz bari benden çekilin

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Eğer bana iman etmezseniz, bari ben(im çevrem)den çekilin!»

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Eğer siz bana iman etmezseniz hemen yanımdan uzaklaşın.»

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Gültekin Onan = "Eğer bana inanmıyorsanız, bu durumda benden kopup ayrılın."

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Harun Yıldırım = “Eğer bana inanmıyorsanız, bu durumda benden kopupayrılın.”

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Hasan Basri Çantay = "Eğer bana inanmazsanız, başımdan çekilin gidin!"

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Hayrat Neşriyat = 'Eğer bana îmân etmiyorsanız, bâri benden uzak durun (da ilişmeyin)!'

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 İbni Kesir = Eğer bana inanmazsanız; benden uzaklaşıp gidin.

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Kadri Çelik = “Eğer siz bana iman etmiyorsanız, bu durumda benden kopup ayrılın.”

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Muhammed Esed = Ve eğer bana inanmıyorsanız, (hiç olmazsa) yolumdan çekilin!"

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Mustafa İslamoğlu = Ama eğer bana inanmıyorsanız, bari yolumdan çekilin!"

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Ve eğer bana imân etmeyecek iseniz artık benden ayrılın.»

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Ömer Öngüt = "Eğer bana inanmazsanız, başımdan çekilin gidin!"

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Şaban Piriş = Eğer bana iman etmediyseniz, benden uzak durun.

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Sadık Türkmen = Eğer bana inanmıyorsanız, hiç değilse benden uzak durun/engellemeyin” (dedi).

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Seyyid Kutub = Eğer bana inanmadınızsa bari yolumdan çekilin.

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Suat Yıldırım = (19-21) Sakın Allah’a baş kaldırmayın, zira ben size apaçık bir delil getiriyorum. Beni taşlayıp öldürmenizden, benim de sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığınıyorum. Bana inanmıyorsanız, bari beni kendi halime bırakın (bana kötülük etmeyin)."

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Süleyman Ateş = "Eğer bana inanmadınızsa bari ben(im yolum)dan çekilin."

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Tefhim-ul Kuran = «Eğer siz bana iman etmiyorsanız, bu durumda benden kopup ayrılın.»

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Ümit Şimşek = 'Bana inanmasanız bile, hiç olmazsa bana ilişmeyin.'

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Bana inanmadınızsa bari benden uzak durun!"

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 İskender Ali Mihr = Eğer bana inanmıyorsanız artık benden uzaklaşın.

lem tû’minû

  Duhân / 21 -

 İlyas Yorulmaz = “Eğer bana inanmıyorsanız, beni bırakın” dedi.

lem tû’minû

  Hucurât / 14 -

 Diyanet İşleri = Bedevîler “İman ettik” dediler. De ki: “İman etmediniz. (Öyle ise, “iman ettik” demeyin.) “Fakat boyun eğdik” deyin. Henüz iman kalplerinize girmedi. Eğer Allah’a ve Peygamberine itaat ederseniz, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

lem tû’minû

  Hucurât / 14 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bedeviler, inandık dediler; de ki: İnanmadınız ve fakat Müslüman olduk deyin ve inanç, henüz gönüllerinize girmedi sizin ve Allah'a ve Peygamberine itâat ederseniz yaptığınız iyiliklerin sevâbından hiçbir şey eksilmez, şüphe yok ki Allah, suçları örter, rahîmdir.

lem tû’minû

  Hucurât / 14 -

 Abdullah Parlıyan = Çölde yaşayanlardan, yani bedevîlerden bir kısmı kıtlık yılında, ganimetlerden istifade etmek için, savaşı bırakıp Medine'ye gelerek “İnandık” dediler. De ki: “Siz henüz imana ermediniz, fakat İslâm olduk deyin, çünkü siz şeklen güvenliğiniz için İslâm'a girdiniz. Çünkü iman gönülden olur, İslâm ise itaat ederek, barışa girmek, savaşı bırakmaktır. Böylece savaşı bırakmakla, İslâm olup güvene girdiniz, fakat iman henüz kalplerinize girmedi. Ama Allah'a ve elçisine itaat ederseniz, Allah yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. Çünkü Allah, çok acıyan ve çok bağışlayandır.”

lem tû’minû

  Hucurât / 14 -

 Adem Uğur = Bedevîler "İnandık" dediler. De ki: Siz iman etmediniz, ama "Boyun eğdik" deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi. Eğer Allah'a ve elçisine itaat ederseniz, Allah işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

lem tû’minû

  Hucurât / 14 -

 Ahmed Hulusi = Bedevîler (kabileler - aşiretler hâlinde şartlanmalarla cahilce yaşayanlar): "İman ettik" dediler. . . De ki: "İman etmediniz! Fakat 'müslüman olduk' deyin! İman henüz bilincinizde açıklık kazanıp yerleşmemiştir! Eğer itaat ederseniz Allâh'a ve Rasûlüne, (Allâh) çalışmalarınızdan hiçbir şey eksiltmez. . . Muhakkak ki Allâh Ğafûr'dur, Rahıym'dir. "

lem tû’minû

  Hucurât / 14 -

 Ahmet Tekin = Bedevî Araplar, her kafadan bir ses çıkararak: 'İman ettik.' dediler. Onlara;'İman etmediniz. Fakat boyun eğerek İslâm toplumuna girdik, diyebilirsiniz.' de. Henüz iman kalplerinize, kafalarınıza yerleşmedi. Eğer Allah’a ve Rasulüne itaat ederseniz, Kur’ân’ı ve sünneti uygularsanız Allah, amellerinizin sevaplarından hiçbir şey eksiltmeden sizi mükâfatlandırır. Allah kullarını koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.

lem tû’minû

  Hucurât / 14 -

 Ahmet Varol = Bedeviler: 'İman ettik' dediler. De ki: 'Siz iman etmediniz. Ancak 'teslim olduk' deyin. Fakat iman henüz kalplerinize girmemiştir. Eğer Allah'a ve elçisine itaat ederseniz O sizin amellerinizden hiçbir şey eksiltmez. Şüphesiz Allah bağışlayandır, rahmet edendir.'

lem tû’minû

  Hucurât / 14 -

 Ali Bulaç = Bedeviler, dedi ki: "İman ettik." De ki: "Siz iman etmediniz; ancak "İslam (müslüman veya teslim) olduk deyin. İman henüz kalplerinize girmiş değildir. Eğer Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederseniz, O, sizin amellerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir."

lem tû’minû

  Hucurât / 14 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ganimet hevesi ile görünüşte İslâm’ı kabul eden bazı) Bedevî’ler: “- Biz, gerçekten iman ettik.” dediler. (Ey Rasûlüm, onlara) de ki: “-Siz kalblerinizle iman etmediniz. Ancak biz (kılıç korkusundan ve İslâm nimetinden faydalanmak için) müslüman gözüktük” deyin. Henüz iman kalblerinize girmemiştir. Eğer Allah’a ve Peygamberine itaat ederseniz, sizin amellerinizden (Allah) hiç bir şey eksiltmez. Çünkü Allah Gafûr’dur= mağfireti boldur, Rahim’dir= çok merhametlidir.

lem tû’minû

  Hucurât / 14 -

 Ali Ünal = (Birtakım) çöl sakinleri (bedevîler), “Biz de iman ettik.” diyorlar. De ki: “Hayır, siz iman etmediniz. Bu sebeple, ‘Biz, (İslâm idaresine teslimiyetle) Müslümanlar olduk.’ deyin. İman, henüz kalblerinize girmedi.” Ama Allah’a ve Rasûlü’ne itaat ederseniz, Allah yaptıklarınızın mükâfatından hiçbir şey eksiltmeyecektir. Allah, bağışlaması pek bol olandır, (Kendisi’ne itaatte bulunan kullarına karşı) hususî rahmetiyle muamele edendir.