Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Diyanet İşleri = Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Orada ne bir yorgunluk duyarlar, ne de oradan çıkarılırlar.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Abdullah Parlıyan = O cennetlerde onlara, hiçbir yorgunluk ve bitkinlik erişmez ve oradan çıkarılacak da değillerdir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Adem Uğur = Onlara orada hiçbir yorgunluk gelmeyecek ve onlar, oradan çıkarılmayacaklardır.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Ahmed Hulusi = Onda onlara bir yorgunluk dokunmaz (enerjileri tükenmez). . . Onlar oradan hiçbir zaman çıkarılmazlar.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Ahmet Tekin = Onlara orada hiçbir yorgunluğa, zahmete katlanmayacaklar. Onlar oradan çıkarılmayacaklar da.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Ahmet Varol = Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değildirler.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Ali Bulaç = Orada onlara hiç bir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak değildirler.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Ali Fikri Yavuz = Orada kendilerine hiç bir zahmet dokunmaz ve oradan çıkarılacak da değillerdir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Ali Ünal = Orada hiçbir zahmet ve meşakkate maruz kalmazlar ve oradan asla çıkarılmazlar da.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Bayraktar Bayraklı = Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmayacak ve onlar oradan çıkarılmayacaktır.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Bekir Sadak = Onlar orada bir yorgunluk hissetmezler. Oradan cikarilacak da degillerdir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Celal Yıldırım = Orada onlara hiçbir zahmet ve yorgunluk dokunmaz ve onlar bir daha oradan çıkarılacak da değillerdir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Cemal Külünkoğlu = (47-48) Biz, onların gönüllerindeki kini söküp atmışızdır. Onlar artık köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar. Onlar orada bıkkınlık hissetmezler, oradan çıkarılmaları da söz konusu değildir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onlar orada bir yorgunluk hissetmezler. Oradan çıkarılacak da değillerdir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Diyanet Vakfi = Onlara orada hiçbir yorgunluk gelmeyecek ve onlar, oradan çıkarılmayacaklardır.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Edip Yüksel = Orada onlara hiç bir yorgunluk dokunmaz ve oradan da çıkarılacak değillerdir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Orada kendilerine hiç bir zahmet dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değildirler

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Orada kendilerine hiçbir zahmet dokunmaz; onlar, oradan çıkarılacak da değillerdir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Orada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Gültekin Onan = Orada onlara hiç bir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak değildirler.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Harun Yıldırım = Onlara orada hiçbir yorgunluk gelmeyecek ve onlar, oradan çıkarılmayacaklardır.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Hasan Basri Çantay = Orada bunlara hiçbir yorgunluk ve zahmet değmeyecek. Oradan bunlar çıkarılacak da değildirler.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Hayrat Neşriyat = Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak kimseler değillerdir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 İbni Kesir = Onlara orada hiç bir yorgunluk ve zahmet değmez. Oradan çıkarılacak da değillerdir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Kadri Çelik = Orda onlara hiç bir sıkıntı dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak kimseler de değildirler.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Muhammed Esed = Orada (bu esenlik, bahtiyarlık içinde) yorgunluk, bitkinlik ilişmeyecek onlara; ve oradan asla çıkarılmayacaklar.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Mustafa İslamoğlu = Orada onlar ne bir yorgunluk ve zahmete katlanacaklar, ne de oradan çıkarılacaklar.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Onlara orada bir zahmet dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Ömer Öngüt = Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz. Onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Şaban Piriş = Onlara, orada hiçbir yorgunluk ve zahmet hissetmeleri yoktur. Ve onlar, oradan hiç çıkarılmazlar.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Sadık Türkmen = Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılmayacaklardır.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Seyyid Kutub = Onlar orada bıkkınlık hissetmezler, oradan çıkarılmaları da sözkonusu değildir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Suat Yıldırım = Orada kendilerine hiç bir zahmet ve meşakkat dokunmaz, oradan hiç çıkarılmazlar.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Süleyman Ateş = Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Tefhim-ul Kuran = Orada onlara hiç bir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak değildirler.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Ümit Şimşek = Orada yorgunluk nedir bilmezler; ve oradan hiçbir zaman çıkarılacak değillerdir.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Orada kendilerine zahmet/yorgunluk dokunmaz. Oradan çıkarılmazlar da.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 İskender Ali Mihr = Onlara, orada bir yorgunluk dokunmaz. Ve onlar, oradan çıkarılacak değildirler.

lâ yemessu-hum

  Hicr / 48 -

 İlyas Yorulmaz = Orada onlara hiçbir zorluk dokunmaz ve onlar oradan asla çıkartılmazlar.

lâ yemessu-hum

  Zümer / 61 -

 Diyanet İşleri = Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları başarıları sebebiyle kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz. Onlar üzülmezler de.

lâ yemessu-hum

  Zümer / 61 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah, kendisinden çekinenleri, kurtuluşlarına sebep olan şeyle kurtarır, onlar, bir kötülüğe uğramazlar ve mahzun da olmazlar.

lâ yemessu-hum

  Zümer / 61 -

 Abdullah Parlıyan = Ama Allah kendisine karşı sorumluluk bilinci duyanları kurtuluşlarına sebeb olan şeyle kurtarır, onlar bir kötülüğe uğramazlar ve mahzun da olmazlar.

lâ yemessu-hum

  Zümer / 61 -

 Adem Uğur = Korunup sakınanları Allah, kendi başarıları yüzünden kurtarır. Ne kötülük dokunur onlara ne de kederlenirler.

lâ yemessu-hum

  Zümer / 61 -

 Ahmed Hulusi = Allâh korunanları, açığa çıkardıkları başarılarla kurtuluşa erdirir! Onlara kötülük dokunmaz ve onlar mahzun da olmazlar.

lâ yemessu-hum

  Zümer / 61 -

 Ahmet Tekin = Allah, kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp azaptan korunanları, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan, takvâya dayalı düzeni benimseyen mü’minleri, başarıları sebebiyle kurtuluşa erdirir. Onlara kötülük, azap dokunmaz. Onlar hiç üzülmezler de.

lâ yemessu-hum

  Zümer / 61 -

 Ahmet Varol = Allah takva sahiplerini zafere ulaşmalarıyla kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz ve onlar üzülmezler de.

lâ yemessu-hum

  Zümer / 61 -

 Ali Bulaç = Allah, takva sahiplerini (inanarak ve inançlarını uygulayarak) zafere ulaşmaları dolayısıyla kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz ve onlar hüzne kapılmayacaklardır.

lâ yemessu-hum

  Zümer / 61 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah, takva sahiblerini imanları sebebiyle kurtuluşa erdirir. Onlara fenalık dokunmaz ve onlar mahzun da olmazlar.

lâ yemessu-hum

  Zümer / 61 -

 Ali Ünal = Allah, O’na gönülden saygı besleyen, O’na karşı gelmekten, dolayısıyla O’nun azabından sakınanları, Allah yolundaki kazançları sebebiyle (Cehennem’den) kurtaracak ve onlara hiçbir fenalık dokunmadığı gibi, herhangi bir sebeple mahzun da olacak değillerdir.