Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
lâ yemessu-hum
Diyanet İşleri = Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.
lâ yemessu-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Orada ne bir yorgunluk duyarlar, ne de oradan çıkarılırlar.
lâ yemessu-hum
Abdullah Parlıyan = O cennetlerde onlara, hiçbir yorgunluk ve bitkinlik erişmez ve oradan çıkarılacak da değillerdir.
lâ yemessu-hum
Adem Uğur = Onlara orada hiçbir yorgunluk gelmeyecek ve onlar, oradan çıkarılmayacaklardır.
lâ yemessu-hum
Ahmed Hulusi = Onda onlara bir yorgunluk dokunmaz (enerjileri tükenmez). . . Onlar oradan hiçbir zaman çıkarılmazlar.
lâ yemessu-hum
Ahmet Tekin = Onlara orada hiçbir yorgunluğa, zahmete katlanmayacaklar. Onlar oradan çıkarılmayacaklar da.
lâ yemessu-hum
Ahmet Varol = Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değildirler.
lâ yemessu-hum
Ali Bulaç = Orada onlara hiç bir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak değildirler.
lâ yemessu-hum
Ali Fikri Yavuz = Orada kendilerine hiç bir zahmet dokunmaz ve oradan çıkarılacak da değillerdir.
lâ yemessu-hum
Ali Ünal = Orada hiçbir zahmet ve meşakkate maruz kalmazlar ve oradan asla çıkarılmazlar da.
lâ yemessu-hum
Bayraktar Bayraklı = Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmayacak ve onlar oradan çıkarılmayacaktır.
lâ yemessu-hum
Bekir Sadak = Onlar orada bir yorgunluk hissetmezler. Oradan cikarilacak da degillerdir.
lâ yemessu-hum
Celal Yıldırım = Orada onlara hiçbir zahmet ve yorgunluk dokunmaz ve onlar bir daha oradan çıkarılacak da değillerdir.
lâ yemessu-hum
Cemal Külünkoğlu = (47-48) Biz, onların gönüllerindeki kini söküp atmışızdır. Onlar artık köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar. Onlar orada bıkkınlık hissetmezler, oradan çıkarılmaları da söz konusu değildir.
lâ yemessu-hum
Diyanet İşleri (eski) = Onlar orada bir yorgunluk hissetmezler. Oradan çıkarılacak da değillerdir.
lâ yemessu-hum
Diyanet Vakfi = Onlara orada hiçbir yorgunluk gelmeyecek ve onlar, oradan çıkarılmayacaklardır.
lâ yemessu-hum
Edip Yüksel = Orada onlara hiç bir yorgunluk dokunmaz ve oradan da çıkarılacak değillerdir.
lâ yemessu-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = Orada kendilerine hiç bir zahmet dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değildirler
lâ yemessu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Orada kendilerine hiçbir zahmet dokunmaz; onlar, oradan çıkarılacak da değillerdir.
lâ yemessu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Orada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir.
lâ yemessu-hum
Gültekin Onan = Orada onlara hiç bir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak değildirler.
lâ yemessu-hum
Harun Yıldırım = Onlara orada hiçbir yorgunluk gelmeyecek ve onlar, oradan çıkarılmayacaklardır.
lâ yemessu-hum
Hasan Basri Çantay = Orada bunlara hiçbir yorgunluk ve zahmet değmeyecek. Oradan bunlar çıkarılacak da değildirler.
lâ yemessu-hum
Hayrat Neşriyat = Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak kimseler değillerdir.
lâ yemessu-hum
İbni Kesir = Onlara orada hiç bir yorgunluk ve zahmet değmez. Oradan çıkarılacak da değillerdir.
lâ yemessu-hum
Kadri Çelik = Orda onlara hiç bir sıkıntı dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak kimseler de değildirler.
lâ yemessu-hum
Muhammed Esed = Orada (bu esenlik, bahtiyarlık içinde) yorgunluk, bitkinlik ilişmeyecek onlara; ve oradan asla çıkarılmayacaklar.
lâ yemessu-hum
Mustafa İslamoğlu = Orada onlar ne bir yorgunluk ve zahmete katlanacaklar, ne de oradan çıkarılacaklar.
lâ yemessu-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = Onlara orada bir zahmet dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.
lâ yemessu-hum
Ömer Öngüt = Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz. Onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.
lâ yemessu-hum
Şaban Piriş = Onlara, orada hiçbir yorgunluk ve zahmet hissetmeleri yoktur. Ve onlar, oradan hiç çıkarılmazlar.
lâ yemessu-hum
Sadık Türkmen = Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılmayacaklardır.
lâ yemessu-hum
Seyyid Kutub = Onlar orada bıkkınlık hissetmezler, oradan çıkarılmaları da sözkonusu değildir.
lâ yemessu-hum
Suat Yıldırım = Orada kendilerine hiç bir zahmet ve meşakkat dokunmaz, oradan hiç çıkarılmazlar.
lâ yemessu-hum
Süleyman Ateş = Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.
lâ yemessu-hum
Tefhim-ul Kuran = Orada onlara hiç bir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak değildirler.
lâ yemessu-hum
Ümit Şimşek = Orada yorgunluk nedir bilmezler; ve oradan hiçbir zaman çıkarılacak değillerdir.
lâ yemessu-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Orada kendilerine zahmet/yorgunluk dokunmaz. Oradan çıkarılmazlar da.
lâ yemessu-hum
İskender Ali Mihr = Onlara, orada bir yorgunluk dokunmaz. Ve onlar, oradan çıkarılacak değildirler.
lâ yemessu-hum
İlyas Yorulmaz = Orada onlara hiçbir zorluk dokunmaz ve onlar oradan asla çıkartılmazlar.
lâ yemessu-hum
Diyanet İşleri = Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları başarıları sebebiyle kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz. Onlar üzülmezler de.
lâ yemessu-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Allah, kendisinden çekinenleri, kurtuluşlarına sebep olan şeyle kurtarır, onlar, bir kötülüğe uğramazlar ve mahzun da olmazlar.
lâ yemessu-hum
Abdullah Parlıyan = Ama Allah kendisine karşı sorumluluk bilinci duyanları kurtuluşlarına sebeb olan şeyle kurtarır, onlar bir kötülüğe uğramazlar ve mahzun da olmazlar.
lâ yemessu-hum
Adem Uğur = Korunup sakınanları Allah, kendi başarıları yüzünden kurtarır. Ne kötülük dokunur onlara ne de kederlenirler.
lâ yemessu-hum
Ahmed Hulusi = Allâh korunanları, açığa çıkardıkları başarılarla kurtuluşa erdirir! Onlara kötülük dokunmaz ve onlar mahzun da olmazlar.
lâ yemessu-hum
Ahmet Tekin = Allah, kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp azaptan korunanları, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan, takvâya dayalı düzeni benimseyen mü’minleri, başarıları sebebiyle kurtuluşa erdirir. Onlara kötülük, azap dokunmaz. Onlar hiç üzülmezler de.
lâ yemessu-hum
Ahmet Varol = Allah takva sahiplerini zafere ulaşmalarıyla kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz ve onlar üzülmezler de.
lâ yemessu-hum
Ali Bulaç = Allah, takva sahiplerini (inanarak ve inançlarını uygulayarak) zafere ulaşmaları dolayısıyla kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz ve onlar hüzne kapılmayacaklardır.
lâ yemessu-hum
Ali Fikri Yavuz = Allah, takva sahiblerini imanları sebebiyle kurtuluşa erdirir. Onlara fenalık dokunmaz ve onlar mahzun da olmazlar.
lâ yemessu-hum
Ali Ünal = Allah, O’na gönülden saygı besleyen, O’na karşı gelmekten, dolayısıyla O’nun azabından sakınanları, Allah yolundaki kazançları sebebiyle (Cehennem’den) kurtaracak ve onlara hiçbir fenalık dokunmadığı gibi, herhangi bir sebeple mahzun da olacak değillerdir.