Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Diyanet İşleri = Çünkü onlar, bundan önce (dünyada varlık içinde) sefahata dalmış ve azgın kimselerdi.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bundan önce onlar, nîmetler içindeydi.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Abdullah Parlıyan = Çünkü onlar, dünyada nimet içinde yüzüyor ve istedikleri gibi yaşıyorlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Adem Uğur = Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak ki onlar bundan önce, dünyevî - şehvanî zevklerin bolluğu içinde şımarandılar!

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Ahmet Tekin = Onlar, bundan önce, varlık içinde, sefahata dalmışlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Ahmet Varol = Çünkü onlar bundan önce varlık içinde şımartılmışlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Ali Bulaç = Çünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Ali Fikri Yavuz = Çünkü onlar, bundan önce (dünyada) zevklerine düşkündüler;

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Ali Ünal = Çünkü onlar, dünyada iken hiçbir ahlâ kî kaygı taşımadan zevk ve refah içinde pek şımarıktılar.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Bayraktar Bayraklı = (42-46) İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar. Çünkü onlar bundan önce, varlık içinde sefahete dalmışlardı. Büyük günahı işlemekte ısrar edip dururlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Bekir Sadak = (45-46) Cunku onlar, bundan once, dunyada, nimet icinde bulunurlar iken, buyuk gunah islemekte direnir dururlardi.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Celal Yıldırım = Şüphesiz onlar bundan önce refah içinde,

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Cemal Külünkoğlu = Çünkü onlar, bundan önce (dünyada varlık içinde) şımartılmış kimselerdi.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Diyanet İşleri (eski) = (45-46) Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Diyanet Vakfi = Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Edip Yüksel = Bundan önce onlar konfor içinde şımarmışlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Çünkü onlar bundan evvel mütrefîn: Keyflerine düşkün şımarık müsrifîn idiler

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Çünkü onlar bundan önce varlık içinde keyiflerine düşkün şımarık müsriflerdi.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Çünkü, geçmişte onlar kendilerini tamamen hazlara kaptırmışlardı,

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Gültekin Onan = Çünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Harun Yıldırım = (44-46) (O gölge) Ne soğuktur, ne de fâidelidir. Çünkü, şüphe yok onlar bundan evvel nîmetlere (zevklerine) düşkünler idiler. Ve büyük günah üzerine ısrar eder olmuşlardır.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Hasan Basri Çantay = Çünkü onlar bundan önce (dünyada iken) varlık içinde şımartılmışlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Hayrat Neşriyat = Çünki onlar, bundan önce (ni'metler içinde) şımartılmış kimseler idiler.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 İbni Kesir = Çünkü onlar, bundan önce varlıkla şımarmış olanlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Kadri Çelik = Çünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Muhammed Esed = Çünkü onlar dünyada iken refah içinde şımarırlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Mustafa İslamoğlu = Çünkü onlar geçmişte refah içinde şımarıp azmıştılar;

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (44-46) (O gölge) Ne soğuktur, ne de fâidelidir. Çünkü, şüphe yok onlar bundan evvel nîmetlere (zevklerine) düşkünler idiler. Ve büyük günah üzerine ısrar eder olmuşlardır.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Ömer Öngüt = Çünkü onlar bundan önce (dünyada iken) varlık içinde şımartılmışlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Şaban Piriş = Çünkü onlar, bundan önce sorumsuzca ve konfor içinde yaşıyorlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Sadık Türkmen = Çünkü onlar, bundan önce varlıkla şımarmış olanlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Seyyid Kutub = Çünkü onlar vaktiyle varlık içinde azıtmışlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Suat Yıldırım = Çünkü onlar dünyada iken refah içinde şımarırlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Süleyman Ateş = Çünkü onlar bundan önce varlık içinde şımartılmışlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Tefhim-ul Kuran = Çünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Ümit Şimşek = Çünkü onlar evvelce varlık içinde şımarmışlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Çünkü şomluk yâranı, bundan önce servet ve refahla şımaranlardı.

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki onlar, daha önce mutrafi idiler (varlık içinde zevklerine dalmışlardı).

kable zâlike

  Vâkı’a / 45 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar dünyada iken kendilerini seçilmiş, ayrıcalıklı görenler olup.