Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
in asaytu
Diyanet İşleri = De ki: “Ben Rabbime isyan edersem gerçekten, büyük bir günün (kıyamet gününün) azabından korkarım.”
in asaytu
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Ben, Rabbime isyan edersem pek büyük günün azâbından korkarım.
in asaytu
Abdullah Parlıyan = De ki: Eğer ben Rabbime isyan edersem, o büyük günün azabından elbette korkarım.
in asaytu
Adem Uğur = De ki: Ben, Rabbim'e isyan edersem gerçekten büyük bir günün (kıyametin) azabından korkarım.
in asaytu
Ahmed Hulusi = De ki: "Ben Rabbime isyan edersem, kesinlikle, aziym sürecin azabından korkarım!"
in asaytu
Ahmet Tekin = 'Ben Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım' de.
in asaytu
Ahmet Varol = De ki: 'Ben Rabbime karşı gelirsem büyük bir günün azabından korkarım.'
in asaytu
Ali Bulaç = De ki: "Şüphesiz ben, Rabbime isyan edersem o büyük günün azabından korkarım."
in asaytu
Ali Fikri Yavuz = De ki: “- Eğer ben, Rabbime isyan edersem, cidden büyük bir günün azabından korkarım.
in asaytu
Ali Ünal = De: “Korkarım ben, eğer Rabbime isyan edecek olursam, çok dehşetli bir günün azabından (korkarım).”
in asaytu
Bayraktar Bayraklı = De ki: “Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım.”
in asaytu
Bekir Sadak = «Ben Rabbime karsi gelirsem, buyuk gunun azabindan korkarim» de.
in asaytu
Celal Yıldırım = De ki: Eğer Rabbime karşı gelirsem, elbette büyük günün azabından korkarım.
in asaytu
Cemal Külünkoğlu = De ki: “Eğer ben, Rabbime karşı saygısızlık edersem, cidden büyük bir günün azabından korkarım!”
in asaytu
Diyanet İşleri (eski) = 'Ben Rabbime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım' de.
in asaytu
Diyanet Vakfi = De ki: Ben, Rabbim'e isyan edersem gerçekten büyük bir günün (kıyametin) azabından korkarım.
in asaytu
Edip Yüksel = 'Rabbime isyan ettiğim taktirde büyük günün azabından korkarım,' de.
in asaytu
Elmalılı Hamdi Yazır = Ben, de: rabbime ısyan edecek olursam cidden büyük bir günün azabından korkarım
in asaytu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: «Ben Rabbime isyan edecek olursam, büyük bir günün azabından korkarım.»
in asaytu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = De ki: «Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım».
in asaytu
Gültekin Onan = De ki: "Kuşkusuz ben, rabbime isyan edersem o büyük günün azabından korkarım."
in asaytu
Harun Yıldırım = De ki: “Muhakkak ki ben Rabbime isyan edersem o büyük günün azabından korkarım.”
in asaytu
Hasan Basri Çantay = De ki: «Eğer ben Rabbime isyan edersem o büyük günün azabından elbette korkarım».
in asaytu
Hayrat Neşriyat = De ki: 'Şübhesiz ben eğer Rabbime isyân edersem, büyük bir günün (kıyâmet gününün) azâbından korkarım!'
in asaytu
İbni Kesir = De ki: Ben, Rabbıma karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım.
in asaytu
Kadri Çelik = De ki: “Ben Rabbime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım.”
in asaytu
Muhammed Esed = De ki: "Bakın, (bu şekilde) Rabbime isyan etseydim, o çetin (Hesap) Gün(ün)de (başıma gelecek olan) azaptan korkardım".
in asaytu
Mustafa İslamoğlu = De ki: "Eğer Rabbime karşı gelirsem, elbet korkunç bir günün azabından korkarım."
in asaytu
Ömer Nasuhi Bilmen = De ki: «Eğer ben Rabbime isyan edersem elbette büyük günün azabından korkarım.»
in asaytu
Ömer Öngüt = De ki: “Ben Rabbime isyan edersem, gerçekten büyük bir günün azabından korkarım. ”
in asaytu
Şaban Piriş = De ki: -Ben, Rabbime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım.
in asaytu
Sadık Türkmen = De ki: “Eğer, ben Rabbime isyan edersem; gerçekten büyük bir günün azabından korkarım.”
in asaytu
Seyyid Kutub = De ki; «Eğer Rabbimin buyruklarına karşı gelirsem büyük günün azabından korkarım.»
in asaytu
Suat Yıldırım = De ki: "Ben Rabbime isyan etmem halinde, ileride gelecek büyük bir günün azabından korkarım."
in asaytu
Süleyman Ateş = De ki: "Eğer Rabbime isyân edersem, büyük bir günün azâbından korkarım!"
in asaytu
Tefhim-ul Kuran = De ki: «Şüphesiz ben, Rabbime isyan edersem o büyük günün azabından korkarım.»
in asaytu
Ümit Şimşek = De ki: Rabbime isyan edecek olursam, büyük bir günün azabından korkarım.
in asaytu
Yaşar Nuri Öztürk = Şunu da söyle: "Rabbime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım ben."
in asaytu
İskender Ali Mihr = De ki: “Muhakkak ki ben, eğer Rabbime isyan edersem, büyük günün azabından korkarım.”
in asaytu
İlyas Yorulmaz = Deki “Ben (Allah dan başkalarına kulluk edip) Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım.
in asaytu
Diyanet İşleri = Âyetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, “Ya (bize) bundan başka bir Kur’an getir veya onu değiştir” dediler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edecek olursam, elbette büyük bir günün azabından korkarım.”
in asaytu
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlara apaçık delilleri muhtevî olan âyetlerimiz okunduğu zaman bize kavuşmayı ummayanlar, bize bundan başka bir Kur'ân getir, yahut da değiştir onu dediler. De ki: Ben onu kendiliğimden değiştiremem, ben, ancak bana vahyedilene uyarım ve şüphe yok ki ben, isyân ettiğim takdîrde o pek büyük günün azâbından korkarım.
in asaytu
Abdullah Parlıyan = Ve hal böyleyken, ne zaman ayetlerimiz bütün açıklığıyla, kendilerine okunup ulaştırılsa, o bizim huzurumuza çıkacaklarına inanası gelmeyen kimseler “Ya bize bundan başka bir Kur'ân getir veya bunu değiştir” derler. De ki: “onu kendiliğimden değiştirmem olacak şey değil. Ben ancak bana vahyedilene uyarım. Bakın bu konuda, Rabbime baş kaldıracak olursam, dehşet veren o büyük günün azabından korkarım.”
in asaytu
Adem Uğur = Onlara âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman (öldükten sonra) bize kavuşmayı beklemeyenler: Ya bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir! dediler. De ki: Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, bana vahyolunandan başkasına uymam. Çünkü Rabbime isyan edersem elbette büyük günün azabından korkarım.
in asaytu
Ahmed Hulusi = İşaretlerimiz onlara apaçık deliller olarak okunduğunda, rücu ederek hakikatleri olan Esmâ'nın farkındalığına ermeyeceklerini sananlar: "Bundan başka bir Kur'ân getir yahut Onu değiştir" dediler. . . De ki: "Onu nefsim tarafımdan değiştirmem benim için olacak şey değildir. . . Ben ancak bana vahyolunana tâbi olurum. . . Eğer Rabbime isyan edersem muhakkak ki ben o çok şiddetli sürecin azabından korkarım. "
in asaytu
Ahmet Tekin = Onlara, birliğimizi ispat eden, şirkin bâtıl olduğunu anlatan âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman, bizim huzurumuzda hesaba çekilmeyi mükâfat ve cezayı ummayanlar:'Bundan başka bir Kur’ân getir veya bunu değiştir' dediler. Sen:'Onu kendiliğimden değiştirmem söz konusu olamaz. Ben sadece, bana vahyolunana, Kur’ân’a tâbî olurum. Eğer Rabbime âsi olursam, büyük bir günün azâbına dûçar olmaktan korkarım' de.
in asaytu
Ahmet Varol = Onlara ayetlerimiz apaçık bir şekilde okunduğunda bize kavuşmayı ummayanlar: 'Bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir' derler. De ki: 'Benim onu kendiliğimden değiştirmem sözkonusu olamaz. Ben ancak bana vahyedilene uyuyorum. Ben, Rabbime karşı gelirsem büyük bir günün azabından korkarım.'
in asaytu
Ali Bulaç = Onlara ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda, bizimle karşılaşmayı ummayanlar, derler ki: "Bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir." De ki: "Benim onu kendi nefsimin bir öngörmesi olarak değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, yalnızca bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edersem, gerçekten ben, büyük günün azabından korkarım."
in asaytu
Ali Fikri Yavuz = Böyle iken, âyetlerimiz, müşriklere birer açık delil olarak okunduğu zaman, karşımızda hesap vermeyi ummayanlar: “- Bundan başka bir KUR’AN getir veya bunu değiştir” dediler. Sen de ki: “- Onu kendiliğimden değiştirmekliğim, benim için mümkün değil. Ben, ancak bana vahyolunana uyarım. Ben, Rabbime isyan edersem, gerçekten büyük bir günün (kıyametin) azabından korkarım.”
in asaytu
Ali Ünal = Böyle iken, âyetlerimiz kendilerine gün gibi ortada gerçekler ve onları ispat eden deliller halinde okunduğunda, Bize kavuşma inanç, ümit ve beklentisi içinde olmayanlar (Rasûlümüze:) “Ya bundan başka bir Kur’ân getir ya da bunda değişiklik yap!” tepkisini veriyorlar. De ki: “Benim onda öyle kendiliğimden değişiklik yapmam söz konusu olamaz. Ben, bana ne vahyediliyorsa ancak ona uyarım. Ayrıca, eğer Rabbime karşı gelecek olursam, bu takdirde çok dehşetli bir günün azabından korkarım.”