Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Diyanet İşleri = (146-148) “Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?”

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ekinler içinde, tomurcukları nazik, yumuşak hurmalıklar yanında.

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Abdullah Parlıyan = bu ekinler, bu zarif görünüşlü ince sürgünlü hurmalıklar arasında…

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Adem Uğur = Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında?

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Ahmed Hulusi = "Ekinler ve tomurcuklarıyla hurma ağaçları!"

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Ahmet Tekin = 'Ekinlerin, sebze bahçelerinin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında mı bırakılacaksınız?'

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Ahmet Varol = Ekinlerin ve yumuşak tomurcuklu, hoş hurma ağaçlarının arasında.

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Ali Bulaç = "Ekinler ve yumuşak tomurcuklu göz alıcı hurmalıklar arasında?"

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Ali Fikri Yavuz = Ekinlerin ve meyvası yumuşak, hoş hurma ağaçlarının içinde...

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Ali Ünal = “Ekinler, bostanlar, dalları kırılacak derecede yüklü salkımları sarkan hurmalıklar içinde.

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Bayraktar Bayraklı = “Ekinler, salkımlı hurma ağaçları arasında.”

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Bekir Sadak = (142-15) 2 Kardesleri Salih onlara: «Allah'a karsi gelmekten sakinmaz misiniz? Dogrusu ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim; artik Allah'tan sakinin ve bana itaat edin. Ben buna karsi sizden bir ucret istemiyorum; benim ecrim ancak alemlerin Rabbine aittir. Burada bahcelerde, pinar baslarinda, ekinler, salkimlari sarkmis hurmaliklar arasinda guven icinde birakilir misiniz? Daglarda ustalikla evler oyar misiniz? Artik Allah'tan sakinin, bana itaat edin. Yeryuzunu islah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin» dedi.

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Celal Yıldırım = (146-147-148) Şu bulunduğunuz yerde ; bağlar ve bahçelerde ; pınarlar başında, ekinler içinde, gönül çekici salkım hurmalıklarda güven içinde kendi halinize bırakılacak mısınız?

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Cemal Külünkoğlu = (146-148) “Siz burada, bahçelerin, pınarların içinde, ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında güven içinde kendi halinize bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Diyanet İşleri (eski) = (142-152) Kardeşleri Salih onlara: 'Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin' dedi.

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Diyanet Vakfi = (146-148) Siz burada, bahçelerin, pınarların içinde; ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında güven içinde bırakılacak mısınız (sanırsınız)?

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Edip Yüksel = 'Ekinler ve olgun meyveli hurmalıklar içindesiniz.'

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Lâtıf tal'ı sarkmış hurmalar, ekinler içinde

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = salkımları sarkmış hurmalar, ekinler içinde?

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalar arasında,»

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Gültekin Onan = "Ekinler ve yumuşak tomurcuklu göz alıcı hurmalıklar arasında?"

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Harun Yıldırım = "Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında?"

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Hasan Basri Çantay = «Ekinlerin ve tomurcukları nâzik, yumuşak hurma ağaçlarının içinde».

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Hayrat Neşriyat = (146-148) '(Siz) burada (her belâdan) emîn kimseler olarak bahçeler, pınarlar, ekinler ve tomurcukları olgunlaşan hurmalıklar içinde bırakılacak mısınız (sandınız)?'

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 İbni Kesir = Ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında.

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Kadri Çelik = “Ekinler ve yumuşak tomurcuklu hurmalıklar arasında (öyle mi)?”

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Muhammed Esed = bu ekinler, bu zarif görünüşlü ince sürgünlü hurmalıklar arasında...

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Mustafa İslamoğlu = Ekinler ve iç geçirtecek kadar zarif, olgun ve dolgun hurma salkımlarının sarktığı hurmalıklarda...

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Ve ekinlerin ve tomurcukları latif hurma ağaçlarının içinde?»

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Ömer Öngüt = “Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında. ”

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Şaban Piriş = Ekinler ve yumuşak tomurcuklu hurmalıklar içinde...

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Sadık Türkmen = Ekinler arasında ve yumuşak tomurcuklu hurmalıkların ortasında?

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Seyyid Kutub = Ekinler ve olgun tomurcuklar hurmalar arasında

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Suat Yıldırım = (147-148) Bağlarda, bahçelerde, pınarların başında, ekinler, bostanlar, dalları kırılacak derecede yüklü salkımları sarkan hurmalıklar içinde devamlı kalacağınızı mı sanıyorsunuz?

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Süleyman Ateş = "Ekinler ve yumuşak tomurcuklu güzel hurmalıklar arasında?"

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Tefhim-ul Kuran = «Ekinler ve yumuşak tomurcuklu can alıcı hurmalıklar arasında?»

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Ümit Şimşek = 'Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında?

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar içinde."

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 İskender Ali Mihr = Ve ekinler, çiçekleri açılmış hurmalıklar…

hedîmun

  Şu’arâ / 148 -

 İlyas Yorulmaz = “Tahıllar ve salkım salkım nefis hurmalar içinde bırakılacak mısınız?”