KuranMeali / Ayet Ara
Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Diyanet İşleri = Onların gözleri (korku ile) inecektir.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Abdulbaki Gölpınarlı = Gözleri yere dikilir.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Abdullah Parlıyan = Gözler korkudan donakalacak.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Adem Uğur = Gözler yorgun düşer.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Ahmed Hulusi = Onların görüşleri şaşkın, eziktir!
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Ahmet Tekin = Gözler de zillet içindedir.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Ahmet Varol = Gözleri zilletle düşer,
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Ali Bulaç = Gözler zillet içinde düşecek.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Ali Fikri Yavuz = (Bu kalblerin sahiblerinin) gözleri, korkudan zillet içindedir.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Ali Ünal = Gözleri korkuyla eğilecek (o kalb sahiplerinin).
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Bayraktar Bayraklı = (8-9) Bazı yürekler o gün çarpar; gözleri korkudan aşağı kayar.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Bekir Sadak = Insanlarin gozleri yere doner.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Celal Yıldırım = Gözleri saygı ile yere bakıp kalacak.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Cemal Külünkoğlu = Gözler korkudan yere bakıp kalacak.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Diyanet İşleri (eski) = İnsanların gözleri yere döner.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Diyanet Vakfi = (6-9) Birinci üflemenin (kâinatı) sarstığı, onu ikinci üflemenin takip ettiği gün, işte o gün yürekler kaygıdan oynar, gözlerini korku bürür.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Edip Yüksel = Gözleri ise alçalır.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Elmalılı Hamdi Yazır = Gözleri kalkmaz saygıdan
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Gözler kalkmaz saygıdan.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Gözler kalkmaz saygıdan.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Gültekin Onan = Gözler zillet içinde düşecek.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Harun Yıldırım = Gözleri korkuludur.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Hasan Basri Çantay = (saahiblerinin) gözleri zilletle eğilecekdir.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Hayrat Neşriyat = Gözleri (korkudan), zelîl (yere bakar) bir hâldedir!
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
İbni Kesir = Gözler yere döner.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Kadri Çelik = Gözler öne eğilir.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Muhammed Esed = (ve) gözleri yere bakacak...
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Mustafa İslamoğlu = onların gözleri yıkılmışlığı, bitmişliği temsil edecek.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Ömer Nasuhi Bilmen = Onların gözleri de pek zelilane bir vaziyettedir.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Ömer Öngüt = Gözler zilletle alçalır.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Şaban Piriş = Gözleri korku ile yere eğilmiştir.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Sadık Türkmen = Gözleri donakalır!
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Seyyid Kutub = Gözler korkudan aşağı kayar.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Suat Yıldırım = Gözler yere eğilecek
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Süleyman Ateş = Gözleri (korkudan) aşağı kayar.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Tefhim-ul Kuran = Gözler de zillet içinde düşecek.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Ümit Şimşek = Gözler baygın düşer.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
Yaşar Nuri Öztürk = Onların gözleri yerlere eğilecektir.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
İskender Ali Mihr = Onların bakışları korkudan zillet içindedir.
hâşiatun
Nâzi’ât / 9 -
korkarak, korkudan zillet içinde, boynu bükük
İlyas Yorulmaz = Gözleri korku içerisinde açılmış halde.
hâşiatun
Gâşiye / 2 -
öne eğik, zillet içinde, dehşet içinde
Diyanet İşleri = O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.
hâşiatun
Gâşiye / 2 -
öne eğik, zillet içinde, dehşet içinde
Abdulbaki Gölpınarlı = O gün yüzler eğilirler.
hâşiatun
Gâşiye / 2 -
öne eğik, zillet içinde, dehşet içinde
Abdullah Parlıyan = Bazı yüzler o gün yere bakacak.
hâşiatun
Gâşiye / 2 -
öne eğik, zillet içinde, dehşet içinde
Adem Uğur = O gün bir takım yüzler zelildir,
hâşiatun
Gâşiye / 2 -
öne eğik, zillet içinde, dehşet içinde
Ahmed Hulusi = O gün yüzler (vardır) zilletle yere bakar!
hâşiatun
Gâşiye / 2 -
öne eğik, zillet içinde, dehşet içinde
Ahmet Tekin = O gün, bir takım yüzler zillet içinde, başlar eğilmiştir.
hâşiatun
Gâşiye / 2 -
öne eğik, zillet içinde, dehşet içinde
Ahmet Varol = Bir kısım yüzler, o gün aşağılık içinde eğilmiştir.
hâşiatun
Gâşiye / 2 -
öne eğik, zillet içinde, dehşet içinde
Ali Bulaç = O gün, öyle yüzler vardır ki, 'zillet içinde aşağılanmıştır.'
hâşiatun
Gâşiye / 2 -
öne eğik, zillet içinde, dehşet içinde
Ali Fikri Yavuz = Bir takım yüzler vardır ki, o gün zelildir;
hâşiatun
Gâşiye / 2 -
öne eğik, zillet içinde, dehşet içinde
Ali Ünal = Yüzler olacaktır o gün korku ve zilletten eğilmiş;