Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
fe irtekib-hum
Diyanet İşleri = (Salih’e şöyle demiştik:) “Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret.”
fe irtekib-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki onları sınamak için dişi deveyi gönderiyoruz, artık gözetle onları ve dayan.
fe irtekib-hum
Abdullah Parlıyan = Ey Salih! Dikkat et, biz onları sınamak için, dişi deveyi gönderiyoruz. Sen onları gözetle ve yapacakları sıkıntı ve zorluklara karşı dirençli ol.
fe irtekib-hum
Adem Uğur = Gerçekten onları imtihan etmek için dişi deveyi gönderen biziz. Sen onları gözetle ve sabret!
fe irtekib-hum
Ahmed Hulusi = Muhakkak ki biz, onlara bir sınav objesi olarak dişi deve irsâl ettik. . . Artık onları gözetle ve sabret.
fe irtekib-hum
Ahmet Tekin = 'Onları imtihan etmek, güç durumda bırakmak için dişi deveyi gönderen biziz. Sen, onların âkıbetlerinin nereye varacağını gözle ve onların eza ve cefalarına karşı da, sabrederek mücadeleye devam et, metanetli ol.' dedik.
fe irtekib-hum
Ahmet Varol = Biz onlara bir imtihan olarak o dişi deveyi göndereceğiz. Sen onları gözetle ve sabret.
fe irtekib-hum
Ali Bulaç = Gerçek şu ki Biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine göndereniz. Şu halde sen onları gözleyip bekle ve sabret.
fe irtekib-hum
Ali Fikri Yavuz = İşte biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi (bir mucize olarak kayadan) çıkarıp gönderiyoruz. Şimdi onların ne yapacağını gözetle ve eziyetlerine sabret.
fe irtekib-hum
Ali Ünal = “(Senden ısrarla mucize istemelerine cevap olarak) kendilerine bir dişi deve göndereceğiz, onunla imtihan olacaklar. Neticeyi bekle ve (yaptıklarına, söylediklerine) sabret!
fe irtekib-hum
Bayraktar Bayraklı = Gerçekten, onları denemek için dişi deveyi gönderen biziz. Sen onları gözetle ve sabret!
fe irtekib-hum
Bekir Sadak = Dogrusu, onlari denemek uzere disi deveyi gonderen Biziz. Salih'e soyle demistik: «Onlari gozetle ve sabret;
fe irtekib-hum
Celal Yıldırım = Şüphesiz ki, onları çetin bir sınavdan geçirmek için o dişi deveyi gönderdik ve (Salih Peygamber'e) «sen onları gözetle ve sabırlı ol!» (dedik).
fe irtekib-hum
Cemal Külünkoğlu = (Salih'e şöyle demiştik:) “Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi (bir mucize olarak) göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve (eziyetlere) sabret.”
fe irtekib-hum
Diyanet İşleri (eski) = Doğrusu, onları denemek üzere dişi deveyi gönderen Biziz. Salih'e şöyle demiştik: 'Onları gözetle ve sabret;
fe irtekib-hum
Diyanet Vakfi = Gerçekten onları imtihan etmek için dişi deveyi gönderen biziz. Sen onları gözetle ve sabret.
fe irtekib-hum
Edip Yüksel = Deveyi bir sınav olarak göndereceğiz. Onları gözetle, sabırlı ol.
fe irtekib-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = İşte biz onlara bir fitne olmak üzere o Nâkayı (o dişi deveyi) salıyoruz. Onun için gözet onları ve sabırlı ol
fe irtekib-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İşte Biz onları imtihan etmek için o dişi deveyi salıyoruz; onun için onları gözet ve sabırlı ol!
fe irtekib-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Biz onlara, kendilerini imtihan etmek için dişi deveyi göndereceğiz. Onun için sen onları gözet ve sabırlı ol.
fe irtekib-hum
Gültekin Onan = Gerçek şu ki biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine göndereniz. Şu halde sen onları gözleyip bekle ve sabret.
fe irtekib-hum
Harun Yıldırım = Gerçekten biz onlara fitne olmak üzere o dişi deveyi göndeririz. Artık onları gözetle, sabret!
fe irtekib-hum
Hasan Basri Çantay = Hakıykat, biz onlara, bir imtihaan olmak üzere, o dişi deveyi gönderenleriz. «Onları gözetle ve fezalarına) sabret».
fe irtekib-hum
Hayrat Neşriyat = Şübhesiz biz, onlar için bir imtihân olmak üzere, o dişi deveyi göndericileriz. (Ey Sâlih!) Artık onları gözet ve sabret!
fe irtekib-hum
İbni Kesir = Gerçekten onları, imtihan etmek için dişi deveyi gönderen Biziz. Onları gözetle ve sabret.
fe irtekib-hum
Kadri Çelik = Şüphesiz biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine gönderenleriz. O halde sen onları gözleyip bekle ve sabret.
fe irtekib-hum
Muhammed Esed = "Bak (ey Salih,) Biz bu dişi deveyi onlar için bir sınama olsun diye gönderiyoruz; sen onları sadece seyret ve sabırlı ol.
fe irtekib-hum
Mustafa İslamoğlu = Unutma ki (Ey Salih); Biz bu dişi deveyi onları sınamak için göndermiş bulunuyoruz: artık onları gözetle ve sabırlı ol!
fe irtekib-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = Şüphe yok ki Biz, onlar için bir fitne olmak üzere o dişi deve göndericileriz. Artık onları gözetle ve sabret.
fe irtekib-hum
Ömer Öngüt = Gerçekten onları imtihan etmek için dişi deveyi gönderen biziz. Onları gözetle ve sabret!
fe irtekib-hum
Şaban Piriş = -Biz onları sınamak için dişi deveyi gönderiyoruz; Onları gözet ve sabret!
fe irtekib-hum
Sadık Türkmen = Gerçek şu ki; Biz onlara açığa çıkar(ıl)ma olarak dişi deveyi gönderenleriz. Onları gözetle ve sabret (bekle!)
fe irtekib-hum
Seyyid Kutub = Biz onları sınavdan geçirmek için dişi deveyi göndereceğiz. Sabret de gör bakalım, ne yapacaklar?
fe irtekib-hum
Suat Yıldırım = "Biz imtihan etmek için onlara bir deve göndereceğiz. Şimdi sen onların ne yapacağını bekle ve eziyetlerine sabret."
fe irtekib-hum
Süleyman Ateş = Biz onlara, kendilerini sınamak için dişi deveyi göndereceğiz. Hele sen onları gözetle, sabret.
fe irtekib-hum
Tefhim-ul Kuran = Gerçek şu ki biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine gönderenleriz. Şu halde sen onları gözleyip bekle ve sabret.
fe irtekib-hum
Ümit Şimşek = 'Biz onları sınamak için deveyi gönderiyoruz. Sen onları gözetle ve sabırlı ol.
fe irtekib-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Bir imtihan aracı olarak kendilerine dişi deveyi göndereceğiz. Artık gözetle onları ve sabret!
fe irtekib-hum
İskender Ali Mihr = Muhakkak ki, onlara fitne (imtihan) olsun diye o dişi deveyi gönderen Biziz. Artık onları gözle (akıbetlerini bekle) ve sabret.
fe irtekib-hum
İlyas Yorulmaz = Onları sınamak için deveyi gönderen biziz. (Ey Salih!) Sen yalnızca gözetle ve bekleyip sabret.