Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Diyanet İşleri = Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Siz mi yağdırıyorsunuz onu buluttan, yoksa biz mi yağdırmadayız?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Abdullah Parlıyan = Siz mi indiriyorsunuz onu buluttan, yoksa biz mi indirmekteyiz.

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Adem Uğur = Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Ahmed Hulusi = Onu beyaz bulutlardan siz mi inzâl ettiniz yoksa inzâl ediciler biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Ahmet Tekin = O suyu yağmur yüklü bulut kümelerinden indirip depolayan siz misiniz, yoksa biz mi indirip depoluyoruz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Ahmet Varol = Onu buluttan siz mi indirdiniz yoksa indiren biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Ali Bulaç = Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Ali Fikri Yavuz = Onu buluttan siz mi indirdiniz, yoksa biz miyiz indiren?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Ali Ünal = Onu buluttan siz mi indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Bayraktar Bayraklı = (68-70) İçtiğiniz suyu hiç düşündünüz mü? Siz mi onu buluttan indiriyorsunuz yoksa biz mi? Dileseydik onu acı yapardık. Hiç şükretmez misiniz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Bekir Sadak = (68-69) Soyleyin; ictiginiz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Celal Yıldırım = Onu siz mi buluttan indirdiniz, yoksa biz mi indirenleriz ?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Cemal Külünkoğlu = (68-69) Ya içtiğiniz suya ne dersiniz? Siz mi yağdırıyorsunuz onu buluttan, yoksa yağdıran biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Diyanet İşleri (eski) = (68-69) Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Diyanet Vakfi = Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Edip Yüksel = Onu bulutlardan siz mi indiriyorsunuz, yoksa biz mi?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Siz mi indiriyorsunuz onu buluttan yoksa biz miyiz indiren?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Buluttan onu siz mi indiriyordunuz. yoksa Biz miyiz indiren?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Gültekin Onan = Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Harun Yıldırım = Onu, siz mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Hasan Basri Çantay = Onu bulutdan siz mi indirdiniz, yoksa indiriciler biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Hayrat Neşriyat = Onu buluttan siz mi indirdiniz, yoksa indirenler biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 İbni Kesir = Onu buluttan siz mi indirdiniz, yoksa Biz miyiz indirenler?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Kadri Çelik = Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Muhammed Esed = Siz mi onu bulutlardan indirdiniz, yoksa Biz miyiz onun yere inmesini sağlayan?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Mustafa İslamoğlu = Siz mi indiriyorsunuz onu bulutlardan, yoksa Biz miyiz indiren?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (69-71) Onu buluttan siz mi indirdiniz, yoksa indiriciler Bizler miyiz? Eğer dilese idik onu acı bir su yapardık. Artık şükretmeli değil misiniz? Sonra gördünüz mü o ateşi ki, çakıverirsiniz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Ömer Öngüt = Onu buluttan indiren siz misiniz, yoksa indirenler biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Şaban Piriş = Onu buluttan siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Sadık Türkmen = Onu buluttan siz mi indirdiniz? Yoksa indirenler Biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Seyyid Kutub = Onu siz mi buluttan yere indiriyorsunuz, yoksa onu indiren biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Suat Yıldırım = Onu buluttan siz mi indirdiniz, yoksa Biz mi?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Süleyman Ateş = Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indirenler biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Tefhim-ul Kuran = Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Ümit Şimşek = Onu buluttan siz mi indiriyorsunuz, yoksa Biz miyiz indiren?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indirenler bizler miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 İskender Ali Mihr = Onu (suyu) bulutlardan siz mi indirdiniz, yoksa indiren Biz miyiz?

enzeltumû-hu

  Vâkı’a / 69 -

 İlyas Yorulmaz = O suyu bulutlardan siz mi indiriyorsunuz, yoksa biz mi indiricileriz?

enzeltu

  Bakara / 41 -

 Diyanet İşleri = Elinizdeki Tevrat’ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur’an’a) iman edin. Onu inkâr edenlerin ilki olmayın. Âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının.

enzeltu

  Bakara / 41 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İndirdiğim Kur'ân'a inanın. Sizdeki kitabı da doğrulayıcıdır o. Ona ilk inanmayan siz olmayın. Delillerimi az ve değersiz bir parayla değişmeyin, ancak benden sakının.

enzeltu

  Bakara / 41 -

 Abdullah Parlıyan = Bunun için de, size geçmişte vahiyle bildirilmiş olan haberleri doğrulayıcı nitelikle indirdiğim bu vahye inanın, O'nun gerçekliğini örtbas edenlerin ilki olmayın, mesajlarımı küçük bir kazanca değişmeyin, ne kazanıp ne kaybettiğinize bir bakın ve bana, yalnızca bana karşı sorumluluk bilinci taşıyın.

enzeltu

  Bakara / 41 -

 Adem Uğur = Elinizdekini (Tevrat'ın aslını) tasdik edici olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin. Sakın onu inkâr edenlerin ilki olmayın! Âyetlerimi az bir karşılık ile satmayın, yalnız benden (benim azabımdan) korkun.

enzeltu

  Bakara / 41 -

 Ahmed Hulusi = Ve iman edin sizde olanı (Tevrat'ı) tasdik eden, indîmizden inzâl ettiğimize (Kurân'a).  O gerçeği inkâr edenlerin ilki olmayın. Varlığınızdaki (B sırrı kapsamındaki) işaretlerimi (Esmâ'nın açığa çıkış kuvvelerini) az bir dünya değerine değişmeyin. Benden korunun!

enzeltu

  Bakara / 41 -

 Ahmet Tekin = Elinizdeki doğru bilgileri, Tevrat’taki doğru bilgileri tasdik edici olarak indirdiğime, Kur’ân’a iman edin. Onu inkâr edenlerin ilki, örneği, önderi siz olmayın. Âyetlerimi, servet, makam, mevki gibi geçici dünya menfaatlerine, birkaç pula değişmeyin. Bana, yalnız bana sığının, benim emirlerime yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun.

enzeltu

  Bakara / 41 -

 Ahmet Varol = Sizin yanınızda olanı doğrulayıcı olarak indirdiklerime iman edin ve onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa satmayın. Bana karşı gelmekten sakının.

enzeltu

  Bakara / 41 -

 Ali Bulaç = Yanınızda olan (Tevrat)ı, doğrulayıcı olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin; onu inkâr edenlerin ilki siz olmayın ve ayetlerimizi az bir değer karşılığında değişmeyin. Ve yalnızca benden korkun.

enzeltu

  Bakara / 41 -

 Ali Fikri Yavuz = Ve beraberinizdeki Tevrât’ı (aslını) tasdik edici olarak indirdiğim Kur’an’a îman edin, ona inanmayanların ilki olmayın; benim âyetlerimi, dünyâ menfaatı karşılığında bir kaç paraya değişmeyin ve ancak benden korkun. (Kitabıma iftira ve tahrif yapma hususunda yalnız Benden korkun.)

enzeltu

  Bakara / 41 -

 Ali Ünal = Size (aslî hali, halâ ihtiva ettiği gerçekler ve İlâhî kaynağı itibariyle) elinizdeki (Tevrat’ı) tasdik edici olarak indirdiğim (Kur’ân’a) iman edin ve (Kitap nedir, rasûl nedir, iman nedir, vahiy nedir, bunların dayandığı esaslar ve taşıdıkları maksatları nelerdir, bütün bunları bilen, en azından içinizde bunlardan tam haberdar âlimler −ahbâr− bulunan bir topluluk olarak), O’nu ilk inkâr edenler olmayın. Ve (siz, ey ahbâr! Mevkiinizi ve bu mevkiin getirdiği dünyalıkları kaybetme korkusuna kapılarak) âyetlerimi azıcık bir fiyata (pek kısa ve geçici dünya metaına, şan, şöhret ve mevkie) değişmeyin. Başka bir şeyden değil, sadece Ben’den korkup Bana sığının, (takva dairesine girin).