Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
el ûlâ
Diyanet İşleri = Allah, şöyle dedi: “Tut onu. Korkma! Biz, onu yine eski durumuna döndüreceğiz.”
el ûlâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Al onu dedi, korkma, evvelce olduğu gibi sopa olarak vereceğiz onu sana.
el ûlâ
Abdullah Parlıyan = Allah dedi ki: “Onu tut, korkma, biz onu eski haline döndüreceğiz.
el ûlâ
Ahmed Hulusi = "Onu al ve korkma! Onu sana ilk görünümünde iade edeceğiz!" dedi.
el ûlâ
Ahmet Tekin = Allah:'Onu tut. Korkma. Biz onu yine önceki haline getireceğiz.' dedi.
el ûlâ
Ahmet Varol = (Allah) dedi ki: 'Onu al ve korkma. Onu tekrar ilk haline döndüreceğiz.
el ûlâ
Ali Fikri Yavuz = Allah buyurdu ki: Tut onu, korkma. Biz onu evvelki haline çevireceğiz.
el ûlâ
Bayraktar Bayraklı = Allah, “Al onu! Korkma! Biz onu şimdi ilk haline sokacağız” dedi.
el ûlâ
Bekir Sadak = (21-23) Allah: «Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna cevirecegiz. Daha buyuk mucizelerimizi sana gostermemiz icin elini koltugunun altina koy da, diger bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz ciksin» dedi.*
el ûlâ
Celal Yıldırım = Allah dedi ki: Onu tut, korkma, biz onu ilk şekline döndüreceğiz.
el ûlâ
Cemal Külünkoğlu = Allah, şöyle buyurdu: “Tut onu! Korkma! Biz, onu yine eski durumuna döndüreceğiz.”
el ûlâ
Diyanet İşleri (eski) = (21-23) Allah: 'Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Daha büyük mucizelerimizi sana göstermemiz için elini koltuğunun altına koy da, diğer bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz çıksın' dedi.
el ûlâ
Diyanet Vakfi = Allah buyurdu: Al onu! Korkma! Biz onu şimdi ilk haline sokacağız.
el ûlâ
Elmalılı Hamdi Yazır = Tut onu, buyurdu: ve korkma biz onu evvelki sîretine iade edeceğiz
el ûlâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah: «Tut onu ve korkma, Biz onu önceki haline döndüreceğiz.» buyurdu.
el ûlâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah buyurdu ki: «Tut onu, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz»
el ûlâ
Harun Yıldırım = Allah buyurdu: Al onu! Korkma! Biz onu şimdi ilk haline sokacağız.
el ûlâ
Hasan Basri Çantay = Buyurdu: «Tut onu, korkma. Biz onu yine evvelki şekline çevireceğiz».
el ûlâ
Hayrat Neşriyat = (Allah) buyurdu ki: 'Onu al ve (bizim huzûrumuzda hiçbir şeyden) korkma! (Biz)onu yine evvelki hâline döndüreceğiz.'
el ûlâ
Muhammed Esed = "Onu tut" dedi, "ve korkma! Biz onu hemen eski haline döndüreceğiz."
el ûlâ
Mustafa İslamoğlu = (O ses) "Onu al ve sakın korkma!" dedi, "Biz onu ilk haline geri döndüreceğiz."
el ûlâ
Ömer Nasuhi Bilmen = Buyurdu ki: «Onu tut ve korkma. Biz onu evvelki suretine iade ederiz.»
el ûlâ
Ömer Öngüt = Buyurdu ki: “Tut onu, korkma! Biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. ”
el ûlâ
Sadık Türkmen = (Allah) dedi ki: “Onu al ve korkma; onu ilk durumuna döndüreceğiz.
el ûlâ
Seyyid Kutub = Allah dedi ki; «Al onu yerden, korkma, biz onu eski haline dönüştüreceğiz»
el ûlâ
Süleyman Ateş = (Allâh): "Al onu, dedi, korkma biz onu yine ilk durumuna sokacağız."
el ûlâ
Tefhim-ul Kuran = Dedi ki: «Onu al ve korkma, biz onu ilk durumuna çevireceğiz.»
el ûlâ
Ümit Şimşek = Allah 'Onu al, korkma,' buyurdu. 'Biz onu tekrar eski haline getireceğiz.
el ûlâ
Yaşar Nuri Öztürk = Buyurdu: "Al onu, korkma! Biz onu ilk görünümüne döndüreceğiz."
el ûlâ
İskender Ali Mihr = “Onu al ve korkma! Onu ilk suretine (durumuna) döndüreceğiz.” dedi.
el ûlâ
İlyas Yorulmaz = Allah “Korkmadan onu al, çünkü onu ilk şekline (değnek haline) geri döndüreceğiz. ”
el ûlâ
Abdullah Parlıyan = Firavun: “Peki, bizden önce gelip geçen ilk asırlardaki insanların hali ne olacak?” dedi.
el ûlâ
Ahmed Hulusi = (Firavun) sordu: "Peki ya eski nesillerin hâli nice olur (çünkü görmediler)?"
el ûlâ
Ahmet Tekin = Firavun:'Öyleyse, Allah’ın birliğini tasdik etmeyen, putlara tapan önceki nesillerin hali ne olacak?' dedi.
el ûlâ
Ali Bulaç = (Firavun) Dedi ki: "İlk çağlardaki nesillerin durumu nedir öyleyse?"
el ûlâ
Ali Fikri Yavuz = Firavun dedi ki: Öyleyse geçmiş asırlar halkının hali nedir (ölümlerinden sonra saadette midirler, şekavette midirler?)
el ûlâ
Ali Ünal = Firavun, “Madem öyle,” dedi, “ya daha önce yaşamış gitmiş ve artık kendilerinden haber alınamadığı gibi, izleri de kalmamış nesiller ne olacak; yaptıklarının karşılığını nasıl görecekler?”