Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Diyanet İşleri = Katımızdan kendilerine hak (mucize) gelince, “Şüphesiz bu, apaçık bir sihirdir” dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gerçek olan şey, katımızdan onlara gelince bu dediler, şüphe yok ki apaçık bir büyü.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Abdullah Parlıyan = Öyle ki, kendilerine tarafımızdan gerçek olan kitabımız ve mucizeler geldiği zaman: “Bakın bu düpedüz bir büyü” dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Adem Uğur = Katımızdan onlara hak (mucize) gelince: "Bu elbette apaçık bir sihirdir" dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Ahmed Hulusi = İndîmizden onlara Hak geldiğinde: "Muhakkak ki bu apaçık bir sihirdir" dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Ahmet Tekin = Kendilerine tarafımızdan hak bir mûcize, doğru bilgiler gelince:'Bunlar kesinlikle, aklımızı etki altına alan apaçık bir sihirdir, bir aldatmacadır' dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Ahmet Varol = Onlara katımızdan gerçek gelince: 'Bu apaçık bir sihirdir' dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Ali Bulaç = Onlara katımızdan hak geldiği zaman, dediler ki: "Bu, kuşkusuz apaçık bir büyüdür."

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Ali Fikri Yavuz = Tarafımızdan kendilerine mûcize geldiği vakit, “ - Muhakkak bu açık bir sihirdir.” dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Ali Ünal = Tarafımızdan kendilerine gerçek ulaşınca, “Bu”, dediler, “besbelli bir büyü!”

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Bayraktar Bayraklı = Katımızdan onlara hak gelince, “Bu elbette apaçık bir sihirdir” dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Bekir Sadak = Gercek, katimizdan onlara gelince: «Dogrusu bu apacik bir buyudur» dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Celal Yıldırım = Onlara bizim katımızdan hak gelince, «bu ancak açık bir sihirdir» dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlara tarafımızdan hak (mucize) ulaşınca: “Bu açık bir sihirdir” dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Diyanet İşleri (eski) = Gerçek, katımızdan onlara gelince: 'Doğrusu bu apaçık bir büyüdür' dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Diyanet Vakfi = Katımızdan onlara hak (mucize) gelince: «Bu elbette apaçık bir sihirdir» dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Edip Yüksel = Tarafımızdan kendilerine gerçek gelince, 'Bu apaçık bir büyüdür,' dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Tarafımızdan kendilerine hak geldiği vakıt her halde bu açık bir sihir dediler

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Tarafımızdan kendilerine hak gelince, «Muhakkak bu açık bir sihir!» dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kendilerine tarafımızdan hak gelince, «Muhakkak ki bu, apaçık bir sihirdir.» dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Gültekin Onan = Onlara katımızdan hak geldiği zaman, dediler ki: "Bu, kuşkusuz apaçık bir büyüdür."

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Harun Yıldırım = Onlara katımızdan hak geldiği zaman, dediler ki: “Bu, kuşkusuz apaçık bir sihirdir.”

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Hasan Basri Çantay = Tarafımızdan kendilerine hak (mu'cize) geldiği vakit: «Her halde bu, apaçık bir sihirdir» dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Hayrat Neşriyat = Nihâyet onlara tarafımızdan hak gelince: 'Doğrusu bu apaçık bir sihirdir' dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 İbni Kesir = Tarafımızdan kendilerine hak geldiği vakit; doğrusu bu, apaçık bir büyüdür, dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Kadri Çelik = Katımızdan onlara gerçek gelince, “Doğrusu bu apaçık bir büyüdür” dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Muhammed Esed = Öyle ki, kendilerine katımızdan hak geldiği zaman, "Bakın, bu düpedüz bir büyü!" dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Mustafa İslamoğlu = Şöyle ki: Katımızdan kendilerine hakikatin ta kendisi geldiği zaman dediler ki: "İşte bu kesinlikle ayan beyan bir sihirdir!"

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Vaktâ ki onlara Bizim tarafımızdan hak geldi, «Şüphe yok ki bu elbette apaçık bir sahirdir,» dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Ömer Öngüt = Katımızdan kendilerine hak geldiği zaman: “Doğrusu bu apaçık bir sihirdir. ” dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Şaban Piriş = Katımızdan onlara gerçek geldiği zaman, onlar: -Bu, apaçık bir sihirdir! demişlerdi.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Sadık Türkmen = Onlara katımızdan gerçek gelince: “Şüphesiz bu, apaçık bir sihirdir” dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Seyyid Kutub = Bizim tarafımızdan gönderilen gerçek onlara ulaşınca, «Bu apaçık bir büyüdür» dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Suat Yıldırım = Onlara tarafımızdan gerçek ulaşınca: "Bu besbelli bir sihirdir." dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Süleyman Ateş = Onlara katımızdan gerçek gelince: "Bu, apaçık bir büyüdür." dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlara katımızdan hak geldiği zaman, dediler ki: «Bu, kuşkusuz apaçık bir büyüdür.»

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Ümit Şimşek = Tarafımızdan onlara hak geldiğinde, 'Bu düpedüz bir büyü' dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Gerçek, katımızdan onlara geldiğinde şöyle demişlerdi: "Hiç kuşkusuz, bu, apaçık bir büyüdür."

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 İskender Ali Mihr = Böylece onlara katımızdan hak geldiği zaman: “Muhakkak ki bu, apaçık bir sihirdir.” dediler.

le sıhrun

  Yûnus / 76 -

 İlyas Yorulmaz = Ne zamanki katımızdan onlara gerçekler gelse, bu apaçık bir sihirdir dediler.

e sıhrun

  Yûnus / 77 -

 Diyanet İşleri = Mûsâ: “Size hak gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar, iflah olmazlar!” dedi.

e sıhrun

  Yûnus / 77 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Mûsâ, size gerçek gelince böyle mi dersiniz dedi, büyü mü bu? Ve büyücüler, kurtulmazlar, muratlarına erişmez onlar.

e sıhrun

  Yûnus / 77 -

 Abdullah Parlıyan = Musa dedi ki: “Size gerçekler geldiğinde, onun hakkında böyle mi konuşursunuz, hiç büyü olabilir mi bu? Hem de büyücülerin hiçbir şekilde, umduklarına eremedikleri ortada iken.”

e sıhrun

  Yûnus / 77 -

 Adem Uğur = Musa: "Size hak geldiğinde onun için (hep böyle) mi dersiniz? Bu bir sihir midir? Halbuki sihirbazlar iflâh olmazlar" dedi.

e sıhrun

  Yûnus / 77 -

 Ahmed Hulusi = Musa dedi ki: "Size Hak geldiğinde böyle mi değerlendirirsiniz! Bu bir sihir midir? Sihirbazlar asla iflah olmazlar. "

e sıhrun

  Yûnus / 77 -

 Ahmet Tekin = Mûsâ:'Size hak bir mûcize, doğru bilgiler gelince böyle mi söylüyorsunuz? Bu sihir mi? Sihirbazlar iflâh olmaz, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eremez' dedi.

e sıhrun

  Yûnus / 77 -

 Ahmet Varol = Musa onlara: 'Gerçek size gelince ona böyle mi diyorsunuz? Bu sihir midir? Oysa sihirbazlar kurtuluşa ermezler' dedi.

e sıhrun

  Yûnus / 77 -

 Ali Bulaç = Musa: "Size hak geldiğinde (böyle) mi söylersiniz? Bu bir büyü müdür? Oysa büyücüler, kurtuluşa ermezler" dedi.

e sıhrun

  Yûnus / 77 -

 Ali Fikri Yavuz = Musa (onlara): “Size hak (mucize) gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar, iflah olmazlar!” dedi.

e sıhrun

  Yûnus / 77 -

 Ali Ünal = Musa, şöyle cevap verdi: “Size gelmiş bulunan gerçek hakkında mı böyle diyorsunuz? Bu bir büyü ha? Fakat büyücüler asla umduklarına ermez, kurtuluş yüzü görmezler ki!”