Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Diyanet İşleri = Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bakmazlar mı üstlerindeki göğe? Nasıl kurduk onu ve bezedik ve bir yarığı, yırtığı da yok.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Abdullah Parlıyan = Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl kurduk ve yıldızlarla nasıl süsledik, onda bir delik ve yarık da yoktur.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Adem Uğur = Üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmiş ve nasıl donatmışız? Onda hiçbir çatlak da yok.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Ahmed Hulusi = (Kendilerini arz - beden kabullendikleri içindir ki) üstlerindeki semâya (bilinçlerine) bakmadılar mı ki, onu nasıl oluşturduk ve (duyularla) bezedik! Onun hiçbir kusuru da yoktur!

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Ahmet Tekin = Üstlerindeki göğe düşünerek hiç bakmadılar mı? İncelemediler mi? Onu nasıl yükseltip düzenleyerek, tavan olarak inşa ettik, nasıl süsleyip donattık? Onun hiçbir gediği, hiçbir çatlağı yok.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Ahmet Varol = Üstlerindeki göğü nasıl yaptığımıza ve süslediğimize bakmadılar mı? Onun hiçbir çatlağı yoktur.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Ali Bulaç = Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz, onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Ali Fikri Yavuz = Öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden o kâfirler) üstlerindeki semaya bakmadılar mı ki, biz onu nasıl bina etmişiz ve (yıldızlarla) onu donatmışız da hiç bir gediği yok?

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Ali Ünal = Yoksa, üzerlerindeki göğe bir defa olsun bakıp (da, Allah’ın ilmi ve kudreti hakkında hiç düşünmezler mi)? Biz onu nasıl da kurmuş ve (yıldızlarla) süslemişiz; ve onda en küçük bir çatlaklık, yarıklık yoktur.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Bayraktar Bayraklı = Üstlerindeki göğü nasıl bina ettiğimize, onu nasıl süslediğimize ve onda hiçbir çatlağın olmadığına bakmazlar mı?

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Bekir Sadak = Onlar, ustlerindeki gogu nasil yapmisiz, suslemisizdir bir bakmazlar mi? Onda hicbir catlak da yoktur.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Celal Yıldırım = Üstlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Onu nasıl kurup meydana getirdik ve (yıldızlarla, sistemlerle) süsledik. Onda hiçbir yarık (dengesizlik, uyumsuzluk) da yoktur.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Cemal Külünkoğlu = Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onlar, üstlerindeki göğü nasıl yapmışız, süslemişizdir bir bakmazlar mı? Onda hiçbir çatlak da yoktur.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Diyanet Vakfi = Üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmiş ve nasıl donatmışız! Onda hiçbir çatlak da yok.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Edip Yüksel = Üstlerindeki göğe bakmadılar mı, onu hiçbir çatlağı olmadan nasıl yaptık ve onu nasıl süsledik?

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Artık üstlerindeki Semâya bir baksalar a, biz onu nasıl bina etmişiz ve ziynetlemişiz hiçbir gediği yok.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Artık üstlerindeki göğe bir baksalar ya, Biz onu nasıl bina etmişiz ve süslemişiz; hiçbir gediği yok.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Artık üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmiş ve süslemişiz, onun hiçbir çatlağı yoktur.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Gültekin Onan = Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz, onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onda hiçbir çatlak yok.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Harun Yıldırım = Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Hasan Basri Çantay = Üstlerindeki göğe bakmadılar mı, onu nasıl bina etdik. Onu (yıldızlarla) nasıl donatdık. Onun hiçbir gediği de yok.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Hayrat Neşriyat = Üstlerindeki göğe hiç bakmadılar mı ki, onu nasıl binâ etmişiz ve onu süslemişiz? Hem onun hiçbir çatlağı yoktur!

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 İbni Kesir = Üstlerindeki göğe hiç bakmazlar mı? Onu nasıl bina etmiş ve nasıl donatmışız? Onda hiç bir çatlak da yoktur.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Kadri Çelik = Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz onu nasıl bina ettik ve onu nasıl da süsledik? Onun hiç bir çatlağı yok.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Muhammed Esed = Onlar tepelerindeki gökyüzüne hiç bakmıyorlar mı? Onu nasıl inşa ettik, güzelleştirdik ve nasıl bütün kusurlardan, eksikliklerden arındırdık?

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Mustafa İslamoğlu = Onlar üzerlerindeki göğe dönüp de bakmadılar mı? Onu nasıl inşa ettik ve ışıl ışıl bezedik; üstelik hiçbir eksik gedik bırakmadık!

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki, Biz onu nasıl bina ve tezyin ettik ve onun için hiçbir gedik yoktur.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Ömer Öngüt = Onlar üstlerindeki göğü nasıl donatmışız bir bakmazlar mı? Onda hiçbir çatlak da yok!

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Şaban Piriş = Üzerlerindeki göğe hiç bakmıyorlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık, onda bir çatlak da yoktur.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Sadık Türkmen = Üstlerindeki göğe bakmadılar mı? Onu nasıl bina ettik ve süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok!

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Seyyid Kutub = Üzerlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmiş ve nasıl donatmışız? Onda hiçbir çatlak ta yoktur.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Suat Yıldırım = Hiç üzerlerindeki göğe bakmazlar mı? Bakıp da Bizim onu nasıl sağlamca bina ettiğimizi, onda en ufak bir çatlaklık, dengesizlik olmadığını düşünmezler mi?

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Süleyman Ateş = Üstlerindeki göğe bakmadılar mı, onu nasıl yaptık, süsledik, hiçbir çatlağı yoktur?

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Tefhim-ul Kuran = Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz, onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Ümit Şimşek = Üstlerindeki göğe bakmadılar mı, onu nasıl bina edip süslemişiz ki, hiçbir gediği yoktur.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Bakmadılar mı üstlerindeki göğe ki nasıl kurduk onu, nasıl süsleyip nakışladık?! Yırtığı, çatlağı da yoktur onun.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 İskender Ali Mihr = Öyleyse üzerlerindeki semayı nasıl bina ettiğimize ve onu nasıl süslediğimize bakmıyorlar mı? Ve onun hiçbir çatlağı yoktur.

beneynâ-hâ

  Kâf / 6 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar üzerilerindeki semaya bakmıyorlar mı? Biz onu nasıl bina etmişiz ve süslemişiz. O semada zayıf olan bir yer var mı?

beneynâ-hâ

  Zâriyât / 47 -

 Diyanet İşleri = Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.

beneynâ-hâ

  Zâriyât / 47 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve biz, gökleri kurduk kudretle, onlardan daha üstününü, daha büyüğünü kurmaya da gücümüz yeter.

beneynâ-hâ

  Zâriyât / 47 -

 Abdullah Parlıyan = Gökyüzünü ve içerisindekileri, yaratıcı gücümüzle inşa eden biziz ve onlardan daha üstününü ve daha büyüğünü kurmaya da gücümüz yeter veya o gökyüzünü devamlı genişletmekteyiz.

beneynâ-hâ

  Zâriyât / 47 -

 Adem Uğur = Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.

beneynâ-hâ

  Zâriyât / 47 -

 Ahmed Hulusi = Semâya (Evren'e ve de beyin kapasitesine) gelince, onu elimizle bina ettik ve muhakkak ki biz genişleticileriz (boyutsal oluşumlarla - varlıklarla - idrakını genişletmek suretiyle, beyindeki kullanılır alanın genişlemesiyle)!

beneynâ-hâ

  Zâriyât / 47 -

 Ahmet Tekin = Göğü, sonsuz kudretimizle, sayısız teknikle, tutarlı kanunlarla, enerji yükleyerek, nimetlerle dolu olarak biz yükseltip düzenledik, tavan olarak inşa ettik. Ve onu elbette biz genişletmeye, enerji yüklemeye devam ediyoruz, rızkı bollaştırıyoruz. Bunların hepsini yapmaya bizim gücümüz kudretimiz yeter.

beneynâ-hâ

  Zâriyât / 47 -

 Ahmet Varol = Göğü de biz güçle bina ettik ve biz onu genişletmekteyiz. [4]

beneynâ-hâ

  Zâriyât / 47 -

 Ali Bulaç = Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.

beneynâ-hâ

  Zâriyât / 47 -

 Ali Fikri Yavuz = (Bir de semaya bakın), biz onu kuvvetle bina ettik. Muhakkak ki biz, büyük kudrete sahibiz.

beneynâ-hâ

  Zâriyât / 47 -

 Ali Ünal = Göğe gelince: onu çok sağlam bir şekilde bina ettik; Biz çok geniş bir kudret ve hakimiyet sahibiyiz.