KuranMeali / Ayet Ara
Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Diyanet İşleri = O, nefis arzusu ile konuşmaz.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve kendi dileğiyle söz de söylemedi.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Abdullah Parlıyan = ve ne de kendi arzu ve heveslerine göre konuşmaktadır.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Adem Uğur = O, arzusuna göre de konuşmaz.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Ahmed Hulusi = (O), hevâsından (hayalî şeyleri) konuşmaz!
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Ahmet Tekin = Size tebliğ ettiği Kur’ân ve açıklamaları, sünneti, arzu ve meyillerine göre, Muhammed’in, aklıyla, mantığıyla düzenlediği sözler-bilgiler değildir.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Ahmet Varol = O kendi tutkusundan (hevasından) da konuşmuyor.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Ali Bulaç = O, hevadan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Ali Fikri Yavuz = O hevadan (kendi nefsinden) söylemiyor.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Ali Ünal = O, asla heva ve hevesinden konuşmaz;
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Bayraktar Bayraklı = (1-4) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız Muhammed sapmadı, azmadı. O, arzusuna göre de konuşmuyor. Bildirdikleri, kendisine vahyolunan bir vahiyden ibarettir. [589]
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Bekir Sadak = O, kendilginden konusmamaktadir.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Celal Yıldırım = O, kendi hevesine de uyarak söz söylemez.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Cemal Külünkoğlu = (3-4) O (Peygamber) keyfine göre konuşmaz. O ancak kendisine vahyolunanı söyler (söylediği her şey vahye dayanır).
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Diyanet İşleri (eski) = O, kendiliğinden konuşmamaktadır.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Diyanet Vakfi = (1-3) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı; o, arzusuna göre de konuşmaz.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Edip Yüksel = Ne de kendi kişisel arzusundan konuşmaktadır.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve hevadan söylemiyor
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hevadan (arzusuna göre) söylemiyor.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (3-4) O (Peygamber) keyfine göre konuşmaz. O ancak kendisine vahyolunanı söyler (söylediği her şey vahye dayanır).
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Gültekin Onan = O, kendiliğinden konuşmamaktadır.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Harun Yıldırım = (1-3) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı; o, arzusuna göre de konuşmaz.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Hasan Basri Çantay = Kendi (re'y-ü) hevâsından söylemez o.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Hayrat Neşriyat = Ve (o, nefsinin) arzu(sun)dan konuşmuyor!
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
İbni Kesir = Kendiliğinden konuşmaz o.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Kadri Çelik = O, hevâdan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Muhammed Esed = ve ne de kendi arzu ve heveslerine göre konuşmaktadır:
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Mustafa İslamoğlu = ne de kendi keyfinden konuşmaktadır.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Ömer Nasuhi Bilmen = (2-3) Sahibiniz şaşırmadı ve bâtıla inanmadı. Ve hevâdan söz söylemez.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Ömer Öngüt = O kendiliğinden konuşmamaktadır.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Şaban Piriş = Kendi hevasından konuşmuyor.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Sadık Türkmen = Arzusuna göre konuşmuyor/nutuk atmıyor (ayet) söylemiyor.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Seyyid Kutub = O havadan konuşmuyor.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Suat Yıldırım = O kendi heva ve hevesiyle konuşmuyor.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Süleyman Ateş = O hevâ'dan konuşmaz.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Tefhim-ul Kuran = O, hevadan konuşmaz.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Ümit Şimşek = O keyfine göre de konuşmaz.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
Yaşar Nuri Öztürk = O; kuruntudan, keyfinden konuşmuyor.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
İskender Ali Mihr = Ve o, hevasından (kendiliğinden) konuşmaz.
an(i) el hevâ
Necm / 3 -
hevadan, heves ile, kendiliğinden
İlyas Yorulmaz = O kendi arzusuyla konuşmuyor.
an(i) el hevâ
Nâzi’ât / 40 -
hevadan, heveslerinden, istek ve tutkulardan
Diyanet İşleri = (40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
an(i) el hevâ
Nâzi’ât / 40 -
hevadan, heveslerinden, istek ve tutkulardan
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve ama kim, Rabbinin durağından korkup da nefsi, dileğinden çekmişse.
an(i) el hevâ
Nâzi’ât / 40 -
hevadan, heveslerinden, istek ve tutkulardan
Abdullah Parlıyan = Hesap gününde Rabbinin huzurunda durmaktan sakınanın ve nefsini kötü arzulardan alıkoyanın
an(i) el hevâ
Nâzi’ât / 40 -
hevadan, heveslerinden, istek ve tutkulardan
Adem Uğur = Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırmış kimse için,
an(i) el hevâ
Nâzi’ât / 40 -
hevadan, heveslerinden, istek ve tutkulardan
Ahmed Hulusi = Rabbinin makamından korkan ve nefsini boş geçici sonsuzlukta hiçbir getirisi olmayan davranışlardan koruyana gelince;
an(i) el hevâ
Nâzi’ât / 40 -
hevadan, heveslerinden, istek ve tutkulardan
Ahmet Tekin = Rabbinin, işlediği ameller, hak ettiği mükâfatlar ve cezalar üzerindeki hükümranlığının, her şeyi ortaya koyarak, hükmünü icra edeceğinin endişesini duyan, azamet ve celâlinden korkanlar ve nefislerini, ihtirasları adına, bâtıl adına konuşmaktan, bâtılı savunmaktan, ihtiraslardan, günahlardan ve haramlardan men edenlerin de yurtları vardır.
an(i) el hevâ
Nâzi’ât / 40 -
hevadan, heveslerinden, istek ve tutkulardan
Ahmet Varol = Kim de Rabbinin makamından [2] korkar ve nefsini kötü arzularından alıkoyarsa,
an(i) el hevâ
Nâzi’ât / 40 -
hevadan, heveslerinden, istek ve tutkulardan
Ali Bulaç = Kim Rabbinin makamından korkar ve nefsi heva (istek ve tutkular)dan sakındırırsa,
an(i) el hevâ
Nâzi’ât / 40 -
hevadan, heveslerinden, istek ve tutkulardan
Ali Fikri Yavuz = Fakat her kim de Rabbinin makamından korkmuş ve nefsi, şehevattan alıkoymuşsa,
an(i) el hevâ
Nâzi’ât / 40 -
hevadan, heveslerinden, istek ve tutkulardan
Ali Ünal = Ama kim de Rabbisinin kendisini gördüğü ve bir gün O’nun huzuruna çıkacağı gerçeğinin endişesiyle yaşamış ve nefsini baş aşağı heveslere dalmaktan men etmişse,