Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
şihâbun
Diyanet İşleri = Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.
şihâbun
Abdulbaki Gölpınarlı = Ancak hırsızlama bir şey duymaya kalkışan olursa onun da ardından apaçık görünen bir ateş yalımıdır gönderdik.
şihâbun
Abdullah Parlıyan = Öyle ki, göğün sırlarını çalmaya kalkışacak olanları, parlak bir ateş parçası izleyip kovalar.
şihâbun
Adem Uğur = Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.
şihâbun
Ahmed Hulusi = İşitme (orada açığa çıkan hakikati bedenselliğe mal etme) hırsızlığı yapan müstesna! Onu da apaçık ışık saçan ateş topu (hakikat ilmi nuru) izler.
şihâbun
Ahmet Tekin = Ancak, dinleme yoluyla bilgi sızdıranlar, bilgi hırsızlığı yapanlar var. Hiç fırsat vermeden, gökten yere doğru delip geçen, kor halinde düşen gök cisimleri, alevler, gök mermileri onların peşlerini bırakmaz, işlerini bitirir.
şihâbun
Ali Fikri Yavuz = Ancak kulak hırsızlığı eden Şeytan vardır ki, onu, apaçık bir yıldız takip eder (ve üzerine düşerek onu yakar).
şihâbun
Ali Ünal = Şu kadar ki, (cinler, şeytanlar içinde) semanın sakinlerinden kulak hırsızlığıyla bir bilgi, bir haber kapmaya teşebbüs eden olursa, onu da apaçık görülebilen parlak bir ışık takip (ve yok) eder.
şihâbun
Bayraktar Bayraklı = Ancak, kulak hırsızlığına kalkışan olursa, onun peşine de parlak bir ateş alevi takılır.
şihâbun
Celal Yıldırım = Ancak kulak hırsızlığıyla bir şeyler çalmak isteyenleri parlak bir ateş parçası izleyip kovalar.
şihâbun
Cemal Külünkoğlu = Ancak (göğün sırlarını çalmak için) dinleme hırsızlığına yeltenen bir şeytan olursa onu (akıp yakan) parlak ışıklı bir alev kovalar.
şihâbun
Diyanet İşleri (eski) = Fakat kulak hırsızlığı yapan olursa, parlak bir ateş onu kovalar.
şihâbun
Diyanet Vakfi = Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.
şihâbun
Edip Yüksel = Ancak onlardan kulak hırsızlığı eden olursa onu alevli bir ateş mermisi kovalar
şihâbun
Elmalılı Hamdi Yazır = Ancak kulak hırsızlığı eden olur, onu da parlak bir şihab ta'kıb etmektedir
şihâbun
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir alev takip etmektedir.
şihâbun
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ancak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder.
şihâbun
Gültekin Onan = Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler.
şihâbun
Harun Yıldırım = Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.
şihâbun
Hasan Basri Çantay = Ancak kulak hırsızlığı eden (şeytan) vardır ki onun ardına da (bakanların) apaçık (gördüğü) bir ateş parçası düşmekdedir.
şihâbun
Hayrat Neşriyat = Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da apaçık parlak (yakıcı) bir ateş parçası ta'kib eder.
şihâbun
İbni Kesir = Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa; apaçık görülen bir ateş onu kovalar.
şihâbun
Kadri Çelik = Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler.
şihâbun
Muhammed Esed = öyle ki, ((göğün) sırlarını) çalmaya kalkışacak olan(lar)ın ardına hemen parlak bir alev takılır.
şihâbun
Mustafa İslamoğlu = Fakat kim ki (gayb konusunda) kulak hırsızlığına soyunur, onun peşine ayan açık parlak bir alev takılır.
şihâbun
Ömer Nasuhi Bilmen = Ancak o ki, kulak hırsızlık etmiş olur. Artık onu da apaçık bir ateş parçası takip eder.
şihâbun
Ömer Öngüt = Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş şûlesi yetişip kovalar.
şihâbun
Şaban Piriş = Ancak kulak hırsızlığı yapmak isteyen olursa onu parlak bir ateş kovalar.
şihâbun
Sadık Türkmen = Ancak kulak hırsızlığı eden olursa; onu da kıvılcımlar saçan bir ateş/alev parçası kovalar!
şihâbun
Seyyid Kutub = Ancak kulak hırsızlığına yeltenen bir şeytan olursa onu parlak ışıklı bir kayan yıldız kovalar.
şihâbun
Suat Yıldırım = (16-18) Gerçekten Biz, gökte burçlar yarattık ve onları seyredenler için yıldızlarla süsledik. Hem onu kovulmuş her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı edenler olursa, onu da parlak bir ışık kovalar.
şihâbun
Süleyman Ateş = Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ışın kovalar.
şihâbun
Tefhim-ul Kuran = Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler.
şihâbun
Yaşar Nuri Öztürk = Ancak kulak hırsızlığı eden olur; onun peşine de parlak bir ateş alevi düşer.
şihâbun
İskender Ali Mihr = Ancak kim duyma hırsızlığı yaptıysa (gaybî bilgileri çalmak istediyse), o zaman onu açıkça yakıcı bir ateş parçası takip etti.
şihâbun
İlyas Yorulmaz = Kim gizli gizli (göğü) dinlemeye çalışırsa, onu açık belirgin bir alev takip eder.
şihâbun
Diyanet İşleri = Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).
şihâbun
Abdulbaki Gölpınarlı = Ancak hırsızlama bir söz duyan olursa hemen onun ardından da aydınlatıcı ve delip geçen bir ateştir atılır, onu yakar.
şihâbun
Abdullah Parlıyan = Ancak meleklerin konuşmalarından hırsızlama bir söz kapan olursa, hemen onun ardından da delici ve yakıcı bir ateş, ona peşinden yetişir ve onu yakar.
şihâbun
Adem Uğur = Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.
şihâbun
Ahmed Hulusi = Ancak bir söz kapan olursa, bu yüzden onu yakıcı bir alev takip eder.
şihâbun
Ahmet Tekin = Ancak bilgi sızdıranlar, uzaya kulak verip bilgi hırsızlığı yapanlar var. Hiç fırsat vermeden, gökten yere doğru delip geçen kor halinde düşen gök cisimleri, alevler, gök mermileri onların peşlerini bırakmaz, işlerini bitirir.
şihâbun
Ahmet Varol = Ancak bir (söz) çalıp kapan olursa onu da parlak bir ateş izler.
şihâbun
Ali Bulaç = Ancak (sözü hırsızlama) çalıp kapan olursa, artık onu da delip geçen 'yakıcı bir alev' izler (ve yok eder).
şihâbun
Ali Fikri Yavuz = Ancak (o şeytanlar içinden, meleklerin sözünü) bir çalıb kapan olur. Onu da yakan parlak bir yıldız tâkib eder.
şihâbun
Ali Ünal = Şu kadar ki, içlerinden biri bir söz kırıntısı hırsızlayacak olsa, onu da derhal yakıcı ve delici bir meteor kovalar (ve yok eder).