Önceki Ayet Sonraki Ayet  
9. Sûre Tevbe / 82

 فَلْيَضْحَكُواْ قَلِيلاً وَلْيَبْكُواْ كَثِيرًا جَزَاء بِمَا كَانُواْ يَكْسِبُونَ

 

Kelime Karşılaştırma
fe li yadhakû  : artık gülsünler
kalîlen  : az
ve li yebkû  : ve ağlasınlar
kesîran  : çok
cezâen  : ceza, bedel (negatif veya pozitif karşılık) olarak
bi mâ  : şeyler dolayısıyla, sebebiyle
kânû yeksibûne  : kazanmış oldukları
Meal Yazanlar
Ayet Mealleri

 Diyanet İşleri = Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.

 Abdulbaki Gölpınarlı = Artık az gülsünler de çok ağlasınlar; bu da kazandıkları suç yüzünden uğradıkları cezâdır.

 Abdullah Parlıyan = Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak, az gülsünler çok ağlasınlar.

 Adem Uğur = Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!

 Ahmed Hulusi = Yaptıklarının sonucu olarak yaşayacaklarını düşünerek, az gülsünler çok ağlasınlar!

 Ahmet Tekin = İşledikleri ameller, yüklendikleri günahlar sebebiyle hak ettikleri cezalardan dolayı az gülsünler, çok ağlasınlar.

 Ahmet Varol = Kazandıklarının cezası olarak, artık, az gülüp çok ağlasınlar.

 Ali Bulaç = Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.

 Ali Fikri Yavuz = Artık kazandıklarının cezası olarak az gülsünler ve çok ağlasınlar.

 Ali Ünal = Bu sebeple onlar, bizzat işleyip hesaplarına kaydolan amellerinin karşılığında az gülsünler, çok ağlasınlar!

 Bayraktar Bayraklı = Artık kazanmış oldukları günahlara karşılık az gülsünler, çok ağlasınlar.

 Bekir Sadak = Yaptiklarinin cezasi olarak, bundan boyle az gulsunler, cok aglasinlar.

 Celal Yıldırım = İşledikleri günahın cezası olarak bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar.

 Cemal Külünkoğlu = Bundan böyle artık az gülsün onlar, çünkü yaptıklarından ötürü çok ağlayacaklar.

 Diyanet İşleri (eski) = Yaptıklarının cezası olarak, bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar.

 Diyanet Vakfi = Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!

 Edip Yüksel = Artık kazanmakta oldukları (günahları)na bir cezâ olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!

 Elmalılı Hamdi Yazır = Artık yaptıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Artık kazandıkları günahın cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kazandıkları günahın cezası olarak, artık az gülsünler, çok ağlasınlar.

 Gültekin Onan = Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.

 Harun Yıldırım = Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler çok ağlasınlar.

 Hasan Basri Çantay = Artık irtikâb etmekde oldukları (günâhın) cezası olmak üzere az gülsünler, çok ağlasınlar onlar.

 Hayrat Neşriyat = Artık kazanmakta oldukları (günahları)na bir cezâ olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!

 İbni Kesir = Artık yaptıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.

 Kadri Çelik = O halde kazandıklarının cezası olarak bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar.

 Muhammed Esed = Bundan böyle artık az gülsün onlar, çünkü kazandıklarından ötürü çok ağlayacaklar.

 Mustafa İslamoğlu = Artık, bundan böyle (dünyada) az biraz gülsünler; fakat kazandıklarının bir karşılığı olarak (ukbada) çok ağlayacaklar!

 Ömer Nasuhi Bilmen = Artık onlar kazanmış oldukları şeyin cezası olmak üzere pek az gülsünler ve pek ziyâde ağlasınlar.

 Ömer Öngüt = Yaptıklarının cezası olarak, bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar!

 Şaban Piriş = Yaptıklarının cezası olarak az gülsünler çok ağlasınlar.

 Sadık Türkmen = Artık kazandıklarının karşılığı olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!..

 Seyyid Kutub = Yaptıklarının karşılığı olarak bundan böyle az gülüp çok ağlasınlar.

 Suat Yıldırım = Öyleyse kazandıkları günahların cezası olarak az gülsün, çok ağlasınlar!..

 Süleyman Ateş = Artık kazandıkları işlere karşılık az gülsünler, çok ağlasınlar!

 Tefhim-ul Kuran = Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.

 Ümit Şimşek = Şimdi biraz gülsünler; sonra çok ağlarlar. Bu da onların kendi işlediklerine bir cezadır.

 Yaşar Nuri Öztürk = Kazanır oldukları yüzünden artık az gülsünler, çok ağlasınlar.

 İskender Ali Mihr = Artık kesbettikleri (kazandıkları) şeyler dolayısıyla ceza (bedel, karşılık) olarak az gülsünler ve çok ağlasınlar.

 İlyas Yorulmaz = Onlar az gülsünler, kazandıklar şeylerin cezasına karşılık çok ağlasınlar.