Önceki Ayet Sonraki Ayet  
24. Sûre Nûr / 51

 إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَن يَقُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

 

Kelime Karşılaştırma
innemâ  : ancak, sadece
kâne  : oldu
kavle  : söz
el mu’minîne  : mü’minler
izâ duû  : çağrıldığı zaman, davet edildikleri zaman
ilâ allâhi  : Allah’a
ve resûli-hî  : ve onun resûlü
li yahkume  : hüküm vermesi için
beyne-hum  : onların aralarında
en yekûlû  : demeleri, söylemeleri
semi’nâ  : işittik
ve ata’nâ  : ve itaat ettik
ve ulâike  : ve işte onlar
hum  : onlar
el muflihûne  : felâha ulaşanlar
Meal Yazanlar
Ayet Mealleri

 Diyanet İşleri = Aralarında hüküm vermek için Allah’a (Kur’an’a) ve Resûlüne davet edildiklerinde, mü’minlerin söyleyeceği söz ancak, “işittik ve iman ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

 Abdulbaki Gölpınarlı = Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman inananların sözü, ancak duyduk ve itâat ettik sözüdür, böyle der onlar ve onlardır kurtulanların, muratlarına erenlerin ta kendileri.

 Abdullah Parlıyan = Aralarında ilâhî kitap hüküm versin diye, Allah'a ve O'nun elçisine çağırıldıkları zaman, mü'minlerin söyleyeceği tek söz, işittik ve itaat ettik olmalıdır. Gerçek kurtuluşa erenler, işte böyleleridir.

 Adem Uğur = Aralarında hükmetmesi için Tanrı'ya ve elçisine çağırıldıkları zaman inançlıların sözü: "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır.

 Ahmed Hulusi = Aralarında hükmetmesi için Allâh'a ve O'nun Rasûlüne davet edildiklerinde, iman edenlerin sözü ancak: "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. . . İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

 Ahmet Tekin = Aralarında hüküm vermesi, hakem olması, idarî düzen uygulamaları için, Allah’a ve Rasûlüne, Kur’ân ve sünnetin uygulayıcılarının huzuruna davet edildiklerinde mü’minlerin sözü kesinlikle:'Kararını duyduk. Kur’ân’a, sünnete ve devletin kararlarına itaat ettik.' demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.

 Ahmet Varol = Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamberine çağrıldıklarında mü'minlerin sözleri: 'Duyduk ve itaat ettik' demeleridir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır.

 Ali Bulaç = Aralarında hükmetmesi için, Allah'a ve elçisine çağrıldıkları zaman mü'min olanların sözü: "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır.

 Ali Fikri Yavuz = Müminler, aralarında hüküm vermek için, Allah’ın kitabına ve peygamberine çağrıldıkları vakit, onların sözü ancak: “-Dinledik ve itaat ettik.” demeleridir. İşte bunlar, zafer bulacak olanlardır.

 Ali Ünal = Anlaşmazlığa düştükleri meselelerde Rasûl aralarında gerekli hükmü versin diye Allah’a ve Rasûlü’ne çağrıldıklarında mü’ minlerin yegâne mukabelesi, “Baş üstüne!” tarzında olur. İşte bunlardır gerçekten kurtuluşa ermiş olanlar.

 Bayraktar Bayraklı = Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve Peygamberine çağırıldıkları vakit “İşittik, itaat ettik” demek, ancak inananların sözüdür. İşte başarıya erenler onlardır.

 Bekir Sadak = Aralarinda hukum verilmek uzere Allah'a ve peygambere cagirildiklari vakit: «Isittik, itaat ettik» demek, ancak muminlerin sozudur, iste saadete erenler onlardir.

 Celal Yıldırım = Aralarında hükmetmek üzere Allah ve Peygamber'ine çağırıldıkları zaman mü'minlerin sözü ancak şu olmuştur: «İşittik, itaat ettik». İşte korktuğundan kurtulup umduğuna kavuşanlar bunlardır.

 Cemal Külünkoğlu = Aralarında hüküm verilmesi için Allah'a ve Resulü'ne dâvet edilen mü'minlerin söyleyeceği tek söz: “Duyduk ve uyduk” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

 Diyanet İşleri (eski) = Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve Peygambere çağırıldıkları vakit: 'İşittik, itaat ettik' demek, ancak müminlerin sözüdür, işte saadete erenler onlardır.

 Diyanet Vakfi = Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resûlüne davet edildiklerinde, müminlerin sözü ancak «İşittik ve itaat ettik» demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.

 Edip Yüksel = Aralarında hüküm vermek üzere, ALLAH'a ve elçisine çağrıldıkları zaman inananlar yalnızca şunu söylerler: 'İşittik ve uyduk.' Kazananlar işte bunlardır.

 Elmalılı Hamdi Yazır = Aralarında hukmetmesi için Resulü ile Allaha da'vet olundukları zaman mü'minlerin sözü ancak «semi'na ve ata'na» demeleridir, işte bunlar felâh bulacak olanlardır

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve resulüne çağrıldıkları zaman mümin olanların sözü, “İşittik ve itaat ettik” demeleridir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır.

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resulüne davet edildiklerinde müminlerin sözü ancak «işittik ve itaat ettik» demeleridir. İşte bunlar asıl kurtuluşa erenlerdir.

 Gültekin Onan = Aralarında hükmetmesi için Tanrı'ya ve elçisine çağırıldıkları zaman inançlıların sözü: "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır.

 Harun Yıldırım = Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resûlüne davet edildiklerinde, müminlerin sözü ancak "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.

 Hasan Basri Çantay = Mü'minlerin — aralarında hükmetmek üzere Allahın resulüne da'vet olundukları vakit — sözü ancak: «Dinledik, itaat etdik» demeleridir. İşte asıl muradlarına erenler bunlardır.

 Hayrat Neşriyat = Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Resûlüne çağırıldıkları zaman, mü’minlerin sözü ancak: 'İşittik ve itâat ettik!' demeleridir. İşte bunlar, gerçekten kurtuluşa erenlerdir.

 İbni Kesir = Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Rasulüne çağrıldıkları zaman; mü'minlerin sözü, sadece: İşittik ve itaat ettik, demekten ibarettir. Ve işte onlar, felaha erenlerin kendileridir.

 Kadri Çelik = Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve resulüne çağrıldıkları zaman mümin olanların sözü, “İşittik ve itaat ettik” demeleridir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır.

 Muhammed Esed = Aralarında (ilahi kitap) hüküm versin diye Allah'a ve O'nun Elçisi'ne çağırıldıkları zaman müminlerin söyleyeceği tek söz: "İşittik ve itaat ettik!" sözü olmalıdır; kurtuluşa, esenliğe ulaşan kimseler de işte böyleleridir:

 Mustafa İslamoğlu = Aralarında hüküm vermesi için Allah'a, dolayısıyla O'nun Rasulü'ne çağrıldıkları zaman mü'minlere düşen söz, sadece "İşittik ve itaat ettik" demekten ibaret olmalıdır; zira böyleleri gerçek kurtuluşa eren kimseler olacaklar.

 Ömer Nasuhi Bilmen = Aralarında hükmetmek için Allah'a ve Peygamberine dâvet olundukları zaman mü'minlerin sözü ancak, «İşittik ve itaat ettik» demeleridir ve işte felâha ermiş olanlar da onlardan ibarettir.

 Ömer Öngüt = Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve Peygamber'e çağırıldıkları zaman, müminlerin sözü sadece: “İşittik ve itaat ettik!” demekten ibarettir. İşte saâdete erenler onlardır.

 Şaban Piriş = Aralarında hüküm verilmek üzere Allah’a ve peygamberine çağrılan müminlerin sözü sadece “işittik ve itaat ettik”dir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır.

 Sadık Türkmen = Aralarinda hüküm vermek için Allah’a (Kur’an’a) ve Rasûlüne davet edildiklerinde, müminlerin söyleyeceği söz ancak; “İşittik ve iman ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

 Seyyid Kutub = Aralarındaki davalarda Allah'ın ve Peygamberin vereceği hükme uymaya çağırılan mü'minlerin söyleyebilecekleri tek söz «Duyduk ve uyduk» sözüdür. İşte mutlu sona erenler onlardır.

 Suat Yıldırım = Haklarında hüküm verilmek üzere Allah’a ve Resulüne dâvet edilen müminlerin söyledikleri tek söz: "Hay hay! Baş üstüne!" demek olmuştur. İşte felaha erenler onlar olacaklardır.

 Süleyman Ateş = Elçinin, aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Elçisine çağırıldıkları zaman inananların sözü ancak: "İşittik ve itâ'at ettik" demeleridir. İşte umduklarına erenler bunlardır, bunlar.

 Tefhim-ul Kuran = Aralarında hükmetmesi için, Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman mü'min olanların sözü: «İşittik ve itaat ettik» demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır.

 Ümit Şimşek = Aralarında hüküm vermek için Allah'a ve Resulüne çağırıldıkları zaman, mü'minlerin sözü, ancak 'İşittik ve itaat ettik' demekten ibarettir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah'a ve aralarında hüküm vermek üzere O'nun resulüne çağrıldıklarında, müminlerin sözleri sadece şunu söylemeleridir: "İşittik, itaat ettik." İşte bunlardır kurtuluşa erenler.

 İskender Ali Mihr = Onların aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Resûl’üne davet edildikleri zaman mü’minlerin sözü “işittik ve itaat ettik” demeleridir. Ve işte onlar, onlar felâha erenlerdir.

 İlyas Yorulmaz = Aralarında hükmedilmesi için Allah’a ve Elçisine çağrıldıklarında inananların sözü, yalnızca “İşittik ve itaat ettik” demeleri gerekir. İşte bunu söyleyenler mutluluğa erenlerdir.