Önceki Ayet Sonraki Ayet  
12. Sûre Yûsuf / 13

 قَالَ إِنِّي لَيَحْزُنُنِي أَن تَذْهَبُواْ بِهِ وَأَخَافُ أَن يَأْكُلَهُ الذِّئْبُ وَأَنتُمْ عَنْهُ غَافِلُونَ

 

Kelime Karşılaştırma
kâle  : dedi
in-nî  : muhakkak ben
le yahzunu-nî  : mutlaka, gerçekten beni üzer mahzun eder
en tezhebû  : gitmeniz
bi-hi  : onu, onunla
ve ehâfu  : ve korkuyorum, korkarım
en ye’kule-hu  : onu yemesi
ez zi’bu  : bir kurt
ve entum  : ve siz
an-hu  : ondan
gâfilûne  : gâfil olanlar (habersiz iken)
Meal Yazanlar
Ayet Mealleri

 Diyanet İşleri = Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.”

 Abdulbaki Gölpınarlı = Yakup, onu götürür, giderseniz kederlenirim ben ve korkarım ki siz, ondan gaflet edersiniz de gelip kurt yer onu demişti.

 Abdullah Parlıyan = “Doğrusu onu götürmeniz beni çok üzer. Gözden uzak tuttuğunuz bir anda, O'nu kurdun yemesinden korkuyorum.”

 Adem Uğur = (Babaları) dedi ki: Onu götürmeniz beni mutlaka üzer. Siz ondan habersizken onu bir kurdun yemesinden korkarım.

 Ahmed Hulusi = (Yakup) dedi ki: "Onu götürmeniz beni muhakkak üzer. . . Siz Onunla ilgilenmezken Onu kurdun kapmasından korkarım. "

 Ahmet Tekin = Babaları:'Onu götürmeniz beni üzer. Korkarım ki onu bir kurt yer de, sizin haberiniz olmaz.' dedi.

 Ahmet Varol = Dedi ki: 'Onu götürmeniz gerçekten beni üzer ve siz kendisinden habersiz iken onu kurdun yemesinden korkarım.'

 Ali Bulaç = Dedi ki: "Sizin onu götürmeniz gerçekten beni üzer ve siz ondan habersiz iken onu kurdun yemesinden korkuyorum."

 Ali Fikri Yavuz = Babaları dedi ki: “- Onu götürmeniz, cidden beni endişeye düşürür. Siz kendisinden habersiz bulunurken onu kurt yemesinden korkarım.”

 Ali Ünal = Yakup, “O’nu alıp götürmeniz, beni gerçekten üzer.” mukabelesinde bulundu: “Siz O’nu unutup kendinizle meşgulken bir kurdun gelip O’nu yemesinden korkarım.”

 Bayraktar Bayraklı = Ya‘kub şöyle dedi: “Onu götürmeniz beni mutlaka üzer. Siz ondan habersizken, onu bir kurdun yemesinden korkarım.”

 Bekir Sadak = Babalari, «Onu goturmeniz beni uzuyor; siz farkina varmadan onu kurdun yemesinden korkarim» dedi.

 Celal Yıldırım = (Babaları:) «Doğrusu onu alıp götürmeniz beni çok üzer ve sizin haberiniz yokken onu kurt yer diye korkuyorum,» dedi.

 Cemal Külünkoğlu = (Babaları/Yakub) dedi ki: “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer diye korkuyorum.”

 Diyanet İşleri (eski) = Babaları, 'Onu götürmeniz beni üzüyor; siz farkına varmadan onu kurdun yemesinden korkarım' dedi.

 Diyanet Vakfi = (Babaları) dedi ki: Onu götürmeniz beni mutlaka üzer. Siz ondan habersizken onu bir kurdun yemesinden korkarım.

 Edip Yüksel = Dedi ki: 'Onu götürmeniz beni endişelendirir. Korkarım ki haberiniz yokken onu kurt yer.'

 Elmalılı Hamdi Yazır = Beni, dedi: onu götürmeniz her halde mahzun eder ve korkarım ki onu kurt yer de haberiniz olmaz

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Babası: «Onu götürmeniz, beni mutlaka üzer ve korkarım, onu kurt yer, haberiniz olmaz!» dedi.

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Babaları dedi ki: «Onu götürmeniz beni üzer, korkarım ki onu kurt yer de sizin haberiniz bile olmaz.»

 Gültekin Onan = Dedi ki: "Sizin onu götürmeniz gerçekten beni üzer ve siz ondan habersiz iken onu kurdun yemesinden korkuyorum."

 Harun Yıldırım = Dedi ki: “Sizin onu götürmeniz gerçekten beni üzer ve siz ondan habersiz iken onu kurdun yemesinden korkuyorum.”

 Hasan Basri Çantay = Dedi: «Onu götürmeniz muhakkak ki beni tasaya düşürür. Siz kendisinden gaafil, gaafil bulunurken onu kurt (gelib) yemesinden korkarım».

 Hayrat Neşriyat = (Ya'kub) dedi ki: 'Onu götürmeniz beni hakikaten üzer; çünki siz ondan habersiz kimseler iken, onu kurdun yemesinden korkarım!'

 İbni Kesir = Dedi ki: Onu götürmeniz doğrusu beni tasaya düşürüyor. Siz, ondan habersizken onu kurdun yemesinden korkuyorum.

 Kadri Çelik = (Babaları) Dedi ki: “Sizin onu götürmeniz gerçekten beni üzer ve siz ondan habersiz iken onu kurdun yemesinden korkuyorum.”

 Muhammed Esed = "Doğrusu, o'nu götürmeniz beni kaygılandırıyor" diye karşılık verdi (Yakub), "gözden uzak tuttuğunuz bir anda o'nu kurdun kapmasından korkuyorum!"

 Mustafa İslamoğlu = (Yakub) dedi ki: "Bakın, onu götürmeniz beni endişelendiriyor: Siz dalgınlıkla onu ihmal edersiniz de, sonunda onu kurt kapar diye korkuyorum."

 Ömer Nasuhi Bilmen = Dedi ki: «O'nu alıp götürmeniz şüphesiz ki beni mahzun eder. Ve siz ondan gâfil bulunduğunuz halde O'nu kurdun yemesinden korkarım.»

 Ömer Öngüt = Dedi ki: “Onu götürmeniz cidden beni üzer, endişeye düşürür. Siz farkına varmadan onu bir kurdun yemesinden korkarım. ”

 Şaban Piriş = Babaları: -Eğer onu götürürseniz tasalanırım. Siz ondan habersizken, Onu bir kurt yemesinden korkarım, dedi.

 Sadık Türkmen = Dedi ki: “Onu götürmeniz, beni çok üzer; onu kurdun yemesinden korkarım, siz ondan habersizken!”

 Seyyid Kutub = Babaları dedi ki; «Onu götürmeniz beni üzer, ayrılığına dayanamam; ayrıca korkarım ki, siz farkında olmadan onu kurt kapar.»

 Suat Yıldırım = Babaları: "Onu götürmeniz beni meraklandırır. Korkarım ki siz farkında olmadan, onu kurt yer." dedi.

 Süleyman Ateş = (Ya'kûb) Dedi ki: "Onu götürmeniz beni üzer; korkarım ki, sizin haberiniz yokken onu kurt yer!"

 Tefhim-ul Kuran = Dedi ki: «Sizin onu götürmeniz gerçekten beni üzer ve siz ondan habersiz iken onu kurdun yemesinden korkuyorum.»

 Ümit Şimşek = Babaları 'Onu alıp götürmeniz beni üzer,' dedi. 'Siz farkında olmadan onu kurt yer diye korkuyorum.'

 Yaşar Nuri Öztürk = Dedi ki: "Onu götürmeniz beni çok çok üzer. Ve korkarım ki siz ondan habersiz bir haldeyken onu kurt yer."

 İskender Ali Mihr = (Babası) şöyle dedi: “Onunla gitmeniz muhakkak ki; gerçekten beni mahzun eder. Ve ben, siz ondan gâfilken, onu bir kurdun yemesinden korkarım.”

 İlyas Yorulmaz = Babaları “Onu götürmeniz beni üzüntüye (endişeye) sevk ediyor. Siz işlerinize dalıp yalnız bıraktığınızda onu bir kurdun kapıp yemesinden korkuyorum” dedi.