Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Diyanet İşleri = Buzağıyı ilâh edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Buzağıyı mabud edinenler, Rablerinden bir gazaba uğrayacaklar, dünyâ yaşayışında aşağılık bir hâle düşeceklerdir ve biz, iftirâcıları böyle cezâlandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Abdullah Parlıyan = Buzağıya tapınanlara gelince, hiç şüphe edilmesin ki Rablerinin gazabı onları bulacak ve dünya hayatında da onların payı alçaklık olacak. İşte biz Allah'a karşı yalan düzenleri, böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Adem Uğur = Buzağıyı (tanrı) edinenler var ya, işte onlara mutlaka Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir alçaklık erişecektir. Biz iftiracıları böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak ki buzağıyı (tanrı) edinenlere, Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir aşağılanma ulaşacaktır. . . Biz iftiracıları böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Ahmet Tekin = Buzağı heykelini put haline getirenler, Rablerinin gazabına ve dünya hayatında zillete dûçar olacaklardı. İşte biz iftira edenleri, yalan uyduranları böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Ahmet Varol = Buzağıyı (ilah olarak) benimseyenler Rabblerinin gazabına ve dünya hayatında bir zillete uğrayacaklardır. İşte iftiracıları böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Ali Bulaç = Şüphesiz, buzağıyı (tanrı) edinenlere Rablerinden bir gazab ve dünya hayatında bir zillet yetişecektir. İşte biz, 'yalan düzüp uyduranları' böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Ali Fikri Yavuz = Muhakkak ki buzağıyı tanrı edinenlere, Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında da bir horluk erişecektir. İşte biz, Allah’a iftira edenleri böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Ali Ünal = Buzağıyı ilâh edinenlerin başlarına hiç şüphesiz Rabbilerinden çetin bir azap, ayrıca dünya hayatında bir zillet gelecektir. Sürekli Allah’a iftira ile meşgul olanları işte böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Bayraktar Bayraklı = Buzağıyı tanrı edinenler var ya, yakında onlara Rablerinin gazabı ve dünya hayatında bir zillet ulaşacaktır. Biz, iftiracıları böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Bekir Sadak = Buzagiyi tanri olarak benimseyenler Rablerinin ofkesine ve dunya hayatinda alcakliga ugrayacaklardir; iftira edenleri boylece cazalandiririz.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Celal Yıldırım = Buzağıyı ilâh edinenlere gelince : Şüphesiz ki, Rablerinden bir gazab ve Dünya hayatında da bir aşağılık ve alçaklık onlara erişecektir. İşte yalan atıp iftira edenleri böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Cemal Külünkoğlu = Muhakkak ki (altın) buzağıyı ilah edinenlere Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir horluk erişecektir. İşte biz, yalan uyduranları böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Diyanet İşleri (eski) = Buzağıyı tanrı olarak benimseyenler Rablerinin öfkesine ve dünya hayatında alçaklığa uğrayacaklardır; iftira edenleri böylece cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Diyanet Vakfi = Buzağıyı (tanrı) edinenler var ya, işte onlara mutlaka Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir alçaklık erişecektir. Biz iftiracıları böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Edip Yüksel = Buzağıyı putlaştıranlar, Rab'lerinden bir gazaba ve dünya hayatında bir alçaklığa uğrayacaktır. İftiracıları böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Şüphesiz o danayı idinenlere rablarından bir gadab ve Dünya hayatta bir zillet irişecek ve işte müfterileri böyle cezalandırırız

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Şüphesiz o danayı tanrı edinenlere Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında da bir zillet erişecektir. İşte iftira edenleri böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şüphesiz o buzağıyı tanrı edinenlere Rablerinden bir gazap, dünya hayatında iken de bir zillet erişecektir. İşte biz, iftiracıları böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Gültekin Onan = Kuşkusuz, buzağıyı (Tanrı) edinenlere rablerinden bir gazab ve dünya hayatında bir zillet yetişecektir. İşte biz 'yalan düzüp uyduranları' böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Harun Yıldırım = Doğrusu buzağıyı ilahedinenlere Rablerinden bir gazap dünya hayatında da alçaklık erişecektir. Biz iftira edenleri işte böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Hasan Basri Çantay = Şübhe yok ki buzağıya (Tanrı diye) tutunanlara Rablerinden bir gazab, dünyâ hayaatında da bir horluk erişecekdir. İşte biz (Allaha karşı) yalan düzenleri böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Hayrat Neşriyat = Şübhesiz ki buzağıyı (ilâh) edinenler yok mu, onlara yakında Rablerinden bir gazab ve dünya hayâtında bir zillet erişecektir. İşte iftirâ edenleri ise, böyle cezâlandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 İbni Kesir = Muhakkak ki buzağıyı tanrı edinenlere; Rabblarından bir gazab ve dünya hayatında bir horluk erişecektir. Biz, işte böylece cezalandırırız iftira edenleri.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Kadri Çelik = Buzağıyı (ilah olarak) benimseyenler rablerinin öfkesine ve dünya hayatında alçaklığa uğrayacaklardır. İftira edenleri böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Muhammed Esed = (Haruna şöyle dedi:) "(Altın) buzağıya tapınanlara gelince, hiç şüphe edilmesin ki, Rablerinin gazabı onları bulacak ve dünya hayatında da alçaklık (olacak onların payı)!" Biz işte böyle cezalandırırız düzmece (şeyler) uyduranları.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Mustafa İslamoğlu = (Harun'a yönelerek): "Şu buzağıyı ilah edinenlere gelince: Sonunda Rablerinin gazabı gelip onları bulacak, dünya hayatında ise onursuzluğa mahkum olacaklar!" Biz, (Allah'a) iftira edenleri işte böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Şüphe yok ki, o buzağıyı tanrı edinenlere elbette Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir zillet erişecektir. Ve işte müfterileri böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Ömer Öngüt = Buzağıyı ilâh olarak benimseyenler, Rablerinin öfkesine ve dünya hayatında alçaklığa uğrayacaklardır. İşte biz böyle cezalandırırız iftira edenleri!

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Şaban Piriş = Buzağıya bağlananlara Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında aşağılanma zamanı gelecektir. İftiracıları işte böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Sadık Türkmen = Buzağiyi ilâh/tanrı edinenlere, Rablerinden bir hışım ve dünya hayatında da zillet erişecektir. Biz iftira edenleri işte böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Seyyid Kutub = Buzağıyı ilâh edinenler ise kesinlikle Rabblerinin öfkesine ve dünya hayatında alçaklığa uğrayacaklardır. Biz Allah hakkında asılsız iddialar ileri sürenleri, işte böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Suat Yıldırım = Buzağıya tanrı diye tapanlar var ya, işte onlara Rab’leri tarafından dünya hayatında bir gazap ve bir zillet gelecektir. İşte iftiracıları böyle cezalandırırız Biz!

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Süleyman Ateş = Buzağıyı (tanrı diye) benimseyenlere, muhakkak Rablerinden bir öfke ve dünyâ hayâtında bir alçaklık erişecektir! İşte biz iftirâcıları böyle cezâlandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Tefhim-ul Kuran = Şüphesiz, buzağıyı (tanrı) edinenlere Rablerinden bir gazab ve dünya hayatında bir zillet yetişecektir. İşte biz, 'yalan düzüp uyduranları' böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Ümit Şimşek = Buzağıyı tanrı edinenlere gelince, dünya hayatında onlara Rablerinden bir gazap ve bir zillet erişecektir. İftiracıları Biz böyle cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Buzağıyı ilah edinenler var ya, yakında onlara Rablerinden bir öfke ve dünya hayatında bir zillet ulaşacaktır. İftiracıları böyle cezalandırırız biz.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki; buzağıyı (ilâh) edinen kimseler, Rab’lerinden bir gazaba ve dünya hayatında bir zillete uğrayacaklar. Ve işte böyle, iftira edenleri cezalandırırız.

ve zilletun

  A’râf / 152 -

 İlyas Yorulmaz = Elbetteki buzağı heykelini ilah edinenler Rablerinin öfkesine ve dünya hayatında da aşağılanma cezasına uğrayacaklar. Biz (Allah ile birlikte ilah) uyduranları böyle cezalandıracağız.

ve lâ zilletun

  Yûnus / 26 -

 Diyanet İşleri = Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedî kalacaklardır.

ve lâ zilletun

  Yûnus / 26 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İyilik edenleri iyilikle mükâfatlandırırız, daha da fazlasını veririz ve yüzleri kararmaz, zillete düşmez onlar. Onlardır cennet ehli, orada ebedî kalırlar.

ve lâ zilletun

  Yûnus / 26 -

 Abdullah Parlıyan = İyi ve yararlı işler yapmakta devamlı ve kararlı olanlara, karşılık olarak daha iyisi ve ondan da fazlası vardır. Kıyamet gününde onların yüzlerini, ne bir kararma, ne de aşağılık ve horluk kaplayacaktır. İşte bunlardır cennetlikler, orada ebedî kalacaklardır.

ve lâ zilletun

  Yûnus / 26 -

 Adem Uğur = Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz (kara leke) bulaşır ne de bir horluk (gelir). İşte onlar cennet ehlidirler. Ve onlar orada ebedî kalacaklardır.

ve lâ zilletun

  Yûnus / 26 -

 Ahmed Hulusi = İhsan ehline, daha güzeli ve fazlası vardır. . . Onların vechlerini (yüzlerini - şuurlarını) ne kara toz zerresi (bencillik), ne de (hakikatlerinden ayrı düşmenin getirisi olan) zillet kaplar. . . Onlar sonsuza dek cennet ehlidirler!

ve lâ zilletun

  Yûnus / 26 -

 Ahmet Tekin = İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderlere, idarecilere, askerî erkâna ve müslümanlara, devlet nimeti, daha güzel mükâfat var. Fazlası da, cemâl-i ilâhîyi görme de var. Yüzlerine ne siyah toz lekeleri bulaşır, ne de onlarda, zillet emaresi görürsün. Onlar cennet ehlidirler. Orada ebedî yaşarlar.

ve lâ zilletun

  Yûnus / 26 -

 Ahmet Varol = İyilik edenlere daha iyisi ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karalık ne de aşağılık bürür. İşte bunlar cennetliktirler. Orada sürekli kalıcıdırlar.

ve lâ zilletun

  Yûnus / 26 -

 Ali Bulaç = Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.

ve lâ zilletun

  Yûnus / 26 -

 Ali Fikri Yavuz = İman edip güzel bir amel işleyenlere cennet ve bir de Allah’ın Cemalini görmek var. Onların yüzlerine ne bir leke bulaşır, ne de bir zillet... İşte bunlar cennetliktirler, kendileri orada ebedî olarak kalıcıdırlar.

ve lâ zilletun

  Yûnus / 26 -

 Ali Ünal = Allah’ın kendilerini gördüğünün şuuru içinde sürekli iyilik duygusuyla davranan ve güzel işler yapanlar için davranışlarına terettüp eden mükâfatların en güzeli ve bir de tahmin edemeyeceğiniz fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de yüzlerini aşağıya eğdirecek bir zillete maruz kalırlar. Onlar, Cennet’in yârânı ve yoldaşlarıdırlar; orada daimî kalacaklardır.