Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Diyanet İşleri = (91-92) Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O’nunla birlikte başka hiçbir ilâh yoktur. Öyle olsaydı, her ilâh kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah, hiç kimseyi evlât edinmez ve onunla birlikte bir başka mâbut yoktur, olsaydı her mâbut, kendi halkettiğini benimseyip alır gider ve bir kısmı, öbürlerinden üstün olurdu. Münezzehtir Allah onların söylediklerinden.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Abdullah Parlıyan = Allah asla çocuk edinmemiştir. O'nunla beraber hiçbir ilah ta yoktur. Olmuş olsaydı, her ilah yarattığını alıp bir tarafa giderdi de, herbiri diğerine baskın çıkmaya çalışırdı. Allah onların koştukları vasıflardan, mutlak olarak uzaktır.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Adem Uğur = Allah evlât edinmemiştir; O'nunla beraber hiçbir tanrı da yoktur. Aksi takdirde her tanrı kendi yarattığını sevk ve idare eder ve mutlaka onlardan biri diğerine galebe çalardı. Allah, onların (müşriklerin) yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Ahmed Hulusi = Allâh çocuk edinmez! O yanı sıra bir tanrı da yoktur! Öyle olsaydı, her bir tanrı yarattığı ile bir yana gider; kimi kimine üstün gelirdi! Allâh onların tanımlamalarından Subhan'dır (ötedir)!

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Ahmet Tekin = Allah oğul edinmedi. Onunla beraber hiçbir ilâh da yoktur. Aksi takdirde, her ilâh kendi yarattığını sevk ve idare eder, içlerinden biri mutlaka diğerleri üzerinde hâkimiyet kurardı. Allah onların yakıştırdığı şeylerden münezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Ahmet Varol = Allah bir çocuk edinmemiştir ve O'nunla birlikte bir ilâh yoktur. O takdirde her ilâh yarattığını götürürdü ve muhakkak bazısı bazısına üstün gelirdi. Allah onların nitelediklerinden münezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Ali Bulaç = Allah, hiç bir çocuk edinmemiştir ve O'nunla birlikte hiç bir ilah yoktur; eğer olsaydı, her bir ilah elbette kendi yarattığını götürüverirdi ve (ilahların) bir kısmına karşı üstünlük sağlardı. Allah, onların nitelendiregeldiklerinden yücedir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah, hiç evlâd edinmemiştir, beraberinde bir ilâh da yoktur. Eğer müşriklerin dediği gibi, Allah’la beraber bir takım ilâhlar olsaydı, o takdirde her ilâh kendi yarattığını götürür, tek başlarına kalarak aralarında ayrılıklar baş gösterir ve bir kısmı diğerlerine üstün gelirdi. (Bu çekişme ve savaşlar olmadığına göre Allah’ın eşi ve ortağı yoktur.) Allah, onların isnad ettiği şirk vasıflarından (ve bütün noksanlıklardan) münezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Ali Ünal = Allah, asla evlât edinmedi; O’nun beraberinde asla bir başka ilâh da yoktur. Öyle olsaydı, her bir ilâh, (Ulûhiyet’in lâzımı olan mutlak bağımsızlık hususiyetiyle) kendi yarattıklarını yanına alır ve her biri diğerine üstün gelmeye çalışırdı. Allah, o müşriklerin isnat ve nitelendirmelerinden mutlak münezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah çocuk edinmemiştir; O'nunla beraber hiçbir tanrı yoktur. Öyle olsaydı her tanrı, kendi yarattığını sevk ve idare eder, onlardan biri diğerine üstün gelmeye çalışırdı. Allah, müşriklerin yakıştırdıkları sıfatlardan uzaktır.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Bekir Sadak = Allah cocuk edinmemistir; O'nun yaninda hicbir tanri yoktur, olsaydi, her tanri kendi yarattigi ile beraber gider ve birbirinden ustun olmaga calisirlardi. Allah onlarin vasiflandirdiklarindan munezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Celal Yıldırım = Allah hiçbir çocuk edinmemiştir. O'nunla beraber hiç bir ilâh da yoktur; böyle olsaydı her ilâh yarattığını alıp (bir yana) giderdi de kimi kimine üstün gelirdi. Allah onların vasfedegeldiklerinden pâk ve münezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Cemal Külünkoğlu = Allah asla evlat edinmemiştir ve O'nun beraberinde bir başka ilah da yoktur. (Olsaydı) o zaman her ilah, kendi yaratıklarını otoritesi altına alıp bir yana gider ve biri öbürüne karşı üstünlük kurmaya çalışırdı. Allah onların bu asılsız yakıştırmalarından uzaktır.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah çocuk edinmemiştir; O'nun yanında hiçbir tanrı yoktur, olsaydı, her tanrı kendi yarattığı ile beraber gider ve birbirinden üstün olmağa çalışırlardı. Allah onların vasıflandırdıklarından münezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Diyanet Vakfi = Allah evlât edinmemiştir; O'nunla beraber hiçbir tanrı da yoktur. Aksi takdirde her tanrı kendi yarattığını sevk ve idare eder ve mutlaka onlardan biri diğerine galebe çalardı. Allah, onların (müşriklerin) yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Edip Yüksel = ALLAH çocuk edinmemiştir, O'nunla beraber bir tanrı da yoktur. Aksi taktirde her tanrı yarattığı şeylerle birlikte bağımsızlığını ilan ederek yönetim için bir biriyle çekişmeye girerdi. ALLAH, onların niteledikleri şeylerden çok uzaktır.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Allah, hiç veled ittihaz etmedi, beraberinde bir tanrı da yok O surette her tanrı kendi yarattığı ile giderdi ve elbette biri diğerine kibrederdi, o isnad ettikleri vasıflardan sübhan o Allah

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah asla oğul edinmedi ve beraberinde bir tanrı da yoktur; Öyle olsaydı, her tanrı kendi yarattığını sürükleyip gider ve elbette birbirlerine üstünlük taslarlardı. Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah evlat edinmemiştir; O'nunla beraber hiçbir ilâh da yoktur. Aksi takdirde her ilâh kendi yarattığını sevk ve idare eder ve bir gün mutlaka onlardan biri diğerine galip gelirdi. Allah, onların yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Gültekin Onan = Tanrı, hiç bir çocuk edinmemiştir ve O'nunla birlikte hiç bir tanrı yoktur; eğer olsaydı, her bir tanrı elbette kendi yarattığını götürüverirdi ve (tanrıların) bir kısmına karşı üstünlük sağlardı. Tanrı, onların nitelendiregeldiklerinden yücedir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Harun Yıldırım = Allah evlât edinmemiştir; O'nunla beraber hiçbir ilah da yoktur. Aksi takdirde her ilah kendi yarattığını sevk ve idare eder ve mutlaka onlardan biri diğerine galebe çalardı. Allah, onların yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Hasan Basri Çantay = Allah hiçbir evlâd edinmemişdir. Onunla birlikde hiçbir Tanrı da yokdur. (Öyle olsaydı) bu takdîrde elbette her Tanrı kendi yaratdığını (sürükler) götürür ve elbette kimi kiminin üstüne çıkıb (galebe edib) yükselirdi. Allah, onların bütün vasf (-u isnâd) etdiklerinden münezzehdir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Hayrat Neşriyat = Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir; O’nunla berâber hiçbir ilâh da yoktur; eğer öyle olsaydı, her ilâh elbette kendi yarattığı ile (kendi bildiğine) giderdi ve mutlaka onlardan bir kısmı diğerine üstün gelirdi. Allah, onların isnâd etmekte oldukları vasıflardan münezzehdir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 İbni Kesir = Allah, hiç bir çocuk edinmemiştir ve O'nunla birlikte hiç bir ilah da yoktur. Olsaydı; o zaman, her ilah, kendi yarattığını alıp götürür ve birbirinden üstün çıkmaya çalışırlardı. Allah, onların nitelendirdiklerinden mğünezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Kadri Çelik = Allah, hiç bir çocuk edinmemiştir ve O'nunla birlikte hiç bir ilah yoktur; eğer olsaydı, her bir ilah elbette kendi yarattığını yönetip götürürdü ve (ilahların) bir kısmına karşı üstünlük sağlardı. Allah, onların nitelendirdiği şeylerden yücedir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Muhammed Esed = Allah asla çocuk edinmemiştir, ne de O'nunla beraber başka bir tanrı vardır: (çünkü, eğer başka herhangi bir tanrı) olsaydı, her tanrı kendi yarattığı alemi kendinden yana çeker ve şüphesiz her biri diğerine baskın çıkmaya çalışırdı! Sınırsız kudret ve yüceliğiyle Allah, onların tasavvur ve tanımlama yoluyla yakıştırdıkları şeylerden mutlak olarak uzaktır;

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Mustafa İslamoğlu = Allah asla herhangi bir çocuk edinmemiştir; O'nunla birlikte başka bir ilah da yoktur. Aksi halde her bir ilah kendi yarattığını kendinden yana çeker, böylece biri diğerine üstünlük kurmaya kalkardı. Allah onların tavsif ve tasavvur ettiklerinin çok ötesinde, aşkın ve uludur.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Allah hiçbir veled ittihaz edinmedi ve O'nunla beraber hiçbir ilâh da yoktur. O zaman her ilâh, kendi yarattığı ile giderdi ve bazıları bazısı üzerine yükselirdi. Allah ise onların vasfettiklerinden münezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Ömer Öngüt = Allah evlât edinmemiştir. O'nunla beraber hiçbir ilâh yoktur. Eğer olsaydı, her ilâh kendi yarattığını alır gider ve biri ötekine üstün gelmeye çalışırdı. Allah onların vasıflandırdıkları şeylerden münezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Şaban Piriş = Allah, çocuk edinmedi. O’nun yanında başka bir ilah yoktur. Eğer olsaydı, her ilah yarattığı ile gider ve elbette biri, diğerine üstün gelirdi. İsnat ettikleri vasıflardan münezzehtir Allah!

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Sadık Türkmen = Allah asla bir çocuk edinmez/edinmemiştir! O’nunla beraber hiçbir İlâh yoktur! Eğer öyle olsaydı; her ilâh, kendi yarattığını alıp götürür, birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı!.. Allah onların nitelendirmelerinden uzaktır.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Seyyid Kutub = Allah evlat edinmemiştir ve O'nun yanısıra bir başka ilah yoktur. Yoksa her ilah, kendi yaratıklarını otoritesi altına alıp bir yana gider ve biri öbürüne karşı üstünlük kurmaya çalışırdı. Allah onların bu asılsız yakıştırmalarından münezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Suat Yıldırım = "Allah asla evlat edinmedi. O’nun yanı sıra hiçbir tanrı da yoktur. Öyle olsaydı her tanrı kendi yarattıklarını yanına alır ve onlardan biri diğerine üstün gelmeye çalışırdı. Allah o müşriklerin isnat ve nitelendirmelerinden münezzehtir."

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Süleyman Ateş = Allâh çocuk edinmemiştir. O'nunla beraber hiçbir tanrı yoktur. Öyle olsaydı her tanrı, kendi yarattığını götürürdü ve onlardan biri diğerine üstün gelmeğe çalışırdı. Allâh, onların tanımlamalarından uzaktır.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Tefhim-ul Kuran = Allah, hiç bir çocuk edinmemiştir ve O'nunla birlikte hiç bir ilah yoktur; eğer olsaydı, her bir ilah elbette kendi yarattığını götürüverirdi ve (ilahların) bir kısmına karşı üstünlük sağlardı. Allah, onların nitelendiregeldiklerinden yücedir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Ümit Şimşek = Allah asla evlât edinmiş değildir. Onunla beraber başka bir tanrı da yoktur. Eğer olsaydı, herbiri kendi yarattığını kapar, böylece birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Allah onların yakıştırdığı şeylerden uzaktır.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah, çocuk filan edinmemiştir. O'nunla beraber herhangi bir ilah da yoktur. Eğer böyle olsaydı, her ilah kendi yarattığını yok ederdi ve mutlaka biri ötekine üstün gelmeye çalışırdı. Allah'ın şanı onların nitelendirmelerinden yücedir, arınmıştır.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 İskender Ali Mihr = Allah çocuk edinmemiştir. Ve O’nunla beraber (başka) bir ilâh (hiç) olmamıştır. Öyle olsaydı bütün ilâhlar mutlaka (kendi) yarattığını giderirdi (yok ederdi). Ve mutlaka onların bir kısmı bir kısmına üstün olurdu. Allah, onların vasıflandırdıkları şeylerden münezzehtir.

zehebe

  Mü’minûn / 91 -

 İlyas Yorulmaz = Allah, asla bir çocuk edinmemiştir. Eğer onunla beraber bir ilah olsaydı, her ilah diğerinin yarattığını yok ederdi ve birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Allah onların uydurdukları vasıflardan uzaktır.

ez zehebe

  Tevbe / 34 -

 Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah’ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele.

ez zehebe

  Tevbe / 34 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, o bilginlerle râhiplerin çoğu, boş sebeplerle insanların mallarını yerler ve halkı Allah yolundan menederler. Altını, gümüşü biriktirip Allah yolunda harcamayanları elemli bir azapla müjdele.

ez zehebe

  Tevbe / 34 -

 Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Bilin ki, hahamların, rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızca yiyip yutuyor ve onları Allah'ın yolundan alıkoyuyorlar. Fakat bütün o altını, gümüşü toplayıp Allah yolunda harcamayanlara, işte onlara sonraki hayatta çok çetin azabı müjdele.

ez zehebe

  Tevbe / 34 -

 Adem Uğur = Ey iman edenler! (Biliniz ki), hahamlardan ve râhiplerden birçoğu insanların mallarını haksız yollardan yerler ve (insanları) Allah yolundan engellerler. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele!

ez zehebe

  Tevbe / 34 -

 Ahmed Hulusi = Ey iman edenler! Muhakkak ki ahbardan (hahamlar) ve ruhbandan birçoğu, insanların mallarını bâtıl olarak yerler ve onları Allâh yolundan alıkoyarlar. . . Altın ve gümüşü depolayıp gizleyen ve onları Allâh yolunda infak etmeyenlere gelince, onları acı bir azap ile müjdele!

ez zehebe

  Tevbe / 34 -

 Ahmet Tekin = Ey iman edenler, yahudi hahamları ile hristiyan rahiplerinin bir çoğu, insanların mallarını haksız yere yerler, insanları Allah yolundan, İslâm’a girmekten, İslâmî hayatı yaşamaktan alıkorlar, engelleyici tedbirler alırlar. Altın ve gümüşü biriktirip de, Allah yolunda, İslâm uğrunda, ferdî ve içtimaî yardımda bulunmazlar. Karşılık gözetmeden, gönüllü harcamazlar. Onlara, can yakıp inleten müthiş azâbı haber ver.

ez zehebe

  Tevbe / 34 -

 Ahmet Varol = Ey iman edenler! Hahamların ve rahiplerin çoğu insanların mallarını haksızlıkla yemekte ve Allah'ın yolundan alıkoymaktadırlar. Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanları acıklı bir azapla müjdele!

ez zehebe

  Tevbe / 34 -

 Ali Bulaç = Ey iman edenler, gerçek şu ki, (yahudi) bilginlerinden ve (hristiyan) rahiplerinden çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar... Onlara acı bir azabı müjdele.

ez zehebe

  Tevbe / 34 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Gerçekten Yahudi bilginlerinden ve Hristiyan râhiblerinden çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan çevirirler; bir de altını ve gümüşü biriktirerek saklayıp onları Allah yolunda harcamayan kimseler! İşte bunları acıklı bir azap ile müjdele...

ez zehebe

  Tevbe / 34 -

 Ali Ünal = Ey iman edenler! Yahudi din bilginleri ve Hıristiyan rahiplerden pek çoğu, (menfaat karşılığı Kitab’ın hükümlerini değiştirmek, rüşvet almak, dini kazanç vasıtası yapmak gibi) haksız ve gayrı meşrû yollarla hiç şüphesiz halkın mallarını yemekte ve insanları Allah’ın yolundan alıkoymaktadırlar. Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda, (O’nun dinini yüceltmek ve muhtaçlara infak etmek suretiyle) harcamayanlar var ya: (ey Rasûlüm!) işte onları pek acı bir azapla müjdele.