Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
yuzâhirûne
Diyanet İşleri = İçinizden kadınlarına zıhar yapanlar bilsinler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Onların anaları ancak, kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar (zıhar yaparlarken) hoş karşılanmayan ve yalan bir söz söylüyorlar. Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
yuzâhirûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Sizden, karılarına zıhâr yapanlar, bilsinler ki karıları, anaları değildir, anaları, ancak onları doğuran kadınlardır ve şüphe yok ki onlar, çirkin bir lâftır, ediyorlar ve yalan söylüyorlar ve şüphe yok ki Allah, elbette bağışlayıcıdır, suçları örter.
yuzâhirûne
Abdullah Parlıyan = Bundan sonra içinizden: “Sen artık bana annem kadar haramsın!” diyerek hanımlarından boşananlara gelince unutmasınlar ki, eşleri anaları gibi asla olamaz, anaları ancak onları doğuran kadınlardır. O halde bu kimseler, çirkin ve yalan bir söz söylemiş oluyorlar. Bu nedenle bu söyledikleri ne kadar asılsız ve çirkindir. Ama Allah, gerçekten günahları affedici ve bağışlayıcıdır.
yuzâhirûne
Adem Uğur = İçinizden zıhâr yapanların kadınları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar çirkin bir laf ve yalan söylüyorlar. Kuşkusuz Allah, affedicidir, bağışlayıcıdır.
yuzâhirûne
Ahmed Hulusi = Sizden, kadınlarından zihar (karısına anam gibisin diyerek ilişkisini kesenler {müşrik âdeti A. H. }) yapanlar; onların (kocaların) anaları, onlar (karıları) değildirler! Onların anaları sadece onları doğuranlardır! Muhakkak ki onlar çirkin ve aslı olmayan bir laf ediyorlar! Muhakkak ki Allâh Afüvv'dür (sonsuz affedici), Ğafûr'dur.
yuzâhirûne
Ahmet Tekin = İçinizden zıhar yapanların, eşlerini, anaları kadar haram sayanların hanımları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Onlar şeriatın suç saydığı ve haram kıldığı, mü’minlerin tasvip etmediği sözler, yalan söylüyorlar. Allah çok affedicidir, kullarını daima koruma kalkanına alır.
yuzâhirûne
Ahmet Varol = Sizden hanımlarına zihâr [1] yapanlar (bilsinler ki) onlar (hanımları) kendilerinin anaları değildirler. Anaları ancak kendilerini doğurmuş olanlardır. Onlar elbette çirkin ve yalan bir söz söylemektedirler. Şüphesiz Allah affedicidir, bağışlayıcıdır.
yuzâhirûne
Ali Bulaç = Sizden kadınlarına "zıhar"da bulunanlar (bilsinler ki, kadınları) onların anneleri değildir. Anneleri, yalnızca kendilerini doğuranlardır. Şüphesiz onlar, çirkin ve yalan söylemektedirler. Gerçekten Allah, çok affeden, çok bağışlayandır.
yuzâhirûne
Ali Fikri Yavuz = İçinizden “Zihâr” yaparak karılarından ayrılmağa kalkışan kimseler, bilsinler ki, o kadınlar onların anaları değildir; anaları, ancak onları doğurmuş olanlardır. Bununla beraber onlar gerçekten çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Muhakkak ki Allah (zihâr yapanı keffaret suretiyle) afv edendir, bağışlayandır.
yuzâhirûne
Ali Ünal = İçinizde hanımlarına zıhar yapanlar (onları boşama kasdıyla kendilerine “Annemin sırtı gibi ol!” diyenler) bilsinler ki, o kadınlar onların anneleri değildir. Onların anneleri, ancak kendilerini doğurmuş olan kadınlardır. Onlar, (zıhar ifade eden o sözü söylemekle) gerçekten (Şeriat’ın) reddettiği çirkin ve gerçek dışı bir söz söylemiş oluyorlar. Bununla birlikte Allah, affı da, bağışlaması da pek bol olandır.
yuzâhirûne
Bayraktar Bayraklı = Sizden zıhar yapanlar/hanımlarını annelerine benzetenler bilmelidirler ki, o hanımlar onların anaları değillerdir. Onların anaları, ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Onlar çirkin ve yalan bir söz söylüyorlar. Bununla beraber Allah affedicidir; bağışlayıcıdır.[617]
yuzâhirûne
Bekir Sadak = Icinizde karilarini «zihar» yapanlar bilsinler ki, karilari anneleri degildir; anneleri ancak, onlari doguranlardir. Dogrusu soyledikleri kotu ve asilsiz bir sozdur. Allah suphesiz affedendir, bagislayandir.
yuzâhirûne
Celal Yıldırım = Sizden kadınlarını (eşlerini annelerinin sırtına benzeterek) zihar yapanlar (bilsinler ki), karıları onların anaları değildir; anaları ancak onları doğuranlardır. Şüphesiz ki, sözün çirkinini ve uydurmasını söylüyorlar. Allah elbette çok affeden, çok bağışlayandır.
yuzâhirûne
Cemal Külünkoğlu = İçinizden “zıhar” yaparak (sen bana anamın sırtı gibisin diyerek) eşlerinden ayrılmağa kalkışan kimseler, bilsinler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Anaları, ancak onları doğurmuş olanlardır. Bununla beraber onlar gerçekten çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Muhakkak ki Allah çok affedendir, çok bağışlayandır.
yuzâhirûne
Diyanet İşleri (eski) = İçinizde karılarını 'zıhar' yapanlar bilsinler ki, karıları anneleri değildir; anneleri ancak, onları doğuranlardır. Doğrusu söyledikleri kötü ve asılsız bir sözdür. Allah şüphesiz affedendir, bağışlayandır.
yuzâhirûne
Diyanet Vakfi = İçinizden zıhâr yapanların kadınları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar çirkin bir laf ve yalan söylüyorlar. Kuşkusuz Allah, affedicidir, bağışlayıcıdır.
yuzâhirûne
Edip Yüksel = İçinizden, kadınlarını annelerine benzeterek yabancılaştıranlar bilirler ki onlar anaları değildir. Anneleri kendilerini doğuranlardır. Söyledikleri kötü ve asılsız bir sözdür. ALLAH Affedendir, Bağışlayandır.
yuzâhirûne
Elmalılı Hamdi Yazır = İçinizden «zihar» ile kadınlarından ayrılmağa kalkışan kimseler bilmelidirler ki: O kadınlar onların anaları değildir, anaları ancak onları doğurmuş olanlardır. Bununla beraber onlar her halde çirkin ve asılsız bir lâkırdı söylüyorlardır. Maamafih Allahın afvı, mağfireti çok olduğunda da şübhe yoktur
yuzâhirûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İçinizden zihar ile (sen, bana anamın sırtı gibisin, demekle) kadınlarından ayrılmaya kalkışan kimseler bilmelidirler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Anaları ancak onları doğuranlardır. Üstelik onlar gerçekten pek çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Bununla birlikte Allah'ın affının ve mağfiretinin çok olduğunda da kuşku yoktur..
yuzâhirûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İçinizde zıhâr yapanların kadınları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadındır. Şüphesiz onlar çirkin ve yalan bir laf söylüyorlar. Kuşkusuz Allah, affedici, bağışlayıcıdır.
yuzâhirûne
Gültekin Onan = Sizden kadınlarına zıharda bulunanlar (bilsinler ki, kadınları) onların anneleri değildir. Anneleri yalnızca kendilerini doğuranlardır. Şüphesiz onlar münker bir söz ve boş laf söylemektedirler. Gerçekten Tanrı çok affeden, çok bağışlayandır.
yuzâhirûne
Harun Yıldırım = Sizden, karılarına zıhâr yapanlar, bilsinler ki karıları, anaları değildir, anaları, ancak onları doğuran kadınlardır ve şüphe yok ki onlar, çirkin bir lâftır, ediyorlar ve yalan söylüyorlar ve şüphe yok ki Allah, elbette bağışlayıcıdır, suçları örter.
yuzâhirûne
Hasan Basri Çantay = Bundan sonra içinizden: “Sen artık bana annem kadar haramsın!” diyerek hanımlarından boşananlara gelince unutmasınlar ki, eşleri anaları gibi asla olamaz, anaları ancak onları doğuran kadınlardır. O halde bu kimseler, çirkin ve yalan bir söz söylemiş oluyorlar. Bu nedenle bu söyledikleri ne kadar asılsız ve çirkindir. Ama Allah, gerçekten günahları affedici ve bağışlayıcıdır.
yuzâhirûne
Hayrat Neşriyat = İçinizden zıhâr yapanların kadınları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar çirkin bir laf ve yalan söylüyorlar. Kuşkusuz Allah, affedicidir, bağışlayıcıdır.
yuzâhirûne
İbni Kesir = Sizden, kadınlarından zihar (karısına anam gibisin diyerek ilişkisini kesenler {müşrik âdeti A. H. }) yapanlar; onların (kocaların) anaları, onlar (karıları) değildirler! Onların anaları sadece onları doğuranlardır! Muhakkak ki onlar çirkin ve aslı olmayan bir laf ediyorlar! Muhakkak ki Allâh Afüvv'dür (sonsuz affedici), Ğafûr'dur.
yuzâhirûne
Kadri Çelik = Sizden kadınlarına “zihar”da bulunanlar (bilsinler ki kadınları) onların anneleri değildir. Anneleri, yalnızca kendilerini doğuranlardır. Şüphesiz onlar, çirkin ve yalan söz söylemektedirler. Gerçekten Allah çok affeden, çok bağışlayandır.
yuzâhirûne
Muhammed Esed = (Bundan sonra) içinizden "Sen artık bana annem kadar haramsın!" diyerek hanımlarından ayrılanlara gelince, (unutmasınlar ki) (eşleri) hiçbir zaman anneleri (gibi) olamaz, kendilerini doğuran kadından başkası anneleri olamaz. O halde, akla sığmayan bir sözdür söyledikleri, (bu nedenle de) asılsız ve düzmecedir. Ama Allah, gerçekten günahları affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
yuzâhirûne
Mustafa İslamoğlu = İçinizden "Sen bana annem kadar haramsın" diyerek eşlerinden ayrılanlara gelince: o kadınlar asla anneleri olamaz; onların anneleri yalnızca kendilerini doğuranlardır; ve şüphesiz onlar mantıksız, dahası düzme-koşma bir laf söylüyorlar: ama şüphe yok ki Allah, tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir rahmet kaynağıdır.
yuzâhirûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Sizden o kimseler ki, kadınlarından müzaherette bulunurlar, halbuki o kadınlar, onların anaları değildir. Onların anaları ancak onları doğurmuş olanlardır ve şüphe yok ki onlar elbette çirkin ve yalan bir lâf söylüyorlar ve muhakkak ki, Allah elbette affedicidir, çok yarlığayıcıdır.
yuzâhirûne
Ömer Öngüt = İçinizden zıhar yapanların kadınları, onların anaları değildir. Onların anaları, ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz ki onlar çirkin ve yalan bir lâf söylüyorlar. Bununla beraber şüphesiz ki Allah çok affeden, çok bağışlayandır.
yuzâhirûne
Şaban Piriş = Sizden zıhar yapanların karıları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Böyle yapanlar, çirkin bir söz ve yalan söylüyorlar. Allah şüphesiz affedici ve bağışlayıcıdır.
yuzâhirûne
Sadık Türkmen = Içinizden eşlerine zıhar yapanlar; bilsinler ki, o eşleri onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar hoş karşılanmayan ve yalan bir söz söylüyorlar. Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
yuzâhirûne
Seyyid Kutub = Sizden eşlerine zihar yapanlar, bilmelidir ki o kadınlar, onların anaları değildir. Onların anaları, ancak kendilerini doğurmuş kadınlardır. Şüphesiz onlar çirkin ve yalan bir söz söylüyorlar. Şüphesiz Allah, affedici, bağışlayıcıdır.
yuzâhirûne
Suat Yıldırım = İçinizden kadınlar hakkında zıhar yapanlar bilsinler ki onlar kendilerinin anneleri değildir, onların anneleri sadece kendilerini doğurmuş olanlardır. Onlar gerçekten çirkin ve yalan bir söz söylüyorlar. Bununla beraber, Allah’ın affı ve merhameti çoktur (geçmiş durumlar hakkında tövbe edenleri affeder)
yuzâhirûne
Süleyman Ateş = Sizden kadınlara zıhar edenler (sen bana, anamın sırtı gibisin diyenler), bilmelidirler ki o kadınlar, onların anaları değillerdir. Onların anaları, ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Onlar, çirkin ve yalan olan bir söz söylüyorlar. Bununla beraber Allâh, affedicidir bağışlayıcıdır.
yuzâhirûne
Tefhim-ul Kuran = Sizden kadınlarına «zıhar»da bulunanlar (eşlerini annelerinin sırtına benzetenler bilsinler ki kadınları) onların anneleri değildir. Anneleri, yalnızca kendilerini doğuranlardır. Şüphesiz onlar, çirkin ve yalan söylemektedirler. Gerçekten Allah, çok affeden, çok bağışlayandır.
yuzâhirûne
Ümit Şimşek = Hanımlarına zıhar yapanlarınız bilsin ki, hanımları onların anneleri değildir. Onların anneleri, kendilerini doğurmuş olanlardır. Gerçekte onlar çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Allah ise çok affedici ve çok bağışlayıcıdır.
yuzâhirûne
Yaşar Nuri Öztürk = İçinizden, kadınlarına zıhar edenlerin, o kadınlar anneleri değildir. Onların anneleri ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Böyleleri, kabul edilemez bir söz ve boş bir lakırdı sarf ediyorlar. Bununla birlikte Allah, gerçekten çok affedici, çok bağışlayıcıdır.
yuzâhirûne
İskender Ali Mihr = İçinizden (sizden) kadınlarına sırt çevirenler (arkalarını dönenler) ki, onlar (eşleri) kendilerinin anneleri değildir. Onların anneleri, sadece onları doğuranlardır. Ve muhakkak ki onlar, gerçekten inkâr edici (çirkin) ve günaha sokan (ağır) bir söz söylüyorlar. Muhakkak ki Allah; mutlaka affeden ve mağfiret edendir.
yuzâhirûne
İlyas Yorulmaz = Sizin içinizden kadınlarına “Sen, bundan sonra bana anam gibi haramsın” diyenlerin eşleri, onların anneleri değildir. Onların anneleri kendilerini doğuran kadınlardır. Onun için “Eşlerine sen benim anam gibisin demeleri” çok çirkin ve günah olan bir söz. Allah gerçekten affeden ve bağışlayandır.
yuzâhirûne
Diyanet İşleri = Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler. İşte bu hüküm ile size öğüt veriliyor. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
yuzâhirûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve karılarına zıhâr yapıp sonra dediklerinden dönenler, karılarıyla temastan önce bir kul azat etmelidirler; bu, size, onunla öğüt almanız için bir emir ve Allah, ne yapıyorsanız hepsinden de haberdardır.
yuzâhirûne
Abdullah Parlıyan = O halde sen, bana annem kadar haramsın diyerek, hanımlarından ayrılanlara ve sonra söylediklerinden geri dönenlere gelince, onların bu işledikleri suçtan kurtuluş yolları; birbirleriyle cinsel ilişkiden önce bir köleyi hürriyetine kavuşturmaları gerekir. İşte size öğütlenen hüküm budur, yoksa zihar yapmak suretiyle, hanımlarınız boşanmış olmazlar ve Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
yuzâhirûne
Adem Uğur = Kadınlardan zıhâr ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin karılarıyla temas etmeden önce bir köleyi hürriyete kavuşturmaları gerekir. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.
yuzâhirûne
Ahmed Hulusi = Kadınlarından zihar yapıp (zihar ile ayrılmak isteyip) sonra da sözlerinden dönenler (zihar ile boşamaktan vazgeçip evliliklerine dönenler), kadınları ile ilişkiye girmeden önce bir köle azât etmelidirler! İşte size öğütlenen budur. . . Allâh yaptıklarınızı (yaratanı olarak) Habiyr'dir.
yuzâhirûne
Ahmet Tekin = Hanımlarından zıhar ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin, hanımlarıyla ilişkiye girmeden önce, bir köleyi esaret boyunduruğundan kurtararak hürriyete kavuşturmaları gerekir. İşte bu konuda böyle sorumluluklarınızın olduğu size hatırlatılarak uyarılıyorsunuz. Allah işlediğiniz gizli-açık bütün amellerden haberdardır.
yuzâhirûne
Ahmet Varol = Hanımlarına zihâr yapıp sonra da söylediklerinden dönenler, birbirleriyle temas etmeden önce bir köleyi hürriyetine kavuşturmalıdırlar. İşte size bununla öğüt verilmektedir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
yuzâhirûne
Ali Bulaç = Kadınlarına "zıhar"da bulunanlar, sonra söylediklerinden geri dönenlerin, birbirleriyle temas etmeden önce bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaları gerekir. İşte size bununla öğüt verilmektedir. Allah, yaptıklarınızı haber alandır.
yuzâhirûne
Ali Fikri Yavuz = Karılarına zihâr yapanlar (nikâhlarını kendilerine haram kılanlar); sonra dediklerini geri almak için dönecek olanlar birbiriyle birleşmeden (cinsi münasebette bulunmadan) önce, (koca üzerine keffaret olarak) bir köle azad etmek vardır. İşte siz, böyle keffaret hükmü ile öğüdlenirsiniz. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
yuzâhirûne
Ali Ünal = Hanımlarına zıhar yaparak onlardan ayrılmaya kalkan ve sonra da söylediklerinden geri dönenlerin, onlarla temasta bulunmadan önce bir köle âzat etmeleri gerekir. Size emredilen budur; (hiçbir kaçamak yolu aramadan onu yerine getirmelisiniz). Allah, işlediğiniz her şeyden hakkıyla haberdardır.