Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Diyanet İşleri = O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Odur kullarından yüce tasarruf ve kudret sahibi ve size, amellerinizi hıfz ve kaydeden melekler göndermiştir. Nihâyet birinizin ölümü geldi mi elçilerimiz, onu öldürürler ve onlar, artık ve eksik iş görmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Abdullah Parlıyan = O'dur, kulları üzerinde tek otorite sahibi olan. Ve üzerinize koruyucu melekler gönderen. Sizden birinize ölüm anı yaklaşınca, elçilerimiz onun canını alırlar ve bu melekler hiçbir kimseyi atlamaz, aynı vazifeyi her şahıs için yaparlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Adem Uğur = O, kullarının üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucular gönderir. Nihayet birinize ölüm geldi mi elçilerimiz (görevli melekler) onun canını alırlar. Onlar vazifede kusur etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Ahmed Hulusi = "HÛ"dur, kullarının fevkinde (boyutsal derinliğinden açığa çıkan bir yolla) Kaahir! İrsâl eder üzerinize hafazayı (koruyucu kuvveleri). . . Nihayet sizden birinin ölüm vakti geldiğinde, Rasûllerimiz (kuvvelerimiz - işlevlendirdiklerimiz) onu vefat ettirir! Onlar geç kalmazlar!

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Ahmet Tekin = O, kulları üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. Sizin üzerinizde koruyucu melekler, korumalar görevlendirir. Nihâyet herhangi birinize ölüm gelip çatınca da, elçilerimiz, görevli meleklerimiz onun ruhunu alarak ölümünü gerçekleştirirler. Onlar görevde kusur etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Ahmet Varol = Kullarının üstünde mutlak güç ve hakimiyete sahip olan O'dur. Size koruyucular gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiğinde elçilerimiz onun canını alırlar ve onlar görevlerini yerine getirmede asla kusur etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Ali Bulaç = O, kulları üzerinde kahredici (kahhar) olandır. Size koruyucular gönderiyor. Sonunda sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun 'hayatına son verirler.' Onlar (bu işte, ne eksik ne fazla) kusur etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Ali Fikri Yavuz = Kulların üstünde galip O’dur ve üzerinize amellerinizi yazan Hafeze melekleri gönderir. Sonunda, sizden birinize ölüm geldiği vakit, gönderdiğimiz melekler (elçilerimiz) onun ruhunu alırlar ve onlar, (melekler) görevlerinde noksanlık etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Ali Ünal = O, kulları üzerinde mutlak otorite sahibi olandır; sizi gözetleyici ve koruyucular olarak, ayrıca her yaptığınızı kaydeden melekler görevlendirir. Nihayet içinizden birine ölüm gelip çattığında elçilerimiz onun ruhunu alırlar; onlar, vazifelerini yerine getirmede hiçbir kusur ve ihmalde bulunmaz, hiçbir işi aksatmazlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Bayraktar Bayraklı = O, kullarının üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucular gönderir. Nihayet birinize ölüm geldi mi, elçilerimiz onun canını alırlar. Onlar vazifede kusur etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Bekir Sadak = (61-62) O, kullarin ustunde yegane Hakim'dir, size koruyucular gonderir. Artik birinize olum gelince elcilerimiz, bir eksiklik yapmaksizin onun canini alirlar, sonra gercek Mevlalarina dondururler. Haberiniz olsun, hukum O'nundur. O, hesap gorenlerin en sratlisidir.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Celal Yıldırım = Kulları üzerinde kudret ve saltanatiyle hep O üstündür. Size Hafeze (işlediklerinizi yazıp koruyan melekler) gönderir, sizden birinize ölüm geldiğinde, elçilerimiz onun canını alırlar ve onlar (görevlerinde) bir eksiklik yapmazlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Cemal Külünkoğlu = O, kullarının üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. Üzerinize (bütün) amellerinizi yazıp muhafaza eden “hafeze” melekleri gönderir. Nihayet sizden birinize ölüm vakti geldiğinde elçilerimiz onun canını alır ve onlar vazifelerinde asla kusur etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Diyanet İşleri (eski) = (61-62) O, kulların üstünde yegane Hakim'dir, size koruyucular gönderir. Artık birinize ölüm gelince elçilerimiz, bir eksiklik yapmaksızın onun canını alırlar, sonra gerçek Mevlalarına döndürürler. Haberiniz olsun, hüküm O'nundur. O, hesap görenlerin en süratlisidir.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Diyanet Vakfi = O, kullarının üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucular gönderir. Nihayet birinize ölüm geldi mi elçilerimiz (görevli melekler) onun canını alırlar. Onlar vazifede kusur etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Edip Yüksel = O, kulları üzerinde egemendir ve üzerinize koruyucu melekler gönderir. Sizden birine ölüm geldiği zaman elçilerimiz onun canını hiç vakit geçirmeden alırlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Kullarının fevkında kahir o, üzerinize harekâtınızı zabteden hafaza gönderir, hattâ birinize ölüm geldiği vakit onu gönderdiğimiz Melekler kabzederler ve onlar vazifelerinde kusûr etmezler

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O, kulları üzerinde hükümranlığını sürdürür ve üzerinize hareketlerinizi kaydeden koruyucular gönderir. Sonunda birinize ölüm geldiği vakit, gönderdiğimiz ve görevlerinde kusur yapmayan melekler canını alırlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O, kulları üzerinde hükümranlığı sürdürür ve size koruyucular gönderir, sonunda sizden birinize ölüm geldiği vakit elçilerimiz, hiç eksiklik yapmadan, onun canını alırlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Gültekin Onan = O, kulları üzerinde kahhar olandır. Size koruyucular gönderiyor. Sonunda sizden birine ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun 'hayatına son verirler'. Onlar (bu işte ne eksik, ne fazla) kusur etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Harun Yıldırım = O kulları üzerinde kahir olandır. Üzerinize koruyucular gönderiyor ki nihayet birinize ölüm gelip çattığında elçilerimiz onun ruhunu alırlar, onlar kusur etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Hasan Basri Çantay = O, kullarının üzerine (yegâne) kahr-u galebe (ve tasarruf) saahibidir. Size bekçi (melek) ler yolluyor. Nihayet her hangi birinize ölüm geldi mi (o) elçilerimiz, onlar artık ve eksik bir şey yapmaksızın, onun ruhunu alırlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Hayrat Neşriyat = Hem O, kullarının üstünde mutlak galibdir ve üzerinize (amellerinizi) muhâfaza edici (Kirâmen Kâtibîn denilen yazıcı) melekler gönderir. Nihâyet birinize ölüm geldiği zaman, elçilerimiz (olan melekler) onun canını alırlar; ve onlar (vazîfelerini aslâ) ihmâl etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 İbni Kesir = O, kulları üzerinde yegane hakimdir. Ve size, koruyucular yollar. Nihayet herhangi birinize ölüm gelince; elçilerimiz bir eksiklik yapmaksızın onun canını alırlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Kadri Çelik = O, kulları üzerinde kesin egemendir. Size koruyucular gönderir. Artık birinize ölüm gelince, elçilerimiz onun canını alırlar ve onlar (görevlerinde) kusur etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Muhammed Esed = Yalnız Odur kulları üzerinde hüküm sahibi olan. Ve O, birinize ölüm yaklaştığında elçilerimiz onun canını alıncaya kadar sizi gözetlemek için semavi güçler gönderir: ve bu güçler (hiç kimseyi) atlamazlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Mustafa İslamoğlu = Çünkü kulları üzerinde mutlak otorite sahibi olan yalnızca O'dur. İçinizden birine ölüm gelip de elçilerimiz onun canını alıncaya dek size kol kanat geren koruyucular gönderir ve bunlar hiç bir şeyi gözden kaçırmazlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o kullarının üzerinde kahirdir. Ve sizin üzerinize hafaza meleklerini gönderir. Nihâyet sizden birinize ölüm gelince onun ruhunu Bizim gönderdiğimiz melekler kabzederler, ve onlar vazifelerinde kusur etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Ömer Öngüt = Ve O, kullarının üzerinde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucu (melekler) gönderir. Nihayet herhangi birinize ölüm geldiğinde elçilerimiz onun canını alırlar. Onlar (bu hususta) hiç geri kalmazlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Şaban Piriş = Kulları üzerinde yegane hakim odur. Size gözetleyiciler (melekler) gönderir. Sonunda birinize ölüm geldiği zaman, elçilerimiz hiç bir kusur etmeden onun canını alırlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Sadık Türkmen = O, kullarının üstünde tam hakimdir/egemendir! Üzerinize koruyucu/gözetleyici melekler gönderir. Nihayet sizden biriniz öleceği zaman, elçilerimiz onun ruhunu alırlar. Ve onlar görevlerinde hiçbir kusur yapmazlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Seyyid Kutub = O, kulları üzerinde kesin egemendir. Size koruyucu melekler gönderir. Sonunda birinize ölüm gelince, elçilerimiz hiçbir görev kusuru yapmaksızın onun canını alırlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Suat Yıldırım = O kullarının üstünde de tek hâkimdir. O üzerinize, hareketlerinizi kaydeden hafaza meleklerini gönderir. Nihayet sizden birine ölüm vakti geldiğinde elçilerimiz hiç geciktirmeksizin ve hiçbir işi aksatmaksızın onun ruhunu alırlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Süleyman Ateş = O, kulların üstünde tek hâkimdir. Size koruyucu(melek)ler gönderir, nihâyet birinize ölüm gelince elçilerimiz onun canını alırlar, onlar (bu hususta) hiç geri kalmazlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Tefhim-ul Kuran = O, kulları üzerinde kahredici (kahhar) olandır. Size koruyucular gönderiyor. Sonunda sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun 'hayatına son verirler'. Onlar (bu işte, ne eksik ne fazla) kusur etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Ümit Şimşek = O, kullarının üzerinde mutlak kudret ve egemenlik sahibidir. Yaptıklarınızı kaydeden melekleri O size gönderir. Nihayet sizden birine ölüm eriştiğinde, elçilerimiz hiç kusur etmeksizin onun canını alırlar.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Kulları üzerinde egemenlik sahibi Kaahir'dir O. Üzerinize koruyucular gönderir. Nihayet ölüm birinize geldiğinde, elçilerimiz onu vefat ettirirler. Ne vaktinden önce iş yaparlar onlar ne de vaktinden sonra.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 İskender Ali Mihr = Ve O, kullarının üstünde kahhardır (kuvvet ve güç sahibidir). Ve üzerinize muhafaza edici (koruyucu) gönderir. Sizden birinize ölüm gelince, onu resûllerimiz vefat ettirir. Onlar (bunu yaparken) kusur etmezler.

ve yursilu

  En’âm / 61 -

 İlyas Yorulmaz = Kulları üzerinde mutlak bir otorite sahibi olan ve üzerinize koruyucular gönderen de O dur. Öyle ki, sizden birisinin ölüm zamanı geldiğinde, elçilerimiz onu öldürür ve asla bu görevi geçiştirmezler.

yursilu

  A’râf / 57 -

 Diyanet İşleri = O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.

yursilu

  A’râf / 57 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Öyle bir mabuttur ki rahmetinden önce müjdeci olarak rüzgârları yollar. Sonucu rüzgârlar, ağır yağmur bulutlarını yüklenince onları ölmüş bir ülkeye sevk ederiz, oraya böylece yağmur yağdırırız da her çeşit meyveler yetiştiririz. Düşünün de ibret almaya bakın, çünkü biz, ölüyü de işte böyle diriltiriz.

yursilu

  A’râf / 57 -

 Abdullah Parlıyan = Yaklaşan rahmetinin önünde, müjdeci olarak rüzgarları gönderen O'dur. Yağmur yüklü bulutlar toplandıklarında, onları çorak bölgeye doğru sürükleyip, bu yolla su indirelim ve böylece her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlayalım diye. Ölüleri de, işte böyle dirilteceğiz. Belki düşünür ders alırsınız.

yursilu

  A’râf / 57 -

 Adem Uğur = Rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderen O'dur. Sonunda onlar (o rüzgârlar), ağır bulutları yüklenince onu ölü bir memlekete sevkederiz. Orada suyu indirir ve onunla türlü türlü meyveler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Her halde bundan ibret alırsınız.

yursilu

  A’râf / 57 -

 Ahmed Hulusi = "HÛ", ki rahmetinin önünden rüzgârları müjdeci olarak irsâl eden. . . Nihayet rüzgârlar ağır bulutları kaldırıp taşırken, onu ölü bir beldeye sevk ederiz; onunla su inzâl eder ve onunla her türlü semereden (meyve) çıkarırız. . . İşte (biz), ölüleri böyle çıkarırız. . . Umulur ki bunun ne anlama geldiğini düşünürsünüz!

yursilu

  A’râf / 57 -

 Ahmet Tekin = Allah, rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci olarak estirendir. Belli bir süre sonra, rüzgârlar yüklü ağır bulutları hafif bir şeymiş gibi kaldırıp yüklendiği zaman, biz onları ölü bir beldeye hayat vermek için sevkederiz, sürükleriz. O suyu, o beldeye indiririz. O su ile her türlü meyvayı o beldede üretiriz. Biz su ile genetik şifrelerini harekete geçirerek bitkilere hayat verdiğimiz gibi ölüleri de kabirlerden dirilterek çıkarırız. Herhalde düşünür, bundan ibret alırsınız.

yursilu

  A’râf / 57 -

 Ahmet Varol = Rüzgarları rahmeti öncesinde müjdeci olarak gönderen O'dur. Nitekim bunlar ağır bulutları taşıdıklarında, onları ölü bir beldeye iletiriz. Onlardan su indirir ve onunla her tür ürün çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkarırız. Umulur ki öğüt alırsınız.

yursilu

  A’râf / 57 -

 Ali Bulaç = Rahmetinin önünde rüzgarları bir müjde olarak gönderen O'dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir şehre sürükleyiveririz ve bununla oraya su indiririz de böylelikle bütün ürünlerden çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Ki ibret alasınız.

yursilu

  A’râf / 57 -

 Ali Fikri Yavuz = Yağmur rahmetinin önünde, rüzgârları müjdeci olarak gönderen O Allah’dır. Nihayet bu rüzgârlar buhar ile yüklü ağır ağır bulutları kaldırıp yüklendiği zaman, bakarsın ki, biz onları ölmüş (kurumuş) memleketlere sevketmişizdir. Böylece, o bulutla, o yere su indiririz de, o su ile her çeşit meyveleri çıkarırız. İşte bu ölü araziden bitkileri (nebâtâtı) çıkardığımız gibi, ölüleri de böyle çıkaracağız (dirilteceğiz). Gerektir ki, düşünür ve ibret alırsınız.

yursilu

  A’râf / 57 -

 Ali Ünal = O Allah ki, rahmetinin önünde müjdeci olarak rahmet rüzgârlarını gönderir. Nihayet bu rüzgârlar, o ağır bulutları pek hafifmişçesine kaldırıp yüklendiklerinde, Biz onları ölmüş bir memlekete doğru sevkeder, derken oraya o bildiğiniz suyu indirir ve o su ile her türlüsünden ürünler, meyveler bitiririz. İşte, ölüleri de (kabirlerinden) böyle çıkaracağız. Gerekir ki, düşünüp ibret alasınız.