Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
lâ yuşrikûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Öyle kişilerdir onlar ki Rablerine şirk koşamazlar.
lâ yuşrikûne
Abdullah Parlıyan = Rablerinden başka hiçbir varlığa, tanrısal nitelikler yakıştırmayanlar.
lâ yuşrikûne
Ahmed Hulusi = Onlar ki Rablerine ortak koşmayanlardır (kendilerinde açığa çıkanın Rablerinin Esmâ'sı olduğu bilincindedirler - fenâfillah).
lâ yuşrikûne
Ahmet Tekin = Onlar ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Rablerine ortak koşmazlar, gizli şirke düşmezler, başka otoriteler kabul etmezler.
lâ yuşrikûne
Ali Ünal = (Niyette, inançta, ibadette ve hayatı tanzimde) Rabbilerine hiçbir şekilde şirk koşmayanlar;
lâ yuşrikûne
Bayraktar Bayraklı = (57-59) Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar, Rablerinin âyetlerine inananlar, Rablerine ortak koşmayanlar,
lâ yuşrikûne
Bekir Sadak = (57-61) Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine es kosmayanlar, Rablerine donecekleri icin kalbleri urpererek vermeleri gerekeni verenler, iste onlar iyi islerde yaris ederler, o ugurda ileri gecerler.
lâ yuşrikûne
Cemal Külünkoğlu = (57-59) Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar, Rablerinin ayetlerine inananlar. Rablerine ortak koşmazlar.
lâ yuşrikûne
Diyanet İşleri (eski) = (57-61) Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine eş koşmayanlar, Rablerine dönecekleri için kalbleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler, o uğurda ileri geçerler.
lâ yuşrikûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (57-59) Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar, Rablerinin âyetlerine inananlar, Rablerine ortak koşmayanlar,
lâ yuşrikûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (57-61) Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine es kosmayanlar, Rablerine donecekleri icin kalbleri urpererek vermeleri gerekeni verenler, iste onlar iyi islerde yaris ederler, o ugurda ileri gecerler.
lâ yuşrikûne
Hasan Basri Çantay = (57-58-59-60-61) Hakıykaten Rablerini büyük tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin âyetlerine îman etmekde sebat gösterenler, Rablerine eş tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri kork (u ile çarp) arak vergilerini verenler (yok mu?) İşte bunlardır ki hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve bunlar onun için tâ önde gidenlerdir.
lâ yuşrikûne
Muhammed Esed = Rablerinden başka hiçbir varlığa tanrısal nitelikler yakıştırmayanlar,
lâ yuşrikûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o kimseler ki, onlar Rablerine şerik ittihaz etmezler.
yuşrikûne
Diyanet İşleri = (91-92) Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O’nunla birlikte başka hiçbir ilâh yoktur. Öyle olsaydı, her ilâh kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.
yuşrikûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Gizliyi de bilir, görüneni de; gerçekten de yücedir şirk koşanların ona eş tanıdıkları şeylerden.
yuşrikûne
Abdullah Parlıyan = O, kullarının algı ve tasavvurlarının erişemediği şeyleri de, onların akıl ve duygularıyla algıladıkları şeyleri de tamamen bilir. Bunun içindir ki, onların kendisine yakıştırdıkları her türlü vasıftan ve ortaktan mutlak olarak yücedir.
yuşrikûne
Adem Uğur = Allah, gaybı da şehâdeti de bilendir. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden çok yüce ve münezzehtir.
yuşrikûne
Ahmed Hulusi = Gaybı da şehâdeti de Bilen'dir. . . Onların ortak koşmalarından yücedir!
yuşrikûne
Ahmet Tekin = Allah duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilir. O, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında kendisine ortak koşan müşriklerin, ortak koştukları şeylerden çok yüce ve münezzehtir.
yuşrikûne
Ahmet Varol = Gaybı da görüneni de bilendir. Onların ortak koştuklarından yücedir.
yuşrikûne
Ali Bulaç = Gaybı ve müşahede edilebileni bilendir; onların ortak koştuklarından yücedir.
yuşrikûne
Ali Fikri Yavuz = Allah, gaybın ve hazırın âlimidir; O, müşriklerin koştukları şirklerden çok yücedir.
yuşrikûne
Ali Ünal = O, gaybı ve şahadeti (duyu ötesini de, duyuların algı sahasına gireni de) bilendir de. Şu halde O, onların iddia ettikleri gibi, ortakları olmaktan çok yücedir.