Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
yevmin azîmin
Diyanet İşleri = Andolsun, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi.
yevmin azîmin
Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun ki Nûh'u, kavmine peygamber olarak gönderdik de ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yoktur. Şüphe yok ki ben, büyük bir günün azâbına uğrayacağınızdan korkuyorum.
yevmin azîmin
Abdullah Parlıyan = Gerçek şu ki, biz Nuh'u kendi toplumuna gönderdik: “Ey kavmim!” dedi “Yalnızca Allah'a kulluk edin. O'ndan başka gerçek ilâhınız yoktur ve olamaz. Doğrusu ben, dehşetli azabıyla büyük bir günün gelip, sizi bulmasından korkuyorum.”
yevmin azîmin
Adem Uğur = Andolsun ki Nuh'u elçi olarak kavmine gönderdik. Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum.
yevmin azîmin
Ahmed Hulusi = Andolsun ki, Nuh'u halkına irsâl ettik de: "Ey kavmim. . . Allâh'a kulluk edin. . . O'nun gayrı bir ilâhınız yoktur. . . Muhakkak ki ben, size gelip çatacak aziym sürecin azabından korkuyorum" dedi.
yevmin azîmin
Ahmet Tekin = Andolsun ki, Nûh’u özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasul olarak kavmine gönderdik. Nuh:'Ey kavmim, Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin. Sizin ondan başka tanrınız yoktur. Ben sizin adınıza, büyük bir günün azâbından korkuyorum.' dedi.
yevmin azîmin
Ahmet Varol = Biz Nuh'u kavmine gönderdik. O da: 'Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum' dedi.
yevmin azîmin
Ali Bulaç = Andolsun biz Nuh'u kendi kavmine (toplumuna) gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım."
yevmin azîmin
Ali Fikri Yavuz = Andolsun, biz Nûh’u Peygamber (olarak kavmine) gönderdik de o, şöyle dedi: “- Ey kavmim! Allah’a ibadet ve itaat edin. Sizin için ondan başka bir ilâh yoktur. Ben, üzerinize gelecek çok büyük bir günün azâbından hakikaten korkuyorum.”
yevmin azîmin
Ali Ünal = Şurası bir gerçek ki, Nuh’u kendi halkına rasûl olarak gönderdik de, onlara şu tebliğde bulundu: “Ey halkım! Allah’a ibadet edin; sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Aksi halde korkarım ki, dehşetli bir günün azabı başınızda patlayabilir.”
yevmin azîmin
Bayraktar Bayraklı = Andolsun, Nûh'u kavmine gönderdik; “Ey kavmim!” dedi, “Allah'a kulluk ediniz, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, size büyük bir günün azabının inmesinden korkuyorum.”
yevmin azîmin
Bekir Sadak = And olsun ki Nuh'u milletine gonderdik. «Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan baska tanriniz yoktur; dogrusu sizin icin buyuk gunun azabindan korkuyorum» dedi.
yevmin azîmin
Celal Yıldırım = And olsun ki Nuh'u, kavmine peygamber olarak gönderdik ; ey kavmim, dedi. Allah'a ibâdet edin. Sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben üzerinize büyük bir günün azabının (inmesinden) endişe duyuyorum.
yevmin azîmin
Cemal Külünkoğlu = Andolsun ki Nuh'u, kavmine peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben üzerinize (inecek) büyük bir günün azabından endişe ediyorum.”
yevmin azîmin
Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki Nuh'u milletine gönderdik. 'Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka tanrınız yoktur; doğrusu sizin için büyük günün azabından korkuyorum' dedi.
yevmin azîmin
Diyanet Vakfi = Andolsun ki Nuh'u elçi olarak kavmine gönderdik. Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum.
yevmin azîmin
Edip Yüksel = Nuh'u halkına gönderdik: 'Ey halkım, ALLAH'a kulluk edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Sizin için büyük günün azabından korkarım,' dedi.
yevmin azîmin
Elmalılı Hamdi Yazır = Celâlım hakkiçün Nuhu kavmine Resul gönderdik, vardı da ey kavmim! Dedi: Allaha kulluk edin, ondan başka bir ilâhiniz daha yoktur, cidden ben üzerinize büyük bir günün azâbı inmesinden korkuyorum
yevmin azîmin
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Andolsun ki, Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. O da varıp: «Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Gerçekten ben, üzerinize büyük bir günün azabının inmesinden korkuyorum.» dedi.
yevmin azîmin
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Andolsun ki Nûh'u elçi olarak kavmine gönderdik de dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a kulluk edin sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum.»
yevmin azîmin
Gültekin Onan = Andolsun biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim, Tanrı'ya kulluk edin, sizin ondan başka Tanrınız yoktur. Doğrusu ben sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım."
yevmin azîmin
Harun Yıldırım = Andolsun biz Nuh’u kavmine gönderdik de: “Ey kavmim Allah’a ibadet edin, sizin O’ndan başka ibadete layık ilahınız yoktur. Doğrusu ben sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım.” dedi.
yevmin azîmin
Hasan Basri Çantay = Andolsun, Nuhu kavmine peygamber gönderdik de: «Ey kavmim, dedi, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. Ben büyük bir günün üstünüze (gelecek) azabından cidden korkuyorum».
yevmin azîmin
Hayrat Neşriyat = Şânım hakkı için, Nûh’u kavmine (peygamber olarak) gönderdik; bunun üzerine(onlara) dedi ki: 'Ey kavmim! Allah’a ibâdet edin; sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur! Şübhesiz ki ben, sizin üzerinize büyük bir günün azâbından korkuyorum!'
yevmin azîmin
İbni Kesir = Andolsun ki; Nuh'u kavmine gönderdik de; Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım, dedi.
yevmin azîmin
Kadri Çelik = Hiç şüphesiz Nuh'u kavmine gönderdik. “Ey kavmim! Allah'a ibadet edin, O'ndan başka ilâhınız yoktur; doğrusu sizin için büyük günün azabından korkuyorum” dedi.
yevmin azîmin
Muhammed Esed = Gerçek şu ki, Biz Nuhu kendi toplumuna gönderdik: "Ey kavmim!" dedi, "yalnızca Allaha kulluk edin: Ondan başka tanrınız yok çünkü. Doğrusu, dehşet ve azabıyla büyük bir Günün gelip sizi bulmasından korkuyorum ben!"
yevmin azîmin
Mustafa İslamoğlu = Doğrusu Biz Nuh'u kendi toplumuna göndermiştik. Dedi ki: "Ey kavmim! Yalnızca Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yok. Kuşkusuz ben, korkunç bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum."
yevmin azîmin
Ömer Nasuhi Bilmen = Andolsun ki, Nûh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Muhakkak ki, ben sizin üzerinize büyük bir günün azabından korkuyorum.»
yevmin azîmin
Ömer Öngüt = Andolsun ki Nuh'u kavmine gönderdik. “Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka ilâhınız yoktur. Doğrusu ben üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum. ” dedi.
yevmin azîmin
Şaban Piriş = Nuh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. O da kavmine dedi ki: -Ey kavmim, Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. Ben, büyük bir günün azabının başınıza gelmesinden korkarım!
yevmin azîmin
Sadık Türkmen = Ant olsun, Nuh’u kavmine gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim, Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka İlâhınız yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.”
yevmin azîmin
Seyyid Kutub = Nuh'u soydaşlarına peygamber olarak gönderdik. Onlara dedi ki: «Ey soydaşlarım, Allah'a kulluk ediniz, O'ndan başka bir ilâhınız yoktur, sizin hesabınıza büyük günün azabından korkuyorum.»
yevmin azîmin
Suat Yıldırım = Celalim hakkı için, Biz Nûh’u resul olarak halkına gönderdik. "Ey halkım!" dedi, "Yalnız Allah’a ibadet edin. Ondan başka tanrınız yoktur. Bunu yapmazsanız, korkarım ki müthiş bir günün azabı tepenize inecektir."
yevmin azîmin
Süleyman Ateş = Andolsun Nûh'u kavmine gönderdik: "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, size büyük bir günün azâbın(ın inmesin)den korkuyorum."
yevmin azîmin
Tefhim-ul Kuran = Andolsun, biz Nuh'u kendi kavmine (toplumuna) gönderdik. Dedi ki: «Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım.»
yevmin azîmin
Ümit Şimşek = And olsun, Biz Nuh'u da kavmine peygamber göndermiştik. O da 'Ey kavmim,' dedi. 'Yalnız Allah'a kulluk edin; çünkü sizin ondan başka tanrınız yoktur. Aksi takdirde başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım.'
yevmin azîmin
Yaşar Nuri Öztürk = Andolsun ki biz, Nuh'u toplumuna gönderdik de o şöyle dedi: "Ey toplumum! Allah'a kulluk ve ibadet edin. Sizin ondan başka tanrınız yok. Üstünüze çok büyük bir azabın inmesinden korkuyorum."
yevmin azîmin
İskender Ali Mihr = Andolsun, Nuh (a.s)’ı kavmine gönderdik. O zaman şöyle dedi: “Ey kavmim, Allah’a kul olun! Sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Muhakkak ki; ben, o büyük günün azabının üzerinize olmasından korkuyorum.”
yevmin azîmin
İlyas Yorulmaz = Nuh’u kavmine elçi olarak göndermiştik. Kavmine “Ey kavmim! Yalnızca Allah’a kulluk edin, sizin için ondan başka ilah yok. (Eğer ondan başkasına kulluk ederseniz) büyük bir günün azabının size gelmesinden korkuyorum” demişti.
yevmin azîmin
Diyanet İşleri = (Fakat hıristiyan) gruplar, aralarında ayrılığa düştüler. Büyük bir günü görüp yaşayacakları için vay kâfirlerin hâline!
yevmin azîmin
Abdulbaki Gölpınarlı = Aralarından bölükler ayrıldı, ayrılığa / aykırılığa düştüler. Ulaşıp görecekleri büyük günün şiddetli azâbı kâfirlere.
yevmin azîmin
Abdullah Parlıyan = Gerçekler bu şekilde ortada iken, Hıristiyan olduklarını iddia eden guruplar, yine de kendi aralarında, İsa'nın yaratılışıyla alakalı meselede çekişip duruyorlar. Öyleyse son yargı günü olan ahiretin gerçekleşeceği an, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden kâfirlerin vay haline...
yevmin azîmin
Adem Uğur = Sonra guruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Büyük güne şahit olunduğu zamanda vay o kâfirlerin haline!
yevmin azîmin
Ahmed Hulusi = Çeşitli anlayıştakiler (Ulûhiyetin TEK'liğinden perdeliler) aralarında ayrılığa düştüler (Allâh'a iftira attılar). . . Yaşanacak azametli sürecin dehşetinde yazık olacak o hakikat bilgisini inkâr edenlere!
yevmin azîmin
Ahmet Tekin = Ne var ki, ehl-i kitaptan, yahudiler ve hıristiyanlar Îsâ konusunda kendi aralarında farklı iddialar ileri sürdüler. Bu yüzden, büyük günde, kıyamette, herkesin delillerle, şâhitlerle hesaba çekilmesi sebebiyle, vay inkârda ısrar edenlerin, küfre saplanan ehl-i kitabın başına geleceklere!
yevmin azîmin
Ahmet Varol = Aralarından birtakım gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten dolayı inkâr edenlerin vay haline!
yevmin azîmin
Ali Bulaç = İçlerinden (birtakım) gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten dolayı, vay inkâr edenlere.
yevmin azîmin
Ali Fikri Yavuz = Sonra fırkalar (Hristiyanlarla Yahudiler) kendi aralarında ihtilafa düştüler. Artık görülecek bir büyük günün (kıyametin) azabı, o küfredenlere olsun.
yevmin azîmin
Ali Ünal = Ne var ki, bilâhare gruplar (Yahudiler ve Hıristiyanlar) O’nun hakkında ihtilâfa düştüler. Bütün gerçeklerin meydana çıkıp, hesapların görüleceği büyük bir günün duruşmasından dolayı vay küfredenlerin başlarına geleceklere!