Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Diyanet İşleri = (Helâk) emrimiz geldiğinde Salih’i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helâktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Emrimiz gelince Sâlih'i ve onunla berâber bulunan inananları, bir rahmet olarak kurtardık ve o günün horluğundan necat verdik onlara. Şüphe yok ki Rabbin, çok kuvvetlidir, o, pek üstündür.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Abdullah Parlıyan = Nihayet azap emrimiz gelince, Salih'i ve beraberindeki iman edenleri, katımızdan bir rahmetle hem yaşadıkları bu dünyada kurtardık, hem de kıyamet gününün rezilliğinden. Doğrusu senin Rabbin, gerçekten sınırsız kuvvet ve kudret sahibi, yüceler yücesidir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Adem Uğur = Emrimiz gelince, Sâlih'i ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmet olarak (azaptan) ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin kuvvetlidir, (her şeye) galip gelendir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Ahmed Hulusi = Hükmümüz açığa çıktığında Sâlih'i ve beraberindeki iman etmişleri, rahmetimizle kurtardık. . . O sürecin aşağılamasından da (kurtardık). . . Muhakkak ki senin Rabbin Kaviyy'dir, Aziyz'dir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Ahmet Tekin = Planımız, azâbımız gerçekleştirilirken Sâlih’i ve onunla beraber, iman edenleri, tarafımızdan bir rahmet olarak azaptan ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin güçlü, kudretli ve hükümrandır.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Ahmet Varol = Nihayet emrimiz gelince Salih'i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir rahmetle o günün aşağılığından kurtardık. Muhakkak ki senin Rabbin güçlü ve yüce olandır.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Ali Bulaç = Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Salih'i ve O'nunla birlikte iman edenleri o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Doğrusu senin Rabbin, güçlü olandır, aziz olandır.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Ali Fikri Yavuz = Azab emrimizin vakti gelince, Sâlih’i ve beraberinde iman etmiş olanları, tarafımızdan bir merhamet ile kurtardık; hem o günün rüsvaylığından da... Gerçekten senin Rabbin çok kuvvetlidir, her şeye galibdir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Ali Ünal = (Üç günün sonunda) haklarındaki hükmümüz uygulamaya konunca (iman, salih amel ve sabırlarına karşılık) tarafımızdan bir lütuf olarak Salih’i ve beraberindeki iman etmiş olanları azaptan ve o günün rüsvaylığından kurdardık. (Ey Rasûlüm,) hiç şüphesiz senin Rabbin, Kavî (mutlak güçlü olandır); Azîz (izzet ve ululuk sahibi, her işte üstün ve mutlak galip)tir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Bayraktar Bayraklı = Emrimiz gelince, Sâlih'i ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmet olarak azaptan ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin kuvvetlidir; galip gelendir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Bekir Sadak = Buyrugumuz gelince, Salih'i ve beraberindeki inananlari katimizdan bir rahmet olarak o gunun rezilliginden kurtardik. Dogrusu Rabbin pek kuvvetli ve gucludur.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Celal Yıldırım = Buyruğumuz gelince, Salih'i ve beraberindeki imân edenleri, katımızdan bir rahmetle kurtardık, hem de o günün rezilliğinden.. Şüphesiz ki, Rabbin yegâne güçlü ve yegâne üstündür.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Cemal Külünkoğlu = Ve derken, (azap) emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helâk olmaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Diyanet İşleri (eski) = Buyruğumuz gelince, Salih'i ve beraberindeki inananları katımızdan bir rahmet olarak o günün rezilliğinden kurtardık. Doğrusu Rabbin pek kuvvetli ve güçlüdür.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Diyanet Vakfi = Emrimiz gelince, Sâlih'i ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmet olarak (azaptan) ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin kuvvetlidir, (her şeye) galip gelendir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Edip Yüksel = Emrimiz gelince, Salih'i ve beraberinde inanmış olanları bizden bir rahmet ile o günün rezilliğinden kurtardık. Rabbin, kuşkusuz Güçlü ve Üstündür.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Vaktâ ki emrimiz geldi, Salihi ve maıyyetinde iyman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmet ile kurtardık, hem de o günün zilletinden, çünkü rabbın öyle kavî, öyle azîz

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberinde iman etmiş olanları, tarafımızdan bir rahmetle azaptan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Çünkü Rabbindir çok güçlü, çok üstün olan.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ne zaman ki, azap emrimiz geldi, Salih'i ve beraberindeki iman edenleri, tarafımızdan bir rahmet sayesinde kurtardık, üstelik o günün perişanlığından da kurtardık. Hiç şüphesiz Rabbin güçlüdür, mutlak üstündür.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Gültekin Onan = Buyruğumuz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Salih'i ve O'nunla birlikte inananları o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Doğrusu senin rabbin güçlü olandır, aziz olandır.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Harun Yıldırım = Emrimiz gelince Salih’i ve onunla birlikte iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Şüphesiz senin Rabbin O, Kaviyy’dir, Azîz’dir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Hasan Basri Çantay = Vaktaki (azâb) emrimiz geldi, Saalihi de, onun maiyyetinde îman etmiş olanları da tarafımızdan bir esirgeme olarak (azâbdan ve) o günün rüsvaylığından kurtardık. Şübhesiz ki senin Rabbin, O, çok kuvvetlidir, mutlak gaalibdir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Hayrat Neşriyat = Nihâyet emrimiz gelince, Sâlih’i ve berâberindeki îmân edenleri tarafımızdan bir rahmetle (hem o azabdan), hem de o günün zilletinden kurtardık. Şübhesiz ki, Kaviyy (pek kuvvetli olan), Azîz (kudreti herşeye galib gelen) ancak Rabbindir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 İbni Kesir = Emrimiz gelince; Salih'i ve beraberindeki mü'minleri, tarafımızdan bir rahmet ile azabdan ve o günün rüsvaylığından kurtardık. Doğrusu Rabbın; Kavi'dir, Aziz'dir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Kadri Çelik = Buyruğumuz gelince, Salih'i ve beraberindeki iman edenleri katımızdan bir rahmet olarak o günün aşağılığından kurtardık. Doğrusu Rabbin pek kuvvetli ve güçlüdür.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Muhammed Esed = Ve derken, hükmümüz vaki olunca, katımızdan bir esirgemeyle Salih'i ve o'nunla aynı inancı paylaşanları kurtardık; ve (onları) o (kıyamet) Gün(ü Bizim lanetimize uğramanın vereceği) alçalmadan (da kurtardık). Doğrusu, senin Rabbin, gerçekten sınırsız kuvvet ve kudret sahibi O yüceler yücesidir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Mustafa İslamoğlu = Kararlaştırdığımız vakit gelince, Salih'i ve onun inancını paylaşan kimseleri Rahmetimiz sayesinde kurtardık; dahası (onları), o bir Gün (yaşayacakları) utançdan da (kurtarmış olduk). Şüphesiz senin Rabbin var ya: işte O, eşsiz güç sahibidir, mutlak üstün ve yüce olandır.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Vaktâ ki emrimiz geldi, Sâlih'i ve O'nunla beraber imân etmiş olanları Bizden bir rahmet sebebiyle necâta erdirdik, hem de o günün mezelletinden (kurtardık). Şüphe yok ki çok kuvvetli, çok izzet sahibi olan, ancak senin o Rabbindir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Ömer Öngüt = Nihayet emrimiz gelince, Sâlih'i ve beraberindeki inananları, katımızdan bir rahmet olarak o günün rezilliğinden kurtardık. Doğrusu Rabbin pek kuvvetlidir ve Azîz'dir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Şaban Piriş = Emrimiz gelince Salih’i ve beraberindeki müminleri, katımızdan bir rahmet ile o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Kuşkusuz Rabbin, güçlüdür, onurludur.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Sadık Türkmen = Nihayet emrimiz gelince; Salih’i ve onunla birlikte inanan kişileri, Bizden bir rahmetle, o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz O Rabbin; güçlüdür, üstündür.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Seyyid Kutub = Azaba ilişkin emrimiz geldiğinde Salih ile beraberindeki mü'minleri helak olmaktan ve o günkü onur kırıcı perişanlıktan, rahmetimizin sonucu olarak, kurtardık. Hiç şüphesiz senin Rabbin güçlüdür, üstün iradelidir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Suat Yıldırım = Azap emrimiz gelince, tarafımızdan bir lütuf olarak Salih’i ve beraberindeki müminleri azaptan ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz ki senin Rabbin kavî ve azîzdir (çok kuvvetlidir, mutlak galiptir).

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Süleyman Ateş = Nihâyet emrimiz gelince Sâlih'i ve onunla beraber inanmış olanları, bizden bir rahmetle kurtardık, (onları) o günün zilletinden (kurtardık). İşte Rabbin öyle güçlü, öyle gâliptir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Tefhim-ul Kuran = Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Salih'i ve onunla birlikte iman edenleri o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Doğrusu senin Rabbin, güçlü olandır, aziz olandır.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Ümit Şimşek = Emrimiz geldiğinde, Salih'i ve beraberindeki mü'minleri, tarafımızdan bir rahmetle o azaptan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz ki Rabbinin yakalayışı pek güçlü, kudreti herşeye üstündür.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Emrimiz gelince Sâlih'i ve onunla birlikte iman edenleri bizden bir rahmetle kurtardık. O günün rezilliğinden kurtardık. Senin Rabbin, evet O, Kavî'dir, Azîz'dir.

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 İskender Ali Mihr = Bundan sonra emrimiz geldiği zaman Salih (a.s)’ı ve onun yanındaki âmenû olan kimseleri Bizden bir rahmetle kurtardık. Ve izin gününün zilletinden (de) kurtardık. Muhakkak ki senin Rabbin, O; Kaviyy’dir (güçlüdür), Azîz’dir (yücedir).

yevmi izin

  Hûd / 66 -

 İlyas Yorulmaz = Azap emrimiz geldiğinde, Salih ve onunla birlikte iman edenleri, rahmetimizle aşağılayıcı bir günden kurtardık. Zira senin Rabbin çok kuvvetli güçlere sahip olandır.

yevmi izin

  Me’âric / 11 -

 Diyanet İşleri = (11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.

yevmi izin

  Me’âric / 11 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Birbirlerini görüp tanırlar da ve suçlu, o günün azâbına karşılık oğlunu da vermek ister.

yevmi izin

  Me’âric / 11 -

 Abdullah Parlıyan = Birbirlerine gösterilirler fakat herkes kendi derdine düştüğü için başkasıyla ilgilenemez. O gün suçlular azaptan kurtulmak için fidye vermek ister. Oğullarını,

yevmi izin

  Me’âric / 11 -

 Adem Uğur = Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını,

yevmi izin

  Me’âric / 11 -

 Ahmed Hulusi = Birbirlerine gösterilirken insanlar. . . Suçlular, o sürecin azabından kendini kurtarmak için oğullarını fidye olarak (ateşe) vermeyi düşünür. . .

yevmi izin

  Me’âric / 11 -

 Ahmet Tekin = Onlar, o gün, birbirlerinin gözleri önünde olacaklar. İslâm’a planlı cephe alan, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen, güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, o günün azâbından kurtulmak için fidye vermek isteyecek. Oğullarını vermek isteyecek.

yevmi izin

  Me’âric / 11 -

 Ahmet Varol = Onlar birbirlerine gösterilirler. Suçlu kişi o günün azabına karşılık oğullarını fidye vermek ister.

yevmi izin

  Me’âric / 11 -

 Ali Bulaç = Onlar birbirlerine gösterilirler. Bir suçlu günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister;

yevmi izin

  Me’âric / 11 -

 Ali Fikri Yavuz = (O kıyamet gününde akraba ve hısımlar) birbirlerine gösterilirler; (fakat herkes kendi derdi ile meşgul olduğundan birbirlerini tanıyamazlar). Mücrim (müşrik), o günün azabından kurtulmak için ister ki, fidye (bedel) verse oğullarını,

yevmi izin

  Me’âric / 11 -

 Ali Ünal = Bir arada, birbirlerinin görüş mesafesinde oldukları halde. Hayatı günah hasadıyla geçmiş her inkârcı suçlu, o günün azabı karşısında ister ki, mümkün olsa da fidye olarak verse hattâ oğullarını,