Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
yetîhûne fî el ardı
Diyanet İşleri = Allah, şöyle dedi: “O hâlde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme.”
yetîhûne fî el ardı
Abdulbaki Gölpınarlı = Tanrı demişti ki: Orası, tam kırk yıl onlara haram edildi. Çölde sersemcesine dolaşacaklar, tasalanma o kötülükte bulunanlar için.
yetîhûne fî el ardı
Abdullah Parlıyan = Allah buyurdu ki: “Öyleyse, bu topraklar onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır. Bu süre içerisinde, Tîh çölünde şaşkın şaşkın dolaşsınlar. Sen yoldan çıkmış bir toplum için kendini üzme.”
yetîhûne fî el ardı
Adem Uğur = Allah, "Öyleyse orası (arz-ı mukaddes) onlara kırk yıl yasaklanmıştır; (bu müddet içinde) yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen, yoldan çıkmış toplum için üzülme" dedi.
yetîhûne fî el ardı
Ahmed Hulusi = Buyurdu ki: "Artık orası onlara kırk sene haram edilmiştir. . . Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklardır. . . Artık sen de o fâsıklar (inancı bozulmuşlar) topluluğu için üzülme. "
yetîhûne fî el ardı
Ahmet Tekin = Allah:'Öyleyse, kırk sene, o kutsal topraklar onlara haram kılınmıştır, yasaklanmıştır. Bu süre içinde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkmış fâsık, âsi, bozguncu bir kavim için üzülmene gerek yok.' buyurdu.
yetîhûne fî el ardı
Ahmet Varol = (Allah) 'Orası onlara kırk yıl süreyle haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp dururlar. Sen bu yoldan çıkmış topluluk için üzülme!' dedi.
yetîhûne fî el ardı
Ali Bulaç = (Allah) Dedi: "Artık orası kendilerine kırk yıl haram kılınmıştır. Onlar yeryüzünde 'şaşkınca dönüp duracaklar.' Sen de o fasıklar topluluğuna üzülme."
yetîhûne fî el ardı
Ali Fikri Yavuz = Allah, Mûsa (aleyhisselâma) şöyle buyurdu: “- Artık orası (Mukaddes yer), onlara kırk yıl haram edilmiştir. Oldukları yerde (Tîh sahrasında) başıboş, şaşkın şaşkın dolaşacaklar. O hale, o fâsıklar kavminin hallerine kederlenme.”
yetîhûne fî el ardı
Ali Ünal = (Allah,) şöyle hükmetti: “O (mukaddes ülke), bundan böyle onlara kırk sene haramdır. Artık orada burada şaşkın şaşkın dolaşıp dursunlar. Sen o yoldan çıkmış âsî kavim için hiç gam çekme!”
yetîhûne fî el ardı
Bayraktar Bayraklı = Allah, “Öyle ise orası, onlara kırk yıl yasaklanmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen fâsık/yoldan çıkmış toplum için üzülme” dedi.
yetîhûne fî el ardı
Bekir Sadak = Allah: «Orasi onlara kirk yil haram kilindi; yeryuzunde saskin saskin dolasacaklar. Sen, yoldan cikmis millet icin tasalanma» dedi. *
yetîhûne fî el ardı
Celal Yıldırım = (Allah ona): Şüphesiz ki, o kutsal yer onlara kırk yıl haram kılınmıştır. (Çöl) yerinde şaşkın perişan dolaşıp duracaklar. Sen artık (Allah) yolundan çıkan bir millet İçini tasalanma, dedi.
yetîhûne fî el ardı
Cemal Külünkoğlu = Allah: “Öyleyse, bu (topraklar) onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde sersem sersem dolaşsınlar. Sen artık bu sapkın halk için kendini üzme!” buyurdu.
yetîhûne fî el ardı
Diyanet İşleri (eski) = Allah: 'Orası onlara kırk yıl haram kılındı; yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış millet için tasalanma' dedi.
yetîhûne fî el ardı
Diyanet Vakfi = Allah, «Öyleyse orası (arz-ı mukaddes) onlara kırk yıl yasaklanmıştır; (bu müddet içinde) yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen, yoldan çıkmış toplum için üzülme» dedi.
yetîhûne fî el ardı
Edip Yüksel = Orası onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır; yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Yoldan çıkmış bir topluluk için üzme kendini.
yetîhûne fî el ardı
Elmalılı Hamdi Yazır = Buyurdu ki artık orası onlara kırk yıl haram kılındı, oldukları yerde sersem sersem dönüb duracaklar, artık acıma o fasık kavme
yetîhûne fî el ardı
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah şöyle buyurdu: «Artık orası, onlara kırk yıl yasak edildi. Oldukları yerde sersem sersem dönüp duracaklardır. Artık o yoldan çıkmış topluluğa acıma!»
yetîhûne fî el ardı
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah Musa'ya şöyle dedi: «Kırk sene o mukaddes yer onlara haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. O fâsık kavim için üzülme!».
yetîhûne fî el ardı
Gültekin Onan = (Tanrı) Dedi ki: "Artık orası kendilerine kırk yıl haram kılınmıştır. Onlar yeryüzünde 'şaşkınca dönüp duracaklar.' Sen de o fasıklar kavmine üzülme.
yetîhûne fî el ardı
Harun Yıldırım = “Muhakkak ki orası kırk yıl onlara haram kılınmıştır; yeryüzünde şaşkın olarak dolaşacaklar. Artık sen fasıklar topluluğu için üzülme!”
yetîhûne fî el ardı
Hasan Basri Çantay = (Allah) buyurdu ki: «Muhakkak orası kendilerine kırk yıl haram edilmişdir. Onlar (oldukları) yerde sersem sersem dolaşacaklardır. Artık o faasıklar güruhuna karşı tasalanma».
yetîhûne fî el ardı
Hayrat Neşriyat = (Allah:) 'Artık şübhesiz orası (arz-ı mukaddes) onlara kırk yıl haram kılınmıştır. O yerde (Tih çölünde) şaşkın şaşkın dolaşacaklardır, bu yüzden o fâsıklar topluluğuna üzülme!' buyurdu.
yetîhûne fî el ardı
İbni Kesir = Buyurmuştur ki: Orası onlara kırk yıl haram edildi. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen fasıklar güruhu için tasalanma.
yetîhûne fî el ardı
Kadri Çelik = Allah, “Orası onlara kırk yıl haram kılındı; yeryüzünde (Sina çölünde) şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, fasık topluluk için tasalanma” dedi.
yetîhûne fî el ardı
Muhammed Esed = "Öyleyse, bu (topraklar) onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır, bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşsınlar; sen artık bu sapkın halk için kendini üzme!" diye cevap verdi Allah.
yetîhûne fî el ardı
Mustafa İslamoğlu = Allah şöyle icabet etti: "O halde, onlar o topraklardan kırk yıl mahrum yaşayacak ve şaşkın şaşkın malum arazide dolaşmaya mahkum olacaklar: Artık bu sapkın halk için kendini üzme!"
yetîhûne fî el ardı
Ömer Nasuhi Bilmen = Buyurdu ki: «Şüphesiz orası onların üzerine kırk yıl haram kılınmıştır. O yerde mütehayyirane bir halde dolaşıp duracaklardır. Artık o fâsıklar gürûhunun haline acıma.»
yetîhûne fî el ardı
Ömer Öngüt = Allah: “Orası onlara kırk yıl haram kılındı. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış fâsıklar güruhu için tasalanma, üzülme. ” buyurdu.
yetîhûne fî el ardı
Şaban Piriş = Allah da : - Orası onlara kırk yıl haram kılındı. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, fasık toplum için üzülme! dedi.
yetîhûne fî el ardı
Sadık Türkmen = Allah şöyle dedi: “O halde orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Sen (Ey Musa) yoldan çıkmış o toplum için üzülme!”
yetîhûne fî el ardı
Seyyid Kutub = Allah dedi ki; «Kırk yıl boyunca orası onlara yasaklandı. Bu süre içinde orada burada şaşkın şaşkın dolaşacaklardır. Yoldan çıkmış bu kavim için sakın üzülme.
yetîhûne fî el ardı
Suat Yıldırım = Buyurdu ki: "O kutsal yer onlara kırk yıl boyunca haram kılındı. Oldukları yerde sersem sersem dolaşacaklardır. Sen artık o yoldan çıkmış kimseler için kendini üzme!"
yetîhûne fî el ardı
Süleyman Ateş = (Allâh) buyurdu ki: "Orası onlara kırk yıl yasaklandı. O yerde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış o toplum için üzülme."
yetîhûne fî el ardı
Tefhim-ul Kuran = (Allah) Dedi: «Artık orası kendilerine kırk yıl haram kılınmıştır. Onlar yeryüzünde 'şaşkınca dönüp dolaşıp duracaklar.' Sen de o fasıklar topluluğuna karşı üzülme.»
yetîhûne fî el ardı
Ümit Şimşek = Allah buyurdu ki: 'Kutsal topraklar onlara kırk sene haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşsınlar; sen o fasıklar topluluğu için tasalanma.'
yetîhûne fî el ardı
Yaşar Nuri Öztürk = Allah dedi ki: "Orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Yeryüzünde sersem sersem dolaşacaklar. Sen o sapıklar topluluğu için kederlenme."
yetîhûne fî el ardı
İskender Ali Mihr = Allah (cc.) buyurdu ki; “Artık muhakkak ki orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır (yasaklanmıştır). Onlar yeryüzünde şaşkın dolaşacaklar. Sen artık fâsık kavim için üzülme!”
yetîhûne fî el ardı
İlyas Yorulmaz = Allah “Orası onlar için kırk yıl yasak edilmiştir. Yeryüzünde yersiz yurtsuz olarak dolaşsınlar. Sende Allah’ın yolundan çıkmış bu topluluğun haline sakın ola ki üzülme” dedi.