Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Diyanet İşleri = (91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, “Allah’ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?” denilecek.

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'ı bırakıp da tapıyordunuz onlara, size yardım ediyorlar mı, yoksa kendilerine bir yardımda bulunuyorlar mı?

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Abdullah Parlıyan = Hani O Allah'tan başka ilah yerine koyduklarınız, size veya kendilerine yardım edebilecekler mi?

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Adem Uğur = Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerine (olsun) yardımları dokunuyor mu?.

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Ahmed Hulusi = "Allâh dûnunda tapındıklarınız. . . Size yardım ediyorlar mı? Yahut kendilerine bir yardımları dokunur mu?"

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Ahmet Tekin = 'Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden taptıklarınız, size yardım edebiliyorlar mı? Veya kendilerine olsun, yardımları dokunuyor mu?'

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Ahmet Varol = Allah'tan başka (taptıklarınız). Size yardım ediyorlar mı ya da kendilerine yardımları oluyor mu?'

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Ali Bulaç = "Allah'ın dışında olan (ilah)lar; size yardımları dokunuyor mu veya kendilerine yardımları oluyor mu?

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Ali Fikri Yavuz = (92-93) Ve onlara: Allah’dan başka taptıklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı, veya kendilerini kurtarıyorlar mı? denilmekte...

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Ali Ünal = “Allah’tan başka? Şimdi size bir yardımları dokunuyor mu, en azından kendilerine olsun faydaları var mı?”

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Bayraktar Bayraklı = (92-95) Onlara, “Allah'tan başka taptıklarınız nerededir? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?” denilir. Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları tepe taklak hepsi oraya atılırlar.

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Bekir Sadak = (92-93) Onlara: «Allah'i birakip taptiklariniz nerededir. Size yardim ediyorlar mi veya kendilerine yardimlari dokunuyor mu?» denilir.

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Celal Yıldırım = (92-93) Onlara, Allah'tan başka taptıklarınız nerede ? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerine yardımları oluyor mu ? denilir.

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Cemal Külünkoğlu = (92-93) Onlara: “Allah'ı bırakıp da taptıklarınız hani nerededir? Allah'ı bir yana bırakarak ilah edindiğiniz putlar? Şimdi size yardım edebiliyorlar ya da kendilerini kurtarabiliyorlar mı?” diye sorulur.

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Diyanet İşleri (eski) = (92-93) Onlara: 'Allah'ı bırakıp taptıklarınız nerededir. Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?' denilir.

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Diyanet Vakfi = (92-93) Onlara: Allah'tan gayrı taptıklarınız hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerine (olsun) yardımları dokunuyor mu? denilir.

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Edip Yüksel = '- O ALLAH'tan başka? Size şimdi yardım edebiliyorlar mı? Kendilerine bile yardımları dokunabiliyor mu?'

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = (92-93) Ve bunlara hani nerede o Allahın gayrıdan taptıklarınız? Nasıl size yardım ediyorlar veya kendilerini kurtarıyorlar mı? denilmekte

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah'tan başka; nasıl size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarıyorlar mı?» denilmekte.

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (92-93) Onlara, «Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?» denilir.

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Gültekin Onan = "Tanrı'nın dışında olan tanrılar; size yardımları dokunuyor mu veya kendilerine yardımları oluyor mu?

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Harun Yıldırım = “Allah’ın dışında olanlar; size yardımları dokunuyor mu veya kendilerine yardımları oluyor mu?”

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Hasan Basri Çantay = (92-93) Ve anlara: «Allâhı bırakıb da tapdıklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı, yahud kendi başlarına yardımları dokunuyor mu?» denilmişdir.

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Hayrat Neşriyat = (92-93) Ve onlara: 'Sizin, Allah’dan başka tapmakta olduklarınız hani nerededir? Sizeyardım ediyorlar mı, veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?' denilir.

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 İbni Kesir = Allah'tan başka? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Kadri Çelik = “Allah'ın dışında (edindiğiniz ilahların), size yardımları dokunuyor mu veya kendilerine yardımları oluyor mu?

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Muhammed Esed = "(Hani), o Allah'tan başka (tanrı yerine koyduklarınız)? Onlar, bakalım, size yahut kendilerine yardım edebilecekler mi?"

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Mustafa İslamoğlu = o Allah'tan gayrı (varlıklar)? Size, hadi onu da geçtik, kendilerine olsun bir yardımları dokunacak mı bari?

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Allah'tan gayrı, (onlar) size yardım ediyorlar mı? Veya kendilerine mi yardıma çalışıyorlar.»

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Ömer Öngüt = “Allah'tan başka? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?”

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Şaban Piriş = (92-93) Onlara: -Hani nerede, Allah’tan başka kendilerine kulluk ettikleriniz? Hiç size yardım ediyorlar veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı? denilir.

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Sadık Türkmen = O Allah’tan başka taptıklarınız? Size yardım ediyorlar mı? Veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?”

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Seyyid Kutub = Allah'ı bir yana bırakarak ilah edindiğiniz putlar? Şimdi size yardım edebiliyorlar ya da kendilerini kurtarabiliyorlar mı?

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Suat Yıldırım = (92-93) Ve onlara: "Nerede o, Allah’tan başka taptıklarınız? Size yardım edebiliyorlar mı, kendilerini olsun kurtarabiliyorlar mı?" denilir.

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Süleyman Ateş = "O Allah'tan başka (taptıklarınız) size yardım ediyorlar mı, yahut kendilerine yardımları dokunuyor mu?"

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Tefhim-ul Kuran = «Allah'ın dışında olan (ilah)lar; size yardımları dokunuyor mu veya kendilerine yardımları oluyor mu?

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Ümit Şimşek = 'Allah'tan başka? Size yardım edebiliyorlar mı? Veya kendilerini olsun kurtarabiliyorlar mı?'

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Allah'ın dışındakiler, size yardım ediyorlar mı? Peki, kendilerine yardımları dokunuyor mu?"

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 İskender Ali Mihr = Allah’tan başka (ilâhlarınız) size yardım ediyorlar mı (edebiliyorlar mı) veya kendilerine yardım edebiliyorlar mı?

yentesırûne

  Şu’arâ / 93 -

 İlyas Yorulmaz = Allah dan başka, size yardım edenler var mı? ki sizi korusunlar.

yentesırûne

  Şûrâ / 39 -

 Diyanet İşleri = (36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah’ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükâfat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şûrâ (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.

yentesırûne

  Şûrâ / 39 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve bir zulme uğradıkları zaman haddi aşmaksızın birbirlerine yardım ederek karşı duranlara.

yentesırûne

  Şûrâ / 39 -

 Abdullah Parlıyan = Ve bir zulme uğradıkları zaman, birbirlerine yardım ederek karşı dururlar.

yentesırûne

  Şûrâ / 39 -

 Adem Uğur = Bir haksızlığa uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.

yentesırûne

  Şûrâ / 39 -

 Ahmed Hulusi = Onlar ki, zorbalıkla karşılaştıklarında birlikte mücadele ederek galip gelirler!

yentesırûne

  Şûrâ / 39 -

 Ahmet Tekin = İman edenler, bir haksızlığa, bir saldırıya, bir baskıya ve zulme uğradıkları zaman, zâlimlere, saldırganlara ve baskı yapanlara yardımlaşarak hadlerini bildirenlerdir.

yentesırûne

  Şûrâ / 39 -

 Ahmet Varol = Bir tecavüze uğradıklarında birlikte karşı koyarlar.

yentesırûne

  Şûrâ / 39 -

 Ali Bulaç = Ve haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır.

yentesırûne

  Şûrâ / 39 -

 Ali Fikri Yavuz = Bir haksızlığa uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.

yentesırûne

  Şûrâ / 39 -

 Ali Ünal = Onlar ki, zorbalıkla karşılaştıklarında birlikte mücadele ederek galip gelirler!