Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Diyanet İşleri = (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz âyetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Temiz ülkenin nebatı, Rabbinin izniyle çıkar, çorak yerdense pek az bir mahsul elde edilir. İşte biz, şükreden topluluğa delillerimizi bu çeşit tekrar edip durmadayız.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Abdullah Parlıyan = Güzel memleketin verimli toprağı gibi ki, onun ekini Rabbinin izniyle, bolluk içinde fışkırır çıkar. Oysa kötü toprağınki, cılız bir ekin verir. Şükreden bir topluluğun yararlanması için, ayetlerimizi çok yönlü olarak dile getiriyoruz!

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Adem Uğur = Rabbinin izniyle güzel memleketin bitkisi (güzel) çıkar; kötü olandan ise faydasız bitkiden başka birşey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Ahmed Hulusi = Tayyib beldenin nebatı (o beldenin) Rabbinin izni ile (Bi - izni RabbiHİ) çıkar. . . Habisten ise, faydasız olandan başkası çıkmaz. . . İşte böyle, değerlendiren bir kavim için işaretleri evirip çevirip anlatıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Ahmet Tekin = Yaratan, yetiştiren Rabbinin bilgisi, planı, iradesi dahilinde verimli toprakların, güzel arazinin bitkisi de güzel biter. Kötü ve verimsiz olan arazide de, faydasız, çer çöpten başka bir şey çıkmaz. İşte biz şükredecek bir kavim için inkârı mümkün olmayan kudreti ve örnek şeriatı anlatan âyetleri çok yönlü açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Ahmet Varol = Güzel bir beldenin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Çoraklaşmış olan beldeden ise ancak çok zorlukla (veya yararsız) bitki çıkar. Şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle genişçe açıklarız.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Ali Bulaç = Güzel şehrin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise kavruktan başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Ali Fikri Yavuz = Toprağı verimli olan güzel bir memleketin nebâtı, Rabbinin izniyle çıkar (ve yetişir) fena ve verimsiz olan bir yerin nebâtı ise çıkmaz; çıkan da bir şeye yaramaz. İşte âyetleri, şükredecek bir kavim için böyle açıklarız.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Ali Ünal = Güzel ve temiz memleket: Rabbisinin izniyle onun (gür, yeşil ve faydalı) bitkisi çıkar. Çirkin ve kirli memlekete gelince: orada ancak pek az ve faydasız (çerçöp türünden) şeyler biter. İşte, (Allah’ın varlığına, birliğine, Rubûbiyet ve hakimiyetine ait) delilleri, onları anlayıp şükredecek bir topluluk için bütün yönleriyle ve farklı farklı açılardan bu şekilde serdediyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Bayraktar Bayraklı = Verimli beldenin bitkisi Rabbinin izni ile çıkar. Çorak olan beldeden ise zararlı bitkiden başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Bekir Sadak = Iyi toprak Rabbinin izniyle bitki verir, corak toprak kavruk bitki cikarir. sukredecek millet icin boylece ayetleri yerli yerince aciklariz. *

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Celal Yıldırım = (Toprağı verimli) hoş memleketin bitkisi Rabbının izniyle (yeşerip) çıkar. Kötü yerin bitkisi ise işe yaramaz, çıksa da hayırsız çıkar. İşte şükreden bir millet için âyetlerimizi böylece açık seçik bildiririz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Cemal Külünkoğlu = Rabbinin izniyle toprağı güzel olan yerin bitkisi de güzel olur. Kötü olandan ise faydasız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte şükredecek bir toplum için ayetleri böylece farklı şekillerde açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Diyanet İşleri (eski) = İyi toprak Rabbinin izniyle bitki verir, çorak toprak kavruk bitki çıkarır. Şükredecek millet için böylece ayetleri yerli yerince açıklarız.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Diyanet Vakfi = Rabbinin izniyle güzel memleketin bitkisi (güzel) çıkar; kötü olandan ise faydasız bitkiden başka birşey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Edip Yüksel = İyi arazi, Rabbinin izniyle bitki verir. Kötü olanı ise, pek yararlı bir şey vermez. Şükreden bir topluluk için ayetleri böyle açıklarız

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Hoş memleketin nebatı rabbının izniyle çıkar, fenasının ise çıkmaz, çıkan da bir şey'e yaramaz, şükredecek bir kavm için âyetleri böyle tasrif ederiz

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Güzel memleketin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar. Kötüsünün ise çıkmaz, çıkan da birşeye yaramaz. Biz, şükreden bir topluluğa ayetlerimizi böyle türlü şekillerle açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Güzel memleketin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise yararsız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir toplum için âyetleri böyle açıklarız.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Gültekin Onan = Güzel şehrin bitkisi rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise kavruktan başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Harun Yıldırım = Rabbinin izniyle iyi şehrin bitkisi çıkar, kötü olandan ise zorluktan başka bir şey çıkmaz. Biz şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle çeşitli şekillerde açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Hasan Basri Çantay = (Toprağı verimli) güzel memleketin nebatı, Rabbinin izniyle (bol) çıkar. Fena olandan ise fâidesi pek az bir şeyden başkası çıkmaz. İşte şükredecek bir kavm için âyetleri böyle çeşidli olarak açıklarız.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Hayrat Neşriyat = (Toprağı) iyi olan beldeye gelince, onun bitkisi, Rabbinin izniyle, (güzel) çıkar. Kötü olanın ise ancak zor çıkar (çıksa da pek faydası olmaz). Şükredecek bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 İbni Kesir = İyi ve temiz memleketin bitkisi; Rabbının izniyle çıkar. Kötü olandan ise; faydası çok az olandan başkası çıkmaz. Şükreden bir kavim için ayetleri işte böyle yerli yerince açıklarız.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Kadri Çelik = İyi toprak Rabbinin izniyle bitki verir, çorak toprak ise faydasız bir bitki çıkarır. İşte biz şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Muhammed Esed = Bereketli toprak (gibi) ki, onun ekini, Rabbinin izniyle (bolluk içinde) fışkırır; oysa kötü toprağınki ancak cılız bir ekin verir. Şükreden bir topluluk(un yararlanması) için ayetlerimizi işte böyle çok yönlü olarak dile getiriyoruz!

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Mustafa İslamoğlu = Ya bereketli toprak! Onun bitkisi, -Rabbinin izniyle- gür ve gümrah olur. Ama kötüyse bir şey yetişmez, yetişse de işe yaramaz. Elindeki nimetin değerini bilen bir topluluk için ayetlerimizi işte böyle çok boyutlu olarak dile getiriyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve temiz bir beldenin ekinleri Rabbinin izniyle çıkar (meydana gelir). Kötüsünün ise çıkmaz. Meğer ki külfetle, (meşakkatle) olsun. İşte Biz âyetleri şükreder bir kavim için böylece tekrar tekrar beyan ederiz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Ömer Öngüt = Güzel olan beldenin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar, kötü olan beldeden ise faydasız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte biz şükreden bir topluluk için âyetleri böyle açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Şaban Piriş = Verimli bölgenin bitkisi Rabbinin izniyle bol çıkar. Verimsiz olandan ise faydası çok az bir şeyden başkası çıkmaz. Şükreden bir toplum için işte ayetleri böyle çeşitli şekillerde açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Sadık Türkmen = Rabbinin izniyle verimli topraklardan ürün fışkırır; ama çorak verimsiz olandan, yaramaz/faydasız bitkiden başkası çıkmaz! Biz şükreden bir toplum için, ayetleri işte böyle tekrar tekrar açıklarız.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Seyyid Kutub = Verimli yöre, Allah'ın izni ile, ürünü cömertçe verir. Kıraç yöre ise cılız ürün verir. Biz şükredenler için ayetlerimizi böyle farklı açılardan açıklarız.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Suat Yıldırım = Toprağı verimli, güzel bir diyarın bitkisi, Rabbinin izniyle yeşerip çıkar.Çorak, verimsiz olan bir yerin bitkisi ise çıkmaz, çıkan da bir şeye yaramaz. İşte şükredecek kimseler için Biz, âyetleri böyle farklı üsluplarla tekrar tekrar açıklarız.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Süleyman Ateş = Güzel olan ülkenin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise yararsız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir toplum için âyetleri böyle döndürüp (tekrar tekrar) açıklarız.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Tefhim-ul Kuran = Güzel şehrin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise kavruktan başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Ümit Şimşek = Verimli beldenin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Çorak beldeden ise birşey çıkmaz, çıksa da güçlükle ve pek az çıkar. Şükreden bir topluluk için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Güzel ve temiz beldenin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Pis ve çorak beldeden ise zararlı bitkiden başkası çıkmaz. Şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle çeşitli şekillerde sergiliyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 İskender Ali Mihr = Ve güzel belde (toprağı verimli ülke), Rabbinin izniyle nebatı çıkarır. Ve kötü (verimsiz, çorak) olan ise, faydasız, kıt bitkilerden başka bir şey çıkarmaz. İşte böylece şükreden bir kavme âyetlerimizi açıklıyoruz.

yeşkurûne

  A’râf / 58 -

 İlyas Yorulmaz = Verimli topraklar, Rablerinin izniyle nebatını çıkarır. Verimsiz topraklarda az ürün çıkarır. Şükreden bir topluluk için, ayetlerimizi bu şekilde kullanıyoruz.

lâ yeşkurûne

  Yûnus / 60 -

 Diyanet İşleri = Allah’a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı çok lütufkârdır, fakat onların çoğu (O’nun nimetlerine) şükretmezler.

lâ yeşkurûne

  Yûnus / 60 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'a yalan yere iftirâda bulunanların kıyâmet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphe yok ki Allah, insanlara lütuf ve ihsânda bulunmadadır ama çokları şükretmez.

lâ yeşkurûne

  Yûnus / 60 -

 Abdullah Parlıyan = Peki bu kendi yalanlarını Allah'a yakıştıranlar, kıyamet günü başlarına gelecek olan hakkında, acaba ne düşünüyorlar? Gerçek şu ki Allah, insanlara karşı sınırsız cömertlik göstermektedir; ama ne yazık ki, onların çoğu şükretmezler.

lâ yeşkurûne

  Yûnus / 60 -

 Adem Uğur = Allah'a karşı yalan uyduranların kıyamet günü (âkıbetleri) hakkındaki kanaatleri nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı lütuf sahibidir. Fakat onların çoğu şükretmezler.

lâ yeşkurûne

  Yûnus / 60 -

 Ahmed Hulusi = Allâh hakkında yalan söyleyerek iftira edenler, kıyamet sürecini ne sanıyorlar? Muhakkak ki Allâh insanlara lütuf sahibidir. . . Fakat onların çoğunluğu şükretmezler (bunu Allâh nimetine lâyık şekilde değerlendirmezler).

lâ yeşkurûne

  Yûnus / 60 -

 Ahmet Tekin = Allah adına yalan uyduranların, kıyamet günü âkıbetlerinin ne olacağını zannediyorsunuz? Allah insanlara karşı çok lütufkârdır. Fakat onların çoğu lütfun kıymetini bilmiyor, şükretmiyor.

lâ yeşkurûne

  Yûnus / 60 -

 Ahmet Varol = Allah'a karşı yalan uyduranların kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı lütuf sahibidir, ancak onların çoğu şükretmezler.

lâ yeşkurûne

  Yûnus / 60 -

 Ali Bulaç = Allah hakkında yalan uydurup iftira edenlerin kıyamet günü zanları nedir? Şüphesiz Allah, insanlara karşı büyük ihsan (fazl) sahibidir, ancak onların çoğu şükretmezler.

lâ yeşkurûne

  Yûnus / 60 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah’a yalan uyduranların (kendiliklerinden haram ve helâl diyenlerin) kıyametteki zanları nedir (azab edilmeyeceklerini mi zannediyorlar)? Şüphe yok ki Allah (akıl verip kitab indirmekle) insanlara karşı ihsan sahibidir. Fakat insanların çoğu bu nimetlere şükretmezler.

lâ yeşkurûne

  Yûnus / 60 -

 Ali Ünal = Kendilerince hükümler uydurup Allah’a iftira edenler acaba Kıyamet Günü hakkında ne düşünüyorlar? Şurası bir gerçek ki Allah, insanlara karşı büyük lütuf sahibidir; fakat insanların çoğu, (sözle olsun, kalble olsun, davranışlarıyla olsun) şükretmekte değillerdir.