Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Diyanet İşleri = De ki: “Bana ancak, ilâhınızın yalnızca bir tek ilâh olduğu vahyolunuyor. Artık müslüman oluyor musunuz?”

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Bana, mâbûdumuzun, bir tek mâbut olduğu vahyedildi ancak, Müslüman oluyor musunuz siz de?

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Abdullah Parlıyan = Ey peygamber! Bütün insanlığa haykırarak de ki: Bana gerçek ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyediliyor, siz de bu gerçeğe boyun eğip teslim olmaz mısınız?

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Adem Uğur = De ki: Bana sadece, sizin ilâhınızın ancak bir tek Allah olduğu vahyedildi. Hâla müslüman olmayacak mısınız?

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Bana sadece şu vahyolunuyor: Sizin tanrı diye düşündüğünüz sadece Ulûhiyet sahibi TEK'tir! Siz müslimler misiniz (teslimiyetinizin farkında mısınız) peki?"

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Ahmet Tekin = De ki: «Bana muhakkak vahyolunuyor ki, sizin ilâhınız, şüphe yok bir ilâhtır. Artık siz İslâmiyet'i kabul etmiş kimseler misiniz?»

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Ahmet Varol = De ki: “Bana ilâhınızın ancak bir tek ilâh olduğu vahyediliyor. Hâlâ müslüman olmayacak mısınız?”

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Ali Bulaç = De ki: "Gerçekten bana: -Sizin ilahınız yalnızca bir tek ilahtır" diye vahyolunuyor; artık siz müslüman olacak mısınız?"

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Ali Fikri Yavuz = De ki, bana ancak şöyle vahy olunuyor: “- İlâhınız, ancak bir İlâh’dır. Şimdi siz (ey müşrikler), müslüman oluyor musunuz?”

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Ali Ünal = De ki: “Bana (Din adına) vahyolunan temel gerçek şudur: ‘İlâhınız, ancak tek bir ilâhtır.’ Artık, O’na tam bir teslimiyetle Müslüman olmayacak mısınız?”

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Bayraktar Bayraklı = De ki: “Bana, Tanrınız ancak bir tek tanrıdır” diye vahyolunuyor. O'na teslim olacak mısınız?

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Bekir Sadak = De ki: «Dogrusu tanrinizin tek bir Tanri oldugu bana suphesiz vahyolundu. Artik musluman olacak misiniz?»

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Celal Yıldırım = De ki: Bana ancak ilâhınızın tek bir ilâh olduğu vahyediliyor. Artık siz Müslüman olmuyor musunuz?

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Cemal Külünkoğlu = De ki: “Bana ancak, ilâhınızın yalnızca bir tek ilâh olduğu vahyolunuyor. Hala Müslüman olmayacak mısınız?”

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Diyanet İşleri (eski) = De ki: 'Doğrusu tanrınızın tek bir Tanrı olduğu bana şüphesiz vahyolundu. Artık müslüman olacak mısınız?'

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Diyanet Vakfi = De ki: Bana sadece, sizin ilâhınızın ancak bir tek Allah olduğu vahyedildi. Hâla müslüman olmayacak mısınız?

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Edip Yüksel = De ki, 'Sizin tanrınızın bir tek tanrı olduğu bana vahyediliyor. Artık teslim olacak mısınız?'

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = De ki: bana sade vahyolunuyor ki: ilâhınız ancak bir ilâhdır, şimdi siz müsliman oluyor musunuz?

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: «Bana ancak ilahınızın bir tek ilah olduğu vahyolunuyor. şimdi siz müslüman oluyor musunuz?»

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = De ki, bana ancak şöyle vahyolunuyor: «İlâhınız ancak tek bir ilâhtır. Şimdi siz artık müslüman oluyor musunuz?»

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Gültekin Onan = De ki: "Gerçekten bana: "Sizin tanrınız yalnızca bir tek tanrıdır diye vahyolunuyor; artık siz müslüman olacak mısınız?"

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Harun Yıldırım = De ki: Bana sadece, sizin ilâhınızın ancak bir tek Allah olduğu vahyedildi. Hâla müslüman olmayacak mısınız?

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Hasan Basri Çantay = De ki: «Bana sâde Tanrınızın ancak bir Tanrı olduğu vahy olunuyor. Artık siz (bu vech ile) müslüman oluyor musunuz»?

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Hayrat Neşriyat = De ki: 'Bana sâdece, sizin İlâhınızın ancak bir tek İlâh olduğu vahyediliyor. Şimdi siz Müslüman kimseler (olacak) mısınız?'

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 İbni Kesir = De ki: Gerçekten bana, sizin tanrınızın yalnızca bir tek tanrı olduğu vahyolunuyor. Artık Müslüman olacak mısınız?

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Kadri Çelik = De ki: “Gerçekten bana, sizin ilahınız yalnızca bir tek ilahtır” diye vahyolunuyor. Artık siz Müslüman olacak mısınız?”

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Muhammed Esed = De ki: "Bana yalnızca, tanrınızın tek bir Tanrı olduğu vahyedildi; o halde artık O'na boyun eğecek misiniz?"

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Mustafa İslamoğlu = De ki: "Bana vahyolunan her şeyin (özü) yalnız ve yalnızca "ilahınızın bir tek ilah olduğu" som gerçeğidir: şu halde artık siz O'na teslim olacak mısınız?

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = De ki: «Bana muhakkak vahyolunuyor ki, sizin ilâhınız, şüphe yok bir ilâhtır. Artık siz İslâmiyet'i kabul etmiş kimseler misiniz?»

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Ömer Öngüt = De ki: “Bana ilâhınızın ancak bir tek ilâh olduğu vahyediliyor. Hâlâ müslüman olmayacak mısınız?”

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Şaban Piriş = De ki: -Ancak bana, ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunuyor. Siz de ona teslim oldunuz mu?

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Sadık Türkmen = De ki: “Bana ancak, ilâhınızın bir tek İlâh olduğu vahyolunuyor. Şimdi siz, teslim olacak mısınız?”

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Seyyid Kutub = Müşriklere de ki; «Bana ilahınızın tek Allah olduğu vahyolundu. Siz bu ilkeyi benimseyip müslüman oluyor musunuz»

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Suat Yıldırım = De ki: "Bana yalnız ve yalnız şu gerçek vahyolunuyor "Sizin ilahınız tek İlahtır. Hâlâ mı O’na teslim olmayacaksınız?"

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Süleyman Ateş = De ki: "Bana, Tanrınız, ancak bir tek Tanrıdır; diye vahyolunur. O'na teslim ol(up putperestliği bırak)cak mısınız?

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Tefhim-ul Kuran = De ki: «Gerçekten bana: Sizin ilahınız yalnızca bir tek ilahtır» diye vahyolunuyor; artık siz müslüman olacak mısınız?»

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Ümit Şimşek = De ki: Bana, tanrınızın tek bir Tanrı olduğu vahyedilmiştir. Artık hakka teslim oluyor musunuz?

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 Yaşar Nuri Öztürk = De ki: "Bana şu vahyediliyor: "Tanrınız ancak bir tek tanrıdır. Peki, siz, müslümanlar/Allah'a teslim olanlar mısınız?"

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 İskender Ali Mihr = De ki: “Bana, sizin ilâhınızın sadece tek bir ilâh olduğu vahyedildi.” Öyleyse siz müslümanlar mısınız (Allah’a teslim olanlar mısınız)?

yûhâ

  Enbiyâ / 108 -

 İlyas Yorulmaz = İnsanlara deki “Bana, sizin ilahınızın tek bir ilah olduğu vahy ediliyor. Şimdi siz buna teslim olup, kabul ediyor musunuz?”

yûhâ

  Kehf / 110 -

 Diyanet İşleri = De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, ‘Sizin ilâh’ınız ancak bir tek ilâhtır” diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın.”

yûhâ

  Kehf / 110 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım, bana vahyedildi ki mâbûdunuz ancak ve ancak bir mâbuttur, artık Rabbiyle buluşmayı uman iyi işlerde bulunsun ve Rabbinin kulluğunda hiçbir kimseyi eş tutmasın.

yûhâ

  Kehf / 110 -

 Abdullah Parlıyan = De ki: Ben de sizin gibi insanım. Şu farkla ki, ilahınızın bir tek ilah olduğu bana vahyolundu. Artık kim, Rabbine kavuşmayı umuyorsa, hayırlı ve düzgün davranışlar ortaya koysun. Rabbine yaptığı ibadette hiç kimseyi ve hiç birşeyi ortak koşmasın.

yûhâ

  Kehf / 110 -

 Adem Uğur = De ki: Ben, yalnızca sizin gibi bir beşerim. (Şu var ki) bana, İlâh'ınızın, sadece bir İlâh olduğu vahyolunuyor. Artık her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, iyi iş yapsın ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın.

yûhâ

  Kehf / 110 -

 Ahmed Hulusi = (Rasûlüm) de ki: "Ben, benzeriniz olan, bir beşerim (dolayısıyla siz de benim gibisiniz); sadece (sizden ayrıcalıklı olarak) Ulûhiyetin TEK'liği şuuruma vahyolunuyor! O hâlde kim Rabbine likâyı (Esmâ hakikati gereğini yaşamayı) umuyorsa, imanının gereğini yaşasın ve Rabbinin kulluğunda (devam edip) O'na ortak koşmasın!"

yûhâ

  Kehf / 110 -

 Ahmet Tekin = 'Ben ancak sizin gibi bir beşerim, insanım. Ne var ki, ilâhınızın, bana bir tek ilâh olduğu vahyolunuyor. Kim diriltilerek Rabbinin huzurunda hesaba çekilmeyi, mükâfat ve cezayı umuyorsa, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirsin, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlasın, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olsun, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işlesin. İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Rabbine kulluk ve ibadette riya yaparak, ilâhlığında hiç kimseyi ortak etmesin.' de.

yûhâ

  Kehf / 110 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Ben ancak sizin gibi bir insanım. Bana sizin ilahınızın tek ilah olduğu vahyolunuyor. Artık kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa salih amel işlesin ve Rabbine olan ibadetine kimseyi ortak tutmasın.'

yûhâ

  Kehf / 110 -

 Ali Bulaç = De ki: "Şüphesiz ben, ancak sizin benzeriniz olan bir beşerim; yalnızca bana sizin ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, artık salih bir amelde bulunsun ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak tutmasın."

yûhâ

  Kehf / 110 -

 Ali Fikri Yavuz = De ki: “- Ben, ancak sizin gibi bir insanım. Yalnız İlâhınız bir tek ilâh’dır, diye bana vahyolunuyor. Onun için her kim Rabbine kavuşmayı arzu ederse sâlih bir amel işlesin ve Rabbine yaptığı ibadete hiç kimseyi ortak etmesin.”

yûhâ

  Kehf / 110 -

 Ali Ünal = De ki: “Ben, başka değil, ancak sizin gibi bir beşerim. Şu farkla ki bana, ‘İlâhınız, ancak tek ilahtır.’ diye vahyolunuyor. Artık kim Rabbisiyle buluşacağını umuyor ve bekliyorsa, doğru, yerinde, sağlam ve ıslaha dönük işler yapsın ve Rabbisine ibadette hiç bir şeyi O’na ortak koşmasın.”