Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
yâ fir’avnu
Diyanet İşleri = Mûsâ dedi ki: “Ey Firavun! Şüphesiz ki ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.”
yâ fir’avnu
Abdulbaki Gölpınarlı = Mûsâ dedi ki: Ey Firavun, şüphe yok ki ben, âlemlerin Rabbinden gelen bir peygamberim.
yâ fir’avnu
Abdullah Parlıyan = Musa dedi ki: Ey Firavun! Gerçek şu ki, ben alemlerin Rabbinden bir elçiyim.
yâ fir’avnu
Adem Uğur = Musa dedi ki: "Ey Firavun! Ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.
yâ fir’avnu
Ahmed Hulusi = Musa dedi ki: "Ey Firavun! Muhakkak ki ben âlemlerin Rabbinden bir Rasûlüm. "
yâ fir’avnu
Ahmet Tekin = Mûsâ:'Ey Firavun, ben âlemlerin, bütün varlıkların Rabbinden bir elçiyim, Rasulüm' dedi.
yâ fir’avnu
Ahmet Varol = Musa şöyle demişti: 'Ey Firavun! Ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.
yâ fir’avnu
Ali Bulaç = Musa dedi ki: "Ey Firavun, gerçekten, ben alemlerin Rabbinden (gönderilme) bir elçiyim."
yâ fir’avnu
Ali Fikri Yavuz = Mûsa, şöyle dedi: “- Ey Firavun! Ben, âlemlerin Rabbi tarafından (sana) gönderilen bir Peygamberim.
yâ fir’avnu
Ali Ünal = “Ey Firavun,” demişti Musa, “şüphesiz ki ben, Âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim.
yâ fir’avnu
Bayraktar Bayraklı = Mûsâ dedi ki: “Ey Firavun! Ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilen bir peygamberim.”
yâ fir’avnu
Celal Yıldırım = Musa dedi ki: Ey Fir'avn! Şüphesiz ki ben, âlemlerin Rabbinden (görevlendirilip gönderilen) bir peygamberim.
yâ fir’avnu
Cemal Külünkoğlu = Musa dedi ki: “Ey Firavun, ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim.”
yâ fir’avnu
Diyanet İşleri (eski) = Musa, 'Ey Firavun! Ben alemlerin Rabbinin peygamberiyim.
yâ fir’avnu
Diyanet Vakfi = Musa dedi ki: «Ey Firavun! Ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.
yâ fir’avnu
Elmalılı Hamdi Yazır = Musâ, ey Fir'avn! dedi: Bil ki ben rabbül'âlemîn tarafından bir Resulüm
yâ fir’avnu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Musa: «Ey Firavun, ben alemlerin Rabbi tarafından bir peygamberim.
yâ fir’avnu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Musa: «Ey Firavun! Bil ki ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.» dedi.
yâ fir’avnu
Gültekin Onan = Musa dedi ki: "Ey Firavun, gerçekten ben alemlerin rabbinden bir elçiyim."
yâ fir’avnu
Harun Yıldırım = Musa dedi ki: “Ey Firavun, muhakkak ben alemlerin rabbinden bir rasulüm.”
yâ fir’avnu
Hasan Basri Çantay = Musa: «Ey Fir'avn, dedi, ben hiç şübhesiz ki âlemlerin Rabbi katından gönderilmiş bir peygamberim».
yâ fir’avnu
Hayrat Neşriyat = İşte Mûsâ dedi ki: 'Ey Fir'avun! Şübhesiz ki ben, âlemlerin Rabbi tarafından(gönderilmiş) bir peygamberim!'
yâ fir’avnu
İbni Kesir = Musa dedi ki: Ey Firavun; ben, alemlerin Rabbından gönderilmiş bir peygamberim.
yâ fir’avnu
Kadri Çelik = Musa, “Ey Firavun! Ben âlemlerin Rabbinden (gönderilme bir) elçiyim” dedi.
yâ fir’avnu
Muhammed Esed = Musa: "Ey Firavun!" dedi, "gerçek şu ki, ben alemlerin Rabbinden bir elçiyim;
yâ fir’avnu
Mustafa İslamoğlu = Ve Musa dedi ki: "Ey Firavun! Ben alemlerin Rabbinden bir elçiyim!
yâ fir’avnu
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Mûsa dedi ki: «Ey Fir'avun! Şüphesiz ki ben Âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.»
yâ fir’avnu
Ömer Öngüt = Musa dedi ki: “Ey Firavun! Ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim. ”
yâ fir’avnu
Şaban Piriş = Musa şöyle dedi: -Ey Firavun, ben alemlerin Rabbinden bir elçiyim!
yâ fir’avnu
Sadık Türkmen = Musa dedi ki: “Ey Firavun! Gerçekten ben, âlemlerin Rabbinden bir elçiyim.
yâ fir’avnu
Seyyid Kutub = Musa dedi ki; «Ey Firavun, ben tüm varlıkların Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.»
yâ fir’avnu
Suat Yıldırım = Mûsâ: "Ey Firavun, dedi, ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilen bir resulüm."
yâ fir’avnu
Süleyman Ateş = Mûsâ dedi ki: "Ey Fir'avn, ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim."
yâ fir’avnu
Tefhim-ul Kuran = Musa dedi ki: «Ey Firavun, gerçekten, ben alemlerin Rabbinden (gönderilme) bir peygamberim.»
yâ fir’avnu
Ümit Şimşek = Musa 'Ey Firavun,' dedi, 'ben Âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim.
yâ fir’avnu
Yaşar Nuri Öztürk = Musa dedi ki: "Ey Firavun! Kuşkun olmasın ki ben, alemlerin Rabbi'nin bir resulüyüm."
yâ fir’avnu
İskender Ali Mihr = Ve Musa (A.S): “Ey firavun! Muhakkak ki; ben bir resûlüm, âlemlerin Rabbinden (O’nun tarafından görevlendirilmiş).” dedi.
yâ fir’avnu
İlyas Yorulmaz = Musa “ Ey Firavun! Ben alemlerin Rabbinin elçisiyim” dedi.
yâ fir’avnu
Diyanet İşleri = Mûsâ ise, “İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir. Ey Firavun, ben de seni kesinlikle helâk olmuş bir kişi olarak görüyorum” demişti.
yâ fir’avnu
Abdulbaki Gölpınarlı = O da, sen de biliyorsun ki demişti, bunları, insanlara apaçık deliller olmak üzere ancak göklerin ve yeryüzünün Rabbi indirmiştir ve şüphe yok ki ey Firavun, ben de seni küfriyle helâk olmuş sanıyorum.
yâ fir’avnu
Abdullah Parlıyan = O Musa da “Sen de biliyorsun ki” demişti. “Bunları insanlara apaçık deliller olmak üzere, ancak göklerin ve yeryüzünün Rabbi indirmiştir ve şüphe yok ki, ey Firavun! Ben de seni küfründen dolayı mahvolduğunu sanıyorum.”
yâ fir’avnu
Adem Uğur = (Musa Firavun'a:) "Pek âlâ biliyorsun ki, dedi, bunları, birer ibret olmak üzere, ancak, göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Firavun! Ben de senin hakikaten mahvolduğunu sanıyorum!"
yâ fir’avnu
Ahmed Hulusi = (Musa da Firavun'a) dedi ki: "Andolsun ki, bunları, doğruluğumu sana gösteren kanıtlar olarak semâların ve arzın Rabbinden başkasının inzâl etmediğini pekâlâ bilirsin. . . Muhakkak ki ben de senin hüsrana uğramış olduğunu zannediyorum, ey Firavun!"
yâ fir’avnu
Ahmet Tekin = Mûsâ Firavun’a:'Pekâlâ biliyorsun ki, bunları, birliğinin ve kudretinin delili olan gözünle gördüğün mûcizeleri, birer ibret olarak göklerin ve yerin yaratıcısı, düzeninin hâkimi, Rabbinden başkası indirmedi. Ey Firavun ben de senin hakikaten mahvolduğunu biliyorum.' dedi.
yâ fir’avnu
Ahmet Varol = Demişti ki: 'Andolsun bunları ancak göklerin ve yerin Rabbinin görülen belgeler olarak indirdiğini bilmişsindir. Ey Firavun! Ben de seni helak olmuş sanıyorum.'
yâ fir’avnu
Ali Bulaç = O da: "Andolsun, bunları görülecek belgeler olarak göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini sen de bilmişsin; gerçekten ben de seni yıkılmış, harab olmuş sanıyorum" demişti.
yâ fir’avnu
Ali Fikri Yavuz = Mûsa dedi ki: “Pekalâ bilirsin ki, bu mûcizeler birer ibret olsunlar diye, göklerin ve yerin Rabbinden başkası indirmemiştir. Ben de, ey Firavun! Seni helak olmuş zannediyorum.”
yâ fir’avnu
Ali Ünal = Musa ise şöyle cevap verdi: “Sen de biliyor, hem gayet iyi biliyorsun ki, bu mucizeleri gözleri açacak aydınlatıcı birer delil olmak üzere indiren, göklerin ve yerin Rabbinden başkası değildir. Ben de düşünüyorum ki, ey Firavun, sen mahvolmaya mahkûmsun.”