Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Diyanet İşleri = Ey peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey Peygamber, kâfirlerle ve münâfıklarla savaş, onlara karşı şiddetli davran. Onların yurdu cehennemdir ve orası, ne de kötü dönülüp varılacak bir yerdir.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Abdullah Parlıyan = Ey peygamber! Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerle ve münafıklarla, yılmadan savaş ve onlara karşı kararlı, çetin ol. Pişman olup tevbe etmezlerse, varacakları yer cehennemdir, ne kötü bir duraktır orası.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Adem Uğur = Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Ahmed Hulusi = Ey En Nebi! Hakikat bilgisini inkâr edenler ve münafıklar ile mücahede et ve onlara tavizsiz ol! Onların barınağı Cehennemdir! Ne kötü bir dönüş yeridir o!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Ahmet Tekin = Ey peygamber, hak dini inkâr eden kâfirlere ve müslüman görünerek İslâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıklara karşı hayatlarınızı ortaya koyarak, mallarınızı harcamakta sınır tanımayarak, basın-yayın yoluyla ve cezalar uygulayarak fiilen cihad ilân et, mücadele et, savaş. Onlara karşı, katı, sert, kararlı ve tavizsiz davran. Onların mekânları cehennemdir. Orası ne kötü bir cezalandırma ve nihaî dönüş yeridir.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Ahmet Varol = Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Ali Bulaç = Ey Peygamber, kâfirlerle ve münafıklarla cihad et ve onlara karşı sert ve caydırıcı davran. Onların barınma yerleri cehennemdir, ne kötü bir yataktır o!..
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Ali Fikri Yavuz = Ey yüce Peygamber! Kâfirlere karşı silâhla, münafıklara delil ve hüccet getirerek muharebe et. Onlara karşı çetin ol. Onların barınağı cehennemdir ve O, ne kötü bir dönüş yeridir!..
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Ali Ünal = Ey (Peygamberliğin zirve temsilcisi) Peygamber! Kâfirlerle ve münafıklarla (yerine, zamanına ve şartlara göre nasıl gerekiyorsa öyle) cihad et ve karşılarında güçlü, kuvvetli ve metin ol. Onların nihaî barınakları Cehennem’dir. Ne fena bir âkıbet, ne kötü bir son durak!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Bayraktar Bayraklı = “Ey Peygamber! Kâfirlerle ve münafıklarla cihad et, onlara sert davran! onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir gidiş yeridir o!”[179]
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Bekir Sadak = Ey Peygamber! Inkarcilarla, ikiyuzlulerle savas; onlara karsi sert davran. Varacaklari yer cehennemdir, ne kotu donustur.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Celal Yıldırım = Ey Peygamber! Kâfirlerle ve münafıklarla savaş ; onlara karşı sert davran ; onların eyleşecekleri yer Cehennem'dir. Orası ne kötü gidilecek yerdir!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Cemal Külünkoğlu = Ey Peygamber! İnkârcılarla ve münafıklarla mücadele et, onlara karşı sert davran! Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Diyanet İşleri (eski) = Ey Peygamber! İnkarcılarla, ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Diyanet Vakfi = Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Edip Yüksel = Ey peygamber, kafirler ve ikiyüzlülerle mücadele et ve onlara karşı güçlü ve sert ol. Varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir dönüş yeridir orası!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Elmalılı Hamdi Yazır = Ey o şanlı Peygamber kâfirlere, münafıklara mücahede et ve onlara karşı kalın ol, onların varacakları yer Cehennemdir ki o, ne kötü meaddır!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey şanlı peygamber, kafirlerle ve münafıklarla cihad et, onlara karşı kalın (sert) ol! Onların varacakları yer cehennemdir; ne kötü bir varış yeridir orası!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ey Peygamber, kâfirlerle ve münafıklarla savaş. Onlara karşı katı ol. Onların varacakları yer cehennemdir ve orası ne kötü bir yerdir.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Gültekin Onan = Ey Peygamber, kafirlerle ve münafıklarla cihad et ve onlara karşı sert ve caydırıcı davran. Onların barınma yerleri cehennemdir, ne kötü bir yataktır o!..
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Harun Yıldırım = Ey nebi, kâfirlerle ve münafıklarla cihad et ve onlara karşı sert ol! Onların barınma yerleri cehennemdir. O, ne kötü bir dönüş yeridir!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Hasan Basri Çantay = Ey peygamber, kâfirlerle ve münafıklarla savaş. Karşılarında çetin ol. Onların yurdu cehennemdir. O, ne kötü bir dönüş yeridir!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Hayrat Neşriyat = Ey peygamber! Kâfirlerle ve münâfıklarla cihâd et ve onlara sert davran! Onların varacağı yer ise, Cehennemdir. Ve o ne kötü varılacak yerdir!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
İbni Kesir = Ey peygamber; kafirler ve münafıklar ile cihad et ve onlara karşı çetin ol. Onların varacakları yer, cehennemdir ve o, ne kötü dönüş yeridir.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Kadri Çelik = Ey Peygamber! Küfre sapanlar ve ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Varacakları yer cehennemdir; pek de kötü bir dönüş yeridir orası!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Muhammed Esed = Ey Peygamber! Hakkı inkar edenlerle ve münafıklarla yılmadan savaş; ve onlara karşı kararlı ve ödünsüz davran, ki (pişman olup tevbe etmezlerse) varacakları yer cehennemdir; ne kötü bir duraktır orası!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Mustafa İslamoğlu = Sen ey peygamber! İnkarı ısrarla savunanlarla ve ikiyüzlülüğü tabiat haline getirenlerle mücadele et ve onlara karşı ödünsüz davran! Sonunda karar kılacakları yer cehennemdir ve o ne berbat bir son duraktır.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Ömer Nasuhi Bilmen = Ey peygamber-i Zîşan! Kâfirler ile ve münafıklar ile mücâhedede bulun ve onların üzerine şiddetli davran ve onların varacakları yer cehennemdir. Ve ne fena bir dönülecek yer!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Ömer Öngüt = Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Şaban Piriş = -Ey Nebi, Kafirlerle ve münafıklarla cihad et, onlara sert davran! Barınakları cehennemdir. Ne kötü dönüş yeri!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Sadık Türkmen = Ey PEyGAMBER! (Antlaşmalarına uymayan saldırgan/terörist) kâfirler ve münafıklarla cihat et ve onlara karşı çetin/dimdik ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Seyyid Kutub = Ey peygamber, kâfirlerle ve münafıklarla savaş, onlara karşı sert ol, onların varacakları yer cehennemdir, orası ne kötü bir varılacak yerdir.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Suat Yıldırım = Ey şanlı Peygamber! Kâfirler ve münafıklarla mücahede et. Onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir dönüş yeridir orası!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Süleyman Ateş = Ey peygamber, kâfirlerle ve münafıklarla cihâd et, onlara sert davran; onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir gidiş yeridir o!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Tefhim-ul Kuran = Ey Peygamber, kâfirlerle ve münafıklarla cihad et ve onlara karşı sert ve caydırıcı davran. Onların barınma yerleri cehennemdir, ne kötü bir yataktır o!..
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Ümit Şimşek = Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara sert davran. Onların yurdu Cehennemdir. Varılacak ne kötü bir yerdir orası!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Yaşar Nuri Öztürk = Ey Peygamber! Küfre sapanlarla, ikiyüzlülerle cihat et! Onlara sert davran! Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü dönüş yeridir o!
yâ eyyuhâ en nebiyyu
İskender Ali Mihr = Ey nebî (peygamber)! Münafıklarla ve kâfirlerle cihad et (savaş). Ve onlara sert (katı) davran. Ve onların barınacağı yer cehennemdir ve gidilen yer (dönüş yeri), ne kötü.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
İlyas Yorulmaz = Ey Haberci (Nebi)! Hakikati inkar edenler ve iki yüzlü davrananlarla mücadele et ve (sakın ola, taviz vermeden) onlara sert davran. (Hesap gününde) Onların sığınacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir yer.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Diyanet İşleri = Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere söyle: Eğer Allah, kalplerinizde (iman, ihlâs, iyi niyet gibi) bir hayır (olduğunu) bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey Peygamber, ellerinizde bulunan tutsaklara de ki: Allah, yüreklerinizde bir hayırlı niyet bulunduğunu bilirse size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve suçlarınızı örter ve Allah suçları örter, rahîmdir.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Abdullah Parlıyan = Ey peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah, kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse size sizden alınan fidyeden daha değerlisini verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Adem Uğur = Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah kalplerinizde hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan (fidyeden) daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Ahmed Hulusi = Ey Nebi! Esirlerden elinizde bulunanlara de ki: "Eğer Allâh kalplerinizde bir hayır (iman) bilirse, size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar! Allâh Ğafûr'dur, Rahıym'dir. "
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Ahmet Tekin = Ey Peygamber, elinizdeki esirlere:'Eğer Allah sizin kalblerinizde, düşüncelerinizde bir hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını size verir. Günahlarınızı bağışlar. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir' de.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Ahmet Varol = Ey Peygamber! Ellerinizde bulunan esirlere de ki: 'Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, rahmet edendir.'
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Ali Bulaç = Ey Peygamber, ellerinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah, sizin kalblerinizde bir hayır olduğunu bilirse (görürse) size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, esirgeyendir."
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Ali Fikri Yavuz = Ey Peygamber! Ellerinizdeki esirlere şöyle de: “- Eğer Allah’ın ezelî ilminde, kalblerinizde bir iman varsa, Allah size, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.
yâ eyyuhâ en nebiyyu
Ali Ünal = Ey (Peygamberliğin zirve temsilcisi) Peygamber! Elinizdeki esirlere şöyle de: “Eğer Allah kalblerinizde iyi niyet, iman ve teslimiyet istidadı bulursa, sizden alınan fidyeden daha hayırlı bir şeyi size bahşeder ve (bu ana kadar işlediğiniz bütün) günahlarınızı bağışlar. Allah, günahları çok bağışlayandır; bilhassa (tevbe ve imanla Kendisine yönelen) kullarına karşı hususî rahmet ve merhameti pek bol olandır.”