Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Diyanet İşleri = Sonra da, “Ey oğullarım! Bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah’tan gelecek hiçbir şeyi sizden uzaklaştıramam. Hüküm ancak Allah’ındır. Ben O’na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnız O’na tevekkül etsinler” dedi.

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve oğullarım dedi, hepiniz aynı kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Fakat gene de Allah'ın takdîr ettiği hiçbir şeyi gideremem sizden; hüküm, ancak Allah'ındır. Ona dayandım ve dayananlar da ancak ona dayanmalı.

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Abdullah Parlıyan = Ve şöyle dedi: “Ey oğullarım! Mısır'a bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Bununla beraber, sizden Allah'ın takdirini çevirecek de değilim. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben O'na güvenip dayandım. Güvenip dayanmak isteyenler de, ancak O'na güvenip dayansınlar!” dedi.

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Adem Uğur = Sonra şöyle dedi: Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm Allah'tan başkasının değildir. (Onun için) ben yalnız O'na dayandım. Tevekkül edenler yalnız O'na dayansınlar.

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Ahmed Hulusi = Ve dedi ki: "Ey oğullarım. . . Tek bir kapıdan girmeyin. . . Ayrı ayrı kapılardan girin. . . (Gerçi) Allâh'tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam. . . Hüküm ancak Allâh'ındır. . . O'na tevekkül (hakikatimdeki El Vekiyl ismi özelliğinin gereğini yerine getireceğine iman) ettim ve O'na yöneliyorum. . . Tevekkül edenler O'na tevekkül etsin. "

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Ahmet Tekin = Onlara:'Oğullarım, şehre hepiniz bir kapıdan girmeyin. Ayrı ayrı kapılardan girin. Size Allah’tan gelecek hiçbir şeyi engelleyemem. Hükümranlık ve icraat yalnız Allah’a aittir. O’na dayanıp güvendim, işlerimi O’na havale ettim. Bütün tevekkül sahipleri O’na, sadece O’na dayanıp güvensinler.' dedi.

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Ahmet Varol = Yine dedi ki: 'Ey oğullarım! Tek bir kapıdan girmeyin, değişik kapılardan girin. Bununla birlikte ben, Allah'ın (hükmünden) bir şeyi sizden savamam. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben O'na güvendim. Güvenenler de yalnızca O'na güvensinler.'

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Ali Bulaç = Ve dedi ki: "Ey çocuklarım, tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben size Allah'tan hiç bir şeyi sağlayamam (gideremem). Hüküm yalnızca Allah'ındır. Ben O'na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnızca O'na tevekkül etmelidirler."

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Ali Fikri Yavuz = (Mısır’a hareket etmek üzere olan çocuklarına) dedi ki: “- Ey yavrularım! Şehire bir kapıdan girmeyin de, ayrı ayrı kapılardan girin (size nazar değmesin). Böyle olmakla beraber, Allah’ın hükmünden hiç bir şeyi sizden gideremem. Hüküm ancak Allah’ındır; yalnız ona tevekkül ettim ve tevekkül edenler de yalnız ona dayanıp güvenmelidirler.”

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Ali Ünal = (Oğulları yola çıkarken de) şu tavsiyede bulundu: “Oğullarım! Varacağınız şehre tek bir kapıdan girmeyin; bunun yerine farklı farklı kapılardan girin. Gerçi ben, hakkınızda Allah’ın herhangi bir takdirini asla geri çevirebilecek değilim. Mutlak manâda bütün hüküm ve hakimiyet ancak Allah’ındır. Ancak O’na dayanır, O’na güvenirim. Kendisine dayanıp güvenecek bir güç ve makam arayan herkes (bütün insanlar), ancak O’na dayanıp güvenmelidirler.”

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Bayraktar Bayraklı = Ya‘kûb şunu da söyledi: “Ey oğullarım! Bir tek kapıdan girmeyiniz, ayrı ayrı kapılardan giriniz. Gerçi ben Allah'ın takdir ettiği bir şeyi sizden savamam. Hüküm yalnız Allah'ındır. Ben yalnız O'na dayandım. Tevekkül sahipleri de ona güvenip dayansın!”

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Bekir Sadak = Babalari: «Ogullarim! Tek bir kapidan degil, ayri ayri kapilardan girin. Ama Allah katinda size bir faydam olmaz, hukum ancak Allah'indir, O'na guvendim, guvenenler de O'na guvensinler» dedi.

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Celal Yıldırım = Yâkub, «ey oğullarım! (Mısır'a) bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Bununla beraber sizden Allah'ın takdirini çevirecek de değilim. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben O'na güvenip dayandım ; güvenip dayanmak isteyenler de ancak O'na güvenip dayansınlar» dedi.

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Cemal Külünkoğlu = Sonra şöyle dedi: “Ey oğullarım! (Şehre) hepiniz tek bir kapıdan girmeyin; (dikkat çekmeyecek şekilde) her biriniz farklı kapılardan girin. Bununla beraber (eğer başınıza yine de bir hal gelirse, bilin ki) Allah'a karşı sizin için elimden bir şey gelmez. Çünkü hüküm yalnızca Allah'a aittir. Ben yalnız O'na güvendim. Ve tevekkül edenler de yalnızca O'na güvensinler!”

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Diyanet İşleri (eski) = Babaları: 'Oğullarım! Tek bir kapıdan değil, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah katında size bir faydam olmaz, hüküm ancak Allah'ındır, O'na güvendim, güvenenler de O'na güvensinler' dedi.

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Diyanet Vakfi = Sonra şöyle dedi: Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm Allah'tan başkasının değildir. (Onun için) ben yalnız O'na dayandım. Tevekkül edenler yalnız O'na dayansınlar.

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Edip Yüksel = Dedi ki: 'Yavrularım, bir tek kapıdan girmeyin; farklı kapılardan girin. Ne var ki, ALLAH'ın önceden belirlediği şeyden sizi kurtaramam. Hüküm ALLAH'ındır ancak. Ben O'na güvendim. Güvenenler O'na güvenmeli.'

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ey yavrularım! Dedi: bir kapıdan girmeyin de ayrı ayrı kapılardan girin, maamafih ne yapsam sizden hiç bir şeyde Allahın takdirini def'edemem, huküm ancak Allahındır, ben ona tevekkül kıldım ve hep ona tevekkül etmelidir onun için bütün mütevekkiller

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Dedi ki: «Yavrularım! Bir kapıdan girmeyin de ayrı ayrı kapılardan girin! Gerçi ne yapsam, hiçbir şeyde Allah'ın takdirini sizden savamam! Hüküm ancak Allah'ındır! Ben O'na tevekkül kıldım. Onun için bütün tevekkül edenler O'na tevekkül etmelidirler!»

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve dedi ki: «Ey yavrularım! (şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin de ayrı ayrı kapılardan girin. Gerçi ben ne yapsam, Allah'ın takdirini sizden engelleyemem. Hüküm yalnızca Allah'ındır. Onun için bütün tevekkül edenler O'na tevekkül etmelidirler.»

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Gültekin Onan = Ve dedi ki: "Ey çocuklarım, tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben size Tanrı'dan hiç bir şeyi sağlayamam (gideremem). Hüküm yalnızca Tanrı'nındır. Ben O'na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnızca O'na tevekkül etmelidirler."

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Harun Yıldırım = Ve dedi ki: “Ey oğullarım, tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben size Allah’tan hiç bir şeyi sağlayamam. Hüküm yalnızca Allah’ındır. Ben yalnız O’na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnızca O’na tevekkül etmelidirler.”

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Hasan Basri Çantay = (Hareketleri esnasında da,şunu) söyledi: «Oğullarım, (Mısıra) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. (Bununla beraber bu sözümle) Allah (ın kazaasından) hiç bir şey'i sizden gideremem. Hüküm Allahdan başkasının değildir. Ben ancak Ona güvenib dayandım. Tevekkül edenler de yalınız Ona güvenib dayanmalıdır».

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Hayrat Neşriyat = Sonra dedi ki: 'Ey oğullarım! (Mısır’a) tek bir kapıdan girmeyin; ayrı ayrı kapılardan girin (ki nazar değmesin)! Bununla berâber, Allah’dan (gelecek) hiçbir şeyi sizden def' edemem. Hüküm ancak Allah’ındır. O’na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de ancak O’na güvenip dayansın!'

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 İbni Kesir = Ve dedi ki: Oğullarım, hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Bununla beraber, Allah katında size bir faydam olmaz. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben, O'na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnız O'na tevekkül etsinler.

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Kadri Çelik = Babaları, “Ey Oğullarım! (Kem gözlerden korunmak için Mısır'a) Tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. (Ama yine de) Ben sizi hiç bir şeyde Allah'tan müstağni kılamam. Hüküm ancak Allah'ındır. (Onun için) Ben yalnız O'na dayandım. Tevekkül edenler yalnız O'na dayansınlar” dedi.

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Muhammed Esed = Ve "Oğullarım!" diye ekledi, "(Şehre) hepiniz tek bir kapıdan girmeyin; her biriniz ayrı ayrı kapılardan girin. Bununla beraber (eğer başınıza yine de bir hal gelirse, bilin ki) Allah'a karşı sizin için elimden bir şey gelmez: çünkü hüküm yalnızca Allah'a aittir. Ben O'na güven duyuyorum. Ve (O'nun varlığına) inananlar da yalnız O'na güvensinler!"

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve ekledi: "Yavrularım! (Şehre) tek bir kapıdan girmeyin, farklı farklı kapılardan girin! Ben Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam; (zira) nihai karar yalnızca Allah'a aittir: O'na güvenim tamdır; sağlam bir dayanak arayan kimseler de O'na güvenip dayansınlar!"

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve dedi ki: «Oğullarım! Bir kapıdan girmeyiniz, ayrı ayrı kapılardan giriniz. Maamafih Allah tarafından mukadder olan hangi bir şeyi sizden def'edemem. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben Allah'a tevekkül ettim, ve tevekkül edenler ancak O'na tevekkül etsinler.»

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Ömer Öngüt = Sonra şöyle dedi: “Oğullarım! Şehre bir kapıdan değil, ayrı ayrı kapılardan girin. (Olur ki herhangi bir musibetle karşılaşırsınız. ) Bununla beraber ben, Allah'ın hükmünden hiçbir şeyi sizden gideremem. Hüküm yalnız Allah'ındır. Ben ancak O'na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de O'na tevekkül etsinler. ”

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Şaban Piriş = Babaları: -Oğullarım! Tek bir kapıdan değil, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah katında size bir faydam olmaz, hüküm ancak Allah’ındır, O’na güvendim, güvenenler de O’na güvensinler, dedi.

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Sadık Türkmen = Dedi ki: “Ey Oğullarım! Tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Allah’tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm sadece Allah’ındır. Ben, O’na güvenip dayandım. Güvenip dayananlar da O’na güvenip dayansınlar.”

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Seyyid Kutub = Yavrularım, şehre aynı kapıdan girmeyiniz, değişik kapılardan giriniz. Gerçi ben Allah'ın size ilişkin hiçbir ön kararını başınızdan savamam. Egemenlik sadece Allah'ın tekelindedir. Ben yalnız O'na güveniyorum. Tüm dayanak arayanlar da yalnız O'na güvenmelidirler.

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Suat Yıldırım = Ve "Evlatlarım!" diye ilave etti: "Şehre aynı kapıdan değil de, ayrı ayrı kapılardan girin. Gerçi ben ne yapsam, Allah’tan gelecek takdiri önleyemem. Zira hüküm yetkisi, yalnız Allah’ındır. Onun içindir ki ben ancak O’na dayanır, O’na güvenirim. Tevekkül edenler de yalnız O’na dayanıp güvenmelidirler."

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Süleyman Ateş = Ve dedi ki: "Oğullarım, (Mısır'a) bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm, yalnız Allâh'ındır. (O size ne takdir etmişse muhakkak olacaktır.) Ben O'na tevekkül ettim, tevekkül edenler de O'na tevekkül etsinler!"

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Tefhim-ul Kuran = Ve dedi ki: «Ey çocuklarım, tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben size Allah'tan hiç bir şeyi sağlayamam (gideremem). Hüküm yalnızca Allah'ındır. Ben O'na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnızca O'na tevekkül etmelidirler.»

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Ümit Şimşek = Sonra da şöyle dedi: 'Evlâtlarım, şehre bir kapıdan girmeyin, farklı kapılardan girin. Gerçi Allah'tan size gelecek birşeyi ben önleyemem. Hüküm Allah'ındır; ben Ona tevekkül ettim. Tevekkül edecek olanlar da Ona dayansınlar.'

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yakub şunu da söyledi: "Oğullarım, birtek kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Gerçi ben, Allah'ın takdir ettiği birşeyi sizden savamam, hüküm yalnız Allah'ındır. Yalnız O'na dayandım ben, yalnız O'na güvenip dayansın tevekkül sahipleri."

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 İskender Ali Mihr = Ve şöyle dedi: “Ey oğullarım! Bir tek kapıdan girmeyiniz. Ayrı kapılardan giriniz. Allah’tan olan bir şeyi sizden gideremem. Hüküm ancak Allah’a aittir. Ben, O’na tevekkül ettim. Artık tevekkül edenler de, O’na tevekkül etsinler.”

yâ beniyye

  Yûsuf / 67 -

 İlyas Yorulmaz = Babaları “Ey Oğullarım! Şehre girerken tek bir kapıdan girmeyin, farklı kapılardan ayrı ayrı girin. (Bu tedbirden sonra) Allah dan gelecek herhangi bir şeye karşı elimden bir şey gelmez. Zira her şeyin hükmünü vermek yalnızca Allah’a aittir. Ben Allah’a güvendim. Güvenecek yer arayanlar,yalnızca O na (Allah’a) güvensinler” dedi.

yâ beniyye izhebû

  Yûsuf / 87 -

 Diyanet İşleri = “Ey oğullarım! Gidin Yûsuf’u ve kardeşini araştırın. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”

yâ beniyye izhebû

  Yûsuf / 87 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Oğullarım dedi, gidin, Yûsuf'la kardeşinden bir haber getirin ve Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; çünkü kâfir olan topluluktan başka kimsecikler, Allah'ın rahmetinden ümit kesmez.

yâ beniyye izhebû

  Yûsuf / 87 -

 Abdullah Parlıyan = Ya'kup: “Ey oğullarım! Mısır'a gidin de, Yûsuf ile kardeşini araştırıp bulmaya çalışın ve Allah'ın lütfundan ümit kesmeyin. Ancak Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden toplumlar, O'nun lütfundan ümitlerini keserler.”

yâ beniyye izhebû

  Yûsuf / 87 -

 Adem Uğur = 'Ey oğullarım! (Haydi) gidin de, Yûsuf’la kardeşinden bir haber araştırın; hem Allah’ın rahmetinden ümid kesmeyin! Çünki kâfirler topluluğundan başkası, Allah’ın rahmetinden ümîd(ini) kesmez.'

yâ beniyye izhebû

  Yûsuf / 87 -

 Ahmed Hulusi = "Ey oğullarım. . . Gidin, Yusuf'tan ve kardeşinden araştırın! Allâh'ın cana can veren rahmetinden umutsuzluğa düşmeyin. . . Çünkü hakikat bilgisini inkâr edenler topluluğundan başkası, Allâh'ın cana can katan rahmetinden ümit kesmez. "

yâ beniyye izhebû

  Yûsuf / 87 -

 Ahmet Tekin = 'Oğullarım, gidin, Yûsuf’u ve kardeşini iyi araştırın. Allah’ın hayat bahşeden rahmetinden ümit kesmeyin. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir bir kavimden başkası Allah’ın hayat bahşeden rahmetinden ümit kesmez.' dedi.

yâ beniyye izhebû

  Yûsuf / 87 -

 Ahmet Varol = Ey oğullarım! Gidin Yusuf'la kardeşinden bir haber arayın. Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez.'

yâ beniyye izhebû

  Yûsuf / 87 -

 Ali Bulaç = "Oğullarım, gidin de Yusuf ile kardeşinden (duyarlı bir araştırmayla) bir haber getirin ve Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez."

yâ beniyye izhebû

  Yûsuf / 87 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey oğullarım! Haydi gidin de Yûsuf’la kardeşinden araştırarak haber edininiz. Allah’ın lütfundan ümidinizi kesmeyiniz; çünkü Allah’ın lütfundan, ancak kâfirler topluluğu ümidini keser.”

yâ beniyye izhebû

  Yûsuf / 87 -

 Ali Ünal = (Bir defa daha oğullarını uğurladı ve) “Ey oğullarım!” dedi: “Bütün melekelerinizi kullanarak Yusuf ve kardeşi hakkında bilgi edinmeye çalışın. Allah’ın rahmetinden asla ümidinizi kesmeyin. Şurası bir gerçek ki, O’na inanmayan kâfirler güruhu dışında hiç kimse Allah’ın rahmetinden ümit kesmez.”