Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
min hemezâti
Diyanet İşleri = De ki: “Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım.”
min hemezâti
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve de ki: Rabbim, sana sığınırım Şeytanların vesveselerinden.
min hemezâti
Abdullah Parlıyan = Ve de ki: Ey Rabbim! Tüm şeytani vesvese ve kışkırtmalara karşı sana sığınıyorum.
min hemezâti
Adem Uğur = Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!
min hemezâti
Ahmed Hulusi = Ve de ki: "Rabbim! (bedenselliğe çeken) şeytanların vesveselerinden sana (hakikatimdeki koruyucu Esmâ'na) sığınırım. "
min hemezâti
Ahmet Tekin = 'Rabbim, şeytanların, şeytan tıynetli ahlâksız azgınların, şeytanî güçlerin kışkırtmalarından sana sığınırım' de.
min hemezâti
Ahmet Varol = De ki: 'Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım.
min hemezâti
Ali Bulaç = Ve de ki: "Rabbim, şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım."
min hemezâti
Ali Fikri Yavuz = De ki: “-Rabbim, Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım.
min hemezâti
Ali Ünal = Bir de şöyle dua et: “Rabbim, (bilhassa vazifemi yerine getirirken inkârcılarla olan münasebetlerimde ins ve cin) şeytanlarının kışkırtmalarından (ve birtakım duygularımı harekete geçirmelerinden) Sana sığınırım.
min hemezâti
Bayraktar Bayraklı = De ki: “Rabbim! Kötü insanların kışkırtmalarından sana sığınırım.”
min hemezâti
Bekir Sadak = De ki: «Rabbim! seytanlarin kiskirtmalarindan Sana siginirim.»
min hemezâti
Celal Yıldırım = De ki: «Rabbim ! Şeytanların vesvese ile dürtüşmelerinden sana sığınırım.
min hemezâti
Cemal Külünkoğlu = (97-98) De ki: “Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden (telkinlerinden) sana sığınırım! Ey Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım!”
min hemezâti
Diyanet İşleri (eski) = De ki: 'Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından Sana sığınırım.'
min hemezâti
Diyanet Vakfi = 'Rabbim, şeytanların, şeytan tıynetli ahlâksız azgınların, şeytanî güçlerin kışkırtmalarından sana sığınırım' de.
min hemezâti
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve de ki: sana sığınırım rabbım! O Şeytanların dürtüşmelerinden
min hemezâti
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: “-Rabbim, Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım.
min hemezâti
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!
min hemezâti
Gültekin Onan = De ki: “Rabbim! Kötü insanların kışkırtmalarından sana sığınırım.”
min hemezâti
Harun Yıldırım = De ki: «Rabbim! seytanlarin kiskirtmalarindan Sana siginirim.»
min hemezâti
Hasan Basri Çantay = Ve de ki: «Rabbim, şeytanların dürtüşdürmelerinden (vesveselerinden) sana sığınırım».
min hemezâti
Hayrat Neşriyat = Ve de ki: 'Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım.'
min hemezâti
İbni Kesir = Ve de ki: Rabbım, şeytanların kışkırtmalarından Sana sığınırım.
min hemezâti
Kadri Çelik = Ve de ki: “Rabbim! Şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım.”
min hemezâti
Muhammed Esed = Ve de ki: "Ey Rabbim! Tüm kötü dürtülerin kışkırtmalarına karşı Sana sığınıyorum!
min hemezâti
Mustafa İslamoğlu = De ki: “-Rabbim, Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım.
min hemezâti
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve dedi ki: «Yarabbi! Ben sana şeytanların vesveselerinden sığınırım.»
min hemezâti
Ömer Öngüt = De ki: “Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım. ”
min hemezâti
Şaban Piriş = Ve de ki: -Rabbim, şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!
min hemezâti
Sadık Türkmen = Ve de ki: “Ey Rabbim! Sana sığınırım, şeytanların kışkırtmalarından!
min hemezâti
Seyyid Kutub = De ki; «Ya Rabb'i, şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım.»
min hemezâti
Suat Yıldırım = (97-98) Sen de ki: "Ya Rabbî! Şeytanların vesveselerinden, onların yanımda bulunmalarından Sana sığınırım!"
min hemezâti
Süleyman Ateş = Ve de ki: "Rabbim, şeytânların dürtüklemelerinden sana sığınırım."
min hemezâti
Tefhim-ul Kuran = Ve de ki: «Rabbim, şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım.»
min hemezâti
Ümit Şimşek = De ki: 'Rabbim! Sana sığınırım şeytanların dürtülerinden.
min hemezâti
Yaşar Nuri Öztürk = Ve de ki: "Rabbim, şeytanların dürtüklemelerinden sana sığınırım!"
min hemezâti
İskender Ali Mihr = Ve “Şeytanların kışkırtmalarından (vesveselerinden) sana sığınırım.” de.
min hemezâti
İlyas Yorulmaz = Deki “Rabbim! Şeytanların uydurdukları dedikodulardan sana sığınırım. ”
vesvese
Diyanet İşleri = Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedî kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı.”
vesvese
Abdulbaki Gölpınarlı = Şeytan, onlara gizli kalmış olan avret yerlerini belirtip göstermek için ikisini de vesveselendirdi ve bu ağacın meyvesini yerseniz mutlaka iki melek haline gelir, yahut da ebedî ömre kavuşursunuz, onun için Rabbiniz sizi nehyetti dedi.
vesvese
Abdullah Parlıyan = Derken şeytan harekete geçip, örtülmüş olan utanç yerlerini kendilerine göstermek için ikisine birden fısıldayarak: “Rabbiniz sizi bu ağaçtan ancak, melek olmanız veya burada ebedi olarak kalanlardan olmamanız için yasaklamıştır” dedi.
vesvese
Adem Uğur = Derken şeytan, birbirine kapalı ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi ve: Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî kalanlardan olursunuz diye yasakladı, dedi.
vesvese
Ahmed Hulusi = Derken şeytan, bedenselliklerini fark ettirmek için onlara vesvese verdi. . . Dedi ki: "Rabbinizin sizi şu ağaçtan (bedenselliğinizi yaşamaktan) yasaklamasının sebebi sizin iki melek olarak (kuvveler boyutunda) sonsuz yaşamamanız içindir!"
vesvese
Ahmet Tekin = Şeytan, Âdem ile eşini kıskanıp, onlara yasaklanan bitkinin mahsulünden yemeyi fısıldayarak câzip gösterdi. Karşılıklı olarak farkında olmadıkları, kendilerini ayıplatacak fiillerini akıllarına düşürmek ve edep yerlerini açtırmak istiyordu. Ve:'Yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren koruyan kontrol eden Rabbiniz, size bu bitkiyi, bunu dillendirmeyi sırf gözde melekler olursunuz veya ebedî hayat ile yaşayanlar haline gelirsiniz, diye yasakladı' dedi.
vesvese
Ahmet Varol = Şeytan o ikisinin bedenlerinden gizlenmiş olan ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi ve: Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesi sırf melek yahut sonsuz hayat süreceklerden olmamanız içindir dedi.
vesvese
Ali Bulaç = Şeytan, kendilerinden 'örtülüp gizlenen çirkin yerlerini' açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir."
vesvese
Ali Fikri Yavuz = Nihayet Şeytan, onların örtülü avret yerleri kendilerine açılmak için, onlara vesvese verip şöyle dedi: “-Rabbiniz size bu ağacı, iki melek olacağınız, yahut devamlı (cennette) kalıcılardan bulunacağınız için yasak etti.”
vesvese
Ali Ünal = Derken şeytan, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak ve fıtratlarında yer alıp da o ana kadar farkında olmadıkları her türlü nefsanî arzuyu harekete geçirmek için her ikisine de fısıldadı ve şu telkinde bulundu: “Rabbiniz bu ağacı size başka bir sebeple değil, ancak burada sonsuz saltanat sahibi iki melik olmayasınız veya sonsuzca hayat sürenlerden olmayasınız diye yasakladı.”